......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 315252
YORUM MANŞET
AMİK OVASININ GAP’I SUYA KAVUŞTU
AMİK OVASININ GAP’I SUYA KAVUŞTU

AMİK OVASININ GAP’I SUYA KAVUŞTUKorona günlerinde fark edilmese de son 2 yılda Hatay çok büyük DSİ yatırımlarına kavuştu. 1970’li yılların ortasında başlayan ve yaklaşık yarım asır süren dev projelerin sonuna gelindi.

TBMM Dijital Mecralar Komisyon Başkanı ve AK Parti Hatay milletvekili Hüseyin Yayman konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Başbakan Süleyman Demirel tarafından 1974 yılında inşaatı başlayan ve 1977’de işletmeye açılan Tahtaköprü Barajı 2020 yılında korona salgının gölgesinde sessizce Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan tarafından tamamlandı.

Tahtaköprü barajının 10 metre yükselmesiyle Amik ovasının suya hasreti son buldu. Su tutma kapasitesi 3 katına, sulama alanı 4 katına çıkan baraj ovaya can verdi.

İKİNCİ ÜRÜN EKİLMEYE BAŞLANDI

Tahtaköprü Barajı yükseltilmeden önce sadece tek ürünün ekildiği Amik ovasında şimdi iki ürün alınmaya başladı. Çiftçinin yüzü güldü. Derin kuyulardan alınan su yerine kanallardan alınan su enerji maliyetlerini yüzde 70 oranında düşürdü.

Aktaş, Kazkeli, Aşağıoba, Hamamiskanı, Güventaş köylerine su ulaştı. Geçmişte bu köylerin derelerinde kurbağalar, balıklar, kaplumbağalar dahi yaşanmazken bugün derelerde su bulunuyor. Çiftçiler, kuyular yerine buradan su alıyorlar ve mahsüllerini suluyorlar.” ifadelerini kullandı.

NEHİR GİBİ KANAL AÇILDI

DSİ Genel müdürlüğünün üstün ve yorucu çalışmalarıyla Ceyhan nehrinin suyu Amik ovasına getirildi.

123 km kanal uzunluğu, 22 metre kanal genişliği, 7 metre derinliği, Debisi 80 metreküp, 6 km tünel var.

Devlet Su işleri genel müdürlüğünün yıllara varan çalışmalarıyla Ceyhan nehri üzerindeki Menzelet ve Kılavuzlu barajlarındaki su günümüzde Tahtaköprü barajına taşınıyor.

Tahtaköprü’den Amik Ovasına aktarılan su ovanın suya hasretine son verdi. Suyun gelmesiyle ovaya can ve bereket geldi. Ovada verim yükseldi çiftçinin cebine daha fazla para girmeye başladı.

Kazkeli Muhtarı Mustafa Tüfek, suyu getirenden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve bölge Vekilimiz Hüseyin Yayman’a özellikle teşekkür ederiz dedi.

Güventaş Muhtarı İbrahim Akcan’da yaptığı açıklamada “Derelerimizde balıklar ölüyordu. Su yoktu. İkinci ürünü ekmek bir yana birinci ürün İçin dahi su yoktu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Vekilimiz Hüseyin Yayman’a teşekkür ederiz, Allah razı olsun dedi.

KARASU KANALI HIZLA İLERLİYOR

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin bizzat gelip yerinde incelediği Karasu kanalı ise hızla sona doğru ilerliyor.

Karasu kanalı ise Tahtaköprü’nün suyunu Reyhanlı barajına taşıyacak. 37 km uzunluğundaki yeni kanalla birlikte DSİ yaklaşık 160 kilometrelik bir kanal yapmış olacak.

Karasu kanalı tamamen bittiğinde Ceyhan nehrinin suyu Reyhanlı havzasına taşınmış olacak.

Karasu kanalı, Uzunluğu 36 km, kanal Genişliği 7 metre, kanal Derinliği 5 metre, Kanal debisi 50 metreküp, 3.402 km tünel olacak.

Hatay vilayetinin GAP’ı olacak bu proje entegre bir sulama sistemi getiriyor. Su dev kanallarla K. Maraş, Gaziantep, Kilis illerinden geçerek Hatay’a geliyor.

Yayman açıklamasında Yaparsa AK Parti yapar diyoruz. Amik Ovasının GAP’ı olacak bu dev proje için Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür ederiz. Cumhurbaşkanımızın desteği olmasaydı asla bunu başaramazdık. Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli ve DSİ’ye teşekkür ederiz. Allah onlardan razı olsun.

Eser siyaseti Budur. AK Parti siyaseti Budur. Milletimiz kendine hizmet edeni unutmaz diyerek 5 vekilimizle gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz sözlerini kullandı.

(Haber Merkezi)

OLGUNLAR, ŞAKŞAK ANTAKYA YOLU YAPILMAYI BEKLİYOR
OLGUNLAR, ŞAKŞAK ANTAKYA YOLU YAPILMAYI BEKLİYOR

OLGUNLAR, ŞAKŞAK ANTAKYA YOLU YAPILMAYI BEKLİYORYayladağı ilçesine bağlı Olgunlar, Şakşak Mahallesi ile Antakya kara yolu yapılmayı bekliyor.

Vatandaşlar yolun çok kötü durumda olduğunu ifade ederek yolun yarım bırakıldığını ifade etti. Yarım bırakılan yerin de tamamlanmasını bekleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce başlamasını ve en kısa sürede tamamlanmasını istedi.

Hataylı Suskun Şair olarak bilinen Necip Demir söz konusu bozuk olan yolla ile ilgili mizah amaçlı Büyükşehir Belediye Başkanına “ Lütfü Başkanım Yaptıralım Yolumuzu” isimli şiiri yazarak yolun videosunu çekti.

Suskun Şair Demir, yaklaşık 50.000 kişiye erişilen videonun dikkate alınması ve yolun en kısa sürede tamamlanmasını istediklerini söyledi.

Hataylı Suskun Şair Necip Demir, yaptığı açıklamada “Yayladağı ilçesine bağlı Olgunlar, Şakşak Mahallesi ile Antakya kara yoluna bağlanan kısmının çok kötü olmasından dolayı mahalle halkı bu durumdan şikayetçidir. Bu yola kadar olan bütün kısımlar asfalt kaplanmış sadece bu alan yapılmamıştır.

Gerekli imzalar toplanıp CİMER’e başvuru yapılmış konuyla ilgili Yayladağı Belediyesi söz konusu yolun Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu bildirmiş Büyükşehir’de yolun yapımını üstlenmiştir. Ancak konuyla ilgili hiçbir çalışma yapılamamıştır.

Çalışmaların bir an önce başlayarak bir an önce yolun asfaltlanmasını bekliyoruz” dedi.

(Yorum Haber Merkezi)

HBB ŞEHRİN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKIYOR
HBB ŞEHRİN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKIYOR

  HBB ŞEHRİN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKIYORAntakya’daki Vakıf İşhanı alanının Kent Meydanı olarak düzenlenmesi için kolları sıvayan Hatay Büyükşehir Belediyesi bu konudaki çalışmalarına başladı.

Şehrin merkezindeki bölgenin Antakya’nın tarihi ve kültürel yapısına uygun olarak düzenlenmesi için ulusal çapta yarışma düzenleneceğini sık sık dile getiren HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, bu yarışmada görev alacak jüri üyeleri ile bir araya geldi.

HBB BAŞKANI SAVAŞ JÜRİ ÜYELERİ İLE BULUŞTU

Aralarında mimarlar, şehir planlamacıları ve arkeologların da yer aldığı jüri üyeleri Başkan Savaş ve yarışmayı organize edecek iş insanı İbrahim Seyfittinoğlu ile beraber yeniden tasarlanacak bölgede incelemelerde bulundu.

Başkan Savaş ve beraberindekiler ilk olarak Hatay Gastronomi Evi’nde buluştu. Lütfü Savaş, burada yarışmanın düzenleneceği bölgenin ve şehrin genel durumunu konuklarıyla paylaştı.

Antakya Kültürel Mirası Koruma Derneği Başkanı Kenan Yurttagül, şehrin zengin tarihi ve kültür mirası hakkında jüri üyelerine sunum yaptı.

SEYFİTTİNOĞLU YARIŞMA HAKKINDA KONUŞTU

Yarışma hakkında konuşan İbrahim Seyfettinoğlu da, “Yıkılan alanın Kent Meydanı olarak yeniden yapılma fikri kamuoyu tarafından sahiplenildi. Sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza ulusal çapta yarışma yapılması için öncülük yapmak için söz verdim. Verdiğim sözü tutmak ve yarışma yapmak için çalışmalara başladık” dedi.

SEYFİTTİNOĞLU: İNANIYORUM Kİ SES GETİRECEK VE HERKES TARAFINDAN BEĞENİLECEK BİR ÇALIŞMA OLACAK

Jüri üyelerinin Antakya’ya gelerek incelemelerde bulunduğunu da söyleyen Seyfittinoğlu, “Jüri üyelerimiz yapacakları çalışma sonrası projenin şartnamesine son şeklini verecek. Bir aksilik olmazsa 1-2 hafta sonra yarışmayı ilan edeceğiz. Projeyle ilgili herkes gibi ben de çok heyecanlıyım. İnanıyorum ki ses getirecek ve herkes tarafından beğenilecek bir çalışma olacak” dedi.

(Haber Merkezi)

TÜRKİYE, KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKE
TÜRKİYE, KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKE

TÜRKİYE, KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKETarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kırıkhan ilçesi Topboğazı mevkisinde buğday hasadına katıldı.

 Ülkemizin yeterli stoğu olduğuna dikkat çeken Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke konumunda bulunduğunu belirtti.

Medeniyetler diyarı, barış ve kardeşlik şehri Hatay’da çiftçimizin alın teriyle yoğrulan bereketli topraklarımızda buğday hasadımızı gerçekleştirdik diyen Bakan Pakdemirli, “Yaptığımız doğru işler sayesinde bu yıl ekilen alanlarda ciddi oranda artış var.

Çiftçi ve üreticilerimiz fiyatlardan memnun. Bizim bir sözümüz var, her zaman üretici dostu olacağız. Başta Cumhurbaşkanımızın büyük destekleriyle çiftçimizi mağdur etmeyecek fiyat politikası açıklayacağız ve bu sözümüzü tuttuk.

Bakanlık olarak piyasayı yakından takip ediyoruz. Piyasa dengesi ve regülasyonu sağlanacak. İlk günlerde borsalarda verilen fiyatlar gerçekçi değil. Üreticiyi memnun ettik, koruduk, tüketicileri de kollayacağız. Yem maliyetlerini kontrol altında tutacağız. TMO hasat sonu satış fiyatları, başa baş maliyetlerle açıklanacak. Stok takviyesi için yetkimiz var ve gerekli olan her türlü tedbirleri alacağız.

Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) de alımlara başladıktan sonra, hasat sonundaki fiyatlarını en kısa zamanda açıklayıp, çiftçimizin, üreticimizin malı üzerinden kimsenin spekülasyon yapmaması hedefiyle çalışmalarını sürdürecektir.

Amik Ovası'nda, Hatay'da en önemli avantajımız, son 3 yılda DSİ olarak 1.5 milyarın üzerinde yatırım yaptık. 2 tane barajı tamamladık. İnşallah sulamaları tamamlayarak, suya hasret kalan, henüz suya ulaşamayan çiftçilerimize de en kısa zamanda suyu ulaştırıyor olacağız” dedi.

(Haber Merkezi)

PARKLARI ELEKTRİKLİ ARAÇLAR TEMİZLEYECEK
PARKLARI ELEKTRİKLİ ARAÇLAR TEMİZLEYECEK

PARKLARI ELEKTRİKLİ ARAÇLAR TEMİZLEYECEKHatay Büyükşehir Belediyesi, kent temizliği, sulama ve yük taşıma işlerinde kullanılacak yeni araçlarla mevcut araç filosunu güçlendirdi.

Yeni araçların tesliminde konuşan Başkan Lütfü Savaş, “Artık parklarımızı çevreye duyarlı, karbon ayak izin sıfır olan ve oldukça hafif araçlarımızla temizleyeceğiz. Bu çalışmayı ülkemizde sadece iki ilçe belediyesi ve biz yapıyoruz. Bundan sonra da çevreye daha uyumlu, elektrikli ve karbon ayak izi sıfır olan araçlarla çalışmayı tercih edeceğiz” dedi.

Araçların Hatay’a hizmet etmek için görev yapacağını söyleyen Savaş, “Bu araçları parklarda kullanarak en azından parklarda hava kirliliğine son demek istiyoruz.  Bununla birlikte diğer alanlarımızda da hava kirliliğini azaltacak önlemleri almaya devam ediyoruz” dedi.

İTFAİYE TEŞKİLATIMIZ VE ERLERİMİZ YALNIZ DEĞİL

Başkan Lütfü Savaş, hem sulama hem de yangınlarda kullanabilecek kamyonlar hakkında da konuştu. Yeni kamyonların su taşımada, geniş alanların sulamasında ve yangınlara müdahalede mahir olduğunu da belirten Savaş, “Bu araçlarımız da Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet verecek. Artık İtfaiye teşkilatımız ve erlerimiz yalnız değil. Onların yardımına her an koşabilecek bir ekibimiz daha var. Filomuz daha da güçlü hale geldi. Hatay’ımıza hayırlı, uğurlu olsun” diyerek durmadan, yorulmadan Hatay’a hizmet etmeye devam edeceklerini belirtti.

Başkan Lütfü Savaş konuşmasının ardından parklarda hizmet verecek elektrikli temizlik araçlarının test sürüşünü yaptı.

(Haber Merkezi)

EXPO 2021 PROJELERİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR

Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan-29 Ekim 2021 tarihleri arasında düzenlenecek EXPO 2021 Hatay’ın alan inşaatlarının tamamlanma sürecinde geri sayım başladı.

  Hatay’ın doğal zenginliklerini ve çok renkli yapısını yerinde görmesi için herkesi Hatay’a davet eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Expo 2021 projelerinin adeta göz kamaştırdığını söyledi.

‘Medeniyetler Bahçesi’ ana temasıyla Antakya ve İskenderun’da 300 dönümlük bir arazide gerçekleştirilecek ve 6 ay sürecek uluslararası organizasyonun inşaat çalışmalarının önümüzdeki kasım ve aralık aylarında tamamlanması planlanıyor.

EXPO alanlarında, Medeniyetler Bahçesi’nin yanı sıra, Türkiye ve dünyadaki kentlerin hortikültürel zenginliklerini sergileyecekleri Ulusal ve Uluslararası Şehir Bahçeleri, Hatay başta olmak üzere çeşitli bölgelerin mutfak kültürlerinin tanıtılacağı Gastronomi Köyü de yer alacak.

Meyve ağaçları ve süs bitkileriyle zenginleşecek bir Hortikültür Serası’nın da yer alacağı Antakya ve İskenderun EXPO alanları; Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi, çocuklar için özel olarak tasarlanan oyun alanı ve 5 bin kişilik amfi tiyatro gibi daha pek çok alanla da zenginleşecek.

Hatay’ın kültürel zenginliğinin, eşsiz doğal güzelliklerinin ve dünya otoritelerince tescillenmiş mutfak kültürünün tüm dünyaya tanıtılma fırsatının yakalanacağı EXPO ile şehrin uluslararası bir turizm ve cazibe merkezi haline gelmesi öngörülüyor.

Şehrin sosyal, kültürel zenginliklerini dünyayla paylaşarak şehre ekonomik değer kazandırmak isteyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatay’ın doğal zenginliklerini ve çok renkli yapısını yerinde görmesi için herkesi Hatay’a davet ediyor.

(Haber Merkezi)


11 ay, 1 hafta önce / 11.08.2020 11:04:58   

ÖLÜM SAYISINDA PATLAMA


İlimizde son günlerde artan koronavirüs ölümleri yanında normal ölümlerde ilave edilince toplam ölü sayısında patlama yaşandı.

Hatay Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü bünyesinde gerek merkezde gerekse ilçelerde gerçekleşen cenaze hizmetlerine ne personel, ne araç ne de zaman yetiyor.

Önceki dönemlerde Antakya’da günde 3-5 cenazenin defin işlemi yapılırken bu sayı son günlerde 50-60 rakamına ulaştı.

HBB Mezarlıklar Müdürlüğü’ne bağlı tüm ekiplerin Cumartesi-Pazar dahil özverili çalışmaları ile cenazelere son görev yapılarak toprağa verilmeleri sağlandı.

Son dönemde toplumun sevdiği, tanıdığı ve geniş çevresi olan insanların birer birer vefat ederek aramızdan ayrılmaları tolum psikolojisini de olumsuz etkiliyor.

Uzmanlar son günlerde artış gösteren koronavirüs vakalarının asgari seviyeye inmesi için herkesin gereken tedbirleri almasını ve gerekmediği sürece evden dışarı çıkmamalarını istedi.

(Yorum Haber Merkezi)


7 ay, 1 hafta önce / 01.12.2020 09:01:34   

Değer Bilmek!


Peygamberimiz (sav) buyuruyor: “Beş şey gelmeden, beş şeyin kıymetini bilin;

 

İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin,

Hastalık gelmeden önce sıhhatin,

Meşguliyet gelmeden önce boş vaktin,

Fakirlik gelmeden önce zenginliğin ve

Ölüm gelmeden önce hayatın kıymetini bilin.”

(Hâkim, Müstedrek, IV, 341; Buhârî, Rikak, 3; Tirmizî, Zühd, 25)

Dünya ve ahiretimizi kurtaracak bu muhteşem öğütlerin/tavsiyelerin hangi birinin gereğini yerine getiriyoruz? Maalesef bu soru bile bizi kendimize getirmeye yetmiyor. Ve yine maalesef zamanında ve zemininde yapılması gerekenler konusunda, -makul bulmamıza rağmen- gevşek davranıyoruz. Bu gevşeklik bize pahalıya mal oluyor. Biz kaybetmeyi de yanlış anladığımız için bunu yanlış eylemlerle ve davranışlarla yansıtıyoruz. Esas olan, Mevlana’nın, “Kıymet bilmek, kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır.” dediği cinsten olmalıdır.

Her alanda olduğu gibi edebiyat ve düşünce alanında da yeteri kadar kıymetini bilmediğimiz değerlerimiz vardır şüphesiz. Bunlardan biri de Cemil Meriç’tir. O, öyle bir değerdir ki, Türk milleti olarak böyle bir değere sahip olduğumuz için şükretmeliyiz. Ayrıca, dünya düşün arenasında bize açtığı yer, bize kazandırdığı saygınlık açısından da medarı iftiharımız olduğunu bilmeliyiz. Bu alanda bir olimpiyat düzenlense Cemil Meriç’le ipi göğüsleyeceğimiz konusunda şek ve şüphe yoktur.

Düşünelim, Dünya kültürünü analiz edip her bir değeri yerli yerine oturtabilen kaç kültür adamı vardır dünyada? N. Fazıl’ın söylemiyle “Allah’ın iç gözü daha iyi görsün diye dış gözünü kapattığı, sahici münevver Cemil Meriç…”, “Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür." Demiyor mu Cenabı Allah? Yoksa siz dış gözü olmayan bir insanın, müthiş bir basiretle dünyada olup biteni tetebbu ederek kültür dünyasına bu kadar damardan girip tahlil edebilmesini nasıl izah edebilirsiniz? Dikkat edin belki de yeryüzünde bir örneğini daha gösteremezsiniz!

2008 yılında Hatay Kültür Merkezinde “Umrandan Uygarlığa” panelinde konuşan kızı değerli hocamız Ümit Meriç Hanımefendi, başladığı konuşmasının bir yerinde insanın tüylerini diken diken eden bir hususu dile getirmişti:

"Cemil Meriç’in hayatı tek başına zaten beşeriyetin dikkatini çekecek bir hayattır. Hatırlatmaya gerek yok, ama 35-36 yaşlarında gözlerini kaybeden bir insan, kör olduktan sonra 12 cilt kitap; fikir kitabı kaleme almıştır. Bu bakımdan bir insanlık şaheseridir Cemil Meriç’in hayatı. Bir özürlünün özrünü aşma ve aşmayı başarma gayretidir. İnsan olarak hepimizi ilgilendirir. Herkesin zaman zaman belki yapması gereken bir tecrübedir bu. Biraz konunun dışına çıkıyorum, ama konu içine gelmek için, hiç hayatınızda 24 saat gözlerinizi kapayarak yaşamayı denediniz mi? Ne yapabilirsiniz? Nerelere gidebilirsiniz, neler düşünebilirsiniz? Ve siz kim olursunuz, gözleriniz kör olursa? Gözlerinizi kaybettikten sonra sizden geriye ne kalır? Hiç bunun tecrübesini yaptınız mı? Bunun acısını, bunun aczini, bunun insana getirdiği artıları ve eksileri düşündünüz mü?”

Bunu düşünmeden, nefsine yenilerek, egosuna mahkûm olarak Cemil Meriç’i levm etmeye, kınamaya, küçük görmeye yeltenen cüceler olmadı değil! Dikkat edin eleştirmeye demiyorum. Kendilerince açık gördükleri kapıdan girmeye çalışarak tatmin olmaya çalışıyorlar.

Cemil Meriç’i anlamak için öncelikle gerekli olan bir şuur ve onun üzerin inşa edilmesi icap eden bir kültürden yoksun, bazı zevat, popüler algının ezikliği altında ürettikleri soruları bu bilge insana

yöneltiyorlar. Kendi zavallılıklarını idrak edemeyen bu tefekkür yoksulu zevatı, hayatımızın her deminde görmek pek de şaşırtıcı değildir!


1 yıl, 6 gün önce / 17.07.2020 08:50:58   

AMANOSLARDA TERÖRİST AVI

Hassa ilçesinde, sınırdan paramotorla geçmiş olabileceği değerlendirilen 2-3 kişilik terörist grubun etkisiz hale getirilmesi amacıyla operasyon başlatıldı.

 Hatay Valiliği, Yıldırım-5 Amanoslar Operasyonu kapsamında İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerin katıldığı bir operasyonun başlatıldığını açıkladı.

Hatay Valiliği’nden yapılan açıklamada “Yıldırım-5 Amanoslar Operasyonu kapsamında; ilimize bağlı Hassa İlçemiz kırsalında, hudut birliklerinin termal kameralarına yansıyan görüntülerde sınırdan paramotorla geçmiş olabileceği değerlendirilen 2-3 kişilik terörist grubun etkisiz hale getirilmesi maksadıyla; İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Komando ve JÖH birlikleri ile PÖH ve Güvenlik Korucularının katıldığı bir operasyon başlatılmıştır.” denildi.

(Haber Merkezi)


8 ay, 2 gün önce / 10.11.2020 09:19:25   

BAŞKAN SAVAŞ, DEPREM BÖLGESİNDE

30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen 6.6 şiddetindeki depremin ardından deprem bölgesine giden Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) heyeti, kentte incelemelerde bulundu.

 Aralarında Hatay Büyükşehir Belediye(HBB) Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın da bulunduğu CHP heyeti, İzmir’in bir deprem bölgesi olmasına ve belediyelerin girişimlerde bulunmasına karşın gereken önlemlerin bugüne kadar alınmamış olduğunu vurguladı.

YARALARI SARMAK İÇİN HEP BİRLİKTE CANSİPERANE ÇALIŞAN BİR MİLLETİZ

HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş İzmir’de yaptığı açıklamada, “Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralıların da bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni ediyor, hepimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sıkıntılı günlerde, bugün olduğu gibi, yaraları sarmak için hep birlikte cansiperane çalışan bir milletiz. Gönül ister ki sıkıntılı günleri birlikte aşalım ve rahat günlerde de bu sıkıntılı günler olmasın diye hep birlikte uğraş verelim. İnşallah bu son olur. Bu depremden sonra da hem iktidar hem de belediyeler kendine düşeni yapar. Ve bundan sonraki süreç içerisinde deprem gerçeğini bilerek yaşarız. İzmir’imize çok geçmiş olsun” ifadelerine yer verdi.

(Haber Merkezi)


8 ay, 1 hafta önce / 03.11.2020 09:15:25   

Hatay’ı Anlamak ve Anlatmak Meziyet İster!(II)

Hatay ve değerleri konusunda yanlış verildiğini düşündüğümüz bilgiler bir yana, Hatay güzellemesiyle yazısına başlayan Özdil’den, Hatay çerçevesinde bir yazı beklersiniz normal olarak, değil mi? Yani hiç bir politik yorum katmadan, siyasi ideolojisine Hatay’ı araçsallaştırmadan, sakız haline getirilen ve dillere pelesenk olan ifadeyle “siyasete alet etme”den güzel bir yazı

… Evet, bekledik ama yanıldık. Aslında niye beklediysek?! Belki de girişte Hatay’la ilgili güzel cümlelerinin samimiyetine kendimizi kaptırıp inanmışlığımızdan olsa gerek. O da bizi utandırdı sağ olsun: “Amacım Hatay’a dair turistik bir yazı kaleme almak değil” diyerek. Ne bilelim biz, Atatürk’ün bize emanet ettiği Hatay’ın tertemiz ve göründüğü gibi olan insanları, Habib Neccar’ın, Şeyh Ahmed Kuseyri’nin, Beyazid-i Bestami’nin ahfadı, Cemil Meriç’in kültürünün mirasçıları olarak inandık…

İnsanın, köklerinin olduğu kendi şehrine karşı olması gereken samimiyet ve vefasıyla ilgili buraya bir not düşmemiz gerekmektedir: Hataylılar, arz ettiğim derinlikli kültürle yoğrulmuş oldukları için aslın, yurdun, memleketin ne denli kıymetli değerler olduğunu bilirler ve hiç bir zaman başka yurtlar, ülkeler ve memleketlere yamanmaya çalışmazlar. Hiçbiri, memleketi olmayan bir yer için “Ben İzmirliyim, ben İstanbulluyum, ben Ankaralıyım…” demez, aksine gururla, şerefle Hataylı olmanın kıvancını taşır.

Özdil, İl’imizi överken ne oldu peki? Olan şu, huylu huyundan vaz geçmiyor. Hatay’ın güzelliklerini anlatmak adına, başladığı yazısına, Hatay’ı siyasetinin göbeğine oturtarak devam etti: (…) Suriye meselesini çözmek için, Moskova’ya yalvarıyorlar. Suriye meselesinin çözümü, Suriye topraklarında değil, Hatay’da! Suriye meselesini çözmek için, Moskova’ya yalvarıyorlar. Washington’a el açıyorlar. Brüksel’den medet umuyorlar. Halbuki, Suriye meselesinin çözümü için oralara gitmeye gerek yok. Çözüm Hatay’da… (…)Mermi bile sıkmadan Hatay’ı alan Mustafa Kemal dehasından nasibini almamışsın… Bari, Hatay’dan ibret al.”

Hataylıların siyaseti bilmediği zehabından hareketle onlara siyaset dersi vermeye yeltendi. Yeri miydi, değil miydi, artık onun için bir önemi yoktu. İnsan düşünmeden edemiyor, Hatay’a ve Hataylılara dair insan eksenli bu kadar övgüden, bu kadar methi senadan sonra onların birleştirici, hoşgörülü hallerini ifade etmesine rağmen, uzaklaştırıcı, ayrıştırıcı ve ideolojik cümleler nasıl kurabiliyor? Bu İl’in insanı tarafından, “Sen bizi övme arkadaş! Musevi’siyle, Hristiyan’ıyla, Müslüman olarak Sünni’siyle, Alevi’siyle ve Ermeni’siyle kardeşçe barış içerisinde yaşayan bu güzide halkın kendi ilini inkâr eden birinin övgüsüne ihtiyacı yoktur. Siyasi görüşleri ayrı da olsa, hükümetlerine, bu İl’i istismar ederek, bu İl üzerinden çakamazsınız! İflas etmiş ideolojinizi ve siyasetinizi bu İl üzerinden tezgâhlayamazsınız!” diye haykırası geliyor.

Daha dün denebilecek bir tarihte, Gezi olaylarında kendi yandaşları, onu “hain”, “satılmış kalem”, “yavşak” ilan ederek güvensizliklerini belirtmediler mi? İzinden döner dönmez de ilk iş olarak sitem dolu bir yazı kaleme almadı mı? “İzahat vermek... Bunca sene yazdıklarımız ortadayken, izahata mecbur kalmak bile utanç verici ama...” demedi mi? Vaziyet bu haldeyken Hatay’a ve Hataylılara ders vermek, bunun üzerinden Hükümete çakmak çok ahlaki durmuyor.

Bütün bunlara rağmen Hataylılar istedikleri kadar, “insanların dini, mezhebi, inancı, düşüncesi ne olursa olsun” diye başlasınlar söze, istedikleri kadar bunu içten, yürekten, en samimi duygularla ve karşılıksız olarak haykırmış olsunlar, işte birisi kalkıyor, ulusal yazar sıfatıyla bu memlekete geliyor ve bütün bu güzellikleri siyasetine alet edeceği bir köşe yazısı ile tersyüz etmeye çalışıyor!

Kendi memleketine sahip çıkmayan birinin, İlimizi takdir etmesini beklemiyoruz, istemiyoruz da. Esasen Hatay’ı neden takdir ettiğini, gündemi ve olayları takip eden herkes çok iyi biliyor ve niyeti fark ediyor. Bir iki yaldızlı cümleyle gerçeklerin üzeri örtülemez. Hele ki, işin içinde bu milletin ortak değerini istismar varsa. Siz matbuat dünyasını iyi bilirsiniz, çünkü siz aydın, münevver kimselersiniz

değerli Hataylılar. Size bu İl’i armağan eden bir büyüğümüze, içinizden biri, teşekkür babından bir kitap yazsa, o kitabı teşekkür kabilinden onun namına halka hediye etmez mi? Yahut da en azından maliyetine dağıtmaz mı? Piyasada en fazla 40-50 lira edebilecek bir kitabı, 2.500 Liraya sattıktan sonra kalkıp bu millete, Mustafa Kemal dehasından nasibini almamaktan dem vuracak son kişi o olsa gerektir. Hatay üzerinden Mustafa Kemal edebiyatı yapmanın ne manaya geldiği, sanırım anlaşılmıştır.

Hülasa şunu ifade edebiliriz: En iyisi, zati alileri gidip, kendi İl’leri olan Mardin’e övgüler dizsin. Haddi zatında Mardin de en az Hatay kadar övgüye layık bir İl’imizdir. Ancak edip etmeyeceğini tabii ki kendileri bilir ve bunun takdirini de şüphesiz Mardin halkı yapacaktır.

Bizim ona son sözümüz ise, “Gölge yapma başka ihsan istemez!” demektir.


1 yıl, 4 ay önce / 31.03.2020 11:38:54   

KADINA ŞİDDETE KARŞI TURUNCU ÇİZGİ

AK Parti Hatay İl Kadın Kolları Başkanlığı ve AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanlığı ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uluslararası Dayanışma Günü’ nedeniyle yürüyüş düzenledi.
81 ilde olduğu gibi Hatay’da, AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök ve beraberindeki kadınlar ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uluslararası Dayanışma Günü’ nedeniyle yürüyüş düzenledi. AK Parti Hatay İl Başkanlığı önüne kadar yürüyüş düzenleyen AK Partililer, burada kadına yönelik şiddetin her türlüsüne turuncu çizgi çektiler.
Kadınların bu etkinliğine AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik, Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz’ın eşi Saadet Yılmaz, yakın zamanda ilimizde kadın cinayeti ile gündeme gelen Sibel Kaya’nın ailesi de eşlik etti.
Çağrımızı sadece kadınlara değil, insanlıktan bir nebze nasibini almış herkese yapmak üzere, 81 ilde eşzamanlı toplandıklarını belirten AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök: “Bizler AK Parti’nin 5 milyona yaklaşmış kadın üyesi adına, genel geçer cümleleri kurmak ve “dostlar alışverişte gözüksün” misali buluşmalar için toplanmadık. Dünyada “KADIN” ve “ŞİDDET” kelimelerini kullanarak oluşturulmuş cümleler ile, ülkemizde ya da yurtdışında siyasi istismar yapanlar gibi üstünlük taslamak için de toplanmadık. Sadece kendi rahatlığını ve konforunu düşünüp, her fırsatta sahte gözyaşları dökenler gibi olmak için de burada değiliz. 17 yılı aşkın iktidarımızda, her daim ortaya koyduğumuz samimiyet ve sorumluluk bilincimizle bu derinden kanayan yaraya derman olmaya çalıştık. “Kadınlara Karşı Ayrımcılık Irkçılıktan Beterdir” diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve değerli hanımefendinin, her platformda göstermiş oldukları samimi duyarlılıkları milletimizin malumlarıdır. Yıllardır sürdürdükleri kapsamlı mücadeleler ile kadına ve aslında insana yakışır hak ve adaletin tesisinde büyük kazanımlar elde edilmiştir. Bu dönem içinde gerek partimiz gerekse kurulan tüm hükümetlerimiz ve özellikle de kadından sorumlu bakanlarımızın tavizsiz mücadeleleri ve saygın çabaları apaçık ortadadır. Bugüne kadar kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili yapılmış yasal düzenlemelerle kadınlarımızın ekonomi, siyaset, bilim ve eğitimde güçlendirilmesine önemli katkılar sağlanmıştır.
Hal böyle iken her “kadın” konusu gündeme geldiğinde veya acı bir hadise yaşandığında devletimizle dayanışma yerine bir takım çevrelerin, bu meseleyi istismar etmeleri, kendi çirkin siyasetlerine malzeme yapmaları da bir başka hakikattir. Dolayısıyla biz bugün öncelikle herkesi genel geçer açıklamalar yapmak yerine samimiyete davet ediyoruz. Yaşanan acıların, ilkelliklerin, cehaletin yurdumuzda ve dünyanın her yerinde son bulması için kadınlar ve erkekler olarak, hep birlikte gerçek anlamda bir dayanışmaya davet ediyoruz. Laf ola beri gele türden açıklamalardan bıktık. Bir annenin, bir genç kızın ya da sadece bir insan olarak, yaşama savaşı veren mazlum bir kadının, köşesinde Allah’a yakarırken, bir başkasından yardım dahi alamadan can vermesi hiçbir siyasete malzeme yapılamaz. Söz konusu bir insanın yaşamı olduğunda, siyaset dahil her şey ayaklarımızın altındadır. Biz AK Parti’li kadınlar olarak önce İNSANIZ, sonra KADINIZ. Dünyadaki hiçbir kazanım, güç veya makam bir kadının yaşam hakkından daha değerli olamaz. Bugün gerçekten bir dayanışma günü ise, başta HDP Diyarbakır İl başkanlığı önünde yavrularına kavuşma acısıyla gözyaşı döken analarımızın haykırışlarına kulak verilmelidir. Her türlü terör örgütü lanetlenerek, annelerimizin taleplerinin karşılanması için dürüstçe somut adımların atılmalıdır.” Diye konuştu.
Şiddetin dini, inancı, kültürü veya milliyeti olmaz diyen AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök: “Devlet olarak da, parti olarak da bizler ne kadar sorumluluklarımızın bilincinde olsak da; biliyoruz ki bu ahlaksız, acımasız ve aşağıların aşağısı konumdaki canavarların, zalimlerin ve katillerin bitmez tükenmez saplantıları, bozuk ruh ve karakterleri ve daha pek çok sapkın düşünceleri dünyada yayılarak artmaktadır. Geçen haftalarda da ilimizde yaşanan bu acı hadiseler karşısında ülkelerin, şehirlerin, mahallelerin veya apartmanların içine münferit olarak yayılmış, adeta birer virüs gibi sızmış bu hastalıklı hücreleri teker teker ayıklayıp bertaraf etmek için tüm tarafları dayanışmaya davet ediyoruz. AK Kadınlar, olarak bizler ilk günkü hassasiyetimiz ve titizlikle, bu konuda tavizsiz duruşumuzu göstermeye devam edeceğiz. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde, her türlü şiddete karşı turuncu çizgimizi çekiyoruz.  Aynı duyarlılığa sahip toplumumuzun tüm bireylerini de turuncu çizgilerini çekmeye davet ediyoruz.” dedi.
(Haber Merkezi)

1 yıl, 8 ay önce / 26.11.2019 12:36:03   

BU GURUR BİZİM

Hatay Valisi Rahmi Doğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyetin ilan edilişinin 96. yıl dönümünü kutlamanın gururu içeresindeyiz diyen Vali Doğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet, bizim için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi, toplumsal ve siyasal değişim projesidir. Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin ifadesidir.
Malazgirt’ten başlayıp son bir asırdır Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, Dumlupınar’da, Kıbrıs’ta devam eden zaferlerimizden, Suriye’deki insani duruşumuza kadar her gelişme, milletimizin asil duruşunun bir sembolüdür.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin her alanda çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacıyla Cumhuriyetin ilelebet bağımsız yaşamasını istemiş ve “Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.” diyerek gelecek kuşaklara emanet etmiştir.
Dün olduğu gibi bugün de büyük devlet olmanın şuur ve haysiyetine sahip olan necip milletimiz; birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlerin, geleceğini karartmaya teşebbüs edenlerin hesaplarını daima hezimete uğratmıştır ve uğratacaktır. Zira İstiklal Harbimizi zafere taşıyan, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 96 yıl önce olduğu gibi bugün de dipdiri yaşamaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün Hataylı hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum." dedi.
ANITA ÇELENKLER SUNULDU
Dün Hatay Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunulması
Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ile Bayrağın göndere çekilmesi ile başlayan kutlama programı, Vali Doğan tarafından Anıt Şeref Defteri’nin imzalanması ile devam etti.
29 Ekim kutlama programı Antakya Şehitliğinde devam etti. Antakya Şehitliğinde Saygı Duruşu, Saygı Atışı, İstiklal Marşı ve Bayrağın göndere çekilmesi, Şehitliğin gezilmesi ve dua okunması ile ilk günkü program sona erdi.
29 EKİM 2019 SALI GÜNÜ ETKİNLİKLERİ:
Hatay Valiliği makamında tebriklerin kabulü ile başlayacak program, Gündüz Caddesinde saat: 10.00’da geçit töreni ile devam edecek.
Gündüz Caddesi’nde yapılacak geçit töreninde sırasıyla törene katılanların ve halkın bayramının kutlanması, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı (Büyükşehir Belediye Bandosu Eşliğinde), günün anlam ve önemine ilişkin Vali, Rahmi Doğan’ın konuşması, Şiir okunması (Orta öğretim okulu öğrencisi)
Yerel Halk oyunları gösterileri, Şiir okunması (Lise öğrencisi), Zeybek Oyunu, Geçit töreni(Armutlu - Gündüz Caddesi - Cumhuriyet Alanı istikametinde) yapılacak
Havanın yağışlı olması halinde, Bayram Töreninin,  Geçit Töreni haricindeki kısımları saat 10.00’da Kapalı Spor Salonunda icra edilecek.
(Haber Merkezi)

1 yıl, 9 ay önce / 29.10.2019 09:24:50   

REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında İskenderun ilçesindeki mitinge katıldı. İskenderun Anıt Alanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç ve dış düşmanlara sert açıklamalar yaparak gözdağı verdi.

 Hatay ve İskenderunluları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda ziyaret ettiği 37 il ve 12 ilçeden barış, esenlik, kardeşlik mesajları getirdiğini söyledi.

Reyhanlı’da 52 vatandaşı şehit eden katilleri de Suriye’de saklandıkları deliklerde bularak Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 tane ağacı bahane ederek hükûmeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmıyor.

Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ’cü alçakları da kaçtıkları yerde buluyor yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya’daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen koro hâlinde bize iftira atan Kandil’in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz. Suriye’den Irak’a kadar ülkemize yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız. Binlerce tır dolusu silahla donatılanları nasıl Afrin’de hezimete uğrattıysak, inşallah Münbiç’ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. YPG bize saldırmaz diyen CHP’nin başındaki gafile rağmen Suriye’nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz.” dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim’de CHP ve HDP öncülüğünde bir araya gelen topluluğun ezan okunduğu sırada Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıkladıklarını anımsatarak, vatandaşlara bunun görüntüsünü izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan “Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıklayan nursuzlara, Cuma salasıyla dalga geçen edepsizlere” sandıkta Osmanlı tokadı vurmalarını istedi.

TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRECEK TEK BİR PROJELERİ DAHİ YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin boş teneke misali çok çıkardığını ancak Türkiye’ye dair vizyon, plan ya da fikirleri olmadığını belirterek, “Türkiye’yi kaldıracak, yüceltecek ekonomik, siyasi, ticari, askerî olarak güçlendirecek tek bir projeleri dahi yok. Her kamera gördüklerinde, mikrofonu ellerine her aldıklarında koro hâlinde bize saldırıyorlar, hepsi birden bize iftira atıyorlar. Vizyon boşluğunu, ufuk yokluğunu hakaretle kapatmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin başını çektiği ittifakın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının “oy varsa yol var, oy yoksa yol da yok” diyerek vatandaşı azarladığı görüntüleri de meydandakilere izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Hatay’da bu adama haddini bildirmek görevimiz değil mi? Öyleyse çok çalışacağız ama bunun genel başkanı da genel başkan değil ki. Genel başkan olsa kalkar der ki ‘ya sen böyle nasıl dersin, nasıl böyle konuşursun?’ İnanın benim bir belediye başkanım böyle bir yanlış yapsa kapıya koyarım. Çünkü benim vatandaşıma, benim halkıma belediye başkanı böyle bir hakarette bulunamaz.

Türkiye son 17 yılda hangi başarıya imza atmışsa HDP’ye, CHP’ye, marjinallere, CHP zihniyetindeki bürokratik vesayete rağmen başarmıştır. Şimdi bu kardeşiniz Cumhurbaşkanı olarak 4,5 yıl Türkiye’nin başında. Şimdi ben size ne diyorum biliyor musunuz? İşte Hatay’da İbrahim Güler kardeşimizi Büyükşehir’e Belediye Başkanı yapalım. Ve değerli kardeşlerim, Fatih Tosyalı kardeşimi İskenderun’a Belediye Başkanı yapalım. Ve böylece Cumhurbaşkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İskenderun İlçe Belediye Başkanı üçlü olarak buralarda mevcut eksikleri gidererek yeni bir İskenderun, yeni bir Hatay inşa edelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 31 Mart seçimlerine az bir zaman kaldığına işaret ederek, vatandaşlardan Cumhur İttifakı’nın adaylarına destek istedi.

(Haber Merkezi)


2 yıl, 5 ay önce / 12.03.2019 13:29:10   

BAKAN KARAİSMAİLOĞLU’NUN HATAY’A MÜJDESİ VAR

 Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu, yeni yılın ilk günlerinde ilimize gelecek. AK Parti Hatay Milletvekilleri; Hüseyin Yayman, Abdulkadir Özel ile Bayram Türkoğlu’nu makamında kabul eden Bakan Karaismailoğlu, Ocak ayında Hatay’a geleceğini ve müjdesini vereceğini bildirdi.

Ziyareti değerlendiren Milletvekili Hüseyin Yayman, “Sayın Bakanımızı, Milletvekili arkadaşlarımla ziyaret ettik. Bakanımız, Hatay’a vereceği büyük müjdeyi, Ocak ayında şehrimize yapacağı ziyaret sırasında açıklayacağını ifade etti” dedi.

(Haber Merkezi)


6 ay, 2 hafta önce / 22.12.2020 09:11:32