......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 344648

EXPO 2021 AMACINA ULAŞTI MI ULAŞMADI MI? NE DERSİNİZ?

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 8 ay, 3 hafta önce / 01.04.2022 11:55:37 | Görüntüleme : 820

Köşe yazıma Mübarek Ramazan’ı Şerif ayımızı kutlayarak, huzur ve sağlıkla geçmesini dileyerek başlamak istiyorum.

EXPO 2021 ne demek? Öncelikle kısaca izahatını yapalım;

 

Kültür, tarih, eğitim, sanat, eğlence ve ticaret alanlarında bir olimpiyattır. Dünya sergisi ya da Dünya fuarı anlamına da gelen EXPO, yenilikçi paylaşımları ve ilerlemeyi teşvik ederek işbirliğini desteklemeyi ve halkın eğitim seviyesini artırmayı amaçlayan uluslararası bir etkinlik olarak bilinir.

Peki, hakikaten Hatay ilimizde yaklaşık 6 yıl önce, şahsımın da Hatay Büyükşehir Belediye Meclis üyesi olduğum zamanda hatta ki Plan ve Bütçe Komisyon Başkanlığı yaptığım dönemde; Expo 2021 projesi ile alakalı başvurulduğu ve bu konuda çalışmaların başlatılacağı ifade edilmişti. Şahsım da ; maliyetini, nerelere yapılacağını, acil eylem planında (Yolların bozukluğu, suyun çamurlu aktığı, asi nehrinin koktuğu, teleferik meselesinin henüz halledilmediği, gelecek misafirlerin nerede, hangi otellerde konuk edileceği, battı çıktı meseleleri, trafik keşmekeşi vb..) bir çok meseleyi mecliste dillendirmiştim.

Mecliste şahsıma ve tabiki milletin iradesiyle seçilmiş tüm meclis üyelerine yönelik; o tarihte henüz bir çalışmanın detaylı başlatılmadığını, maliyetin hesaplanmadığını, daha sonrasında bu planlama ve programlamanın yapılacağını cevaben verdiler..

Zaman içerisinde meclisten çalışmaların yapılması için borçlanma talep ettiler. Vatandaş şehrin geleceği adına talep edilen kredinin verilmemesi halinde, “Ak parti hayırlı hizmetlerde engelleyici bir bakış açısına sahip” denilmemesi adına, şehrimiz için, ayırım yapmaksızın herkesi kucaklamak, onlara güzel bir kent silueti, geleceği sunmak adına, hep destek çıktık. Uyarılarımızı kamu menfaati adına hep yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

Peki geldiğimiz nokta da, an itibariyle EXPO 2021 amacına ulaştı mı?

Biliyorsunuz EXPO Türkçe karşılığı "sergidir”. Expo resmi olarak Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) tarafından gerçekleştirilir.

6 yıldır o kadar algısı yapıldı ki; o kadar masraflar, maliyetler döküldü ki; bana kalırsa, bu memleketin bir evladı olarak, Hatay Büyükşehir Belediyesini ve ekibini bu konuda çok yetersiz gördüm.

Normalde 2021 yılında 10 Aralık 2021 tarihine ertelemişlerdi. Daha sonra tekrar 01 Nisan 2022 tarihine ertelediler. Toplamda da iki aylık bir fuar, sergi (expo 2021) olacak.. Değer mi?!

Yani SERGİ dediğimiz, dünya fuarı dediğimiz bir etkinlik.. Yukarıda asıl amacına ulaşmaktan çok uzak, memleketin asli hizmetlerinde aksaklıkların olduğu, hummalı çalışmalarla!, milletin tüm hayat konforunun sekteye uğratıldığı, maddi manevi strese, bunalıma sokulduğu, acelece yapılan hormonlu, şişirme çalışmalarla, günü kurtarma ile bir şeyler yapılıyor görüntüsü verilen bir etkinlik.. Çok üzüldüm.. KADİM ŞEHİR, MEDENİYETLER ŞEHRİ HATAY inanın bunu hak etmiyor..

Plan, program yok, amacına ulaşma yok, önceden vadedilen onlarca ülkenin katkısı, katılımı yok, gelmesi düşünülen milyonlarca turist yok, “ağalar paşalar birbirini ağırlar” misali..

Bildiğimiz, sıradan bir fuar etkinliği… Değer mi? Eski parayla katrilyonlarca harcanan paralar.. Halbuki bu paraları keşke, milletin emrine olmak adına harcasaydık olmaz mıydı?

Sebze meyve halimiz yok, alt yapılar halen tamamlanmamış, memleketimin belediyecilik hizmetleri açısından hali perişan ve daha nice hizmet aksaklıkları.. Yapılması gerekirken, yapılmayanlar.. Takdir elbette değerli halkımızındır..  

Mübarek Ramazan’ı Şerif ayına girilen bir tarihin seçilmesi, milletin hassasiyetlerinin dikkate alınmadığının bir göstergesi değil mi? Detaylı düşünülmemiş bir etkinlik… Sağlık olsun…

Hatay adına yapılan tüm güzellikleri, katkıları alkışlıyorum ve şüphesiz alkışlamak zorunda olduğumuzu ifade etmek isterim. Fakat Hatay ili ve vatandaşlarının, tüyü bitmemiş yetimlerin, fakirinin fukaranın paralarının, bütçelerinin rastgele harcanıp, çarçur edilmesini, hormonlu, formalite, dostlar alışverişte görsünler mukabili yapılan bugünkü açılışın maksadına ulaşmadığı ve inanın ellerine yüzlerine bulaştırdıkları görüş ve kanaatinde olduğumu da belirtmek isterim. Hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Ramazan’ı Şerif Ayımız Mübarek Olsun.. 01.04.2022



EKONOMİDEKİ SEYRİMİZ VE MUHTEŞEM DİPLOMASİ DERSİ!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 9 ay, 1 hafta önce / 21.03.2022 07:55:50 | Görüntüleme : 738


Son zamanlarda dünyamız, ülkemiz kabuk değiştiriyor. Gündem her an değişiyor ve güncelleşiyor..

Evvela şunu belirterek yazıma başlamak istiyorum. “MARİFET İLTİFATA TABİDİR. İLTİFATSIZ META ZAYİDİR.” Elbette öz eleştiriler olacak ve olmalıdır da.. Fakat takdir edilmesi gereken ve katkılarla daha iyisine ulaşmak, hedefleri tutturmaya çalışmakta bir o kadar kıymetlidir değerli dostlar..

Ele alacağım konu; Antalya Diplomasi Forumu.. Baştan sona mükemmel ötesi bir organizasyon ve başarı.. Neden mi? Dış İşleri Bakanlığımız yani hariciyemiz başta Sayın Bakanımızın başkanlığında ve değeri ekibiyle hakikaten takdire şayan ve dünyaya örnek olabilecek bir misafirperverlik ve diplomasi dersi sergilediler.. Teşekkürlerimizi arz ediyoruz.

Aynı forumda dünyanın tüm ülkelerine ders konusu ve örneği olarak geçecek nitelikte, dolu dolu ve birçok fikir fırtınasının sergilendiği bir süreç olarak tarihe kayıt düşülecektir. Allah razı olsun. Antalya Diplomasi Forumunun açılışı da kapanışı da mükemmel ve sonuç odaklıdır. Büyük ve güçlü Türkiye’nin sahada olduğu gibi masada da ne kadar etkin ve yetkin olduğunu ispatlamıştır.

Diğer bir konu Yeni Ekonomi Modelimizin gidişatı ile alakalı…

Şahsıma sık sık soruyorlar ve diyorlar ki; Üstad lütfen söyler misin? Bazı Tarım ürünlerindeki bu stok sıkıntısı nedendir ve hangi seviyededir? Şeklinde… Cevaben;

Soru soran kardeşlerime, vatandaşlarımıza diyorum ki; “ Değerli kardeşim; “İnanın tarım ürünlerinde sosyal medyada, sahada sağda, solda iddia edildiği gibi asla tarım ürünlerinde bir sıkıntı falan olduğu vs.. söylentilerin aslı astarı yok! Tamamen manipülasyon ve şehir efsanesi.. Tarım Bakanlığı sık sık ifade ediyor ve diyor ki; Gıda stoklarımız % 90 küsur stok durumumuz gayet iyi ve bir sıkıntı yok.. Ki bunu net görebiliyoruz. İyi niyetli olmayan bazı firmaların stok fırsatçılığı yaparak, fiyatları artırma telaşından başka bir durum yok.. Devlet gerekli tedbirleri alıyor.. Bunu da Ortaya atılan yalan ve algı operasyonlarının anında çürütülmesiyle hep beraber görebiliyoruz..

Yeni Türkiye Ekonomi Modelinde Enflasyon ile mücadelede Arz sıkıntısı çekmemek adına devletin tüm kurumları gerekli tedbirleri almış ve almaya da devam ediyorlar.

Arz ve talep miktarını dengede tutmak adına hububat ve Ayçiçek ithalatı devam ediyor tabi bunu yaparken özel sektöre yönelik gümrük vergileri sıfırlanmış durumda.

Ayrıca Et, pirinç, un, yağ gibi ürünlerde Tarım Bakanlığına ihtiyaç duyulması halinde İhracat kısıtlaması yetkisi verildiğini, Kırmızı Mercimek, fasulye ve zeytinyağın da ihracat kısıtlanmasına ise başlandığını ifade etmek isterim.

                Geçen hafta yani 8 Mart 2022 tarihi itibariyle soya yağı, Ayçiçek yağı, Mısır yağı ve margarin de ihracat durdurulmuştur.

                KDV % 8 den % 1’e indirilmiş ve gübre fiyatlarında indirim yapılmış ve bunlarla alakalı bakanlıklarla koordinasyon halinde, denetimler tüm hızıyla devam ettiğini şahsım da bir denetçi ve Mali Müşavir olarak yakinen biliyorum. Özetle tedbirler tüm hızıyla devam etmektedir.

                Sorulardan bir tanesi de AKARYAKIT İLE alakalı gelen soru:  “Neden Akaryakıt fiyatları yüksek? Diye” Cevaben; Şunu ifade etmeliyiz ki; Petrol ürünlerinin % 90 lık kısmı maalesef ithal.. AKARYAKIT FİYATLARI DA ULUSLARARASI FİYATLARA GÖRE ŞEKİLLENMEKTE.. Özellikle Rusya – Ukrayna arasındaki savaş bunu daha bir tetiklemiş ve 75 dolardan bir anda 130 dolara kadar çıktığını hep beraber gördük.  Gönlümüz ateş çemberi içindeki Türkiye’mizin etrafındaki sıkıntıların, dünyadaki sıkıntıların azalmasıdır. Türkiye’nin bu konuda samimiyetle tüm ekipleriyle gerekeni yaptığını, saha denetimlerinden, firmaları yakinen takibinden anlıyoruz.

Özellikle fahiş fiyat uygulayan, stok fırsatçılığı yapanlara karşı sert tedbirlerle karşılık vermektedir.

Bu konuda da firmaların da devletin, ülkemizin geçtiği bu sancılı dönemde kar marjlarından fedakârlık yapmaları ve hep beraber devlet /millet el ele, birlik ve beraberlik ruhu içinde; Enflasyonla mücadele de atılan olumlu adımlarda devletimize yardımcı olarak bu süreçleri atlatmasına yardımcı olmalarıdır.

                                Hali hazırda YENİ TÜRKİYE EKONOMİ MODEL’İNİN özü; Üretime, yatırıma, büyümeye, ihracata ve tabiki istihdamı artırmaya odaklanmak, olumlu anlamda istikrarı, dengeli büyümeyi disiplinli şekilde yürütmektir. Ekonomideki seyrin Mali Disiplinden kopmadan, imkânların sonuna kadar kullanılarak istikrarlı şekilde, kontrollü ve vatandaş lehine yapıldığı kanaatindeyim.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Hürmetle …. 17.03.2022   

                                               CENGİZ YILDIZ    Bağımsız Denetçi / Mali Müşavir



RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 10 ay, 4 gün önce / 25.02.2022 09:37:14 | Görüntüleme : 953

Hepimizin yakinen takip ettiği üzere, Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan gerilimin uzun yıllar öncesine dayandığını, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılması ile birlikte Rusya, Ukrayna ve Belarus Bağımsız Devletler Topluluğu kurulduğunu o günleri yaşayanlar olarak biliyoruz.

 

Bu ayrılmanın ardından Belarus devleti, Rusya ile yakın bir ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer birlikten ayrılan Ukrayna, Batı ülkelerine yanaşmış ve yakın ilişkiler içerisinde bulunmuştu.

Rusya tabi bu durumu kendi için bir tehdit olarak görmüş ve hepimizin o günleri hatırlayacağı üzere 2014 yılında Ukrayna'nın otorite boşluğunu fırsat bilen Rusya ise Kırım'ı ilhak etmişti. Bir yandan da Ukrayna ile Rusya arasında ise sınır bölgelerinde zaman zaman çatışmaların olduğunu tüm dünya ekranlardan, gazetelerden izledi ve takip etti.

2014 yılında yaşanan gerginlik ise Rusya ve Ukrayna arasında imzalanan Minsk anlaşması ile birlikte son bulmuştu. Fakat yakın zamanda Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın, sabah saatlerinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas'a özel askeri operasyon düzenlemesi ile birlikte resmen başladığını üzülerek izledik ve halen takip ediyoruz.

Minsk kentinde imzalanan o ateşkes anlaşmasının asıl amacının Donbas’taki çatışmayı durdurmak olduğu herkesçe bilinen bir gerçekti.

Peki, şimdi ne olacak?

Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini her şartta savunacağını ve Boğazların Montrö Boğazlar anlaşması gereği kimseye savaş halinde de açık olacağını belirtiyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky; maalesef halkı  tarafından da, batılı ülkeler ve NATO tarafından da yalnız bırakılan üzgün, ne yapacağını bilemeyen bir devlet adamı pozisyonunda..

Türkiye olarak iktidarı ve muhalefeti ile gözümüzün önünde cereyan eden ve ders alınarak Büyük ve Güçlü bir Türkiye için her tür ülke menfaatine yönelik tedbirlerin, kararların alınması gereken bir süreci yaşıyoruz. Birilerinin bundan iç siyasete malzeme taşımaya çalışmasına anlam veremiyorum.

Uluslararası Hukukun ihlal edildiği, 2014 yılındaki anlaşmanın yırtılıp atıldığı, pervasız ve acımasız Putin gibi zayıf bir tarafı gördüğü anda saldıran, eski SSCB gücüne, imparatorluğuna dönmeye çalışan birisi ile çok akılcı, stratejik ve her yönden gücümüzü artırarak, ülkemin, milletimin menfaatlerine zarar gelmemesi adına mücadele etmemiz gerekmektedir. Ki hükümet Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Külliye ’de Güvenlik Zirvesi yaparak, gereken tedbirleri istişare ile yapıyor ve yapmaya devam etmektedir.

Allah yar ve yardımcımız olsun. Ukrayna halkına geçmiş olsun diyorum.

Hürmetle …. 25.02.2022

                                                                                              CENGİZ YILDIZ

 



GIDADA KDV İNDİRİMİ VE ETİKETLERE YANSIMALAR!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 10 ay, 1 hafta önce / 17.02.2022 07:53:15 | Görüntüleme : 854


Memleketimin güzel insanları, hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

Tabii Gündem enflasyonla, fahiş fiyat artışlarıyla, sebeplerinin ortadan kaldırılmasıyla mücadele ve bu mücadele kapsamında yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesi ile bir anda Temel gıda ürünlerinde % 8 den % 1 oranına yani % 7 lik bir indirimin gerçekleşmesi..

Ülkemizin işveren dünyası, çalışanları, kıymetli insanları, indirim kapsamında Pazartesi (14.02.2022) gününden itibaren su, çay, şeker, tuz, sıvı ve katı yağlar, kırmızı et, beyaz et, balık, süt, yoğurt, peynir ve zeytin gibi ürünler başta olmak üzere kuru yemiş, bakliyat, sebze ve meyve, çikolata, lokum, bisküvi, kraker ve gofret gibi atıştırmalıklarda KDV oranı yüzde 1’e indirildiğini hep beraber gördük.

Tabii bu noktada bakanlıklarca indirimlerin uygulanması yönünde yoğun bir denetim çalışmasının da başlatıldığını ifade etmek isterim. Zira etkili ve kapsamlı bir denetim bulunmaması halinde maalesef art niyetli olan birtakım fırsatçılar, bu durumdan vatandaş aleyhine işlemlerde bulunduklarını, stok fırsatçılığı, serbest piyasa adı altında keyfi fiyat artışlarında bulunduklarını hep beraber yaşıyoruz.

Biz duyarlı vatandaşlar olarak bu ve benzeri konuları devletin vatandaş lehine çıkardığı düzenlemeleri hukuki çerçevede haklarımızı korumak adına yakın takipçisi olacağımızı ve olunduğunu ilan ediyoruz.

Bu kritik zamanlarda ülkemizin küresel sıkıntıların, ekonomik daralmaların olduğu bir süreçte, devletin yapmış olduğu ve hakikaten üstlendiği yükü paylaşmak hepimiz için milli bir vazife ve sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz ve bu geminin almış olduğu her sıkıntı, her bir zarar hepimizin ortak sıkıntısı ve zararı olunacağının hepimiz farkındayız.

Şunu hepimiz müşahede ediyor ve görüyoruz ki; Çok şükür, üretim tesisleri, üretim çarkları çalışıyor, ihracat rekorları kırılıyor, tarihte ilk defa 30 milyonu aşan bir istihdam ortamının sağlandığını görüyoruz ve normalleşmenin artması ile beraber, ilkbaharın başlaması ile beraber İnşaat Turizm ve benzeri sektörlerde bir canlılığın bir hareketliliğin olacağını şimdiden hep beraber hissedebiliyoruz.. Hep beraber samimiyetle alınacak tedbirlerle, milletimizin mutfağını, ekonomisini, esnafın, işverenin, çalışanın piyasalardaki beklentilerinin karşılanacağına olan inancımı hiç yitirmedim.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve ekibinin özellikle temel gıda da birçok ürünlerde yapmış olduğu KDV indirimlerinde amaç bellidir. Amaç; enflasyonla mücadele etmek adına devletin tüm imkânlarını seferber ederek, halkının sıkıntılı anında, ihtiyaç olunan her koşulda yanında olma gibi bir bakış açısıyla hareket edildiğini görüyoruz.

Bununla beraber bir denetim seferberliği başlatıldığını, ilgili bakanlıkların fahiş fiyat uygulaması yapan,  orantısız şekilde izahatı yapılamayacak şekilde fiyatları arttırılmış olan ürünlerle alakalı mücadelesini hızlandırdığını, caydırıcı cezaların uygulanacağını medyadan ve hassaten en üst makamlarda olan yetkililerden duyuyoruz ve icraya başlandığını biliyoruz.  

Şuna inanıyorum duyarlı Vatandaşlarımızın gerektiğinde Medeni cesaretle şikâyetleriyle,  devletin denetim organlarını hakkıyla çalıştırması ile beraber ve alınacak birçok samimi, akılcı tedbirlerle beraber tek haneli enflasyona da hep beraber döneceğiz.

Bunun da çok uzak olmadığını, ekonomiyi ve piyasaların koşullarını yakinen takip eden birisi olarak ta görebiliyorum.

Muhalefet cenahı elbette ki piyasalardaki fiyatların indirilmesi, mücadelesi ile alakalı birçok katkıda ve eleştiride bulunabilir. Fakat anlayamadığım; mevcut hükümet KDV oranı % 8 den % 1’e indirilirken, CHP yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul halkına yönelik SUYA kademeli olarak %90 ile %175 arası oranlarda ZAM TEKLİFİ İLE İBB Meclisini Olağanüstü toplamak üzere çağırabiliyor.

 Söz konusu #TÜRKİYE ise inanın geri kalan her şeyin teferruat olduğuna inananlardan birisiyim. Hürmet ve muhabbetle 16.02.2022



SAYIN CUMHURBAŞKANINA YÖNELTİLEN HAKARET! VE MİLLİ İRADENİN BENİMSEMEDİĞİ MENFİ MUHALEFET TARZI!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 11 ay, 1 hafta önce / 25.01.2022 12:56:01 | Görüntüleme : 945

Yakın zamanda 14 Ocak tarihinde CHP’nin her türlü politikasının söylemlerini sanki bir gazetenin köşe yazısı anlayışında sunan Tele 1 ekranlarında, 84 milyonun çoğunluğunun gönlünü alarak, 20 yıldır girilen her seçimden başarı ile çıkan, milletin iradesinin tecelli ettiği sandıklarda, tüm olumsuz kampanyalara, girişimlere rağmen Cumhurbaşkanlığı'na seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan' a yönelik, ahlaktan, izandan, vicdandan, mesleki etikten uzak, hakaret içeren ifadelerle bir program gerçekleştirildiğini, tüm Türkiye, hatta dünya izledi.. Teessüflerini sundu.. Sunmaya da devam ediyor..

Bu program malumunuz Uğur Dündar'ın Moderatörlüğünde gerçekleşen bir programdı.
Program katılımcıları, CHP li Engin Özkoç, CHP li Aykut Erdoğdu ve söz konusu menfur habere  imza atan ismi hep olumsuz, yalan haberlerle, algı operasyonu söylemleriyle anılan Sedef KABAŞ idi.
Biz bu klasik menfi muhalefet tarzının, 70-80 senedir Hiç değişmediğine hep şahit olduk.
Yaşımız yetmesine rağmen,  yetmediği kısımları da okuduk, yaşayanlardan dinledik ve halen de bu millete, halkın gönlüne hitap etmeyen muhalefet tarzına, küfür ve hakaret içeren, sert dozajlı intikam almak istercesine, kısır, milletten kopuk, menfi muhalefet politikaları üretmeye devam ettiklerine, hep beraber şahitlik ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Maalesef!..
Tabii en kötüsü de, en üzüntülü kısmı da, hakaretle, küfürle muhalefet etmenin ifade özgürlüğünü sanmaları!
Biz aynı milletin iradesini bir türlü hazmedemeyen sıkıntılı zihniyetin, milletin oyuyla seçilmiş, sandıklarda milletin iradesi tecelli ettiği halde, Başbakanın ve çalışma arkadaşlarının bakanlarının idam edildiği, Turgut Özal’ın diktatör ilan edildiği zaman dilimlerini de gördük..
2002 yılından bu yana kadar, askeri vesayetlerden kurtarılan, % 15'lik seviyeden Yüzde 80 küsur seviyesine gelen savunma sanayisini,  sağlık alanında en sıkıntılı Pandemi döneminde dünyaya rüştünü ispat eden, milletine ve tüm dünyaya yardım eli uzatan, milletin sıkıntılı her anında hep yanında duran bir anlayışın mimarı ve Başkanlığını yapmıştır Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan..

Ve daha nice ulaşım alanından tutunda, daha nice satırların sığmayacağı sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda, fakirin fukaranın yanında duran bir partiler üstü anlayış sergilendiğini hep beraber gördük ve halen de görmeye devam ediyoruz.

Ki tüm dünyada küresel anlamda sıkıntıların baş gösterdiği, dünya ülkelerinin hem de en üst seviyede görülen ülkelerin dahi ekonomilerinin daraldığını, enflasyonla, fiyat artışlarıyla boğuştuklarını, üretimin azalıp, tedarik zincirlerinin koptuğu, stokların azaldığını hep beraber okuyoruz, izliyoruz ve takip ediyoruz…

Peki, mevcut Ana muhalefet anlayışı, “Erken seçim”, “Tayyip Gitsin” vb. içi boş ve bir çözüm üretmeyen boş taleplerden başka bu aziz milletin, küresel anlamdaki sıkıntılarına Allah aşkına nasıl bir çözüm önerisinde bulunmuştur.. Bilen varsa lütfen beri gelsin!

Darbe girişimleriyle, gezi olaylarıyla, döviz manipülasyonlarıyla devamlı tehdit edilen kuru bir muhalefet anlayışına rağmen, milletine, ülkesine yönelik hizmetlere “Tam Bağımsız Güçlü bir Türkiye” olmak adına istikrarlı ve samimi bir şekilde, yerli ve milli ekibiyle, milletinden aldığı destekle devam eden bir iktidar ve bu iktidarın Genel Başkanı..

Peki, Muhalefet ne yapmıştır? Uzun yıllar vatandaşını, “Bidon kafalılar ya da göbeğini kaşıyan adamlar” diyerek küçümsemiş, kendilerine oy vermeyenlere öfkelenmiş ve hep asabi bir haleti ruhiye içinde olmuşlardır.  Hatta bir ötesine geçilmiş Ana muhalefet lideri, öğretmeni, memuru, çalışanları, çiftçiyi vs. memleketin asli unsuru insanını, parmak sallayarak tehditvari söylemlerle rahatsız etmiş ve mevcut iktidara oy vereceklerden hesap soracak kadar ileri gidildiğini, hep beraber kitle iletişim araçlarından izlemiştik.
Milletin oylarıyla seçilmiş olan Sayın Cumhurbaşkanına ve ona destek çıkan milletinin değerlerine muhalefet etmek, bence acziyetin ta kendisidir!
Muhalefet demek; yalan ve hakaret değildir,  muhalefet ahlaktan yoksun bir söylemle bel altı vurmak demek değildir, yapıcı, kendi insanına değer vererek, onları var sayarak, sıkıntılarına çözümler üreterek, saygı duyularakta yapılabilir görüşünde olanlardanım.  

AK Parti teşkilatları olarak 81 vilayette eşzamanlı;  Cumhurbaşkanını hedef alan çirkinliği, antidemokratik ve faşizan sözleri şiddetle kınamak adına; Sedef Kabaş, Engin Özkoç ve Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulunmuştur
Milletini yok sayanları, milletin değerlerini önemsemeyenler i, seçimleri ve sistemleri gayri meşru ilan edenlerin,  “helalleşme” adı altında Yüce dinimiz İslam'ı “ortaçağ zihniyeti” gören bir muhalefet anlayışının, yapan değil, hep yıkmaya, bozmaya yönelik bir frenleme anlayışı ile hareket edenlerin, Türkiye'de iktidar olma şansının olmadığını düşünüyorum.
Hürmet ve muhabbetle,   25.01.2022



TAM VE BAĞIMSIZ BİR ÜLKE OLMA YOLUNDA TÜRKİYE

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 11 ay, 1 hafta önce / 19.01.2022 08:03:21 | Görüntüleme : 913

Günümüz, ömrümüz hayırla, sağlıkla, mutlulukla, birlik ve beraberlik ruhu içinde hep beraber “TÜRKİYE” diyerek geçsin dua ve temennisiyle yazıma başlamak istiyorum.

 

Hakikaten ülkemiz zor dönemeçlerden geçiyor. Coğrafyanın bir kader olduğunu hepimiz biliyoruz eyvallah.. Ama inanın ülkemiz konumu itibariyle, hep kontrol edilmeye çalışılan, zaptu rapt altına alınmak istenen, asla ve asla Tam ve Bağımsız bir ülke olması istenmeyen bir yere, özelliğe sahip..

Neler yaşadı bu ülkemiz, bu aziz milletimiz.. Çektiği sıkıntıları inancı gereği bir imtihan olarak gören bir inancın mensupları olmuştur bu necip millet.. Kendini bu gönül coğrafyanın, milletin, vatanın, bayrağın, devletin, değerlerin bir mensubu gören, aidiyet hisseden tüm vatan evlatlarına sonsuz teşekkürler..

Seçimle iktidara gelenleri; hazmedemeyen vesayetler, maalesef bu milletin inancına, değerlerine hasım kesilen gayri milli zihniyetli kesimler, millet iradesiyle seçilmiş Başbakanını, Bakanlarını dayanağı olmayan sebeplerle idam edip, milletin değerlerine aykırı tiplemeleri bu milletin başına getirip zulüm etmişlerdir. Feraset ve basiret sahibi bu millet bunlara asla fırsat vermeyecektir.

On yılda bir ihtilaller, milletin kahir ekseriyetle seçilmiş partisini kapatma davaları, milletin kılığına, kıyafetine, inancına ters uygulamalarla post modern darbe girişimleri, 15 Temmuz gibi hainlerce yapılan darbe girişimleri, yetmedi dövizle terbiye etmeye çalışmalar, tehditler, dış güçlerden yardım alacak kadar milletine, ülkesine yabancı, ülkenin yarısının oyunu alan partiyi ve liderini yok sayacak kadar haddi aşma söylemleri… Vallahi yazık!

Bu millet kendi içinden, kendi bağrından kopmuş, gücünü Hak adına halkından almış bir liderle 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyor..

2002 öncesi sosyal, ekonomik, kültürel, siyası vb. bir çok konuda sınıfta kalmış bir Türkiye manzarasından, Ülkeyi ilk 10 ülke arasına girdirecek samimi çalışmaların, projelerin, yerli/milli hamlelerin öncülüğünü yapmıştır. Allah razı olsun.

Yukarıda arz ettiğim bir çok sıkıntı bugün sorun olmaktan çıkarılmıştır.  Piyasalarda sıkıntılar var.. Onlara ne diyeceksiniz? Diye soran kardeşlerimi şu cevabı vermek isterim;

Evet, inanın sahada, mutfakta sıkıntılar var.. Ama bu sıkıntılar milleti için 7/24 çırpınan, gayret eden bir liderin istediği bir tablo olabilir mi? Mümkün mü?

Dünyada takdir edersiniz ki; üretim ve tedarik zincirlerinin kopmasıyla, stoklar erimiş, fiyatlar artmış, dolayısıyla fiyatlar artmıştır.

Bu durum küresel anlamda en güçlü devletleri sarsmış ve halen de sarsmaya devam etmektedir. ABD son 30 yılın en yüksek enflasyonunu yaşamakta, Avrupa ülkeleri hakeza..

Sayın Cumhurbaşkanımız Avrupa ülkeleri, ABD vb faizlerinin düşük olmasıyla yatırımların daha isabetli ve doğru olacağı, üretimi artıracağı, “Yüksek faiz, düşük kur” üretimi, yatırımı baltaladığı, Yeni EKONOMİK Modelin hem akla, hem tekniğe, hem inancımıza uygun düşeceğini her platformda dillendirmektedir.

Türkiye tarihi boyunca görülmemiş bir modele geçilmiş ve ortalama 20 günde Banka mevduatları TL bazda artış kaydetmiş, her gün ortalama 10 Milyar artarak an itibariyle 140 Milyarı da geçtiğini görebilmekteyiz. Türkçesi; TL değer kazanıyor, risk primimiz azalıyor, turizm açısından talep şimdiden % 70/80 civarında… Fahiş fiyatlarla mücadele başlamış olup, bunun yansımalarını hep beraber göreceğiz.

Peki beynelmilel alanda ve içimizdeki menfi anlamda ısrarla olumlu hamleleri görmemekte ısrar edenler ne diyor? Bana kalırsa çok yerinde olan bu Yerli Milli Ekonomik Modelin hep olumsuz yönden eleştiriye tabi tutarak, bir türlü gönüllerden indiremedikleri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı karalayıp, olumsuz algı oluşturup, halk nezdinde kendilerine muhtaç bir hale dönüştürecek bir yönetim anlayışı istiyorlar..

Aziz Milletimiz her şeyi görüyor.. Siz ve aveneleriniz daha çok beklersiniz..  Hürmetle 18.01.2022

 



İHRACATIN REKOR KIRDIĞI YIL 2021, HERŞEYE RAĞMEN GÜÇLÜ TÜRKİYE..

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 1 yıl, 34 dakika önce / 04.01.2022 12:48:56 | Görüntüleme : 1094
2022 Yılının ilk köşe yazıma “Bismillah” diyerek başlamak istiyorum.
2022 yılının 2021 ve önceki yıllardan daha hayırlı, sağlıklı, huzur ve barış dolu bir yıl olmasını dileyerek başlıkta belirttiğim “İhracatın rekor kırdığı bir yıl olan 2021 yılı” ile alakalı tespitlerimi ve diğer yaşananları, hem verisel hem de sahada olanları samimiyetle paylaşmak istiyorum.

 

Malumunuz son iki yılımız Pandemi, Covid-19 denen insanlığı tehdit eden, milyonlarca insanın telef olmasına, ekonomilerin, üretimin, tedarik zincirlerinin kopmasına sebebiyet veren bir illeti ve sonuçlarını yaşadık ve halen de yaşıyoruz maalesef..

Yakın zamanda TBMM’de bütçenin kabul edildiğini, 2020 yılı Bütçe Giderlerinin 1 trilyon 751 milyar, Bütçe Gelirlerinin ise 1 trilyon 473 Milyar TL (tahmini) şeklinde mecliste kabulünü hep beraber gördük.

Bütçe Açığı bu Gelir – Gider farkına göre : 278  Milyar TL..

18 Aralık yani doların zirve yaptığı günlerdeki dolara çevirirsek 105 Milyarlık bir harcama(gidere) karşılık 89 Milyar Dolarlık bir Gelirin olduğunu Farkında 16,5 Milyar dolar olduğunu görmüş oluyoruz.

Şahsım bir bütçe uzmanı, Mali Müşavir olarak bu farkın rahatlıkla alınan ve daha alınacak tedbirlerle, üreten, ihracat yapan ve istihdama katkıda bulunan bir ekonomi modeli ile kapanabileceğine kalben inananlardanım. Hep beraber göreceğiz inşallah.

Tarihi bir rekorla Asgari ücretliye % 50 katkıyı, 03 Ocak 2022 tarihi itibariyle memurunun maaşına beklentinin üstünde %30,5 Zam yapılmasını bizahi Sayın Cumhurbaşkanımızdan dinledik..

Ayrıca büyük bir beklenti içinde olan Emeklileri enflasyona ezdirmemek adına, En Düşük Emeklisine % 67 oranında bir zam yapan bir hükümet anlayışı.. Teşekkür ediyoruz.

En düşük emeklisi  1.500 TL alırken artık 2500,00 TL dan aşağı maaş olmayacağı bir düzenleme..

Yine 2022 yılı içinde Temmuz ayında; memuruna, emeklisine  % 7 toplu sözleşme artışı, ayrıca ek bir protokolle, Enflasyon farkının ekleneceği… Bunlar güzel gelişmeler, vicdani katkılar.. Allah razı olsun..

Evet 2021 yılında maalesef kurlar bahanesiyle, aşırı fiyatlandırmaların olduğu bir yıl oldu.. Devlet gereken tüm tedbirleri  denetim mekanizmasını çalıştırarak samimiyetle yapmaya devam ediyor..

Asgari ücretlisini, muhtaç durumda olanları ezdirmiyor.. % 50 artışla gereğini yaptı.

Memurunu, emeklisini bu kadar badireye rağmen, dünyada ekonomide küçülmelere rağmen onların yanında durarak % 31 oranında bir artış yapıyor.

Milletinin refah seviyesi çok şükür her geçen gün daha da yükseliyor, hayat şartları önceki yıllara göre daha da kaliteli bir hale gelmiş, dünyanın her yerine rahatlıkla ulaşılabilir bir konumda olduğumuz olanca şeffaflığı ile ortada..

Sağlık sisteminin muhteşem olduğunu hem bizler yaşayarak, hem de dünyaya yaptığımız yardımlarla ispatlamış bir ülke olmanın haklı gururu…

Enflasyon son 19 yılın yukarıda arz ettiğim üzere sıkıntıların, yüksek faiz düşük kur stratejisinin vermiş olduğu olumsuz etkilerle yaşadık, yaşıyoruz. Fakat şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim; ABD ‘de , Avrupa’da  son 30 yılın en zirve enflasyonunun yaşandığını paylaşmak isterim.                                                               

İHRACATTA 2021 YILI REKORLA KAPANMIŞTIR. Aralık 2021 de % 25 artışla 22,3 Milyar Dolar ve önceki yanı 2020 yılına nispetle % 33 ARTIŞLA 225,4 MİLYAR DOLARA erişen bir başarı… DIŞ TİCARET AÇIĞININ % 8 AZALDIĞI,  2021 YILININ 11 AYINDA İHRACAT REKORU KIRAN, 2002 YILINDA 33 BİN 523 FİRMANIN İHRACAT YAPTIĞI, 2021 YILINDA İSE İHRACATÇI FİRMA SAYISININ 101 BİN 386 OLDUĞU BİR GURUR DUYULACAK BİR TABLO… TEŞEKKÜRLER.. Emeği geçen tüm kesimleri tebrik ediyorum… 04.01.2022 Cengiz   YILDIZ  



DÖVİZLE DARBE GİRİŞİMİNDE BULUNANLARIN HEZİMETİ!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 1 yıl, 6 gün önce / 29.12.2021 08:03:09 | Görüntüleme : 970

Biz bu tip iyi niyetli olmayan, millete rağmen birçok darbe girişimlerini gördük, yaşadık.

Tabiki aziz milletin feraseti, ehil ve liyakatli yöneticilerin varlığı ile de geri teptiğine de şahit olduk.

 

Gezi olayları, Kobani olayları, 15 Temmuz darbe girişimi…. Vs.. Ama Allah’a hamd olsun bu aziz millet tüm bu badirelerden alnın akıyla çıktığını da gördük.

Gücü, parayı, lobileri ellerinde tuttuğunu düşünen kesim, kendilerine o kadar güveniyorlardı ki, Merkez Bankasın müdahalesinde tüm dolarları alarak, doların, dövizin ateşinin düşmemesi için ellerinden geleni yapıyorlardı.

Bu güç lobileri; öz güvenlerini elbette ki ellerinde bulundurdukları 90 küsur milyar dolardan geliyordu.. Devlet yatırımlar yapmış, 220 milyar ihracat yapmış, üretim yapıyormuş, istihdama katkı sunuyormuş umurlarında değildi.

Devletten para çekip, anında dövize yatırıyorlardı.. Bu da yetmezmiş gibi iyi niyetli olan samimi milletimizi dolduruşa getirip, doların, dövizin 30-40 TL olacağını söyleyerek, Türk lirası parasını dolara, dövize yatırtmaya yönlendiriyorlardı..

Tabi dolar artınca birileri bunu kullanarak halkı bezdirmek, kaos ortamı oluşturmak adına fahiş fiyat artırımları ile milleti mevcut iktidardan bezdirip, bir an önce erken seçim ortamını sağlamaya çalışıyorlardı.

Devletin, hükümetin başında olan Faiz indirimi yapmak isterken, yine birileri sakın faiz indirimi yapmayın aksi takdirde “şöyle yaparız, böyle yaparız” gibi parmak sallamaları, tehdit kokan ifadeleri hep beraber izledik, dinledik maalesef..

Peki, Hükümet bu ekonomik tehdit söylemlerine karşı nasıl bir söylemle, çözümle karşılarına çıktı?

Hatırlarsanız Sayın Cumhurbaşkanımız yurtdışından dönüşünde “Düşük faiz politikasıyla birlikte kuru da, enflasyonu da aşağı çekeceğiz ve bunu düzenleyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi, inşallah bu da bizi teğet geçecektir. Bunu herkes böyle bilsin” uyarısıyla alınacak tedbirle bu tarz oyunlara karşı hazırlıklı olduklarının sinyallerini vermişti..

Yeni atanan Hazine ve Maliye Bakanımız Nureddin Nebati beyefendi ise “Hızlı toparlanılacağını, bekleyip görmemiz” gerektiğini dile getirmişti.

Birileri kazanacaklarına o kadar emindilerdi ki; işte o an her zamanki gibi dersine iyi çalışan, milletinden aldığı güçle, aldığı tedbirleri akılcı şekilde yapılmaya çalışılan “Ekonomik Darbe Girişimini” yerle bir etti..

Şahsım hesaptan, ekonomiden anlayan, inancım gereği, aklın gereği Faizin her zaman kötülüklerin başı olduğunu bilen ve gören birisi olarak alınan tedbirin doğru bir hamle olduğunu, piyasaların yakın zaman istenilen seviyeye geleceğini, fiyatlardaki indirimlerin etiketlere yansıyacağını, mutfaktaki yangının tamamen söneceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

İtidalli ve sabırlı olalım.. Hükümetin başındaki Cumhurbaşkanımıza ve değerli ekibine güvenelim..

Kalın sağlıcakla…   28.12.2021                                  Cengiz YILDIZ

                                                                                Bağımsız Denetçi Mali Müşavir

 



II- 2023'E GİDERKEN İÇ VE DIŞ KUŞATMA! PİYASALARIN HALİ! DOLARIN SERÜVENİ!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 1 yıl, 2 hafta önce / 21.12.2021 12:54:31 | Görüntüleme : 1040
Öncelikle Ekonomik Savaşta samimi ve milli mücadele başarı ile atlatıldı ve dövizdeki kur artışının psikolojik olduğu, birileri tarafından manipüle edildiği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasıyla hızla düşüşe geçtiğini hep beraber gördük.. Şimdi önceki günlerde kaleme aldığım makelemle sizleri başbaşa bırakıyorum..

                Yakın zamanda BAE, Türkiye'ye gelerek 10 milyar dolarlık yatırım Anlaşması yaptı daha da yapacağı sözünü verdi,  Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkeleri sırada… 221 milyar dolarlık tarihi bir rekor olan ihracatımızla ve ihracat bedellerinin kısa bir süre içerisinde piyasalara yansımasıyla, kendi öz üretimimizin artırılmasıyla ekonomimiz yakaladığı büyüme ivmesini lehe çevirerek olumlu bir havanın estiğini hep beraber göreceğiz ve şahit olacağız..

                 Türkiye'miz Türk Devletlerini bir çatı altında topladı.  Afrika ülkeleri ile iletişimini sağlıklı bir şekilde yürütüyor..

                Bir taraftan daha ihalarımız, sihalarımız, helikopterlerimiz, tanklarımız, denizaltılarımız tüfeklerimiz, uzaya gönderdiğimiz uydularımız % 15 seviyesinden % 80 lere varan yerli milli sanayi hamlelerimiz…

                 Amerika Birleşik Devletleri bizlere S-400’ü verilmeyince, Rusya'dan S-400 almamızı gerekli kılmıştı. Kendini savunma adına tabii..

                30 yıllık Karabağ’ı, Azerbaycan’la beraber “iki devlet bir millet” dediğimiz can kardeşlerimizle, dost ülkeyle, Ermeni işgalinden kurtardık. Tabiki bu dik duruş ve güç, birilerini rahatsız ediyor ve edecekte..

                Ne yapacaklardı? Oturup “Tam Bağımsız bir Türkiye'nin ecdadını mahcup etmeyecek girişimlerde bulunan, “Dünya beşten büyüktür” diyen Gönül coğrafyanın hamisi, lideri olan Türkiye’mizi mi sevecekler?  Takdir edeceklerdi!

                 Tabii ki yeni saldırı silahları ile Türkiye'ye ve Türkiye'yi yöneten hükümete, Cumhur ittifakına saldıracaklar.  Silahlarla, darbelerle, kaoslarla beceremediklerini, Ekonomi üzerinden, kur üzerinden yapacaklardı ve yaptılar.

                  Yaklaşık 80-90 senedir “Yüksek Faiz Düşük Kur”  ile ülkemizin milletimizin ümüğünü sıktılar, kanını emdiler..

Şimdiye kadar yapılan ekonomideki strateji üzülerek belirtmek gerekirse; en küçük olumsuz siyasi, sosyal veya ekonomik bir sıkıntıda TL ‘nin değer kaybetmesi, ardından Faizlerin yükseltilerek pansuman tedavisi ile yola devam etmekti. Bu da işsizliğin artmasına, yatırımların azalmasına, gelirimizden çok harcamaların artmasına sebep olan bir döngüye dönüşmüştü.

Dış ticaret açığımız klasik bir şekilde hayatımızın bir parçası idi..

Kasım 2021 itibariyle 21 milyar TL Cari Açık fazlası verdik..

Yıllık bazda geçin yıl 37 milyar dolar olan cari açık, bu kadar sıkıntıya, saldırıya rağmen 2021 sonu itibariyle 10-15 Milyar Dolar seviyesine gerileyeceğini  söyleyebiliriz..

Bu köşe yazımı kaleme alırken dolar, Euro vs döviz 15-16 TL civarında idi. 20 Aralık itibariyle 19 TL ‘ya kadar yükselmişti..

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kabine sonrası yeni ekonomik tedbirleri açıklaması sonrasında döviz kurlarında aşağı yönlü seyir devam ettiğini hep beraber görüyoruz.  Dün yüzde 23 düşüşle kapanan dolar/TL, bu sabah yüzde 17'in üzerinde değer kaybıyla 11,00  seviyelerinde Euro/TL de 13,00  seviyesinin altına indi.. Çok şükür..

Döviz kurlarında atak devam ederken, döviz mevduatının çözülmesi ve yastık altını ekonomiye kazandırmak amacıyla, Sayın Cumhurbaşkanımız;  "Vatandaşımızın bankadaki TL varlığını, mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek. Bu kazanç stopaj vergisinden muaf tutulacak" diyerek vatandaşını kaybını önleyecek bir teklif ve yasal düzenleme getirmektedir.

Ayrıca, döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmalara da doğrudan Merkez Bankası aracılığıyla ileri vadeli kur rakamı verileceği,

 

                Evet, esnafımız, insanımız, dünyadaki ekonomilerdeki daralmalardan, üretim tedarik zincirlerinin Pandemi yüzünden bitme seviyesine düşmesinden dolayı, bizlere de yansıdı. Normalleşme olunca da stokların azalması neticesinde, yani arz talebe yetmeyince Enflasyon arttığını hem dünya hem ülkemiz ölçeğinde şahit olduk..               

                Bununla ilgili işin ehli olan büyüklerimiz, uzmanlarımız gereğini yapacaklardır. Yakın zamanda çıkacak olan STOK YASASI ile birlikte, fahiş fiyat artışı yapanlarla alakalı alınacak keskin ve net tedbirlerle piyasaların rahatlatılacağı, fiyatların dengelenme seviyesinde tutulacağını söyleyebiliriz. 

                Hükümetimiz de böylesi zamanlarda bütçeyi zorlayarak; çiftçisine, esnafına, memuruna, işverenine, çalışanına, fakirine, üretenine, tüketicisine her konuda kolaylık sağlamalı, bürokratik oligarşiye, kırtasiyeye boğulmadan halkın yanında duracak destek paketleriyle onlara omuz vermelidir.. Ki bunların sinyalini vermeye başladılar.. Ayrıca verilen desteklerin verilmesi gereken yerlere verilip verilmediği yönünde mutlaka bir denetim mekanizmasının kurulması, takibi şarttır..

                Bugünler; hep beraber; ülkesini, milletini, devletini, vatanını sevenlerin fedakarlık yapmaları gereken günlerdir, sürecidir..

                Bu memleketin öz evladıyım diyenlerin kazancından, karından ödün verip, nefislerimizle mücadele etme ve ülkemizin bekasına yardımcı olma sürecidir.

            Bugünleri de hep beraber aşacağız ve her zorluğun ardından bir kolaylık geldiğini tüm dünyaya göstereceğiz… Hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. 21.12.2021

Cengiz YILDIZ    

Bağımsız Denetçi / Mali Müşavir

 



I- 2023'E GİDERKEN İÇ VE DIŞ KUŞATMA! PİYASALARIN HALİ!

Yazar : Cengiz Yıldız | Tarih : 1 yıl, 2 hafta önce / 16.12.2021 12:07:25 | Görüntüleme : 952
I- 2023'E GİDERKEN İÇ VE DIŞ KUŞATMA! PİYASALARIN HALİ!
Hızla küresel anlamda; sosyal kültürel ekonomik siyasi birçok sıkıntıların yaşandığı bir hengâm da 2023 seçimlerine doğru ilerliyoruz. Ülkemiz için milletimiz için insanlık için hayırlı olsun..

 

            Birileri mevcut 20 yıldır iktidarda olan aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın adının ve misyonunun tükendiğini, küresel salgın küresel sıkıntıların sadece Türkiye'yi değil, dünyayı kasıp kavurduğu bir atmosferde, dış güçler (hatırlayalım; ABD Başkanı Biden “Darbe ile mevcut iktidarı deviremeyeceğini, muhalefetin bir şekilde desteklenerek sandıkta gereğini yapacaklarını” milyarların gözü önünde seslendirmişti. Bu vb. destekçiler ile siyasetten birçok argümanlara sarılarak indirmek istediklerini çok aşikar görebiliyoruz..

            Peki, muhalefet ve dışarıdakiler, ayakları üzerine durmaya çalışan ve bunu başarabilen Türkiye'yi hazmedemeyen mihraklar başarılı olabiliyorlar mı? Hayır! Nedenine gelince… Bu aziz millet sağduyulu sahibidir. Her daim Türkiye'nin geleceğine, milletin geleceğine yönelik yapılan anlamsız, gayri milli girişimleri elinin tersiyle itmiştir.

            Aziz milletimiz halen umudunu mevcut iktidardan kesmemiştir. Çünkü mevcut iktidarın insan odaklı, millet odaklı, sıkıntısında tüm imkanları seferber eden bir samimi duruşu olduğunu 20 yıldır görmüştür. Halen de görmeye devam ediyor..

            Malumunuz ittifaklar var.. Cumhur ittifakı ve Millet ittifakı..

            Cumhur ittifakı, adayını çoktan belirlemiş durumda.. Milletin evladı, yaptıkları güzellikler, katkılar ve yatırımlarla, yapacaklarının göstergesi ve teminatı olan bir lider.. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan.

            Peki, Millet İttifakı’nın adayı var mı? Orası karışık.. Çünkü daha kendi aralarında henüz anlaşabilmiş değiller,, Anlaşacakları da yok gibi gözüküyor.. Tabi bu tercihleri de onların kendi iç işleri. An itibariyle tek yaptıkları Ak Parti Genel Başkanı, Sayın Cumhurbaşkanımız üzerinden siyaset yapmak, fakat çözümleriniz nedir? Diye sorulduğunda çözüm adına hiçbir proje üretemediklerini görüyoruz. Gönlümüz muhalefetin de böylesi süreçlerde hamaset değil, milletin faydasına katkıda bulunacak projelerle, çözümlerle halkın huzuruna çıkmasıdır..

            Şahsım yarım asırlık yaşımızla mevcut iktidardan öncesini de ve sonrasını da bilen, yaşayan ve görüş, tespit sunabilecek bir samimi, kalbi, akli duruşumuz var çok şükür..

            20 yıldır iktidarda olan mevcut AK Parti'nin; sağlıkta ulaşımda yerli ve Milli Savunma sanayide, altyapıda, terörle, Fetö ile olan mücadelesinde, güçlü ve müreffeh Türkiye oluşması için çalışmalarını yakından takip ediyorum. Saygıda duyuyorum.  Zira yukarıda arz ettiğim üzere yaşım gereği;  2002 öncesindeki; Gaz, ekmek, un, şeker, sigara, ilaç, doktor vs.… kuyruklarına bizatihi şahidim.

            Milletin kılık kıyafetine, inancına, değerlerine, tercihlerine yönelik zulmün her seviyesini gören ve yaşayanlardanız. Biz o günleri unutmadık, unutmayacağız da.. Kardeşin kardeşe kırdırıldığı o karanlık günleri tanırım, bilirim.. Yokluğun, yoksulluğun, fakirliğin ne demek olduğunu biliriz. Merhum annemin, merhume kız kardeşimin rahatsızlığında hastanede hasta yatağının, ranzanın altına saklandığı, hastaların rehin alındığı günleri biliriz..

             Bugünlerimize hamdolsun..  Rabbimden dileğim; içimizde bulunduğumuz sıkıntıları da bir an önce hayırlısıyla halas eylesin..

             Amansız mücadeleler! Dedik. 

             60 yıllık terör ile olan mücadelesini mi? 15 Temmuz 2016 fetö terör örgütünün milletin iradesine ulan darbe girişimini mi? Gezi olaylarını mı? Ekonominin düzeldiği bir atmosferde, saçma sapan bahanelerle, ülkeyi ateşe, kaosa sürükleme çabalarıyla, ülkesine ortalama 200 milyar dolar zarar ettirenlerle olan amansız mücadelesini mi? Suriye'nin kuzeyinde kurulmak istenen taşeron terör devleti kurma projesinin karşısında dimdik duruşunu mu? Kuzey Irak’ta kurulmak istenen Kürt devletine olan vakur Millî duruşunu mu? Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'deki doğalgaz, petrol rezervlerinin keşfi mi? Hangi birini sayalım… Allah'a hamdolsun..

            Türkiye düşmanları, geçmişte “Arap baharı” diye Ortadoğu coğrafyasını kana bulayan, ortalığı velveleye veren, bin bir türlü yalanlarla, entrikalarla tüm komşuları birbirine kırdırtan, kalkınan ve özüne dönmeye çalışan ülkemizi, maalesef olumsuz algı operasyonlarıyla düşman olarak lanse etmeye çalıştılar, kısmen de olsa başarılı oldular.. Fakat dirayetli bir liderin, samimi kadroların elinde, güçlü  Türkiye’m bu kadar badireye, oyunlara rağmen samimiyetle çalıştı, tuzakları bozdu ve kimseye eyvallahı olmadan yoluna emin adımlarla devam ediyor..  

NOT: Sıkıntıların giderilmesine yönelik önlemler, stok yasası…. değerlendirmelerimiz ikinci yazımızdadır.. Teşekkürler.. 16.12.2021

                                                                                  Cengiz YILDIZ         

                                                                                  B.Denetçi / Mali Müşavir