......

RESMİ İLANLAR

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 230155

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 5 ay, 3 gün önce / 31.05.2017 09:11:21 | Görüntüleme : 687
İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.



HAYATIN KIYMETİNİ BİLELİM

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 5 ay, 1 hafta önce / 24.05.2017 09:19:12 | Görüntüleme : 387
Yaşarken birçok değerin kıymetini bilemeyen insanoğlu, kaybettiği zaman onun değerini anlayabiliyor ama iş işten geçmiş oluyor.

Hasta olmadan önce sağlığın, ihtiyarlamadan önce gençliğin, meşguliyetten önce boş zamanın kıymetini bilmek gibi…

Ne yazık ki insan, yaşadığı anla mutlu olmak yerine memnuniyetsiz ve doyumsuz bir şekilde hırslarına yenik düşebiliyor.

Bir an düşünün ve çevrenize bir bakınız.

Aslında yaşamda güzel çevremizde ki insanlar da…

Sosyal medyadan gelen bir yazı beni çok etkiledi. Yaşanmış bir gerçek yaşam öyküsünü sizinle paylaşmak istedim. İşte, kanserden ölen bir annenin hayatını kaybetmeden önce kaleme aldığı bu ibretlik yazı;

Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;

Hastayken yatağa girer dinlenirdim...

Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..

Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.

Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim...

Yerler kirlense, halılarım lekelense bile daha çok arkadaşımı davet ederdim...

Çocuklara mısır patlatıp yerken de yerler leke olacak diye korkmazdım...

Bana derdini anlatmaya çalışanları dinler, daha çok vakit ayırırdım...

Kocamla konuşmalarımızı daha çok uzun tutardım.

Gözlerine daha çok bakar ona karşı muhabbet ve fedakarlığımı daha da artırırdım...

Evi düzenledikten sonra bozulmasın diye, çocukları koşuşturarak oynamasını önlemezdim...

Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.

Basit şeylere daha az, hayatımın nasıl son bulacağını düşündükçe daha çok ağlardım...

Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım....!

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratılmasının ne kadar harika olduğunu fark ederdim...

Bu o kadar nadir bir olay ki. Mucize gibi bir şey.

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. Onlara daha çok "seni seviyorum", der ve onlara daha çok "özür dilerim" derdim...

Ama başka bir hayat daha verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu...

Dikkatle bak. Gerçekten gör.

Tefekkür et.

Doğru yaşa.

Vazgeçme.

Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç...

Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.

Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım.

Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için

Şükredin.

Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.

Umarım her gününüzü yaratılma amacınıza uygun değerlendirirsiniz...

 

 

 



HATAYSPOR BAŞARISIZ DEĞİLDİR!

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 5 ay, 2 hafta önce / 15.05.2017 09:20:58 | Görüntüleme : 407
Bordo-Beyazlı renklere gönül veren taraftarlar, elbette Hatayspor’un Kastamonuspor’a elenerek TFF 1.Lig umutlarının bir kez daha yıkılmasının üzüntüsünü yaşıyor.

Ama Serdar Güven başkanlığındaki Hatayspor yönetiminin, sezon başında mütevazı bir bütçeyle bu sezon ligde kalalım, borç yükünü ikiye çıkarmaktansa yarıya düşürelim hesabı tutmuştur.

Çünkü yıllardır yönetimsel hatalarla borç yükünün artarak 14 milyon TL borca dayanan Hatayspor’da uçuk kaçık transferlerle borç ikiye katlanabilir ve yarım asırlık güzide kulübümüzün geleceği karartılabilirdi.

Başta HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş olmak üzere Hatayspor Kulübü Başkanı Serdar Güven ve yönetimi, akılcı bir kararla Hatayspor’un geleceğini kurtarmıştır.

Uzun yıllar tribünden gelen bir taraftar, 25 yıldır Hatayspor’u yakından takip eden gazeteci, 12 yıllık Hatayspor Taraftarlar Dernek Başkanı ve iki dönem Hatayspor’da yönetici olarak görev yapan bir Hatayspor gönüllüsü olarak sanırım yapacağım tespitleri önemseyeceğinizi düşünüyorum.

Sağlam temelli olmayan bir bina yıkılmaya mahkûmdur. Saman alevi gibi bir parlayıp tekrar sönen kibrit gibi bir takım yerine gelecek sezon yere sağlam basan mali disiplini sağlanmış ve bütçesi dengelenmiş bir Hatayspor daha mantıklı geliyor.

Sezon başında mütevazı bütçeyle kurulan Hatayspor, Fatih Kavlak ile sezona iyi başladı ancak devamını getiremedi. Sezon ortasında Play-Off hedefinden çok uzaklaştı.

Teknik direktörlüğe İlhan Palut’un getirilmesiyle Hatayspor müthiş bir ivme yakaladı ve hızla üst sıralara yükselmeye başladı. Sonunda ligin bitimine birkaç hafta kala Play-Off oynamayı garantiledi.

Play-Off maçlarında Hatayspor, Kastamonuspor’a karşı talihsiz maçlar oynadı penaltılarla trajik şekilde elendi. Bu durum elbette tüm Hatayspor’a gönül veren taraftarları üzdü.

Ama genel olarak sezonu değerlendirmek gerekirse Hatayspor, harcadığı paraya oranla geldiği nokta açısından başarısız değildir.

Geride bıraktığımız sezonda Hatayspor’a yapmış olduğu hizmetlerden dolayı Serdar Güven Başkanlığındaki yönetim kuruluna, teknik direktör İlhan Palut’a, genel koordinatör Gökhan Zan’a, teknik heyet ve futbolculara teşekkür ederim.

Kastamonu maçlarındaki gibi sezonun tüm maçlarında takımının yanında olarak Hatayspor’u destekleyen Bordo-beyazlı taraftarlara helal olsun diyorum.

Bu büyük Hatayspor camiasına artık 2.Lig yakışmıyor.

Yeni sezonda artık hiçbir mazeret yok.

Çünkü 2018’in sonunda 25 bin kişilik Hatay Arenada hazır olacak. Önce TFF 1.Lig, sonra da nihai hedef olan Süper Lige çıkmak için çalışmalar bugünden başlamalı.

Güneyin Yıldızı Hatayspor’umuz her şeyin en güzeline layıktır.

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN

 



HATAY, FUARLAR ŞEHRİ OLMALI

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 5 ay, 3 hafta önce / 11.05.2017 10:37:27 | Görüntüleme : 354
Geçtiğimiz hafta Antakya’da yapılan Hatay 1.Yapı-İnşaat ve Gayrimenkul Fuarını yakından takip eden bir gazeteci olarak bu tür fuarların, ilimizin tanıtımına ve ekonomisine olumlu katkılar yaptığını gözlemledim.

Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Antakya Belediyesi, Payas Belediyesi, ATSO, HESOB ve Hatay İnşaatçılar ve Boyacılar Odası dayanışması içinde yapılan yapı inşaat fuarı, ilk kez yapılmasına rağmen bana göre başarılı olmuştur.

İlki olması dolayısıyla mutlaka eksiklerin yaşandığı fuar, % 80 seviyesinde başarılı oldu. Gelecek yıl bu çıta daha yükselir diğer yıllar tavan yapar diye düşünüyorum.

Firmalarımızın ve esnafımızın gerek tanıtımı gerekse iş bağlantıları kurduğu bu fuara emeği geçen herkesi tek tek kutluyorum. Özellikle isim yazmadım. Çünkü kimin ismi geçmezse alınacağı için bu fuarın gerçekleşmesinde bir çivi bile çakanı tebrik ederim.

Aynı fuar çadırında 12-21 Mayıs tarihleri arasında kitap fuarı açılacak. Sonbaharda önce tarım daha sonra mobilya fuarı yapılacak. İlimizin ekonomik gelişimi, Hatay markasının yükselmesi için daha farklı meslek dallarında da fuarların yapılması taraftarıyım.

İnegöl gibi ilçeler fuarlarla anılıyorsa 1,5 milyon nüfusu aşkın Hatay ilimizin de fuarlar kenti olması çok önemli. Hele ki Expo 2021’e ev sahipliği yapacak olan Hatay ilimiz bunu hak ediyor.

Özetle Hatay, fuarlar şehri olmalı.

Hatay ilimize de bu yakışır.

HAFTANIN YORUMU: SADULLAH ERGİN



ŞİMDİ ÇALIŞMA VE ÜRETME ZAMANI

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 6 ay, 1 hafta önce / 26.04.2017 10:02:36 | Görüntüleme : 545
Her geçen gün bölgemizde gücünü arttıran ve Dünyada ekonomi açısından büyüyen ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin ne yazık ki iç ve dış düşmanlar tarafından önü kesilmeye çalışılıyor.

Referandum sürecinin geride kalmasına rağmen, ısrarla bazı çevreler ülkemizi boş gündemlerle meşgul ederek nihai hedeflerine ulaşmasına takoz koyuyor.

Ancak şu unutulmasın ki Türkiye eski Türkiye değil.

Milletimiz de ferasetiyle bu gerçeği görecek olgunluğa sahip.

Zaten Türkiye bu nedenle aynen bir asır önce ki İstiklal Savaşı döneminde olduğu gibi yedi düvele karşı mücadele etmeye devam ediyor.

Referandum bitti, gelecek seçim 2019’da olduğuna göre artık herkes laf değil icraat üretmeli.

Ülkemizin 0-17 arasındaki çocuk oranı % 23

Yani çocuk ve genç oranı açısından, yaşlı ve bitmiş durumda olan Avrupa ülkelerine karşı önemli bir taze kanı var.

İşte bu nesil, Türkiye’yi daha ileri seviyelere taşıyacak potansiyele sahip.

Gerek Ortadoğu coğrafyasında gerekse Avrupa-Asya kıtalarının ortasında köprü durumunda ki güzel ülkemizi he birlikte kalkındırmak için çok çalışmalı, çok üretmeliyiz.

Herkes kendi işi doğrultusunda ekonomiyi canlandırmak, piyasayı güçlendirmek için gecesini gündüzüne katmalıdır.

Zaten son günlerde ki göstergeler bunu işaret ediyor.

Borsa İstanbul’un son yılların zirvesini görmesi, döviz fiyatlarının düşüşe geçmesi piyasalara moral vermeye başladı.

Kim ne derse desin, Türkiye çok daha güzel seviyelere gelecek.

Çünkü benim güzel ülkem ve güzel insanım bunu hakkediyor.

Sabırla çalışalım ve üretelim.

Yazımı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin şu güzel sözüyle tamamlamak istiyorum

Hak şerleri hayr eyler

Ârif anı seyreyler

Zan etme ki gayreyler

Mevlâ görelim neyler.

Neylerse güzel eyler.

 HAFTANIN YORUMU – SADULLAH ERGİN



Evet… Nerede kalmıştık.

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 6 ay, 2 hafta önce / 19.04.2017 10:42:21 | Görüntüleme : 520
16 Nisan tarihinde yapılan referandum geride kaldı ve herkes seçim sonuçlarını yorumlamaya başladı.

Ülkemizde olduğu gibi tüm Dünyada da sonucu merakla beklenen Anayasa Değişikliği maddelerinin halk oylamasına sunulması referandumuna milletten onay geldi.

Büyük bir heyecan ve çekişme içinde geçen maçı Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, AK Parti, MHP, BBP ve destekçileri kazandı.

Bu bir final maçıydı. Yani 90 dakikalık tek maçtı.

Futbolun içinde olanlar iyi bilir. Final maçını 5-0 kazansan da, 1-0 kazansan da şampiyon olarak kupayı alırsın.

Maçın birinci dakikasında attığın golle tek farklı olsa da, 90. Dakikada attığın golle de olsa 1-0 kazanan takım kupayı kazanır.

Evet oranı 51,4 ile bu maçı kazanan bellidir.

Yeni dönem, güzel vatanımız Türkiye için bereketli bir dönem olacaktır inşallah.

Artık 2023’lere, 2071’ler odaklanmalıyız.

Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceği için çok daha güçlü bir Türkiye istiyoruz.

Avrupa ülkelerinin referandum öncesi yaptıkları çocukça davranışlara millet gereken şamarı sandıkta vurmuştur. Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya gibi ülkelerin siyasetçileri, Antakya şivesine göre süt dökmüş pissik (kedi) gibi süklüm püklüm oldular.

Bırakın Türk halkı özgür iradesiyle zaten her zaman kendine yakışır kararları vermiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli hedeflerine ulaşmış ve seçimin galibi olmuştur.

Diğer taraftan Hayır oylarının 48,6 oranının da çıkması küçümsenmemeli. İstanbul, Ankara yanında Hatay ilinden de dersler çıkarılmalıdır.

Referandumun sonucu açık ara olmamış, 3 puana yakın farktan mesajlar alınmalıdır.

Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı Türkiye’dir.

Artık halk oylaması geride kaldı. Herkes işine gücüne bakmalı. Zamanını, enerjisini ve bilgi birikimini Cennet vatan Türkiye’mizin daha da gelişmesi için kullanmalıdır.

Çünkü bizim başka vatanımız yok!



AKIN… AKIN… HEDEFE

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 6 ay, 3 hafta önce / 11.04.2017 09:30:23 | Görüntüleme : 597

Hatayspor’un son maçta Menemen Belediyespor’u 1-0 yenerek çok önemli bir galibiyet aldığı maçı, 5 bini aşkın sporseverle birlikte heyecanla izlemenin keyfini yaşadık.

Menemen, güçlü taş gibi bir takım ama bizim Hatayspor’da taşları un-ufak gibi yapan buldozer gibi Maşallah…

Bordo-Beyazlı ekibimizin sahaya inançla çıktığı, yüreğini ortaya koyduğu zaman önünde hiçbir engel olamayacağını takımımız dosta düşmana bir kez daha gösterdi.

Teknik direktörlüğe İlhan Palut’un getirilmesinin ardından Hatayspor 11 maçta 8 galibiyet, 3 beraberlikle müthiş bir çıkış yakaladı. Play-Off’un adeta hayal olduğu dönemden garanti olduğu döneme geldik. Üstelik Hatayspor, bu 11 maçta Tokatspor ve Eyüpspor maçı hariç 9 maçta yani 810 dakika kalesini gole kapattı.

Bu başarı; başta Hatayspor’un onursal başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş olmak üzere, kulüp başkanı Serdar Güven, yönetim kurulu, İlhan Hoca, teknik heyeti, futbolcular, taraftarlar ve yerel basınıyla bütünleşen büyük bir aile olan Hatayspor camiasına ait.

Hatayspor’da ki bu birliktelik ve inanç, inanıyorum ki sezon başında ısrarla bu takım şampiyonluğa oynamıyor borçlar azaltılarak yere sağlam basalım mantığı ile doğru orantılı farklı bir noktaya geldi.

Menemen Belediyespor maçında Hatayspor sahada cıva gibi tutulmuyor, kabına sığmıyor, futbolcular yüreğiyle oynuyor, canını dişine takıp mücadele ediyor.

Hele ki bir kalecimiz var ki 41 kere Maşallah. Akın Alkan kalesinde devleşerek adeta Çanakkale geçilmezi oynuyor. Etimesgut maçı sonrası Menemen maçında da Akın, kalecilik destanı yazdı. Takıma güven verdi, takımı ateşledi. Helal olsun Akın Alkan’a…

Tabi ki bu başarı tüm takıma ait. Görevini yapmayan futbolcu yoktu. Savunmada 37’lik delikanlı kaptanımız Serkan Koç’tan forvette cengaver gibi savaşan ve ayakta kalarak rakip savunmayı yıpratan Taha Balcı’ya kadar emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum.

Artık taraftarlara diyecek bir söz bulamıyorum. Beş bini aşkın taraftar takımını inanılmaz destekledi ve ateşledi. Hatayspor Taraftarlar Derneğinin yaptığı organizasyon ve tribün desteğiyle Bordo-Beyazlı temsilcimiz sahada adeta 12 kişi oynadı.

Bu tablo gösterdi ki artık bu Hatayspor hiçbir engel tanımaz.

Çığ gibi artarak çoğalıyor.

Sel gibi önüne geleni sürüklüyor.

Bu Hatayspor, Akın… Akın… hedefe koşuyor.

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN



Menemen maçı çok önemli çünkü…

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 7 ay, 4 gün önce / 04.04.2017 09:32:04 | Görüntüleme : 529
Hatayspor’un son maçta 1461 Trabzon takımı ile deplasmanda 0-0 berabere kalarak kentine bir puanla dönmesinin ardından gözler, bu hafta sonu Antakya’da oynanacak Menemen Belediyespor maçına çevrildi.

Trabzon Arenada oynanan maç, iki takım açısından büyük önem taşıyordu. Düşme hattında bulunan Trabzon temsilcisi can havliyle oynadığı Hatay maçından 3 puanla ayrılıp umutlarını son 4 maça taşımak amacındaydı.

Öte yandan İlhan Palut döneminde müthiş bir çıkış yakalayarak Play-Off hattının içine yerleşen Bordo-Beyazlı Hatay ekibi, yerini sağlamlaştırmak için galibiyet hesapları içindeydi. İşte iki takımın farklı düşüncelerle çıktığı maç golsüz tamamlanırken taraflar sahadan birer puanla ayrıldı.

Bu arada Hatayspor, İlhan Hoca ile çıktığı 10 maçta 7 galibiyet, 3 beraberlikle bu süreçte 24 puan topladı. Bu maçların 8’izinde kalesinde gol görmedi.

Ankaragücü veya Gümüşhanespor’un birinci olarak direkt TFF 1.Lige çıkacağı grubumuzda 4 takım Play-Off oynayacak. İkinci sırada üstte saydığım bir takım yer alacak ve 5. Sırada ligi tamamlayan takımla eşleşecek.

Hatayspor’un ligi üçüncü sırada tamamlaması çok önemli. Çünkü 3. Sırada ligi tamamlayan takım, ilk maçını 4. Sırada tamamlayan takımla deplasmanda karşılaşacak. O nedenle bu hafta oynanacak Antakya Atatürk Stadyumunda oynanacak Menemen Belediyespor maçı bir nevi Play-Off provası olacak.

Hatayspor, Menemen takımını yenerse avantaj elde ederek muhtemel rakibi olan Menemen Belediyespor ile ilk maçını deplasmanda oynayıp ikinci maçı kendi sahasında oynama şansını elde edecek.

Bu maçın önemi dolayısıyla Hatayspor maça iyi hazırlanırken Bordo-Beyazlı taraftarlarda bu maçta tribünde yerine alıp takımını ateşleyecektir.

Kalesi ve savunması sağlam olan Hatayspor, 30 maçta yediği 23 golle 18 takımın yer aldığı grupta en az gol yiyen takım. İstatistik olarak dikkat çeken bir konuda Menemen Belediyespor attığı 59 golle grubun en fazla gol atan takımı.

En az gol yiyen ve son 10 haftada ligde fırtına gibi esen Hatayspor ile grupta bir sıra üstümüzde yer alan grubun en golcü takımı Menemen Belediyespor maçı seyredilmez mi?

Öyleyse Pazar günü futbol şöleni için buyurun Antakya Atatürk Stadyumuna.

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN



HATAYSPOR HEDEFE KİLİTLENDİ

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 7 ay, 1 hafta önce / 28.03.2017 09:45:16 | Görüntüleme : 574
Hatayspor’un son maçta Etimesgut Belediyespor’u 1-0 yenerek Play-Off yolunda önemli bir engeli daha aşması Bordo-Beyazlı camiada sevinç ve mutluluk yaşattı.

Pazar günü 5 bin civarında taraftarının desteğini alan Hatayspor, mutlak galibiyet amacıyla çıktığı maçta Yılmaz Özeren’in golüyle 1-0 kazanmasının ardından bu takımın hedefine kilitlendiği bir kez daha görüldü.

İlhan Palut’un teknik direktörlüğe getirilmesinin ardından 9 maçta 7 galibiyet 2 beraberlik alan Bordo-Beyazlı temsilcimiz, müthiş bir çıkış yakalayarak Play-Off yolunda önemli bir avanta elde etti.

Farklı bir istatistiğe daha imza atan Hatayspor, İlhan Hoca döneminde oynadığı 9 maçın 7’sinde kalesini gole kapatarak gol yemedi. Bu arada bu başarıda kaleci Akın Alkan’ın da büyük ay sahibi olduğunu unutmamak gerekir.

28 yaşındaki genç ve tecrübeli kaleci, Etimesgut Belediyespor maçında penaltı dahil kurtardığı kritik kurtarışlarla takımının sahadan 3 puanla ayrılmasına önemli katkı sağladı.

Son maçta görüldü ki Hatayspor yönetimi, teknik heyeti, futbolcuları ve taraftarıyla bir bütün içinde hedefe kilitlenmiş, önce Play-Off’u sonrada TFF 1.Lige çıkmayı kafasına koymuş.

Bu birlik ve dayanışma bu Hatayspor’u neden hedefe taşımasın?

Yeter ki biz Hatay ili olarak kendi gücümüzün farkına varalım.

Uyuyan dev uyandı.

Bundan sonra vay rakiplerin haline.

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN

 



İLHAN HOCA’YA SAHİP ÇIKALIM

Yazar : Sadullah ERGİN | Tarih : 7 ay, 3 hafta önce / 14.03.2017 08:33:42 | Görüntüleme : 623
Hatayspor’un son maçta deplasmanda Niğdespor’u 1-0 yenerek altın değerinde 3 puanla dönmesi Bordo-Beyazlı taraftarları çok sevindirdi.

Çıkışını sürdüren Güneyin Yıldızı Hatay, Play-Off yılında önemli bir avantaj elde etti.

Son dönemde Hatayspor’un kazandığı bu başarılarda en büyük pay şüphesiz 6 maç önce teknik direktörlüğe getirilen İlhan Palut hocamıza ait…

Son 6 maçta 5 galibiyet, 1 beraberlikle 16 puan kazanan Hatayspor, İlhan Hoca göreve geldiği haftada yedinci sıradan üçüncü sıraya oturdu. Bordo-Beyazlı temsilcimiz İlhan Palut döneminde 6 maçta 8 gol attı kalesinde sadece tek gol gördü.

Bu rakamlar işin istatistik bilgileri.

Asıl konuya girmek istiyorum.

Hatay halkı olarak maalesef biz kendi değerlerimizin kıymetini bilmiyor ve onlara sahip çıkamıyoruz.

Teknik direktör Ahmet Taşyürek döneminde Hatayspor tarih yazdı inanılmaz başarılara imza attı, Play-Off finalleri oynadı. Ancak Ahmet Hocada kimseye yaranamamıştı. Hatta kendi memleketinde görev alan Ahmet Hoca, alınan bir beraberliğin ardından küfürlere bile maruz kalmıştı.

Ne yazık ki spor camiası adeta bir cadı kazanı gibi.

Vefa, kadirşinaslık, takdir hak getire…

Ne oldu o dönemde. Ahmet Hocayı gönderdik. Gitti içinde İlhan Palut’un da bulunduğu teknik heyetle Ümraniyespor’u şampiyon yaparak TFF 1.Lige çıkardı.

Bu konuyu niye gündeme taşıdığıma dikkatinizi çekeceğim.

Geçen hafta Tokatspor ile 1-1 berabere kalınan maç sonunda futbol cahili diyeceğim kaç kişi, gazeteci ve taraftarlar derneği başkanı olmam dolayısıyla “Bu iş İlhan Hoca ile olmaz, dışarıdan iyi ibir teknik direktör bulalım” sözleriyle beni şaşırtmışlardı. Onlara sabırlı olmalarını ve İlhan Hoca döneminde Hatayspor’un yeni bir kimlik kazandığını anlatmaya çalışmıştım.

İşte vahim tablo burada.

İlhan Hoca, memleket çocuğu olarak fedakârca Hatayspor’u başarıya taşırken maalesef onun kıymetini bilmeyen sayısı az değil.

Gerçek Hatayspor’lulara önemli bir çağrım var.

Bizim kardeşimiz ve temsilcimiz olan başarılı bir teknik adam İlhan Hocamıza sahip çıkalım.

HABER & YORUM: SADULLAH ERGİN