......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 271308

BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 4.8.2014 11:45:25 | Görüntüleme : 2434


Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN


Ekmek İçin Adam

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 4.8.2014 11:42:00 | Görüntüleme : 2383


Bayram ve peşinden seçim

Nasıl geçti bir ay fark edemedik.

Dün başladı bugün bitiyor.

Ramazanın güzelliği ve bayramın coşkusu gönülleri coşturdu.

Bayramdan sonra yoğun bir siyasi gündem bizi bekliyor.

Hepimiz bir şekilde tarafız .

Geleceğimiz bir seçim sonucunda belirlenecek…

Ekmek için Ekmeleddin mi

Yoksa hizmet için Erdoğan mı

Halk kararını vermiş gözüküyor.

Anketler başbakanı önde gösteriyor.

İnsanlar parti gözetmeksizin geleceğin Türkiye’sinin temellerini atacaklar

Kalitesinden zerrece şüphe duyulmayacak bir insan Ekmeleddin Bey

Ancak şaha kalkmış bir ata hızını yönetecek bir jokey gerekir

Türkiye’nin genç nüfusu ile öğündüğü bir dönemde genç bir lider gerekmez mi?

İnsanlar hizmet üretecek insan arıyor

Camiye imam ,kiliseye papaz,sinagog haham aramıyor.

Devleti yönetecek dünyada Türk’ün gücünü gösterecek bir lider arıyor.

Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü insanların yeridir.

Baba güçlü olmalı ki evlatları düzenli,intizamlı ve disiplinli olsun.

2023 Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyada güçlü bir Türkiye isteniyorsa

Duygusallıktan uzak mantıksal kararlar verilmeli.

Partim olsun taştan olsun mantığı geçerli bir tarz değildir.

Ekmek için değil geleceğimize bize katkı sağlayacak adamlar seçilmeli

Ufku açık geçmişi pak adaylar tercih edilmeli.

Bu seçim bir dernek seçimi değil dünyanın kaderine etki edecek bir Cumhurbaşkanı seçimidir

Herkes seçim günü bayram havasında sandığa gitmeli geleceğin Türkiyesin de ben de varım demeli

Sonuç her haliyle baş tacıdır.

Takdir halkın olacaktır.

Seçim bittiği gün her şey bitmeli

Kazana ve kaybeden birlik etrafında birleşmeli.

Bitmeli bu kuru gürültü ve kavgalar

Bu millet artık aş ve iş istiyor

Kavga istemiyor refah istiyor

İnsanlar artık enerjilerini üretmekte harcamalıdır.

Ekmek için adam gibi adam istiyor.

Ekmek güzellikleri artırmalı çirkinlikleri azaltmalı.

Kim gelirse gelsin milletin yüzünde güller açsın..

MEHMET ŞAN


BU MİLLETE BU YAKIŞIR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 4.8.2014 11:39:31 | Görüntüleme : 2360


Misafir perverlik, Türkün icatıdır.

Dünyada nerede bir mazlum varsa Türk gönlünü açar… Acısını paylaşır.

Rengine,diline,dinine bakmaz, insan olması yeter...

Dün İspanyada katledilen Yahudileri de bağrına basan da Türktü…

Afrikada aç kalandan tut, Afganistan’daki depremlere, Pakistan’daki sele necip millet koşarak gider… Fikri zikri ne olursa olsun Bakmaz arkasına, koşar, elindeki son ekmeğini de paylaşır.

İlla ki afatlar mı olması gerekiyor… Asgari müştereklerde buluşmak için Dünyanın gözü bizim üzerimizdedir.

Herkes bizim tökezlememizi bekliyor.

Peygamber duası almış bu millet çökse de baykuşlara gün doğar.

Bu millet dünyanın sigortasıdır.

Arabın dan, Kürtüne,dinlisinden dinsizine,hatta yahudisinin dahi hamisi olmuştur.

Son zamanlarda bize sığınmış, Suriyelilerle ilgili kötü haber okuyoruz.

Misafir bize emanettir. Onlara dukunmak ihanettir. Hata yapanları da medeni bir şekilde ikaz etmek bir erdemdir.

Hiçbir mazeret size sığınanlara kötü davranmayı gerektirmez.

Mazlumun duasını alan bir millet, misafirlerine kötü davranmaz.

Dün Çanakkale de, Kurtuluş Savaşında kaliçiya da yan yana şehit düşmüş nice Suriyeli var.

Bu insanlar bize ecdadımızın emanetidir...

Osmanlıya yanlış yapanlar veballerini ödemiştir.

Zaman dünün yaralarını depreştirme değil, kapatma zamanıdır.

İnsanları yerlerinden yurtlarından kopup gelmesi, onlarda da büyük tramvalar oluşturmuştur.

Misafirlerimize yanlış yapılmasına fırsat verilmemelidir.

Sayılı günler çabuk geçer…

Onların namus ve güvenliği bizim de görevimizdir.

Kardeşlik, insanlık bunu gerekmektedir.

Unutmayan, dün Iraktan gelen peşmergelere nasıl bu millet misafirperverlik yaptı ise ve bugün K.Irakta Türk iş adamları bunun meyvesini alıyorsa yakın bir gelecekte de Suriyeliler ülkelerinde Türkün bu jestlerini unutmayacaktır.

Ey bu milletin gözü tok, alnı açık neferleri…

Hepimiz o kadar doluyuz ki, binbir türlü oyun ve hadiseye şahitiz.

Ama unutmayın, her güzellik bir karanlığın peşinden gelmektedir.

Bu Necip milletin, yüzü gülecek, maddi ve manevi refaha erecek…

Yaşanılan bu problemler de bitecektir.

Ümidimizi yitirmeden, birlik beraberliğimizi zedelemeden bunlarla aşılacaktır.

Manevi duygular güçlendikçe maddi problemler aşılacaktır.

Bu milletin gideceği yer sadece kara topraktır.

Bize, bizden başkasının faydası olmaz.

Basit gündemlerle birbirimizi yemekten vazgeçelim.

Biz bize yakışanı yapalım.

Güzel günler bizi beklemektedir.

Bu toz dumanlı havalar da yerini güzel günlere bırakacaktır.

Dün ne ise bugün de asil millet mazlumun yanında olmaya devam edecektir.

Oyunlara gelmeyecek, yüzleri güldürecektir.
MEHMET ŞAN


Eleştirmeyi Becere Bilmek

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 4.8.2014 11:37:32 | Görüntüleme : 2398


Evde kadın kocasını,

Çocuk babasını,

Öğrenci öğretmenini,

Memur amirini,

Cemaat hocasını,

Vatandaş devletini eleştirmeyi, aşağı çekmeyi marifet saymaya başladı.

Bütün değerlerimiz alt üst oldu.

Hata karşısında tepki vereceğiz ama karşısındaki kişiyi kurumu kırmadan

Herkes yerini ve haddini bilmeli…

Yönetilenler haklarını,

Yönetenlerde hadlerini ve yerlerini bilmeli…

Kimse kimseyi ezmemeli…

Eleştiri güzel ve yapıcı olmalı.

Güzelliklere eleştiri ile ulaşılır.

Hatalar söylenerek giderilir…

Ancak hata yapanında insan olduğu unutulmadan incitmeden düzeltilmeli eksiklikler

Herkesin aynı fikirde olması insanın doğasına aykırı

MHP için AK partinin her yaptığı yanış olmamalı

AK parti MHP’yi yerle bir etmemeli

Türk siyasetinde partiler ne zaman birbirlerine saygı duysalar ekonomi toplumsal refah üst seviyelere çıkmıştır.

CHP sadece yıkıcı bir muhalefet değil yapıcı bir yol bulmalı

AK parti eleştirilere makul ve hoşgörülü cevap vermeli

Bizde eleştiriler yıkma üzerine kurulur…

En çetrefilli konular da en sade mevzular konuşulmalı çözüm üretilmeli.

Eleştiren insanlar tebrik edilmeli…

Senin derdini dertsinmektir, eleştirmek …

İnsan sevdiğini eleştirir ki güzele ulaşsın…

Kamil adam olmanın yolu hakiki dostlarıdır

Hakiki dost da lafı kıvırmadan söyleyendir.

Bizim toplum olarak ,eleştiriyi yeniden tarif etmemiz gerekmekte

Eleştiri, herhangi bir olayın müspet ve menfi yönlerini dostça muhatabına anlatmaktır

Gözden kaçanı göz önüne koymaktır.

Yönetimdekine yardımcı olmaktır.

Bu milleti güzellikleri yaşamaya ihtiyacı var

Herkes elini taşın altına koymalı …

Yapıcı her teklif değer bulmalı…

İktidar muhalefetti, muhalefet iktidarın insani yönünü unutmamalı

Eleştirmek sevmektir ama insancı olursa

Hiçbir şeyin makulünü bulamadığımız gibi

Eleştirmenin de ortasını bulmadık..
MEHMET ŞAN


BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 25.7.2014 10:42:50 | Görüntüleme : 2380

Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN


KEŞKE HER İLÇE BÖYLE OLSA

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 2 ay önce / 23.7.2014 10:52:19 | Görüntüleme : 2351


Fikirler, diller, dinler, renkler mozaiği bir memleketin güzel insanlarının güzel diyarı

Bu farklılığın en farklı olduğu bir ilçe Samandağ

Samandağ, Hatay`ın en çalışkan insanların yoğun olduğu bir belde…

İnsanlar bur da yatmaya değil, çalışmaya taliptir…

Bölgenin her karış toprağı değerlendirilmişti. Boş arazi bulamazsınız…

Hatay`ın lokomotif bir ilçesidir.

Üretir, çalışır, taşır ve hedefe ulaşır…

Narenciye, sebze ve meyve deposudur…

Ülkesine ve devletine en sadık ilçelerden biridir…

Adli vukuatın en az olduğu yerlerin başında gelir.

İnsanlar çalışmayı ibadet sayar, hayat anlayışları üretmektedir.

Eğitim ve öğretimdeki başarıları Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.

Yaşayanların, kollektif iş yapmadaki başarısı örnektir…

Devletten almaya çok talip değildirler, devlete katkı sağlamayı şeref bilirler…

Samandağ Hatay`ın en özel ilçelerinden biridir…

Birçok güzellikler burada kendini bulmuş ve geliştirilmiştir.

Yaşayan halk siyaseti geçim için yapmaz siyaset ilke için yapılır… Diye benimserler.

Onun içinde her seçimde oyları sabittir, değişmez …

İlkelerini her şeyin üzerinde tutarlar…

Keşke siyasi partilerde bu insanlar kadar ilkeli ve dik durabilse

Dünyanın her yöresinde iş üreten bir Samandağlıyı görürsünüz.

Dünyada Türkiye , Türkiye de Hatay , Hatay da Samandağ

Hatay `ın ülkede tanınmasında katkıları büyüktür.

En son reklamları sınırları aşan Samandağ biberi, ünü sınırları aşmıştır.

Sahil ve plaj bu bölgedeki önemli bir şanstır.

Akdeniz`in incisi Hatay da bir yıldızdır Samandağ …

Bu güzel insanların iş üreten proje yağmuruna tutan bir de Anadolu delikanlısı idarecisi var.

Devletin ilçedeki en büyük gücü kaymakamlardır…

Samandağ kaymakamı örnek çalışmaları ile halkın büyük bir destek ve teveccühünü almıştır.

Dünkü Samandağ ile bugünkü Samandağ farkını görmek isteyenler ilçeyi görebilir.

Her ilçede öyle kaymakamlara ihtiyaç vardır.

Bilgi, tecrübe heyecan ve enerjisiyle ilçeyi şaha kaldırmıştır.

İdarecinin nasıl olması gerektiğini uygulamalar ve icraatları ile göstermiştir.

Samandağ kaymakamı Süleyman Özçakıcı, bu şehrin çalışkan bir kaymakamı hızını ve ufkunu açmış devletin büyüklüğünü hissettirmiş, insanların devlete olan saygınlığını artırmıştır.

Farklı projeleri diğer ilçelerde örnek alarak daha yaşanabilir, beldeler oluşturabilirler…

Kaymakamlık dört duvar arasından çıkıp insanların gönüllerinde nakşolmuştur…

İdarecilerin işlerini iyi yaparsa sonucunun ne olduğu somut bir şekilde gözükmektedir.

Gelişen dünyada turizmin etkisinin herkes farkındadır.

Bu paydan en büyük hisseyi alacakların başında bu ilçemiz gelmektedir.

Merkez ilçe miras üzerine bir şey koymazken Samandağın bu atılımları yeni cazibe merkezi olması yolunda tam gaz ilerlemektedir.

Böyle kaymakamlara şehirler uçar insanlar coşar

Devlet vatandaş katkısının en çok olduğu bir şehir olması idarecilerin halka olan diyoloğunun sonucudur.

Böyle kaymakamlar şehirlerin uçmasını sağlar.

Ve böyle insanların olduğu ilçeler etrafına fark yaratır.
MEHMET ŞAN

VATANDAŞTAN MEKTUP VAR!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 3 ay önce / 18.7.2014 11:43:33 | Görüntüleme : 2346


Ortalık toz duman, göz gözü görmüyor…

Gündem çok hızlı değişmekte, takip edilmesi bile imkansız…

Bir olay bitmeden diğer olay,gündemi meşgul etmekte.

Vatandaş şaşkın, olanları hayretle tedirginlik ile izlemekte.

İnsanlar son 10 yılda çok hızlı değişimler yaşadı.

Koalisyonlar gördü… Yedi düvele muhtaç olmayı yaşadı.

1 cent için çalınmadık kapı bırakmadığımızı unutmamalı.

Hacı muratlara binmek lükstü… Takım elbise bayramların dışında giyilmezdi.

Almancıların hovardaca harcamaları gıpta ile izlenir, Almanya`ya kaçak yoldan gitmenin hayalleri kurulurdu.

Bu memleket adam olmaz denir, kısa yoldan bir Almancı ile evlenip kapağı Almanya`ya atmak her Türk insanının en büyük hayallerindendi.

Hasta adam gitti, zinde bir adam geldi.

Dünyanın gıpta ile baktığı yeni bir Türkiye küllerinden doğdu…

Türk`ün her şeyi acele olduğu gibi büyümesi de hızlı oldu.

Bu hızlı büyüme ve gelişme bazı sorunları yanında getirdi.

Hızlı bir tüketim alışkanlığı…

Hesapsız, limitsiz kredi kartı furyası…

Koca bir toplum bir anda şehirli oldu.

Köylü yumurta, yoğurdu, ekmeği, meyveyi şehirden köyüne götürmeye başladı.

İnsanlar çalışmadan harcamanın tadına vardılar.

Tembellik, uyuşukluk ve miskinlikle arkadaş oldular.

Bu gidişatın kimseye faydası yok.

Vatandaş yöneticilere ferman…

Kafamızı karıştırmayın

Alışkanlıklarımızı değiştirmeyin

Kutsallarımızla oynamayın.

Dualarımıza güzellikler katın.

Kardeş ile kardeşin arasını bozmayın.

Geleceğimizin teminatı gençlerimizin istikbali ile oynamayın.

Size emanet edilen ülkeyi hırslarınıza mahkûm etmeyin.

Tarihten ders alın, tarih tekrardan ibaret olmasın.

Bu dünya iki hükümdara az, bir hükümdara çok demeyin.

Şükretmeyi bilin, insanların kafasını karıştırmayın.

Din herkesin üst kimliğidir, kimse onunla yücelmeye çalışmasın.

İyilikte güzellikte paylaşılsın…

Din adamı din adamı gibi, siyasetçi siyasetçi gibi olsun.

Ekonomimizi büyütün ruhumuzu güzelleştirin.

Birbirinizin hatalarını ortaya çıkarmaya çalışmayın.

Sizlerin hakkında en güzel kararı verecek olan yüce millettir.

Mümkünse kimse araya mesafe koymasın.

Vatandaşın ufku karartılmasın feraseti bağlanmasın.
MEHMET ŞAN


Bir Demirel Vardı

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 3 ay önce / 16.7.2014 11:00:25 | Görüntüleme : 2317


Cumhuriyet tarihinin yarısında Süleyman Demirel vardır...

Dedemiz gördü, babamız ve bizim hayatımızda iz bıraktı…

Bir zamanın muhteşem Süleymanı…

Çoban Sülo ,Barajlar Kralı, Nurlu Süleyman nice adlarla anıldı.

Her dönem bir rol oynadı…

Her fraksiyonun savunucusu oldu…

Askerin her öksürüğünde ,şapkayı aldı gitti…

Yedi defa geldi sekiz defa gitti…

Sonunda çift anahtardan vermeyi vaat kalmadı.tut hayalleri zorladı…

İnsanları 35 yaşında emekli etti…

Ekonomiyi değil insanların hayallerine hitap etti…

Özal `a çok kızdı. Çırağının kendini geçmesini içine sindiremedi…

Köylü ve çiftçiyi memnun etti, köylü parayı onun zamanında kazandı.

İnsanların dilini ve dinini iyi kullandı.

Zeki ve akıllı adam olması onu uzun yıllar tarih sahnesinde tuttu.

Bir gördüğünü bir kez daha unutmamasıyla efsane oldu.

İnsanların gönlüne hitap etmekte mahir…

Ekonomiyi hep duvara toslattı…

Sorunları çözmeyi ötelemekten ibaret zannetti…

Bir millet yarım asır bir şekilde mutlu etti ve umut verdi.

Dünya ilerlerken biz yerimizde saydık …

Kuyruklarla tanıştık ,mazotu, yağı zor bulduk…

Espri ve hazır cevaplılığı milleti güldürdü

Mazot vardı da biz mi içtik…

Yollar yürümekle aşılmaz…

Siyasette bir gün çok uzun

Çankaya`daki şişman …

Hedefe giden her yol mubahtır…

Gibi tarihe düşen sözlerle insanların diline düştü.

Demirel döneminde muhafazakar insanlar devletle tanıştı…

Ekonomide az da olsala yol aldılar…

Türkiye Demirel zamanında fakir ama mutlu idi…

Azıcık aşım kaygısız başım felsefesi hakim di…

Günahıyla sevabıyla bizim Cumhurbaşkanımız oldu

Yaşı doksana yaklaşsa da fırsat bulsa yine sahnede gözükebilir.

Bilgi ve tecrübesiyle yeni siyasetlerin ustası dır.

Türk siyasetinde gelmiş geçmiş en renkli simalarından biridir.

Ecevit , Erbakan,Türkeş`le girdiği diyaloglar ve çekişmeler tarihin renkli anılarıdır.

O Anadolu çocuklarının ufkunu aşmıştır.

İnsan hatasız olmaz…

Her şeyiyle yine de milletin gönlünde… Tarih onu yazacaktır.


CHP’nin Rüyası Gerçek Olur Mu ?

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 3 ay önce / 16.7.2014 10:58:54 | Görüntüleme : 2249


Dünün yanlışlarını bırakıp, bugünün beklentilerine cevap verirse,

İnsanları Mevlana gibi ne olursan ol yine gel diye bağrına basarsa…

Hakla arayı set koymayıp , halka ulaşırsa…

İnsanlara bayramdan bayrama değil, her an yakın olursa…

Din, ırk, mezhep partisi değil, Türkiye partisi olmaya çalışırsa…

Vatandaşı, eli nasırlı, fötrlü diye gruplamazsa,

Diliyle gönlü bir, inandığı gibi yaşarsa.

Sadeliği hayatının her aşamasında uygularsa…

Çalışmayı sevip, slogan üretmekten vazgeçip icraata geçerse,

Hayata tek bir pencereden bakmayı bırakıp, güzellikleri söyleme cesareti gösterirse,

İçerisindeki heyecanı bitmiş lortları dinlendirip, halkın sesine kulak verirse…

Milletin kutsallarına saygı gösterip, hoş görü timsali olursa…

Saf vatandaşın saf gönlüne hitap edebilirse,

Sadece eleştirel adam imajını bırakıp, icraat yapan rolünü oynarsa…

Demokrasi düşmanlarını payanda imajından kurtulursa,

İktidara seçimle değil illegal yollarla gelen bir organize görüntüsünü yıkarsa,

Halkla değil, illegal örgütlere güvenen bir parti havasında çıkarsa,

İlhamı iç ve dış mihraklardan değil, halktan alırsa,

Koltuğu ele geçirmek için birbirine şantaj yapmayı bırakırsa…

Hizmeti değil makamı yaşam sebebi sayıyorsa…

Verilen yetkiyi partizanca değil hakça uygular, gönül kazanırsa,

İdeallerini zig zag yapmayı bırakıp, istikrarlı gider, halkı dinlerse…

En büyük gücün halk olduğunu anlayıp ona sırtını dayarsa…

Eleştiriyi akıl ve mantık süzgecinden geçirip,insaflı eleştiri yapabilirse,

Varlık sebebi olan halkın bam teline dokunmazsa…

Eğitimli halk kadar eğitimsizi de unutmazsa…

Ayak oyunlarının en güzel icra edildiği değil, akıl oyunlarının uygulandığı mekan olursa…

Hizmette sürekliliği unutup, sürekli kongrelerle uğraşmayı bırakırlarsa…

Dünün büyüklerini bugün hakir ve hor görmezlerse,

İkisi bir araya gelip kavga ve gürültüsüz çalışıp birbirlerini aşağı çekmezlerse.

Hayali düşman üretip, gerçek alemi bulmayı unutmazlarsa…

Enerjilerini masa başlarında değil, halkın olduğu yerlerde harcarlarsa,

Rakiplerinin başarıya giden yollarını inceleyip üzerinde çalışırsa,

Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok, yaşadığı halkı koordinatlarını çözerlerse,

İnsanlar, bu partiyi anlatabilirlerse, halkın duygularını hitap ederlerse,

Bu insanlar bu partiyi de iktidar yaparlar.

Yeter ki CHP liler iktidar olmak istesin…

Bir adım atsınlar halk on adım atacaktır.
MEHMET ŞAN


KALP KIRMAK MARİFET Mİ

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 5 yıl, 3 ay önce / 16.7.2014 10:56:50 | Görüntüleme : 2571


Güne kalp kırmadan başlaya bilsek…

Birbirimize bonkörce selam ve tebessüm versek…

Siyasilerin birbirine ölçüsüz sözlerine inat, ölçü olabilsek…

Fikirlerin insanlar için olduğu bilip, herkesi olduğu gibi kabul etsek…

Farklı düşüncelerin güzellik olduğunu fark edip bunun tadını tatsak…

Güzellikler farklı düşüncelerin meyvesi olduğunu bilebilsek…

Nerede fikir çeşitliliği var orada gelişmişlik olduğunu hissetsek…

Herkes aynı noktaya bakıyorsa, orada gelişme değişme yok, ilkelik var…

İnsan olmak en büyük sevme sebebidir birbirimizi…

Benden farklı düşünen biri benim ufkumu açan bir güneştir…

Farklılıklar güzellikleri oluşturan mayadır.

Bugün farklı düşünen yarın aynı fikre uzak değildir…

Sevgiyi hayatımızın merkezine koyduğumuz gün başlar güzellikler…

O vakit her sert rüzgarın baharın habercisi olduğuna anlarız.

Birbirimizin farklı olmasının bir tat olduğuna hissederiz

Kırılan bir kalbin tamirin ederi olmadığını hissederiz.

Ruhumuzdaki güzellikler paylaştıkça karanlığı aydınlattığı görmeye başlarız

Kalpsiz birinin işidir , kalpleri karartmak …

İnanan her insan inanmayanında sigortasıdır.

Bilir onunda bir Allah kulu olduğunu…

Sever onu da bir ademin oğlu olduğunu…

Bir kez gönül kırmanın neler kayıp ettirdiğini bilir…

Siyasi fikirden dolayı ötekileştirmez…

Aşağılamaz istifa etmez maddi manevi baskı yapmaz .

İnanan insan karıncayı dahi ezmez …

Eziyorsa ,benden değil diyorsa , elini uzatmıyorsa

Bu kıldığı namaz değil…

Zaman , gönülleri kazanma ,ayrılıkları azaltma ve kapatma zamanı.

Herkes birbirini kucaklamalı, bağrına basmalı …

En uçuk fikir sahiplerini de insan olarak gönlünde yer açmalı…

Birbirimiz için yapmalı fedakarlıkları…

Marifet, kalp kırmak değil, kalpleri kazanmaktır.

Partiniz, pırtınız, sizin olsun bize kalbimiz lazım.

Sevginiz muhabbetiniz baş tacımızdır.

İnandığın yoldan sapma, ama farklı olanı da gönlünden atma…

İnsan sevgisi her fikrin ötesindedir.

Sen yaratanın emanetisin…

Cani de alim de hepsi kardeş hepsi fani…

Kazanan kazandığın kalplerin sayısıdır.

Hoş seda bırakıp gitmek.

Gerideki buğulu gözler ve heyecanlı kalplerle mümkündür.

Yoksa unutulur gidersin

Bir varmış bir yokmuş …

Ama kalpleri kazanmışsa bir ömür yaşar ve edebileşirsin

Öyleyse, kalp kazanmak için neyi bekliyoruz

Bu kazancın karı iki dünyada da karşılık bulacaktır.

Kalp mutlu olacaksa bunun ilk adımı senden geçiyor

Öyleyse haydi…
MEHMET ŞAN