......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 256509

KAYIP EDİLMİŞ BİR NESİL

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 8.8.2014 11:15:30 | Görüntüleme : 1841


Adı konulmamış bir çöküş yaşanıyor

Yeni kuşak nesil, geçmişinden kopuk yetişiyor.

Ana babalar, çocuklar büyüdükçe kaygılanıyorlar.

Laf dinlemeyen, teknolojinin yönettiği bir kuşak geliyor.

Evden çıkmayan, telefonu elinden düşürmeyen konuşması yazışma olan bir nesil…

Yüz yüze değil , mesajlaşarak, farklı bir dil kullanayor

Doğduğunda evde bayram havası oluşturan bu melekler

Büyüdükçe teknolojinin esiri olmaya başladılar.

Her şeylerini ona göre ayarlamaya başlarlar…

Kontrolsüz güç güç değildir.

Bu gidişat iyi yönetilmezse problemler altında ezileceğiz.

Gençlik, kendini geliştirmek için hiçbir adım atmıyor.

Varsa yoksa oyun ve bol zaman kaybı uğraşılar…

Dünün gençliği, doğru yanlış bir idealin peşinden giderken

Okur , araştırır, paylaşır, çekişir ve yaşardı.

Dava uğruna feda edebilecek bir şeyleri vardı.

Ya şimdi…

Kısa yoldan zengin olma,yaşının çok üzeri aşk oyunları ve gönül maceraları

Çocuklarımızın maddi ihtiyaçlarını gidermek yetmiyor.

Manevi ihtiyaçları karşılamazsa, yarınları karanlık ve sıkıntılıdır.

Bir araya gelindiğinde iki cümleyi kuramayan bir nesil

Amaçsız ve gayesiz nereye kadar gidebilir…

Geçmişinden bağlantısız bir gençlik anne ve babaların kara basanlarıdır.

Babaların son zamanlardaki kalp teklemelerinin altındaki en büyük sebeplerden biri evlatların asi ve sorumsuz davranışlarıdır

Büyük lafı dinlemeyen her şeye duyarsız bir nesil ebeveynleri karamsarlığa gitmektedir.

Ülkenin en büyük zenginliği olan gençlerimiz

Dış güçlerin emelleri doğrultusunda yetişmemeli

Onların amacı, bu milletin genetik yapısını bozmaktır.

Onun içinde uyuşuk bahaneci ve vurdumduymaz bir topluluk oluşturmak için tam gaz mücadele veriyorlar.

Babalar annelerle iyi diyaloglar kurmalıdır.

Çocuklar kolay harcanmamalıdır.

Hata yapmalarına fırsat verilmemelidir.

Yalnız bırakılmamalı

İçlerindeki cevher çıkartılmalıdır

Dünyanın bu nesle ihtiyaç olduğu hissettirilmelidir

Bu nesil , kaybedilirse toplum kaybolur

Bir çok değerimiz bir bir elimizden uçup gider

İnsandan daha güçlü bir sermayemiz yoktur

Gençlere insan olmanın erdemi öğretilmeli ve yaşatılmalıdır

Seferberlik ilana edilmeli...ama herkes taşın altın elini koymalıdır

Sorumlukları birilerine yüklemeye çalışmak, kayıp etmeye davetiye çıkarmaktır.

Gelecek de güçlü bir ülke hayali olanlar

Evlerinden başlamalı

Kayıp bir neslin yası tutulmamalı

Üreten , bir nesil için onlara geçmişinde çağ açan büyükler örnek gösterilmelidir.

MEHMET ŞAN


FIRSAT KAÇIYOR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 8.8.2014 11:13:22 | Görüntüleme : 1750


Siyaset hayatımızın merkezinde…

Siyaseti takip ederken, bir çok şeyi kaçırıyoruz.

İlgili ilgisiz hepimiz siyasetle yatıp politika ile kalkıyoruz.

İşimizden başka her işle uğraşmaktan tat alıyoruz.

Bizim memlekette böyledir… Herkes her şeyi bilir.

Her şeyi bilen hiçbir şeyi tam bilmez…

Bakın ramazan ayı bitmek üzere…

Bu ayda nasıl bir iç muhasebe yaptık…

Eksikliklerimizi düzeltmek için nasıl bir çalışma yoluna girdik…

Ramazan ayının getirdiği güzelliklerden ne kadar yararlandık.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin çalışmaları bu aya denk geldi.

Manevi sohbetlerin yerini alması gereken sohbetler siyasete döndü.

Bu ay siyaset konuşulmamalı…

Herkes birbirine güzellikle bakmalı…

Kısır çekişmeleri atıp, insanlığın gereği yapılmalı…

Onbir ay yapılan dedikodu ve çirkinlikler bari bu ay yapılmasın.

Mezarımıza iyilikler gidecek, güzellikler bize şahitlik edecek…

Fanatikliğin hiç kimseye faydası yoktur.

Mantık, hoşgörü ve sevmeyi gerektirmektedir.

Bir yörede sevgi hakimse orada huzur ve gülen yüzlerin sayısı çoktur.

Bu ayın manevi hazzı tadılmalıdır. Yoksa fırsat kaçıyor…

Gelecek ramazanlara kimin garantisi var…

Bu ay yapılması gereken dini, ve toplumsal etkinlikler yapılmalı…

Beraber yaşamın getirdiği kurallara uyulmalıdır.

Ramazan ayı insanlığın ayıdır… Hiç kimse fikrinden dolayı ötekileştirilemez.

Bu ay siyaset değil dua ayıdır.

İnandığın ebedi aleme yatırımın daha karlı olduğu bir zamandır.

Tarihin her döneminde bu ayda savaşlar dahi yapılmamış, bu aya saygı gösterilmiştir.

Öyle ise biz , bu ayda sadece yapıcı bir dil kullanmalıyız

Bu ramazan diğerlerinden farklı olmalı ... Yanlışlıklarımız azalmalı

Bir iri ve diri toplum için gönül birliği sağlanmalı

Seçim, oy, parti ,bunlar birbirimizle kavga sebebimiz olmamalı

Kendimizi işimize odaklarsak ,kendimiz ve çevremiz mutlu olur

Fırsatlar ömürde insana çok az gelir…

Değerlendirilmezse sonuçta pişmanlıklar yerini alır…

Bu ayda bayram bayram gibi kutlanmalı … Gereği yapılmalı …

Sanki son bayram gibi yaşanmalı. Küçükler ve büyükler unutulmamalı

Bak, zaman nasıl geçiyor, ayna şahittir.

Beyazlayan dökülen saç bunun habercisi değil mi?

Uyanmak için daha neyi bekliyorsun

Son pişmanlık fayda vermez.

Bulunduğun zamanı değerlendir,yarının ne getireceği belli değildir.

MEHMET ŞAN


BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 4.8.2014 11:45:25 | Görüntüleme : 1969


Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN


Ekmek İçin Adam

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 4.8.2014 11:42:00 | Görüntüleme : 1917


Bayram ve peşinden seçim

Nasıl geçti bir ay fark edemedik.

Dün başladı bugün bitiyor.

Ramazanın güzelliği ve bayramın coşkusu gönülleri coşturdu.

Bayramdan sonra yoğun bir siyasi gündem bizi bekliyor.

Hepimiz bir şekilde tarafız .

Geleceğimiz bir seçim sonucunda belirlenecek…

Ekmek için Ekmeleddin mi

Yoksa hizmet için Erdoğan mı

Halk kararını vermiş gözüküyor.

Anketler başbakanı önde gösteriyor.

İnsanlar parti gözetmeksizin geleceğin Türkiye’sinin temellerini atacaklar

Kalitesinden zerrece şüphe duyulmayacak bir insan Ekmeleddin Bey

Ancak şaha kalkmış bir ata hızını yönetecek bir jokey gerekir

Türkiye’nin genç nüfusu ile öğündüğü bir dönemde genç bir lider gerekmez mi?

İnsanlar hizmet üretecek insan arıyor

Camiye imam ,kiliseye papaz,sinagog haham aramıyor.

Devleti yönetecek dünyada Türk’ün gücünü gösterecek bir lider arıyor.

Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü insanların yeridir.

Baba güçlü olmalı ki evlatları düzenli,intizamlı ve disiplinli olsun.

2023 Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyada güçlü bir Türkiye isteniyorsa

Duygusallıktan uzak mantıksal kararlar verilmeli.

Partim olsun taştan olsun mantığı geçerli bir tarz değildir.

Ekmek için değil geleceğimize bize katkı sağlayacak adamlar seçilmeli

Ufku açık geçmişi pak adaylar tercih edilmeli.

Bu seçim bir dernek seçimi değil dünyanın kaderine etki edecek bir Cumhurbaşkanı seçimidir

Herkes seçim günü bayram havasında sandığa gitmeli geleceğin Türkiyesin de ben de varım demeli

Sonuç her haliyle baş tacıdır.

Takdir halkın olacaktır.

Seçim bittiği gün her şey bitmeli

Kazana ve kaybeden birlik etrafında birleşmeli.

Bitmeli bu kuru gürültü ve kavgalar

Bu millet artık aş ve iş istiyor

Kavga istemiyor refah istiyor

İnsanlar artık enerjilerini üretmekte harcamalıdır.

Ekmek için adam gibi adam istiyor.

Ekmek güzellikleri artırmalı çirkinlikleri azaltmalı.

Kim gelirse gelsin milletin yüzünde güller açsın..

MEHMET ŞAN


BU MİLLETE BU YAKIŞIR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 4.8.2014 11:39:31 | Görüntüleme : 1858


Misafir perverlik, Türkün icatıdır.

Dünyada nerede bir mazlum varsa Türk gönlünü açar… Acısını paylaşır.

Rengine,diline,dinine bakmaz, insan olması yeter...

Dün İspanyada katledilen Yahudileri de bağrına basan da Türktü…

Afrikada aç kalandan tut, Afganistan’daki depremlere, Pakistan’daki sele necip millet koşarak gider… Fikri zikri ne olursa olsun Bakmaz arkasına, koşar, elindeki son ekmeğini de paylaşır.

İlla ki afatlar mı olması gerekiyor… Asgari müştereklerde buluşmak için Dünyanın gözü bizim üzerimizdedir.

Herkes bizim tökezlememizi bekliyor.

Peygamber duası almış bu millet çökse de baykuşlara gün doğar.

Bu millet dünyanın sigortasıdır.

Arabın dan, Kürtüne,dinlisinden dinsizine,hatta yahudisinin dahi hamisi olmuştur.

Son zamanlarda bize sığınmış, Suriyelilerle ilgili kötü haber okuyoruz.

Misafir bize emanettir. Onlara dukunmak ihanettir. Hata yapanları da medeni bir şekilde ikaz etmek bir erdemdir.

Hiçbir mazeret size sığınanlara kötü davranmayı gerektirmez.

Mazlumun duasını alan bir millet, misafirlerine kötü davranmaz.

Dün Çanakkale de, Kurtuluş Savaşında kaliçiya da yan yana şehit düşmüş nice Suriyeli var.

Bu insanlar bize ecdadımızın emanetidir...

Osmanlıya yanlış yapanlar veballerini ödemiştir.

Zaman dünün yaralarını depreştirme değil, kapatma zamanıdır.

İnsanları yerlerinden yurtlarından kopup gelmesi, onlarda da büyük tramvalar oluşturmuştur.

Misafirlerimize yanlış yapılmasına fırsat verilmemelidir.

Sayılı günler çabuk geçer…

Onların namus ve güvenliği bizim de görevimizdir.

Kardeşlik, insanlık bunu gerekmektedir.

Unutmayan, dün Iraktan gelen peşmergelere nasıl bu millet misafirperverlik yaptı ise ve bugün K.Irakta Türk iş adamları bunun meyvesini alıyorsa yakın bir gelecekte de Suriyeliler ülkelerinde Türkün bu jestlerini unutmayacaktır.

Ey bu milletin gözü tok, alnı açık neferleri…

Hepimiz o kadar doluyuz ki, binbir türlü oyun ve hadiseye şahitiz.

Ama unutmayın, her güzellik bir karanlığın peşinden gelmektedir.

Bu Necip milletin, yüzü gülecek, maddi ve manevi refaha erecek…

Yaşanılan bu problemler de bitecektir.

Ümidimizi yitirmeden, birlik beraberliğimizi zedelemeden bunlarla aşılacaktır.

Manevi duygular güçlendikçe maddi problemler aşılacaktır.

Bu milletin gideceği yer sadece kara topraktır.

Bize, bizden başkasının faydası olmaz.

Basit gündemlerle birbirimizi yemekten vazgeçelim.

Biz bize yakışanı yapalım.

Güzel günler bizi beklemektedir.

Bu toz dumanlı havalar da yerini güzel günlere bırakacaktır.

Dün ne ise bugün de asil millet mazlumun yanında olmaya devam edecektir.

Oyunlara gelmeyecek, yüzleri güldürecektir.
MEHMET ŞAN


Eleştirmeyi Becere Bilmek

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 6 ay önce / 4.8.2014 11:37:32 | Görüntüleme : 1915


Evde kadın kocasını,

Çocuk babasını,

Öğrenci öğretmenini,

Memur amirini,

Cemaat hocasını,

Vatandaş devletini eleştirmeyi, aşağı çekmeyi marifet saymaya başladı.

Bütün değerlerimiz alt üst oldu.

Hata karşısında tepki vereceğiz ama karşısındaki kişiyi kurumu kırmadan

Herkes yerini ve haddini bilmeli…

Yönetilenler haklarını,

Yönetenlerde hadlerini ve yerlerini bilmeli…

Kimse kimseyi ezmemeli…

Eleştiri güzel ve yapıcı olmalı.

Güzelliklere eleştiri ile ulaşılır.

Hatalar söylenerek giderilir…

Ancak hata yapanında insan olduğu unutulmadan incitmeden düzeltilmeli eksiklikler

Herkesin aynı fikirde olması insanın doğasına aykırı

MHP için AK partinin her yaptığı yanış olmamalı

AK parti MHP’yi yerle bir etmemeli

Türk siyasetinde partiler ne zaman birbirlerine saygı duysalar ekonomi toplumsal refah üst seviyelere çıkmıştır.

CHP sadece yıkıcı bir muhalefet değil yapıcı bir yol bulmalı

AK parti eleştirilere makul ve hoşgörülü cevap vermeli

Bizde eleştiriler yıkma üzerine kurulur…

En çetrefilli konular da en sade mevzular konuşulmalı çözüm üretilmeli.

Eleştiren insanlar tebrik edilmeli…

Senin derdini dertsinmektir, eleştirmek …

İnsan sevdiğini eleştirir ki güzele ulaşsın…

Kamil adam olmanın yolu hakiki dostlarıdır

Hakiki dost da lafı kıvırmadan söyleyendir.

Bizim toplum olarak ,eleştiriyi yeniden tarif etmemiz gerekmekte

Eleştiri, herhangi bir olayın müspet ve menfi yönlerini dostça muhatabına anlatmaktır

Gözden kaçanı göz önüne koymaktır.

Yönetimdekine yardımcı olmaktır.

Bu milleti güzellikleri yaşamaya ihtiyacı var

Herkes elini taşın altına koymalı …

Yapıcı her teklif değer bulmalı…

İktidar muhalefetti, muhalefet iktidarın insani yönünü unutmamalı

Eleştirmek sevmektir ama insancı olursa

Hiçbir şeyin makulünü bulamadığımız gibi

Eleştirmenin de ortasını bulmadık..
MEHMET ŞAN


BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 7 ay önce / 25.7.2014 10:42:50 | Görüntüleme : 1915

Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN


KEŞKE HER İLÇE BÖYLE OLSA

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 7 ay önce / 23.7.2014 10:52:19 | Görüntüleme : 1816


Fikirler, diller, dinler, renkler mozaiği bir memleketin güzel insanlarının güzel diyarı

Bu farklılığın en farklı olduğu bir ilçe Samandağ

Samandağ, Hatay`ın en çalışkan insanların yoğun olduğu bir belde…

İnsanlar bur da yatmaya değil, çalışmaya taliptir…

Bölgenin her karış toprağı değerlendirilmişti. Boş arazi bulamazsınız…

Hatay`ın lokomotif bir ilçesidir.

Üretir, çalışır, taşır ve hedefe ulaşır…

Narenciye, sebze ve meyve deposudur…

Ülkesine ve devletine en sadık ilçelerden biridir…

Adli vukuatın en az olduğu yerlerin başında gelir.

İnsanlar çalışmayı ibadet sayar, hayat anlayışları üretmektedir.

Eğitim ve öğretimdeki başarıları Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.

Yaşayanların, kollektif iş yapmadaki başarısı örnektir…

Devletten almaya çok talip değildirler, devlete katkı sağlamayı şeref bilirler…

Samandağ Hatay`ın en özel ilçelerinden biridir…

Birçok güzellikler burada kendini bulmuş ve geliştirilmiştir.

Yaşayan halk siyaseti geçim için yapmaz siyaset ilke için yapılır… Diye benimserler.

Onun içinde her seçimde oyları sabittir, değişmez …

İlkelerini her şeyin üzerinde tutarlar…

Keşke siyasi partilerde bu insanlar kadar ilkeli ve dik durabilse

Dünyanın her yöresinde iş üreten bir Samandağlıyı görürsünüz.

Dünyada Türkiye , Türkiye de Hatay , Hatay da Samandağ

Hatay `ın ülkede tanınmasında katkıları büyüktür.

En son reklamları sınırları aşan Samandağ biberi, ünü sınırları aşmıştır.

Sahil ve plaj bu bölgedeki önemli bir şanstır.

Akdeniz`in incisi Hatay da bir yıldızdır Samandağ …

Bu güzel insanların iş üreten proje yağmuruna tutan bir de Anadolu delikanlısı idarecisi var.

Devletin ilçedeki en büyük gücü kaymakamlardır…

Samandağ kaymakamı örnek çalışmaları ile halkın büyük bir destek ve teveccühünü almıştır.

Dünkü Samandağ ile bugünkü Samandağ farkını görmek isteyenler ilçeyi görebilir.

Her ilçede öyle kaymakamlara ihtiyaç vardır.

Bilgi, tecrübe heyecan ve enerjisiyle ilçeyi şaha kaldırmıştır.

İdarecinin nasıl olması gerektiğini uygulamalar ve icraatları ile göstermiştir.

Samandağ kaymakamı Süleyman Özçakıcı, bu şehrin çalışkan bir kaymakamı hızını ve ufkunu açmış devletin büyüklüğünü hissettirmiş, insanların devlete olan saygınlığını artırmıştır.

Farklı projeleri diğer ilçelerde örnek alarak daha yaşanabilir, beldeler oluşturabilirler…

Kaymakamlık dört duvar arasından çıkıp insanların gönüllerinde nakşolmuştur…

İdarecilerin işlerini iyi yaparsa sonucunun ne olduğu somut bir şekilde gözükmektedir.

Gelişen dünyada turizmin etkisinin herkes farkındadır.

Bu paydan en büyük hisseyi alacakların başında bu ilçemiz gelmektedir.

Merkez ilçe miras üzerine bir şey koymazken Samandağın bu atılımları yeni cazibe merkezi olması yolunda tam gaz ilerlemektedir.

Böyle kaymakamlara şehirler uçar insanlar coşar

Devlet vatandaş katkısının en çok olduğu bir şehir olması idarecilerin halka olan diyoloğunun sonucudur.

Böyle kaymakamlar şehirlerin uçmasını sağlar.

Ve böyle insanların olduğu ilçeler etrafına fark yaratır.
MEHMET ŞAN

VATANDAŞTAN MEKTUP VAR!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 7 ay önce / 18.7.2014 11:43:33 | Görüntüleme : 1856


Ortalık toz duman, göz gözü görmüyor…

Gündem çok hızlı değişmekte, takip edilmesi bile imkansız…

Bir olay bitmeden diğer olay,gündemi meşgul etmekte.

Vatandaş şaşkın, olanları hayretle tedirginlik ile izlemekte.

İnsanlar son 10 yılda çok hızlı değişimler yaşadı.

Koalisyonlar gördü… Yedi düvele muhtaç olmayı yaşadı.

1 cent için çalınmadık kapı bırakmadığımızı unutmamalı.

Hacı muratlara binmek lükstü… Takım elbise bayramların dışında giyilmezdi.

Almancıların hovardaca harcamaları gıpta ile izlenir, Almanya`ya kaçak yoldan gitmenin hayalleri kurulurdu.

Bu memleket adam olmaz denir, kısa yoldan bir Almancı ile evlenip kapağı Almanya`ya atmak her Türk insanının en büyük hayallerindendi.

Hasta adam gitti, zinde bir adam geldi.

Dünyanın gıpta ile baktığı yeni bir Türkiye küllerinden doğdu…

Türk`ün her şeyi acele olduğu gibi büyümesi de hızlı oldu.

Bu hızlı büyüme ve gelişme bazı sorunları yanında getirdi.

Hızlı bir tüketim alışkanlığı…

Hesapsız, limitsiz kredi kartı furyası…

Koca bir toplum bir anda şehirli oldu.

Köylü yumurta, yoğurdu, ekmeği, meyveyi şehirden köyüne götürmeye başladı.

İnsanlar çalışmadan harcamanın tadına vardılar.

Tembellik, uyuşukluk ve miskinlikle arkadaş oldular.

Bu gidişatın kimseye faydası yok.

Vatandaş yöneticilere ferman…

Kafamızı karıştırmayın

Alışkanlıklarımızı değiştirmeyin

Kutsallarımızla oynamayın.

Dualarımıza güzellikler katın.

Kardeş ile kardeşin arasını bozmayın.

Geleceğimizin teminatı gençlerimizin istikbali ile oynamayın.

Size emanet edilen ülkeyi hırslarınıza mahkûm etmeyin.

Tarihten ders alın, tarih tekrardan ibaret olmasın.

Bu dünya iki hükümdara az, bir hükümdara çok demeyin.

Şükretmeyi bilin, insanların kafasını karıştırmayın.

Din herkesin üst kimliğidir, kimse onunla yücelmeye çalışmasın.

İyilikte güzellikte paylaşılsın…

Din adamı din adamı gibi, siyasetçi siyasetçi gibi olsun.

Ekonomimizi büyütün ruhumuzu güzelleştirin.

Birbirinizin hatalarını ortaya çıkarmaya çalışmayın.

Sizlerin hakkında en güzel kararı verecek olan yüce millettir.

Mümkünse kimse araya mesafe koymasın.

Vatandaşın ufku karartılmasın feraseti bağlanmasın.
MEHMET ŞAN


Bir Demirel Vardı

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 7 ay önce / 16.7.2014 11:00:25 | Görüntüleme : 1844


Cumhuriyet tarihinin yarısında Süleyman Demirel vardır...

Dedemiz gördü, babamız ve bizim hayatımızda iz bıraktı…

Bir zamanın muhteşem Süleymanı…

Çoban Sülo ,Barajlar Kralı, Nurlu Süleyman nice adlarla anıldı.

Her dönem bir rol oynadı…

Her fraksiyonun savunucusu oldu…

Askerin her öksürüğünde ,şapkayı aldı gitti…

Yedi defa geldi sekiz defa gitti…

Sonunda çift anahtardan vermeyi vaat kalmadı.tut hayalleri zorladı…

İnsanları 35 yaşında emekli etti…

Ekonomiyi değil insanların hayallerine hitap etti…

Özal `a çok kızdı. Çırağının kendini geçmesini içine sindiremedi…

Köylü ve çiftçiyi memnun etti, köylü parayı onun zamanında kazandı.

İnsanların dilini ve dinini iyi kullandı.

Zeki ve akıllı adam olması onu uzun yıllar tarih sahnesinde tuttu.

Bir gördüğünü bir kez daha unutmamasıyla efsane oldu.

İnsanların gönlüne hitap etmekte mahir…

Ekonomiyi hep duvara toslattı…

Sorunları çözmeyi ötelemekten ibaret zannetti…

Bir millet yarım asır bir şekilde mutlu etti ve umut verdi.

Dünya ilerlerken biz yerimizde saydık …

Kuyruklarla tanıştık ,mazotu, yağı zor bulduk…

Espri ve hazır cevaplılığı milleti güldürdü

Mazot vardı da biz mi içtik…

Yollar yürümekle aşılmaz…

Siyasette bir gün çok uzun

Çankaya`daki şişman …

Hedefe giden her yol mubahtır…

Gibi tarihe düşen sözlerle insanların diline düştü.

Demirel döneminde muhafazakar insanlar devletle tanıştı…

Ekonomide az da olsala yol aldılar…

Türkiye Demirel zamanında fakir ama mutlu idi…

Azıcık aşım kaygısız başım felsefesi hakim di…

Günahıyla sevabıyla bizim Cumhurbaşkanımız oldu

Yaşı doksana yaklaşsa da fırsat bulsa yine sahnede gözükebilir.

Bilgi ve tecrübesiyle yeni siyasetlerin ustası dır.

Türk siyasetinde gelmiş geçmiş en renkli simalarından biridir.

Ecevit , Erbakan,Türkeş`le girdiği diyaloglar ve çekişmeler tarihin renkli anılarıdır.

O Anadolu çocuklarının ufkunu aşmıştır.

İnsan hatasız olmaz…

Her şeyiyle yine de milletin gönlünde… Tarih onu yazacaktır.