......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 250192

BAŞBAKANIN TARZI

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:22:37 | Görüntüleme : 1633


Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Menderes çok partili dönemin ilk örneği ,vatandaşın ilk göz ağrısı

Dün Demirel kendi tarzını değiştirdi ve karşılık buldu.

Ara dönemlerde birileri geldi geçti…

Etliye sütlüye dokunan oldu teğet geçen de

Rahmetli Özal da halk kendini buldu.

İnançlı demokrat ve teknolojiye tutkulu bir insan gördü.

Özal dan sonraki süreç biraz sancılı geçti…

Kimse bu açığı kapatamadı…

Erbakan geldi , kıymeti bilinmedi inananlara çile çektirildi.

Ecevit ,Çiller, Bahçeli ve Mesut Yılmaz ,halkın duygularına hitap edebilseydi belki bugün Ak Parti olmayacaktı …

İnsanımız ,karizma, bilgi,yurt sevgisi,kadar kendinden birini görmeye prim veriyor.

Düne kadar siyasi liderleri vatandaşın evinde çay içmekte göremediniz.

Hakkında konuşulan bir çok iddia ve dedikoduya cevap vermezlerdi …

Başbakan gelmiş ve geçmişlerin sentezidir.

Menderesin gözü kararlılığı icraatı ve halka kolay ulaşımı

Demirel’in vatandaşa her şeyi vaat etme, arada bir hesapsız harcamaları

Özal’ın teknoloji ve yeniliklere olan yakınlığı ve hızı

Devlet Bahçelinin bazı konulardaki hassasiyetindeki tavizsiz yaklaşımı ve bir çok konuda geçmişin izlerini görmekteyiz

Bunlar dışındaki en büyük farkı.

Halkın beklentilerine güzel cevap verir

Vatandaşın kullandığı değil başbakanın dilidir

Doğal ve samimi bazen yanlış anlaşılmalara sebep verse de

İnsanlar bu tarzı seviyorlar

Başbakanın insani kimliği ile siyasi kimliği farklıdır.

İnsani olarak söylemeyeceği bazı ifadeleri siyasetçi olarak söyleyebiliyor

hırçın ve ayrıştırıcı bir dil görünümü vermesi eleştirilere sebep olmamaktadır.

Aslında işin özeti şu.

İnsanlar çok bir şey aramıyor…

Kendisi gibi adam arıyor

Yüksek sesle konuşan arada bir kükreyen, gözü yaşlı, sevgisini bonkörce kullanan siyasiler arıyor.

Aslında halk o koltukta oturanın kendisi olduğuna inanmak istiyor.

Yoksa bilgi, birikim deneyim, uzmanlıkla bu işler olsaydı proflardan siyasilere sıra gelmezdi

Başbakan iletişim konusunda en uzman kişidir.

Bu meziyetin sayesinde her seçimi kazanarak çıtayı yükseltmiştir.

İnsanlar ,bu tarzı seviyor.ve bu tarzda konuşmayı destekliyorlar

Yaptığı hizmetlerde inkar edilemez,

Hatam yok mu ?

İnsan hatasız olur mu?

İktidara talip partiler tarzlarını değiştirip öze , halka yönelmeliler.

Aksi halde bulunduğu yerlerde devam ederler

İnsanlar, yeni dönemde insani tarafı ağır basan liderlerin peşinden gitmektedirler.

Halk kendi arasında gördüğü adayı daha çok destekliyor.
MEHMET ŞAN


ZOR YETİŞTİ KOLAY KAYBETMEYELİM

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:21:04 | Görüntüleme : 1536


Hoşgörü kenti Hatay…

Türkiye’nin gıpta ile baktığı bir şehir…

Farklı renk, dil ve kültürlerin harmonisi…

Hatay, genel seçimlerin özetidir.

İstisnalar dışında geneli yansıtır.

Kardeşliğin tarifi kitaplarda yazar, Hatay’da yaşanır.

Üreten insanların diyarı, vergiyi kutsal bilenlerin yaşam alanı.

Dünyayı ve ülkeyi iyi okuyan ve yorumlayan insanların mekanı.

Türkiye’de esen Ak parti rüzgarı Hatay’da büyükşehirde esmedi.

İlçelerden gelen güçlü ses, büyükşehirde cılız geldi.

Sonuç, demokrasi galip geldi…

Halk, tercihini farklı yaptı…

Kim kaybetti? Demokrasi kazandı.

Hatay, bölgesindeki illerin gölgesinde kalmamalı…

Çevre iller uçarken Hatay kağnı hızıyla gitmemeli…

Son zamanların en büyük siyasi gücü bu şehirden çıktı.

İktidar partisinin en güçlü bakanlarından birisi olan Sadullah Ergin,

Başbakanın sağ kolu Adalet teşkilatında taşları yerli yerine oturtan,

Yılların dokunulmazlarına dokunan, devletin gücünü hissettiren bir bakan,

Kanayan yaralara teşhis koyan ve kökten çözümlerin önünü açan bir vekil,

Hatay böyle bir evladına sahip çıkmalı…

Başkentteki gücünü ve prestijini sarsmamalıdır.

Gelişmiş iller yetiştirmiş oldukları değerleri bir kalemde silmemektedir.

Hatay’da Cumhuriyet tarihindeki en güçlü evladını yalnız bırakmamalıdır.

Bu seçimi kaybeden Sadullah Ergin değil, maalesef Hatay olmuştur.

Altın tepsiyle sunulan fırsatlar ters tepilmiştir.

Vatandaşa hükümetin yaptığı hizmetler anlatılamamıştır.

Aşırı güven başarıya engeldir.

Her seçim sonucu çantada keklik değildir.

Bu seçim,

Hataylı, hükümetten daha çok istifade etmelidir.

Sadullah Ergin den daha fazla yararlanmalıdır.

Onu kısır siyasi çekişmeler içerisine çekmemelidir.

Bir şehrin gelişmesinde en etkin yollardan biri siyasi idaredir.

Hatay, dünyada olan ve ülkede hak ettiği yeri alacaksa, güçlü siyasi irade ile mümkündür.

Sadullah Ergin her Hataylı için bir şanstır.

Yetişmiş, zirveye ulaşmış bir siyasi basit hesaplarla yıpratılmamalı.

Sadullah Ergin, halkla arasına giren fırsatçılara da fırsat vermemelidir.

Bu şehir, ürettiklerini daha geniş bir kesime ulaştıracaksa, güçlü siyasilere ihtiyaç vardır.

Siyasi markalarımızda, ekonomik markalarımızda gözümüz gibi bakmalıyız.

Ama siyasiler de ulaşılmaz, kaf dağındaki köşklerin müdavirleri olmamalı.

Birlik ve beraberlik varsa, başarı ve gülen yüz sayısı artar.

Zaman güçleri birleştirme, ortak aklı kullanma zamanıdır.

Şehir büyüyecekse, fikirler de büyümeli…

Bu şehirde Sadullah Erginlerin sayısı artmalıdır.

Hataylı siyasilere örnek olan Sadullah Ergin’in yıldızı parlatılmalıdır.

Gelişmiş şehirler yetişmiş liderlerle yetişmiş liderlerle yücelir.

Siyasetçisi güçlü olmayan il söner, yiter.

Bu şehir büyüyecekse yeni siyasiler çıkarmalıdır.

Sadullah Ergin, yalnız bırakılmamalıdır.

Ustaları baş tacı yapanlar, yolda kayıp olmazlar.

MEHMET ŞAN


BABALAR’DA AĞLAR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:17:31 | Görüntüleme : 1708


Dünyadaki güzellikler kadar çirkinliklerde yaygındır.

Her baba kendi çocuğunun kaderidir

Kendisiyle ilgili hayel kurmaz çocuğuna kurar

Yemez evladına yedirir.

Çile çekmeyi kabullenir yavrusuna kıyamaz.

Hayatın her problemine göğüs gerer,dik durur yavrularına gölge olur.

Babaların hayat sevinci çocuklarıdır.

Onların ömürlerinin süresi çocukların hata ve sevaplarıdır.

Çekilen her çilenin sevabını evladının hanesine yazılmasını arzu eder

Baba almadan vermenin diğer adıdır.

Babalar anaların güçlerine güç katan sağlam dayanaktır.

Babaların olmadığı diyarlarda anaların yüzü gülmez.

Babasız bir evlat deniz ortasındaki garip bir kuş gibidir.

Baba dünyanın en sağlam limanıdır.

Gök kubbeden yağan dolu tufan baba varsa gökkuşağı olur.

Babasız bir toplumda gülen yüz azalır.

Analar babaların sayesinde güçlü,üretken ve huzurludur.

Babalar hayatın en çok yorduğu insanlardır.

Çile çekmeyi fedakarlık yapmayı evlatlar için lezzet sayarlar.

Kan kusar,kızılcık şerbeti içtim der

Babaların da bir dayanma gücü var…

Verir, verir, sonunda emeğinin karşılığında vefasız bir çocuk bulursa o zaman babanın yıkıldığını anlar

Babalar ,vefasız evlatlarına ağlar.

Babalar ,arayıp ,sormayan, babasını unutan, evlatlarına ağlar

Babalar ,bin bir türlü çile ile yetiştirdiği evlatlarının kendilerine hayırlı bir evlat olmamasına göz yaşı döker .

Babaları hayat değil,evlat yıkar.

Babaların ömrüne ömür katan evlatlarıdır.

Babalar dua alan evlatları ile coşar.

Babalar vatan sever evlatlarıyla yeşerir, kök salar .

Babalar kul hakkını bilen evlatlarıyla kulluğun farkına varır.

Babalar imanlı evlatlarıyla imanı coşar.

Babalar adam gibi evlatlarıyla guru duyar.

Babaların ağlamaması için evlatların adam gibi olması gerekir.

Babasını ağlatan ömür boyu ağlar.

Baba duası alan iki dünyada mutlu ve huzurlu olur.

Baba , var iken kıymeti bilinmesi gereken altın bir hazinedir.

Babalar , ağlarsa o diyarda herkes ağlar analar …

MEHMET ŞAN


KAYIP EDİLMİŞ BİR NESİL

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:15:30 | Görüntüleme : 1683


Adı konulmamış bir çöküş yaşanıyor

Yeni kuşak nesil, geçmişinden kopuk yetişiyor.

Ana babalar, çocuklar büyüdükçe kaygılanıyorlar.

Laf dinlemeyen, teknolojinin yönettiği bir kuşak geliyor.

Evden çıkmayan, telefonu elinden düşürmeyen konuşması yazışma olan bir nesil…

Yüz yüze değil , mesajlaşarak, farklı bir dil kullanayor

Doğduğunda evde bayram havası oluşturan bu melekler

Büyüdükçe teknolojinin esiri olmaya başladılar.

Her şeylerini ona göre ayarlamaya başlarlar…

Kontrolsüz güç güç değildir.

Bu gidişat iyi yönetilmezse problemler altında ezileceğiz.

Gençlik, kendini geliştirmek için hiçbir adım atmıyor.

Varsa yoksa oyun ve bol zaman kaybı uğraşılar…

Dünün gençliği, doğru yanlış bir idealin peşinden giderken

Okur , araştırır, paylaşır, çekişir ve yaşardı.

Dava uğruna feda edebilecek bir şeyleri vardı.

Ya şimdi…

Kısa yoldan zengin olma,yaşının çok üzeri aşk oyunları ve gönül maceraları

Çocuklarımızın maddi ihtiyaçlarını gidermek yetmiyor.

Manevi ihtiyaçları karşılamazsa, yarınları karanlık ve sıkıntılıdır.

Bir araya gelindiğinde iki cümleyi kuramayan bir nesil

Amaçsız ve gayesiz nereye kadar gidebilir…

Geçmişinden bağlantısız bir gençlik anne ve babaların kara basanlarıdır.

Babaların son zamanlardaki kalp teklemelerinin altındaki en büyük sebeplerden biri evlatların asi ve sorumsuz davranışlarıdır

Büyük lafı dinlemeyen her şeye duyarsız bir nesil ebeveynleri karamsarlığa gitmektedir.

Ülkenin en büyük zenginliği olan gençlerimiz

Dış güçlerin emelleri doğrultusunda yetişmemeli

Onların amacı, bu milletin genetik yapısını bozmaktır.

Onun içinde uyuşuk bahaneci ve vurdumduymaz bir topluluk oluşturmak için tam gaz mücadele veriyorlar.

Babalar annelerle iyi diyaloglar kurmalıdır.

Çocuklar kolay harcanmamalıdır.

Hata yapmalarına fırsat verilmemelidir.

Yalnız bırakılmamalı

İçlerindeki cevher çıkartılmalıdır

Dünyanın bu nesle ihtiyaç olduğu hissettirilmelidir

Bu nesil , kaybedilirse toplum kaybolur

Bir çok değerimiz bir bir elimizden uçup gider

İnsandan daha güçlü bir sermayemiz yoktur

Gençlere insan olmanın erdemi öğretilmeli ve yaşatılmalıdır

Seferberlik ilana edilmeli...ama herkes taşın altın elini koymalıdır

Sorumlukları birilerine yüklemeye çalışmak, kayıp etmeye davetiye çıkarmaktır.

Gelecek de güçlü bir ülke hayali olanlar

Evlerinden başlamalı

Kayıp bir neslin yası tutulmamalı

Üreten , bir nesil için onlara geçmişinde çağ açan büyükler örnek gösterilmelidir.

MEHMET ŞAN


FIRSAT KAÇIYOR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:13:22 | Görüntüleme : 1590


Siyaset hayatımızın merkezinde…

Siyaseti takip ederken, bir çok şeyi kaçırıyoruz.

İlgili ilgisiz hepimiz siyasetle yatıp politika ile kalkıyoruz.

İşimizden başka her işle uğraşmaktan tat alıyoruz.

Bizim memlekette böyledir… Herkes her şeyi bilir.

Her şeyi bilen hiçbir şeyi tam bilmez…

Bakın ramazan ayı bitmek üzere…

Bu ayda nasıl bir iç muhasebe yaptık…

Eksikliklerimizi düzeltmek için nasıl bir çalışma yoluna girdik…

Ramazan ayının getirdiği güzelliklerden ne kadar yararlandık.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin çalışmaları bu aya denk geldi.

Manevi sohbetlerin yerini alması gereken sohbetler siyasete döndü.

Bu ay siyaset konuşulmamalı…

Herkes birbirine güzellikle bakmalı…

Kısır çekişmeleri atıp, insanlığın gereği yapılmalı…

Onbir ay yapılan dedikodu ve çirkinlikler bari bu ay yapılmasın.

Mezarımıza iyilikler gidecek, güzellikler bize şahitlik edecek…

Fanatikliğin hiç kimseye faydası yoktur.

Mantık, hoşgörü ve sevmeyi gerektirmektedir.

Bir yörede sevgi hakimse orada huzur ve gülen yüzlerin sayısı çoktur.

Bu ayın manevi hazzı tadılmalıdır. Yoksa fırsat kaçıyor…

Gelecek ramazanlara kimin garantisi var…

Bu ay yapılması gereken dini, ve toplumsal etkinlikler yapılmalı…

Beraber yaşamın getirdiği kurallara uyulmalıdır.

Ramazan ayı insanlığın ayıdır… Hiç kimse fikrinden dolayı ötekileştirilemez.

Bu ay siyaset değil dua ayıdır.

İnandığın ebedi aleme yatırımın daha karlı olduğu bir zamandır.

Tarihin her döneminde bu ayda savaşlar dahi yapılmamış, bu aya saygı gösterilmiştir.

Öyle ise biz , bu ayda sadece yapıcı bir dil kullanmalıyız

Bu ramazan diğerlerinden farklı olmalı ... Yanlışlıklarımız azalmalı

Bir iri ve diri toplum için gönül birliği sağlanmalı

Seçim, oy, parti ,bunlar birbirimizle kavga sebebimiz olmamalı

Kendimizi işimize odaklarsak ,kendimiz ve çevremiz mutlu olur

Fırsatlar ömürde insana çok az gelir…

Değerlendirilmezse sonuçta pişmanlıklar yerini alır…

Bu ayda bayram bayram gibi kutlanmalı … Gereği yapılmalı …

Sanki son bayram gibi yaşanmalı. Küçükler ve büyükler unutulmamalı

Bak, zaman nasıl geçiyor, ayna şahittir.

Beyazlayan dökülen saç bunun habercisi değil mi?

Uyanmak için daha neyi bekliyorsun

Son pişmanlık fayda vermez.

Bulunduğun zamanı değerlendir,yarının ne getireceği belli değildir.

MEHMET ŞAN


BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 4.8.2014 11:45:25 | Görüntüleme : 1793


Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN


Ekmek İçin Adam

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 4.8.2014 11:42:00 | Görüntüleme : 1650


Bayram ve peşinden seçim

Nasıl geçti bir ay fark edemedik.

Dün başladı bugün bitiyor.

Ramazanın güzelliği ve bayramın coşkusu gönülleri coşturdu.

Bayramdan sonra yoğun bir siyasi gündem bizi bekliyor.

Hepimiz bir şekilde tarafız .

Geleceğimiz bir seçim sonucunda belirlenecek…

Ekmek için Ekmeleddin mi

Yoksa hizmet için Erdoğan mı

Halk kararını vermiş gözüküyor.

Anketler başbakanı önde gösteriyor.

İnsanlar parti gözetmeksizin geleceğin Türkiye’sinin temellerini atacaklar

Kalitesinden zerrece şüphe duyulmayacak bir insan Ekmeleddin Bey

Ancak şaha kalkmış bir ata hızını yönetecek bir jokey gerekir

Türkiye’nin genç nüfusu ile öğündüğü bir dönemde genç bir lider gerekmez mi?

İnsanlar hizmet üretecek insan arıyor

Camiye imam ,kiliseye papaz,sinagog haham aramıyor.

Devleti yönetecek dünyada Türk’ün gücünü gösterecek bir lider arıyor.

Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü insanların yeridir.

Baba güçlü olmalı ki evlatları düzenli,intizamlı ve disiplinli olsun.

2023 Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyada güçlü bir Türkiye isteniyorsa

Duygusallıktan uzak mantıksal kararlar verilmeli.

Partim olsun taştan olsun mantığı geçerli bir tarz değildir.

Ekmek için değil geleceğimize bize katkı sağlayacak adamlar seçilmeli

Ufku açık geçmişi pak adaylar tercih edilmeli.

Bu seçim bir dernek seçimi değil dünyanın kaderine etki edecek bir Cumhurbaşkanı seçimidir

Herkes seçim günü bayram havasında sandığa gitmeli geleceğin Türkiyesin de ben de varım demeli

Sonuç her haliyle baş tacıdır.

Takdir halkın olacaktır.

Seçim bittiği gün her şey bitmeli

Kazana ve kaybeden birlik etrafında birleşmeli.

Bitmeli bu kuru gürültü ve kavgalar

Bu millet artık aş ve iş istiyor

Kavga istemiyor refah istiyor

İnsanlar artık enerjilerini üretmekte harcamalıdır.

Ekmek için adam gibi adam istiyor.

Ekmek güzellikleri artırmalı çirkinlikleri azaltmalı.

Kim gelirse gelsin milletin yüzünde güller açsın..

MEHMET ŞAN


BU MİLLETE BU YAKIŞIR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 4.8.2014 11:39:31 | Görüntüleme : 1661


Misafir perverlik, Türkün icatıdır.

Dünyada nerede bir mazlum varsa Türk gönlünü açar… Acısını paylaşır.

Rengine,diline,dinine bakmaz, insan olması yeter...

Dün İspanyada katledilen Yahudileri de bağrına basan da Türktü…

Afrikada aç kalandan tut, Afganistan’daki depremlere, Pakistan’daki sele necip millet koşarak gider… Fikri zikri ne olursa olsun Bakmaz arkasına, koşar, elindeki son ekmeğini de paylaşır.

İlla ki afatlar mı olması gerekiyor… Asgari müştereklerde buluşmak için Dünyanın gözü bizim üzerimizdedir.

Herkes bizim tökezlememizi bekliyor.

Peygamber duası almış bu millet çökse de baykuşlara gün doğar.

Bu millet dünyanın sigortasıdır.

Arabın dan, Kürtüne,dinlisinden dinsizine,hatta yahudisinin dahi hamisi olmuştur.

Son zamanlarda bize sığınmış, Suriyelilerle ilgili kötü haber okuyoruz.

Misafir bize emanettir. Onlara dukunmak ihanettir. Hata yapanları da medeni bir şekilde ikaz etmek bir erdemdir.

Hiçbir mazeret size sığınanlara kötü davranmayı gerektirmez.

Mazlumun duasını alan bir millet, misafirlerine kötü davranmaz.

Dün Çanakkale de, Kurtuluş Savaşında kaliçiya da yan yana şehit düşmüş nice Suriyeli var.

Bu insanlar bize ecdadımızın emanetidir...

Osmanlıya yanlış yapanlar veballerini ödemiştir.

Zaman dünün yaralarını depreştirme değil, kapatma zamanıdır.

İnsanları yerlerinden yurtlarından kopup gelmesi, onlarda da büyük tramvalar oluşturmuştur.

Misafirlerimize yanlış yapılmasına fırsat verilmemelidir.

Sayılı günler çabuk geçer…

Onların namus ve güvenliği bizim de görevimizdir.

Kardeşlik, insanlık bunu gerekmektedir.

Unutmayan, dün Iraktan gelen peşmergelere nasıl bu millet misafirperverlik yaptı ise ve bugün K.Irakta Türk iş adamları bunun meyvesini alıyorsa yakın bir gelecekte de Suriyeliler ülkelerinde Türkün bu jestlerini unutmayacaktır.

Ey bu milletin gözü tok, alnı açık neferleri…

Hepimiz o kadar doluyuz ki, binbir türlü oyun ve hadiseye şahitiz.

Ama unutmayın, her güzellik bir karanlığın peşinden gelmektedir.

Bu Necip milletin, yüzü gülecek, maddi ve manevi refaha erecek…

Yaşanılan bu problemler de bitecektir.

Ümidimizi yitirmeden, birlik beraberliğimizi zedelemeden bunlarla aşılacaktır.

Manevi duygular güçlendikçe maddi problemler aşılacaktır.

Bu milletin gideceği yer sadece kara topraktır.

Bize, bizden başkasının faydası olmaz.

Basit gündemlerle birbirimizi yemekten vazgeçelim.

Biz bize yakışanı yapalım.

Güzel günler bizi beklemektedir.

Bu toz dumanlı havalar da yerini güzel günlere bırakacaktır.

Dün ne ise bugün de asil millet mazlumun yanında olmaya devam edecektir.

Oyunlara gelmeyecek, yüzleri güldürecektir.
MEHMET ŞAN


Eleştirmeyi Becere Bilmek

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 4.8.2014 11:37:32 | Görüntüleme : 1685


Evde kadın kocasını,

Çocuk babasını,

Öğrenci öğretmenini,

Memur amirini,

Cemaat hocasını,

Vatandaş devletini eleştirmeyi, aşağı çekmeyi marifet saymaya başladı.

Bütün değerlerimiz alt üst oldu.

Hata karşısında tepki vereceğiz ama karşısındaki kişiyi kurumu kırmadan

Herkes yerini ve haddini bilmeli…

Yönetilenler haklarını,

Yönetenlerde hadlerini ve yerlerini bilmeli…

Kimse kimseyi ezmemeli…

Eleştiri güzel ve yapıcı olmalı.

Güzelliklere eleştiri ile ulaşılır.

Hatalar söylenerek giderilir…

Ancak hata yapanında insan olduğu unutulmadan incitmeden düzeltilmeli eksiklikler

Herkesin aynı fikirde olması insanın doğasına aykırı

MHP için AK partinin her yaptığı yanış olmamalı

AK parti MHP’yi yerle bir etmemeli

Türk siyasetinde partiler ne zaman birbirlerine saygı duysalar ekonomi toplumsal refah üst seviyelere çıkmıştır.

CHP sadece yıkıcı bir muhalefet değil yapıcı bir yol bulmalı

AK parti eleştirilere makul ve hoşgörülü cevap vermeli

Bizde eleştiriler yıkma üzerine kurulur…

En çetrefilli konular da en sade mevzular konuşulmalı çözüm üretilmeli.

Eleştiren insanlar tebrik edilmeli…

Senin derdini dertsinmektir, eleştirmek …

İnsan sevdiğini eleştirir ki güzele ulaşsın…

Kamil adam olmanın yolu hakiki dostlarıdır

Hakiki dost da lafı kıvırmadan söyleyendir.

Bizim toplum olarak ,eleştiriyi yeniden tarif etmemiz gerekmekte

Eleştiri, herhangi bir olayın müspet ve menfi yönlerini dostça muhatabına anlatmaktır

Gözden kaçanı göz önüne koymaktır.

Yönetimdekine yardımcı olmaktır.

Bu milleti güzellikleri yaşamaya ihtiyacı var

Herkes elini taşın altına koymalı …

Yapıcı her teklif değer bulmalı…

İktidar muhalefetti, muhalefet iktidarın insani yönünü unutmamalı

Eleştirmek sevmektir ama insancı olursa

Hiçbir şeyin makulünü bulamadığımız gibi

Eleştirmenin de ortasını bulmadık..
MEHMET ŞAN


BAYRAM SİZCE NEDİR

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 yıl, 3 ay önce / 25.7.2014 10:42:50 | Görüntüleme : 1718

Sabrın mükafatıdır bayram

Çekilen manevi fedakarlığın hediyesidir.

Fakir ve fukaranın derdine ortak olmaktır.

Yokluğun ne olduğunu yaşamaktır.

Elindeki nimetin kıymetini bilmektir.

Sahip olunan nimetlere teşekkür edebilmektir.

Her çilenin sonunun güzellik olduğunu görmektir.

Ruhun terbiye edilmesi, iradenin bileylenmesidir.

Açlığın gücünü hissedip tokluğa teşekkür edebilmektir.

Ben duygusundan kurtulup, bizi yaşamaktır.

İnsani yönünün farkına varıp mütavaziliği fark etmektir.

Bu handa yolcu olduğunu fark edip, ne olduğunu hissetmektir.

Tek başına bir hiç olduğumuzu fark edebilmektir, bayram.

Mutluluğun herkeste aynı anda yaşandığı ortamdır.

Dertlerin tasaların unutulduğu, yüzlerin güldüğü andır.

Paylaşmayı becerebilmek, yokluğu gidermektir…

Yalnızların, kimsesizlerin, yetimlerin kimi olabilmektir…

Kinin, öfkenin, her türlü kötülüğün unutulduğu anlardır.

Sevginin zirve yaptığı, herkese bolca dağıtıldığı zamanlardır.

Gözlerdeki ışıltıların etrafa ışık saçtığı etrafı aydınlattığı zamandır.

Yaşlıların evlatlarına kavuştuğu, torunlarını doyasıya kokladığı andır.

Bayram insan olmanın gereğinin yapıldığı ortamlardır.

Huzur olduğu her an bir bayramdır.

İnsanların, yurtlarında hunharca katledilmediği hergün bir bayramdır.

Gözlerini kan bürümüş canilerin kahrolduğu hergün bir bayramdır.

Vatanımıza, milletimize göz dikmiş, hainlerin bittiği, yok olduğu andır.

Bize emanet edilen bu kutsal vatanın korunduğu hergün bayramdır.

Vatansız bir milletin neler yaşadığını hergün görmektedir bu canlar.

Türkün gücünü, inancını yaşayarak göstererek, örnek olmaktır.

Birlik ve beraberliği tesis edip yüreklerin bir atmasıdır.

Bütün insanlığın yüzünün güldüğü gündür.

Kurtla kuzunun kardeş, masumun yüzünün güldüğü gündür bayram.

Bayram, yeryüzünde bir damla kanın akmadığı gündür.

Alemdeki bütün insanların mutlu olduğu gün en büyük bayramdır.

Bir çocuğun babasının elini tutup gözlerindeki ışıltıyı görmektir bayram.

MEHMET ŞAN