......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 321510

TOPLUM PSİKOLOJİSİ VE PİYASALAR!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 6 gün, 36 dakika önce / 21.09.2021 11:40:01 | Görüntüleme : 160

“Süper Vali” olarak halkın taleplerine kulak veren bir devlet görevlisi olarak tarihe geçen, halkın gönlünde taht kuran rahmetli Recep YAZICIOĞLU; "Toplumu ve bürokrasiyi resmen kene gibi kemiren, birçok hastalıklara karşı yıllar öncesinden ikazlarını yapmış durumdadır."

 

            Günümüzdeki ahvalini, toplumun psikolojisini şöyle izah etmişti Sayın Valimiz: "Köşeyi dönmenin dışında değer taşımayan “vahşi kapitalizmi” besleyen; bireycilik, egoizm, gözü dönmüşlük, utanç değil itibar konusudur. Prestij para da, utanç fukaralıktadır." Cümlesi ile günümüz dünyasını özetlemişti.
            Uzun yıllar, ülkemizin ekmeğe, tuza, şekere, elektriğe, yerli milli sanayi girişimlerinden mahrum kalmanın, kendi ayakları üstünde duracak öz kaynaklarına kavuşmasının sancılarının, sıkıntıya düşmenin adımlarını 20-25 yıl öncesinden anlatırken:

"Tanzimatın en büyük kötülüğü, halkın teşebbüs ve insiyatif kabiliyeti yerine bürokrasiyi ikame etmesi, her şeyi devlete ihale ve havale etmesidir." Havalecilik, beleşçilik İhalecilik ve taşeronluk halkta kurtarıcı kültürünü oluşturdu. "
            Değerli kardeşlerim; Birçok olumsuz vaziyetlerin düzeltilmesi için bürokrat ve politikacıların yerinin çok net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ve bu konuda kafa yorarak, çözüm/sonuç odaklı bir yönetim reformunun sil baştan yeniden düzenlenmesi gerektiğini ısrarla ifade etmişti. Hatta merhum Recep Yazıcıoğlu Valimiz bir tartışmada; "Popülizm tuzağında kuşatılmış bir toplumda yetkiye ortak olmak, sorumluluk getireceğinden, tatlı hayal dünyasından kimse uyanmak istememektedir." Şeklinde ifade etmişti.
            Fakat heyhat, DEĞİŞİM çoğu insanın hoşuna gitmese de herkesin kapısını çaldığı ve uykularını kaçırdığı bir zorunluluktur. Yakın zaman da yazmış olduğum" Pandemi  dönemi sonrası eğitim meselesi" gibi "Pandemi sonrası değişimler" hangi seviyede olacak? Yerimizde mi sayacağız ya da umudumuzu artıracak gelişmeler  olacak mı? Sorularına cevabım:
            Ben umutluyum.. Piyasaların ard niyetli birilerince Manipüle edilmeye çalışıldığı, alakasız fiyat artışlarının yapıldığı ve halkın bezdirildiği, neticesinde Büyüme oranlarıyla zıt fahiş zamların halkı sıkıntıya soktuğu bir hengamda, devletin, hükümetin "Aşırı Serbest Piyasaya yerinde müdahalelerle, alım gücüne negatif anlamda etkilediği sıkıntılarla alakalı tespitler ve akabinde  tedavi yöntemleri ile Gelecekten Ümitli olduğumu net ifade edebilirim. Zira kontrollü bir büyüme anlayışı, isabetli yatırımlarla, hem üretim, hem ihracat ve Tabiki işsizliğe neşter vurulacağı hepimizin malumudur. Yeter ki; işi bilenlerle, akılcı, samimi kadrolarla “Bismillah” denilerek yola çıkılsın..


            Sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel  velhasıl her alanda alınacak tedbirlerle, disiplinli bir şekilde hedeflere varılacaktır ve varılması olmazsa olmazımızdır. Bu konuda piyasaların disipline edilmesi ile alakalı Sayın Cumhurbaşkanımızın net mesajları vardır. İnanıyorum ki; İcranın başında olan Milletin adamının, Cumhurun Başkanının ve ekibinin samimi ve yerinde girişimleriyle piyasalar rayına oturacaktır. Müsterih olunsun..
Rabbim birliğimize ve beraberliğimize zeval vermesin. Tüm esnafımızın, her kardeşimizin her günü, bir önceki günden daha hayırlı, sağlıklı, mutlu  geçsin dua ve temennisiyle..
Hürmet ve muhabbetle..       21.09.2021
                                                                       Bağ.Denetçi Mali Müşavir/Yazar

                                                                       Cengiz YILDIZ



Küçük Esnafa, Çiftçiye, Meslek Lisesi Öğrencilerine, Geçici Vergi Beyannamesi, vs. Vergi Kanunlarında Değişiklik Teklifi!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 1 hafta, 2 gün önce / 18.09.2021 10:56:12 | Görüntüleme : 153

Evet yanlış okumadınız.. Vergi Mevzuatımızda Değişiklileri ön gören Kanun Teklifi Meclisin açılmasıyla beraber Meclis gündemine gelecek..

 Kanun Teklifi; Vergi Usul Kanunu, Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisinde bir takım değişiklikleri içeren bir teklif..

Peki, nedir bu Kanun Teklifinin İçeriği? Piyasaların içinde olan bir Mali Danışman olarak sizlerle paylaşmak isterim:

Türkiye ölçeğinde yaklaşık 900000 (dokuzyüzbin) Küçük Esnafımızı alakadar eden önemli düzenlemeler…

CİROSU 240 BİN TL’nin Altında Kalan ESNAF VERGİDEN MUAF TUTULACAK

ÇİFTÇİDEN ŞİMDİYE KADAR YAPILAN TARIMSAL DESTEKLERDEN VERGİ KESİNTİSİ YAPILIYORDU.

BU KANUN TEKLİFİ VE VERGİ DÜZENLEMESİ İLE ARTIK Tarımsal Desteklerden Vergi Kesintisi Yapılmayacak.. Hayırlı olsun

INTERNET üzerinden para kazanan YouTuber’lere vergi kolaylığı getirilerek, yayınlamış oldukları videolar üzerinden Vergi Mükellefiyeti ve Defter Tutma zorunluluğu gelecek düzenleme ile sadece Vergi Mükellefiyeti olacak ve bankadan kendilerine yatan Paradan yapılacak STOPAJ KESİNTİSİ ile yetinilecektir Yani Defter Tutma zorunluluğu ortadan kalkmış olacak..

MESLEK LİSESİ STAJYERLERİNİN İŞVEREN üzerindeki Yükü Tamamen kalkıyor. Şöyle ki;

Malumunuz Meslek liselerine ara elemana teşvik edilmesi uygulamasında sanat okullarında okuyanlar, iş yerlerinde staj yapıyor ve 767 TL ücret ödeniyordu. Bunun 1/3 ünü işveren karşılıyordu. Şimdi İşverenin ödediği 1/3 lük kısmını da tamamen Devlet İşverene Destek açısından üstlenmiş oluyor..

Bu tutar yani 767 TL 1000 TL ya çıkartılıp tamamının Devlet tarafından ödenmesi öngörülmektedir. Hayırlı olsun..

Şahsen yıllardır Bir Mali Müşavir / Bağımsız Denetçi olarak eleştirdiğim ve mutlaka bu konuda bir düzenleme yapılması şarttır dediğim “Geçici Vergi Beyannamelerinin 4 kez verilmesi yanı her üç ayda bir verilmesi düzenlemesi” Düşünülen teklifle 3 Kez verme şekline dönüşmüş olmaktadır.

 

Tüm kesimlere yukarıda arz edilen Kanun Teklifinin Tabiki varsa eklenecek, çıkartılacak durumlar, önerilerde dikkate alınarak komisyonlarda tartışılıp Meclise gelecek ve Kamuoyu ile paylaşılacaktır. Şimdiden düzenlemelerin muhataplarına hayırlar getirmesini canı gönülden temenni ediyorum.

Hürmet ve Selamlarımla,                             18.09.2021

 

                                                                                                                             Cengiz YILDIZ

                                                                                                                             Mali Müşavir/Bağımsız Denetçi



EĞİTİMDE PANDEMİ GÜNDEMİ ORTADAN KALKIYOR ÇOK ŞÜKÜR!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 1 hafta, 5 gün önce / 14.09.2021 12:26:27 | Görüntüleme : 179

2020 Yılının başlarından beri dünyanın, memleketimizin, insanımızın her şeyini esir alan bir küresel salgın ve Pandemi gündemi..

 Halen okullar açılsın mı açılmasın mı? Gibi tartışmaların halen göbeğindeyiz.  Yazık! Ve çok üzülüyorum. Bir an önce işimize, gücümüze bakmamız gerektiğini düşünenlerdenim.

Elbette sağlık önemlidir.. Fakat hakikaten artık okullarımıza, geleceğimizi inşa edecek evlatlarımıza sanki hiç Pandemi süreci olmayacakmış gibi, her türlü tedbiri alarak devam etmemiz gerekmez mi? Ki Milli Eğitim Bakanlığı tüm birimleriyle samimiyeti ile ilk günkü aşkla başlamış bile..

Zihin okumalarla, gelecekte şöyle olacak, böyle olacak diyerek topluma korku pompalamakla bir neslin heba olunmasına hep beraber dur! Dememiz gerekmektedir. Koşullar olumsuz olursa zaten, devletin ortak aklı gereğini yapacaktır, bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın.

YAPILMASI GEREKENLER!

-          Mutlaka büyük bir badireden, psikolojik travmadan çıkan evlatlarımızın güçlü ve normalleşmenin de ötesinde hak edilen bir seviyeye gelmeleri için mutlaka ama mutlaka Eğitim ve Öğretim camiasının yani “Öğretmenlerimizin de” bir eğitime tabi tutulmalarını öneriyorum.

-          Öğretmenlerimiz asli işlerine, mesleklerine odaklanıp, mevcut şartlarla, geleceği belirleyecek nesillere daha maksimum faydayı sağlarız? Duygu ve düşüncesiyle kendilerini mesleklerine tam konsantre etmeleri elzemdir.

-          Sosyal medya vb.. bilgi kirliliğinden çıkıp, kaybolan vakitleri öğrencilerimizin lehine ve Büyük, müreffeh Türkiye’mizin çıtasını yukarılara nasıl yükseltiriz? Derdiyle dertlenecek bir bakış açısına, gayretine, çalışmalarına veliler, öğrenciler ve toplumun her kesiminin beklentisi vardır..

Sözün özeti; artık kısır çekişmelerden, kuru laf kalabalığından, yukarıda arz ettiğim üzere anlamsız bilgi kirliliklerinden, algılardan sıyrılıp, herkesin üzerine düşeni yapması gereken bir döneme, zaman dilimine girdik.

Lütfen, “Yok aşı kısırlık yapıyormuş, yok şunu yapıyormuş vb..” ispatı olmayan, nesillerimize, geleceğimize zarar verecek “Düşünce kısırlığı” oluşturacak atmosferden, tartışmalardan şiddetle kaçınmamız gerektiği görüşündeyim.

Biz küresel bir salgın olan AŞI nın aşı olanlar ve olmayanların tartışmasıyla geçirecek kadar vaktimiz olmadığını ifade etmek isterim.

Lütfen, Türkiye’mizin geleceği olan çocuklarımızı düşünüyorsak, çocuklarımızı ihmal etmemek, onları kaybetmemek adına hep beraber aklı selimle, ortak akılla 2021-2022 Eğitim ve Öğretim yılının ve nice yılların, hayırlara ve başarılara dönüşmesi için “Bismillah” deyip çalışmalara her zamankinden daha bir gayretle, azimle başlayalım..

Daha ne bekliyoruz?.. Hürmet ve Muhabbetle..    14.09.2021

                                                                                                             B.Denetçi Mali Müşavir/Eğitimci

                                                                                                             Cengiz YILDIZ



REEL EKONOMİDE, PİYASALARDA GÖRÜNTÜ!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 1 ay, 6 gün önce / 24.08.2021 12:11:41 | Görüntüleme : 323

Öncelikle reel ekonominin ne olduğunu anlatmamız lazım. Zira hep ekonomi, finans, maliye kurmayları, uzmanları bir “Reel Ekonomi” tutturmuşlar gidiyorlar. Peki, nedir Reel Ekonomi?

 Türkiye’mizin ekonomisinde;  tarım, sanayi ve hizmetler ana sektörlerinde üretici ve tüketici konumundaki bireylerin tümünü temsil eden kesimdir. Bu kesimin gerçekleştirdiği tasarruflar finansal kesim tarafından toplanır ve tekrar reel kesime kullandırılır.

Hükümet bu kesimlere hangi hususlarda, başlıklarda yardımcı oluyor?

Görebildiğim kadarıyla hükümet, üretimim, yatırım, istihdam ve ihracatı desteklemek adına yakın zamanda KGF yani Kamu Garanti Fonu destekli üç yeni mekanizmayı başlatacağını resmen açıkladı. Bunu şahsım Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’dan İş dünyasıyla buluşmasındaki konuşmasından duydum.

Amacı; ÜRETİCİLERİN üzerindeki yükü azaltmak…

·         Öncelikle likidite sıkıntısı çeken küçük ölçekli firmalara, ilave istihdam ettikleri her bir kişi için KGF teminatı ile desteklemek, İMALATA üretime dayalı KOBİ’lerin dış piyasalara açılmasını teşvik etmek

·         Yine konuşmasından anladığım ve çıkardığım; Herhangi bir salgının olumsuz bir katkısı olmazsa;  2021 yılı büyüme rakamının %8 lerde olacağı,

·         2021 yılının İHRACAT performansının, hızla düşen altın ithalatı ve turizm gelirleri ile birlikte artış sağladığı,

·         BÜTÇE AÇIĞI oranın geçen yılı yani 2020 yılına göre normalleşmeye girilmesiyle birlikte 2021 yılının Temmuz 2021 dahil % 44 oranında düşüş kaydettiği,

·         Yurtiçi BORÇLANMANIN vadesinin 34 aydan 52 aya yükseldiği,

Özetle; bu STRATEJİLERLE Faiz yükünün azaltılıp, BÜTÇEDE ALAN OLUŞTURUP ihtiyaç olan yerlerde verimli ve yerinde kullanılmasıdır.

 

NOT: Bir sonraki yazım hakikaten önem arz ettiğini düşünüyorum.

Kısa vadeli borçların son hali nedir? Risk seviyeleri nitelikli ve gerçekçi mi? Şimdiye kadar Ekonomik veriler, Merkez Bankası borç istatistikleri uluslararası istatistiklere uygun halde miydi? Vs. konularına değineceğim…  Kalın sağlıcakla.  24.08.2021

                                                                      Bağımsız Denetçi Mali Müşavir

                                                                      Cengiz YILDIZ



YETER Kİ TAYYİP GİTSİN HA!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 1 ay, 2 hafta önce / 11.08.2021 09:38:50 | Görüntüleme : 423

Birileri kendi söylediklerine, yaptıklarına inanın ki inanmadıkları, inandırıcıda bulmadıkları halde ha bire “Tayyip gitsin, Tayyip gitsin” şeklinde koro halinde bir nakarat tutturmuşlar.. Peki, tutturmuşlarda nasıl yapacaklarını sorduğumuzda…

 Hiç önemli değil yeter ki gitsin… Sonrasına bir bakarız şeklinde, acayip, neresinden tutarsanız elinizde kalacak cevaplarla karşımıza dikiliveriyorlar..

Birileri mevcut Cumhur’un, milletin her iki kişiden birisinin kendi hür iradesiyle seçtiği Cumhurbaşkanını nasıl göndeririz? Sorularına cevapları medya kanalıyla vermiş.. Kim mi? Yakinen herkesin saçma sapan yaklaşımlarıyla, 180 derece dönüşüyle yakinen tanıdığı, menfi zihniyetin temsilcisi konumunda olan “Can Ataklı”..

Şöyle demiş Can Ataklı;

“Deprem olsun, büyük yangınlar çıksın, sel felaketleri yaşansın, yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin” diye yırtınırcasına videoda, herkesin hayretler içerisinde izlediği, dinlediği felaket tellallığı yapan sözde gazeteci..

Peki bu bakış açısı ile mi, bu gayri milli zihniyetle mi bunlar, benzeri düşünenler Tayyip sonrasının Türkiye’sini güçlü kılacaklar.. Asla!

Bu malum zihniyet mi aziz milletin, aziz Vatanın güçlü olmasını temenni edecekler.. Asla!

Fondan beslenerek, halkı yalan yanlış haberlerle besleyenler mi? Türkiye’mizi güçlü kılacaklar.. Asla!

Darbe çığırtkanlığı yapanlar mı?, aziz milletin asli unsurlarına, çalışanlarına, esnafına, öğretmenine tahkirimsi, aşağılayıcı ifade kullananlar mı? Güçlü kılacaklar Türkiye’yi.. Asla!

Özetle; ben bu necip ve asil milletin sağduyusuna güveniyorum ve diyorum ki;

 “Tarihine, dinine, ecdadına layık vatan evlatlarından ol!”,

“Bizleri Türk,  Kürt, Çerkez, Arap , Laz vs gibi etnik gruplara bölüştürüp bizi bize kırdıracaklara karşı sakın oyuna gelme ve gaflete düşme! Ki düşmeyeceğine kalben inanıyorum.

“Biz bu oyunları önceden gördük, bozduk ve bozmaya hep beraber devam edeceğiz.” Vesselam..

Hürmet ve muhabbetle 10.08.2021

Cengiz YILDIZ

 



ORMAN YANGINLARI VE ÇOK YÖNLÜ MÜCADELE!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 1 ay, 3 hafta önce / 03.08.2021 11:01:23 | Görüntüleme : 319

Öncelikle Türkiye'mizin dört bir tarafında 132 küsur noktada genel itibariyle bilinçli bir şekilde aynı anda düğmeye basılan ve hem İnsanımızı, hem nefesimizi hem de milyarlarca canlıların canlı varlığımızı yok edilmesine yönelik yangınlarımızda vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralı kardeşlerimize ve zarar görenlere de Rabbimden şifalar ve geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorum.


   Birileri sanki bu memlekette bu felaketlerden Orman yangınlarından, Pandemi sürecinden, yurtdışı saldırılarından, terör saldırılarından medet umarcasına memnuniyet duyuyorlar.. Ben bu tip zihniyete sahip olanları kınıyor ve lanetliyorum..
   Yine birileri ortalama 20 yıldır iktidarda olan şu anda Cumhurbaşkanı makamında olan AK Parti'nin Genel Başkanlığında bulunan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan rahatsızlık duyuyorlar.
Onun yönetimini beğenmemiş olabilirsiniz, fakat sonuçta Sayın Recep Tayyip Erdoğan yolda geçen iki kişiden birinin oyunu alarak Cumhurbaşkanlığı'na gelmiş, sandıklarda milletimizin iradesi ile iktidarı istikrarlı şekilde sürdüren başarılı bir liderdir.  Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz o sizin bileceğiniz iş!   Fakat, bunun ciğerimiz, nefesimiz olan ORMANLARI YAKARAK, sözüm ona gazetecilikte yerlerde sürünen birinin yaptığı beddualarla, hedef göstermelerle, seçilmiş bir partinin başkanının nasıl alaşağı edileceği fikrini, mide krampları geçirtircesine fikirler! Sunarak, gayri meşru yöntemlerle koltuktan düşürmeye çalışırsanız bu AZİZ MİLLETİ KARŞINIZDA BULURSUNUZ.
   Devleti Yönetenleri, İktidarın bakanlıklarını işin başında görüyoruz.. Allah onlardan razı olsun. Tarım Orman Bakanlığı'nda, bütün çalışanlarından, belediyelerden samimiyetle uyum içerisinde yardımlaşan bakanlıklarda, kurum ve kuruluşlardan ve tabii ki bu hükümetin başı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a müteşekkiriz.. 130 küsür yerde olan yangınların %95 küsurunu atlatmış ve kontrol altına almışlardır.
   Özellikle birileri  bilinçli şekilde Turizm beldelerini hedef alıyor ve devasa yangınlar çıkartarak güya 2023'e doğru giderken hükümeti zor duruma düşürmeye çalıştıklarını düşünmektedirler.. İnanın yanılıyorlar. Bu aziz Millet her şeyi görüyor, çünkü bu yapmış oldukları zalimane katliamlar, hükümeti zayıf düşürmüyor, bilakis daha da güçlendiriyor ama  farkında bile değiller..
   Bu millet Devleti ile hükümeti ile askeri ile samimi çalışan her bir kamu görevlisi ile iç içedir.       Devlet halkının emrinde, halk Devleti'nin emrinde teşekkür ediyoruz.
   Birileri terör örgütleri ya da PKK denildiği zaman nedense rahatsız oluyorlar.. Ülkemizi kasıp kavuran yangın felaketini kendi siyasi emelleri amaçları doğrultusunda değerlendirmek adına "yangın felaketleri"  üzerinden Siyaset devşirmeye çalışıyorlar.
   Yangınla mücadelenin ağırlığını düşürmek adına devamlı anlamsız yersiz ve mesnetsiz suçlamalar da bulunuyorlar ve bu millet bunu seyrediyor ve hakikaten acı acı gülüyor..
   Birileri 15 Temmuz fetö darbe girişimine "kontrollü darbe" diyecek, birileri yangına "kontrollü yangın" diyecekler.. Vallahi yazık! Kalbimiz canımız yanıyor, birileri ise bu felaketlere yangınlara körükle gidiyor, kılıçtan keskin bir dil kullanıyorlar.
   Orman yangınlarında canla başla mücadele eden kahraman ormancılarımıza, bakanımıza devamlı habire laf yetiştirmeye çalışıyorlar.. Yahu! bir damla suda Siz taşıyın da, bu milletin evladı olduğunuza samimi yerli ve milli olduğunuza dair kanaatimiz oluşsun.. Yazıklar olsun!
   Milli Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada 400'den fazla askerin 3 insansız hava aracı (İHA) 4 helikopter, 2 çıkarma gemisi 50'den fazla itfaiye arazöz ve iş makinesi ile görev yaptığını ifade etmişlerdir, teşekkür ediyoruz.
   Hülasası; Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile "Zarar gören yerler, yakılan yerler Allah'ın izniyle tekrar yeşillendirilecek, imara açılmayacak, zarar gören esnafımızın, insanımızın zararları giderilecektir."
   En önemlisi bu konular üzerinden, yani yangın felaketini fırsat bilerek ülkemizin çimentosu olan kardeşliği, hassaten Türk-Kürt kardeşliğini Hedef alabilecek kadar alçalmışlardır.. Ha, buradan bir ekmek çıkmayacağını ifade etmek isterim.
   Hakikaten her daim feraseti ile basireti ile sağduyusu ile gereğini yapan Aziz milletimiz vicdanında en güzel şekilde bu süreci değerlendirecektir.
   Hürmet ve muhabbetle.   TEKRAR GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE'M                                                03.08.2021                                                                                                                           CENGİZ YILDIZ



PANDEMİ YASAKLARININ KALKMASIYLA NORMALLEŞME! CUMHUR VE MİLLET İTTİFAKI PAYDAŞLARI NE YAPIYOR?

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 2 ay, 3 hafta önce / 06.07.2021 14:29:49 | Görüntüleme : 467


Pandemi yasaklarının kalkmasıyla beraber, her sahada bir canlılık ve hareketlilik olduğu görülmektedir. İnşallah küresel bir salgın olan bu belayı tamamen atlatıp, önümüze daha net bir şekilde bakabilme imkânı elde ederiz duası ve temennimi de belirtmek isterim.

 PANDEMİ YASAKLARININ KALKMASIYLA NORMALLEŞME!

CUMHUR VE MİLLET İTTİFAKI PAYDAŞLARI NE YAPIYOR?

Pandemi yasaklarının kalkmasıyla beraber, her sahada bir canlılık ve hareketlilik olduğu görülmektedir. İnşallah küresel bir salgın olan bu belayı tamamen atlatıp, önümüze daha net bir şekilde bakabilme imkânı elde ederiz duası ve temennimi de belirtmek isterim.

Piyasalarda, esnafta ve vatandaşlarımızın bunalmış ve sıkılmış haleti ruhiyeler  ile beraber kendilerini çarşıya, pikniğe, komşuya vs.. bırakmaları bir oldu.

Peki sadece vatandaşta, esnafta mı bu heyecan ve bu psikolojik durumlar.. Hayır! Siyasetçilerimizde planlamalarını, programlarını yaparak artık sahalarda boy göstermeye başladılar bile.. Kimi partilerin temsilcileri hiç sahadan eksilmezken, kimileri kısmen Pandemi vs. sebeplerle erteleye durdukları iletişimi, muhabbeti normalleşme ile beraber kapatmaya başladılar bile..

Bize de kolay gelsin! Demek düşer.

Bazı siyasetçilerimizin taraftarları, temsilcileri zaman zaman tarafıma “Ne zaman seçim olacak? Erken seçim var mı? Gibi soruları yöneltiyorlar.. Tv, radyo vs. tüm iletişim araçlarında tartışmalarının olduğu gibi..

Hassaten siyasette muhalefet kanadı, erken seçim konusunu gündemde tutmaya çalışıyorlar, Cumhur ittifakının seçimin 23 Haziran 2023 tarihinde yani tam zamanında olacağını ısrarla belirtmesine rağmen.

Peki, gerçekten muhalefet kanadı, millet ittifakı bir erken seçim olması halinde buna hazır mı? İyi parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener sahalarda esnafla konuşmaya çalışıyor, çarşı Pazar geziyor (şahsen güzel bir aktivite) fakat zaman zaman sıkıntılı anlar yaşasa da… Önceden kurgulanmış bir takım sohbetlerin gerçekleştiği sosyal medyada, kitle iletişim araçlarında canlı yayınlansa da.. Takdir ve teveccüh elbette ki aziz milletindir. Zira her söylenilen, yaşanılan halkın huzurunda olumlu olumsuz puan almaya devam ediyor..

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin Genel Başkanı.. Gittiği salon toplantılarında Ak Partinin Sayın Genel Başkanı  üzerinden yıkıcı, kendince yıpratıcı, alt tarafı tam olarak doldurulamayan, izaha muhtaç bir takım argümanlarla siyaset yapmaya çalışıyor.. Her ne kadar iddialarının çoğu çürütülse de.. İddiaların mesnetleri olmasa da, ilgililer tarafından reddedilip gerçek tarafı kamu oyu ile her gün, her hafta paylaşılsa da..

Muhalefetin oy tablolarına baktığımız zaman…  Anketleri izliyorum da; öyle ahım şahım bir olumlu yönde yukarıya seyreden bir oy tablosunun millet ittifakı cenahında olmadığını müşahede etmiş bulunmaktayım. Ama her ne hikmetse “Erken Seçim” isteniyor. İlginç!

CHP yönetimi bazen örtüsüz bazen de örtülü HDP ile ittifak halinde olduğunu , aralarındaki pürüzleri kapatmaya çalışılsa da halkımız her şeyi görmekte.. Millet ittifakı paydaşlarının bu konuda işlerinin zor olduğunu söylemek isterim.

Cumhur ittifakı paydaşları, unsurları olan Ak Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi uyum içinde şimdi den hem kalbi, hem akli, sahada ve masada beraber olduklarını her platformda dile getirmektedirler.

Elbette bu uyum siyasette büyük bir avantaj ve sinerji oluşturmakta..

İktidarı 19 yıldır sırtını dayadığı milletinden aldığı güçle ve destekle kimseye bırakmayan Ak Parti siyasi faaliyetlerini, kesintiye uğratmaksızın, yatırımlarıyla, projeleriyle takviye ediyor, bir açılıştan bir açılışa başında Kurucu lider, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde gerçekleştirmeye ve yaptıklarını paylaşmaya devam etmektedir.

Yine mevcut Ak Parti iktidarı; 2023 seçimlerine yakın zamanda yapılan ve bitirilen kongrelerle, yeni sıcak kan değişimi ile 2023 seçimlerine götürecek kadrolarla beraber, planlı programlı sahalardan mümkün mertebe uzak durmamaya çalışmaktadırlar. Pandemi zaman zaman duraklatmış olsa da temel atmalar, açılış törenleri, tesisler hiç aksatılmadan devam ettiği tarafımızca, milletçe görülmektedir.  

Taş üstüne taş koyan, milletin ülkenin lehine olan tüm girişimlerde, yatırımlarda taş koymayan, köstek olmayan herkesten Allah razı olsun.. Müteşekkiriz, minnettarız..

Hülasa;

·         Normalleşme sürece halkımıza hayırlı olsun.. Rabbim tüm sektörlerin, üreticisinden, hizmet sektörüne, ticaret erbabına, gencinden yaşlısına, memurundan en üst amirine, öğrencisinden, öğretim üyelerine kadar herkesin Rabbim yar ve yardımcısı olsun.

·         Erken seçim isteyenlere gelince yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım gibi şu an itibariyle seçimlere en hazırlıklı olan ittifakın Cumhur İttifakı olduğu aşikar..

·         İnşallah Cumhur İttifakı paydaşları başta Ak Parti olmak üzere halkın öteden beri gönüllere dokunduğu samimiyeti daha da artırarak, kalplerde yer almayı oralarda tahta kurmayı nasip eylesin.

·         Ekonomik açıdan sıkıntıya giren tüm sektörlere şimdiye kadar iyi niyetli yaptığı katkıları daha da artırarak, tabiri caizse kesenin ağzını, bütçeyi halkın lehine olmak kaydıyla açmasını, onları anlamasını ve tüm kesimlere hem maddi hem de manevi anlamda bir gönül köprüsü kurarak, istikrarı, eksiklikleri aksaklıkları, öz eleştirileri de dikkate alarak devam ettirmesini nasip eylesin.

Ak Parti tüm teşkilatı ile sahalarda.. İttifak unsurları MHP ve BBP ile birlikte..

Peki, muhalefet kanadı bu durumda ne yapıyor? Lütfen somut olmayan, araştırılmadan, kaynakları tetkik edilmeden soyut ifadelerle sırf muhalefet olsun diye “çamur at izi kalsın”, “ters algı” yöntemleriyle propaganda yapmasın..

Hoş olmuyor, şık durmuyor..

Şunu bilelim ki; hepimiz aynı gemideyiz, muhalefetten beklentimiz;  millet, ülke menfaatine yapılan her yatırımda aynı heyecanın yaşanılmasıdır, destek olunmasıdır..

Kalın sağlıcakla,                                                                                                                  06.07.2021

                                                                                                                Cengiz YILDIZ



LİDER, FERASET VE BASİRET SAHİBİDİR..

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 3 ay, 2 hafta önce / 15.06.2021 11:11:49 | Görüntüleme : 565

Evet, Lider; feraset ve basiretle öteleri görebilen, büyük düşünebilen, doğru zaman ve zeminde doğru kararlar alabilen, milletinin istiklal ve İstikbal mücadelesinde yanlışa düşmemek adına canla başla kalben, aşkla yanan, dertli olan, hizmet edebilmek adına 7/24 gece gündüz çalışan demektir.

 

            Bugün dünyanın hiçbir Ülkesi bugün itibariyle yani 14 Haziran'da yani  az sonra bu satırların yazıldığı esnada görüşmelerin yapıldığı Amerika Birleşik Devletleri dâhil olmak üzere hiçbir ülkede 3 sondaj gemisine sahip olmadığını rahatlıkla ifade edebilirim.

            Bugün bu köşemde ihalardan, sihalardan, terörle mücadeleden, salgın hastalık olan Covid-19 ile olan başarılı mücadelelerden vb.… söz etmeyeceğim. O alanlardaki samimi mücadele ve başarıyı hep beraber görüyoruz.

            Bugün ENERJİ alanındaki başarıdan söz edeceğim. Zira ekonominin bel kemiği ve en önemli kalem olduğunu hepimiz biliyoruz..

            Türkiye son zamanlarda almış olduğu yerinde kararlarla, hakikaten bölgesinde enerji üssü olarak çok büyük bir güzel sahip olmuştur. Emeği geçenlerden Allah razı olsun.

            Yukarıda arz ettiğim üzere Sayın Cumhurbaşkanımız; liderlik vasfına sahip olmayan birisi olmuş olsaydı, inanın şu andaki savunma sanayi dahil enerji Dünyası dahil terörle mücadele dahil, iç ve dış politikadaki bağımsız ve özgüvenli duruş olmayacağı gibi, bir çok konuda başarılı olunamazdı..

              Düşünelim uzun yıllar, uzun zamanlar, yabancı şirketler güzelim Anadolu topraklarına yani Türkiye'mize gelip kıyılarımızda “Petrol yoktur” diyerek kapatıp gitmişlerdi. Şu malumatı vermek isterim.  “Petrol Yok” diyerek kapattıkları Üç kuyudan, günde 7 bine (6800 varil) yakın ürün elde edilmektedir. Rabbim bereketli kılsın..

            Bugün Türkiye’de enerji sektöründe bir devrim yaşandı ise inanın bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve değerli ekibine borçlu olduğumuzu kalben, samimiyetle söyleyebilirim. 

            Hatırlayacak olursak; 2012 lerde, Doğalgaz ve petrol aramalarında maalesef göbeğimiz ABD’den kiralanan gemilere bağlı olan o arama şirketlerine mahkûmdu. Artık ne yapacaksak kendimiz yapalım denildiği anda;

1-        İlk gemimiz (2012) 130 milyon dolara Barbaros Hayrettin Paşa sismik arama gemisi

2-        Aynı yılda Oruç Reis sismik araştırma gemisi yapılıp 2015 te tamamlandı

3-        2017 yılında Fatih sondaj gemisi

4-        2018 yılında Yavuz sondaj gemisi

5-        2020 yılında Kanuni sondaj gemisi

6-        2021 yılında Türkiye’de ilk sıvılaştırılmış doğalgaz LNG gemisi Ertuğrul gemisi

            Türkiye’miz kendi imkânlarının farkına varmış, yeraltı ve üstü zenginlikleri keşfetmiştir. Keşfetmeye ve milletin emrine sunmak üzere hiç durmaksızın devam ettiğini iftiharla ve takdirle takip ediyoruz. 

            2020 Temmuz ayında hatırlayacak olursak, 405 milyar metreküp DOĞALGAZ rezerv bulunmuş yakın zamanda ilaveten 135 milyar metreküp Doğalgazla beraber rezerv toplamının 540 milyar metreküp olduğunu hep beraber gördük ve şahit olduk. 

            Bölgede çalışmalar aralıksız devam ediyor olup, söz konusu rezerv ile ortalama 10-12 yılın ihtiyacı karşılanmış bulunmaktadır. 

            2022 yılında biiznillah doğalgaz fiyatlarında önem arz edecek kadar düşüşler yaşanacağını hep beraber göreceğiz. 

            Özetle; Petrol ve Doğal Gaz bütçemize ağır bir yük. Fakat yukarıda arz ettiğim üzere; bulunan ve daha bulunacak nice yeraltı yerüstü zenginliklerimiz, hassaten petrol/doğalgaz kaynaklarımızla, ortalama yıllık 40 milyar dolarlık doğalgaz/petrol yükünü azaltacağı gibi, cari açık sıkıntısını da yok edeceğine inancım tamdır.

            Hattaki kurdan kaynaklanan sıkıntıyı, tehditide bertaraf edecektir. 

            Yapmamız gereken Türkiye’nin kaptanına ve samimi devlet büyüklerine güven ve yapıcı katkılarla yerli ve milli olan her projeye tam destek olmaktır. Az sabır… 

Hürmet ve selamla,     14.06.2021

                                                                                              Cengiz YILDIZ

                                                                                                                              BD/Mali Müşavir



BÜYÜK VE MÜREFFEF TÜRKİYE’NİN AYAK SESLERİ!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 ay, 5 gün önce / 02.06.2021 10:37:49 | Görüntüleme : 499

Evet, bugün sizlerle hem mali disiplinden taviz vermeden bütçeden Yapılan harcamalar, hem de küresel bir salgın olan Covid- 19'un ekonomiye dolayısı ile esnafa ve kesimlere vermiş olduğu dolaylı dolaysız olumsuzlukları paylaşacağım.

 

            Bir taraftan da tüm dünya ülkelerinin ekonomisinin küçülmesine sebebiyet veren #covid-19 un zararlarını konuşurken, bir yandan da, Kendini yeniden toparlayabilme becerisini gösteren Türkiye'yi ve onu yöneten hükümetin başkanını ve kurmay heyetini yazacağım.

            Elbette ki; merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri çok ehemmiyet arz etmektedir. Zira mali disipline önem vermeden har vurup harman savuran yapılan tüm harcamalar; inanın yüksek lisans tezini bu konuda yani “Bütçe” konusunda yapan bir mali müşavir ve denetmen bir kardeşiniz olarak hem fazla faiz yükü hem de enflasyon artışı sağladığını tarih boyunca tarih boyunca hep şahit olmuşuzdur. 

            Hatırlarsanız; #covid-19 denen küresel salgın geçen yılın başlarında başlamıştır. Şubat-mart aylarında ve bu salgının getirdiği ağır yük, tüm dünya ülkelerinde hem bir ekonomik durgunluğa sebebiyet vermiş ve akabinde ekonomik küçülmeleri de beraberinde getirmişti.

            Küçük esnaflar sıkıntıya girmiş, büyük büyük firmalar riski azaltmak adına konkordato ilan etmişti. 

 Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı ve icranın başı olması hasebiyle sorumluluğu gereği, kurmayları ile istişareler yapmış ve almış oldukları isabetli kararlarla, ekonomi hızlıca toparlanma sağlanmış, (Üretimi ara verilmeden, istihdamda kontrolün sağlanarak işsizliğe mahal bırakmadan, ülkenin güvenliğini korumada ödün vermeden, yatırımları kesintiye uğratmadan vs..)  bu konuda da başarılı olmuş ender ülkelerden biri olma sıfatını hak etmiştir.

            Sizleri çok teknik detaya boğmadan bazı verilerle konunun içeriğini desteklemek istiyorum. Örneğin; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2020 yılındaki BÜTÇE GİDERLERİ 394 Milyar TL iken 2020 yılında Aynı tarih itibariyle yani Nisan sonu itibariyle 4 aylık süreçte 432 milyar TL ya yani ortalama yüzde onluk bir artışla, 

4 aylık sürenin sonunda; BÜTÇE GELİRLERİ 2020'nin nisan ayı sonu itibarıyla 321 milyar iken 438 milyar liraya yükselmiştir Yani %30,7'lik bir artış hakikaten diriler ortalama %40 a yakın bir artış sağlamış. Ben şahsen gelir ve giderler ile yakından ilgilenen bir uzman olarak tebrik ediyorum.

            Yeter mi derseniz? Elbette ki yetmez. Fakat bu süreçte de takdir etmek taraflı tarafsız herkesin yapması gereken bir duruş olsa gerek...

            Peki, ne demek istiyorsunuz? Bakınız değerli okuyucularım; 2020 Nisan sonu itibariyle ortalama 73 milyar Türk Lirası bütçe açığı verilirken bu Pandemi sürecine rağmen kendini toparlayan güçlü ve ayakları üzerinde durmayı başarabilen Türkiye’miz Nisan 2021 sonu itibari ile 6 MİLYAR KÜSUR BÜTÇE FAZLASI verebilme başarısını göstermiştir… Bu başarıyı takdir etmeyelim mi? Birileri bardağın hep boş tarafından % 10 kısmından yaklaşırken, bu kadar badireye, küresel anlamda sıkıntılara rağmen başarıyı yakalamış bir ülkeyi ve yönetim anlayışını alkışlamayalım mı? El insaf!

            Reel piyasa sektörünün devletin kredi, teşvik, destekler ile ayakta tutulması,

İstihdam, işsizlik konusunun kontrol edilmesi ki bu hususta ÜRETİMİN durdurulmadan devam ettirilmesiyle sağlanmıştır. 

            Devlet kamu hizmetleri yapabilmek adına sizlerde takdir edeceksiniz ki; vergi toplaması lazım.. Bu hususta da yaptığı düzenlemelerle Mali disipline ve merkezi yönetimin elini güçlendirmesine vesile olmuştur. 

            Özetle; mevcut yönetim anlayışı KISA VADELİ, KISIR DÖNGÜLÜ, GÜNÜ KURTARAN DEĞİL, mevcut şartları dikkate alan, istiklal ve istikbal mücadelesinde, ülkemizi dört bir taraftan zor duruma düşürecek olanlarla da mali disiplinden asla taviz vermeden harcamaları kontrollü ve yerinde yaparak, mücadelesini sürdürerek bu başarıyı sağlamıştır. 

            Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz her daim hazır kıta ülkemize yönelik gelen tehditleri savmak adına dip diri dururken, küresel salgının yeryüzünü kasıp savurduğu, ekonomilerin küçüldüğü bir süreçte, şahsım ve benim gibi milyonlarca memleket sevdalısı “Hükümetin samimi gayretlerini, başarılarını görüyor ve gönülden takdir ediyoruz.”

#DURMAK YOK YOLA DEVAM.. 

Hürmet ve selamlarımla, 02.06.2021

                                                                                  Cengiz YILDIZ

                                                                                  Mali Müşavir / Bağımsız Denetçi



MİLLİ KONULAR PARTİLER ÜSTÜDÜR!

Yazar : Misafir Kalem | Tarih : 4 ay, 1 hafta önce / 27.05.2021 13:13:55 | Görüntüleme : 449

Milli konularda mutlaka ama mutlaka her kesim görüşten olanların bir ve beraber olması elzemdir.

Bizler birbirimizi ağır şekilde eleştirirken, Türkiye’den nemalanmak isteyenler, Türkiye’yi bir şekilde her yönden kuşatanlar hiçte boş durmuyor maalesef..

 

Türkiye’miz ve tabii milletimiz hakikaten ağır imtihanlardan geçmektedir. Şer güçler, hiç ara vermeksizin bu aziz milletin, devletimizin enerjisini, gücünü, hatta ki milli dinamiklerini, adam gibi adamlarını bin bir türlü yalanlarla, iftiralarla, kaynağı sıhhatli olmayan delil olmaktan uzak algı operasyonlarıyla çökertmeye çalışmaktadırlar..

Hepimizin başta Türkiye olmak üzere tüm gönül coğrafyamızın MİLLİ BİR SEFERBERLİK HALİ ilan edip, kalplerimizin, ortak kaygılarımızın BÜYÜK TÜRKİYE olması adına beraberce çarpması gerektiği süreci yaşıyoruz.

Sağcısıyla solcusuyla, toplumun tüm katmanlarının, dinamiklerinin, düşünürlerinin bir araya gelip yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini önemle arz ediyorum.

Coğrafyamız tarih boyunca hep zorlu ve çetrefili meselelerin göbeğinde olmuş ve birilerinin hep gözyaşı akıttığı bir alan olmuştur.

Bu coğrafyada, mutlaka ama mutlaka Çin’in ve Rusya’nın dolaylı dolaysız zulümlerini, menfi hamlelerini durdurabilmek adına bu zulmeden ülkelere ve benzerlerine tavizkar tutumlarından vazgeçip acilen bir araya gelmeleri gerekmektedir.

Söylemeye çalıştığım zulme uğrayan ülkeler;  elbette ki Ukrayna / Kırım ve Tabiki Doğu Türkistan..

Değerli kardeşlerim anlatmak istediğim şudur; coğrafyada iki etkili güç var. Rusya ve Çin..

Bu iki ülkede yapmak istedikleri hamlelerde güçlenen, ayakları üstüne basan ve artık kendi göbeğini kendi kesen BÜYÜK TÜRKİYE’Yİ engel görüyorlar.

Şahlanan ve büyümeye devam eden Türkiye’mize içeriden ve dışarıdan her tür algı operasyonuyla ayar verilmeye çalışılıyor..

Türkiye artık eski Türkiye değil.. Türkiye kendi öz evlatlarıyla terörün her türünü bertaraf eden, oynanan oyunları, tuzakları hem sahada hem masada bozan ve bu art niyetli hamleleri bertaraf eden bir güce sahip..

Gelin hep beraber Milli konularda partiler üstü refleks gösterelim ve aziz milletimizin geleceğini riske atacak, şer güçlerin işini kolaylaştıracak söylemler ve fiillerden kaçınalım..

Geçmişte milletin tercihiyle seçilmiş Başbakanları, bakanları asan zihniyete hep beraber izin vermeyelim.

Bu vesile ile milletin bağrından kopmuş, zamanın gayri milli zihniyeti ve yönetimi tarafından haksızca idam edilen ve büyük bir hata olarak gördüğüm o dönemin Başbakanı Sayın Adnan MENDERES ve değerli bakanlarını rahmet ve minnetle anıyorum.

Darbeci zihniyeti ve darbeye, idama imza atanları da şiddetle kınıyorum.

Hürmet ve selamla,                                                                                      27.05.2021

                                                                                                                             Cengiz YILDIZ