......

RESMİ İLANLAR

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 234769

ALLAH RESULÜ'NÜN SON İKAZ (UYARISI)

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 4 ay önce / 01.09.2016 10:46:05 | Görüntüleme : 889
Mescidde şehadet kelimesi getirdi ve Allah'a hamd etti ve yanıma geliniz dedi.

Sizler Peygamberimizin öleceğinden korkuyorsunuz. Ben Rabbime kavuşacağım, sizde kavuşacaksınız. Asr süresini okudu. Olacak olanlar vakti saati gelince meydana gelip olacaktır. Hiçbir peygamber arkasında bir cemaat ve adam bırakmadan vefat etmez. Ensar olan cemaat yemek için de tuz kadar kalacaklardır, azalacaklar, Muhacirler ve diğerleri çoğalıp artacaklardır. Sizler Ensar'ın iyilerine iyilik yapınız, kötülerini de affedip dua ediniz. Dikkat ediniz buluşacağımız yer havuz başıdır.

Halk iyi olursa idarecilerde iyi olur. Halk kötü ise idarecilerde kötü olurlar. Konuşmayı en iyi anlayan Hz Ebubekir’di ve ağlıyordu dinlerken.

Hırsızlık, yalan konuşmak, pintilik ve münafıklıktan şikayet ettiler ve dua istediler. Hepsine dua ettiler. Hz Ebubekir’i çağırdı ve namazı kıldırmasını söylediler. Ateşi yükseldi su içine koydular, ağzına ilaç ve su damlattılar. Ud-i hindi Yemen Zaferini zeytinyağı karışımı ilaç verilmişti. 
Hastalıkları: 1) Zehirlenmeden dolayı nükseden ağrılar, 2) Humma hastalığı 3) Buhha (nefes darlığı) ve Sesinin kalınlaşması, bu insanlar arasında en ağır hastalıktır. Sesi kalınlaşır, nefes borusu tıkanır ve nefes almak zorlaşır. İnsanlar arasında en ağır hastalığa peygamberler yakalanmıştır. Böyle ağır hastalığa yakalananların, ağacın kuruduğundaki yaprakları döküldü gibi günahları dökülür, buyurmuştur. Çektiği acılar kefarete dönmüş, Allah'ın izni Keremiyle, Resul acı çekerse sen ne yaparsın düşün?

Yazmak için Kağıt istemesi: Perşembe günü hastalığı şiddetlenmiştir. Bu arada kağıt kalem istemişlerdir. Hz Ömer yanımızda Kur’an var. Allah'ın kitabı bize yeter. Münakaşa uzayınca “Resülullah beni kendi halime bırakınız” demesi üzerine yazım gerçekleştirilememiştir. Arada karambole gitmiştir. Hz. Ali “Ben aklımda tutarım” dedi. Şehadet kelimesi getirmek, Namaz kılmaya ve zekat vermeye devam ediniz ki yolunuzu şaşırmayınız” buyurur. Hz Osman, Hz Ebubekir, Hz Ömer'e gizli söylenenler yazıya geçirilmiştir. Arada unutulmuştur.



HZ. PEYGAMBERİN VEFATI

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 4 ay önce / 25.08.2016 10:52:54 | Görüntüleme : 882
ÖLÜM İŞARETLERİ

1-Nasr suresinin gelişi, ecelinin yaklaştığını Hz. Abbas anlamış ve üzülmüştür.

2-Resulullah her zaman Allah’a Hamd ve istiğfar ederdi. Fakat bu sene tevbe ve istiğfarı artırmışlardır. Bu bir ölüm işaretidir.

3-18 yaşındaki Usameyi kumandan atamıştır. Hicretin 11. yılında Şam tarafında Filistin’deki Daruma’ya kadar git ve babanın öldürüldüğü yere var. Onları atlara çiğnet buyurmuş. Çok hızlı hareket etki onlar uyanmadan sen ulaş yapman gerekenleri acele yapmalısın.

4-Hz. Usamenin komutanlığına itiraz edenlere kızmışlardır. Ve itaat edilmesini istemiştir.

5-Hz. Peygamber efendimiz Rebiül evvel ayının 12’si güneş batıya döndüğü zamanda vefat etmiştir.

6-öncelikle Hz. Ebu Bekir Biat edildi. Sancak da Hz. Usamenin evinin önüne dikildi, fakat açılmadı. Ne zaman kazaya hareket başladı, sancak da açıldı.

7-Hz. Abbas Nasr suresinin inzaliyle peygamberin ecelinin yaklaştığını anladığını ifade etmişlerdir. Hatta gördüğü rüyasını yorumlayarak pazartesi günü öleceğini bildirmişlerdir.

8-Cebrail aleyhisselam her yıl ramazanda bir defa gelirken bu sene iki defa gelmişlerdir. Ve iki kez hatim yapmışlardır. Bu da ölümü hatırlatıyor.

9-Veda Hutbesinde sahabelerle helalleşip vedalaşmışlardır. Bende Rabbime kavuşacağım (Öleceğim)  demişlerdir. Böyle demesi de ölümü anar.

10-Abdullah Bin Mesuda ölümünü sorduk yakındır dedi. Kim yıkasın dedik, en yakınım, kim namazını kıldırsın dedik, ağladık. Siz uzaklaşın melekler gelip kılacaklar sonra da takım takım erkekler, kadınlar ve sizler kılarsınız, bulunmayanlara da selam söylersiniz.

11-“Selam size mü’minler diyarı bizde sizlere yakında kavuşacağız diyerek Baki Kabristanlığına da ve uhud şehitliğinde dua etmişlerdir.

Ben sizleri Kevser Havuzunda bekleyeceğim buyurmuşlardır. Bu da bize ölümün yakın olduğunu hatırlatır.

Şiddetli Hastalığı: Diğer hanımlarından izin almak suretiyle hastalığını Hz. Aişe’nin evinde geçirmişlerdir.

Izhır otundan doldurulmuş yatak üzerinde yaşmıştır.  Ateşi artınca da leğen içine su dökülerek serinletilmek istenmiştir. Hastalığı üç gün devam etmiş ve Rebiül Evvel ayının 12’si Pazartesi günü vefat etti.    



İSLAM’I DOĞRU ANLAMAK

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 5 ay önce / 18.08.2016 12:26:58 | Görüntüleme : 882
İslam (Silm) kökünden gelmiş barış, selamet ve sevgi anlamlarına gelen bir kelimedir. Köken itibariyle barış ve huzur anlam ifade eden bir din nasıl olurda terör olabilir?

Din düşmanlarının söyledikleri gibi ne İslam dini terör dinidir ve ne de İslama inanıp yaşayan Müslüman teröristtir. Kur’an’a İslam dini Allah katında (yanında) tek hak din İslam dinidir. Başka hak din yoktur, buyrulur.

Hz. Adem ile Hz. Muhammed (sav) arasında gelen hak dinlerin hepsinin adı İslam’dır. Diğer bir ifadeyle gelen ilahi dinlerin adı İslam’dır. HADİSTE; İslam kelimesi: kişinin kendini bütünüyle Allah’a teslim etmesi ve Allah’a şirk (ortak) koşmamasıdır, şeklinde ifade edilmiştir. şuurlu Müslüman böyledir.

Gelelim günümüze; Yahudilik ve İsevilik (Hristiyanlar ve Yahudilerin) din adamları tarafından tahrife (bozulmuş olan) şu anda hiç uluhiyeti kalmamış olan hristiyanlık ve Musevilik tahribata uğratılmış İncil ve Tevrat muharriftir (değiştirilmiştir). Her iki din uluhiyetliğini yitirmişlerdir. Din adamları haham ve papazlar kendi görüşlerini kitaba katmışlardır. Yahudilik ve Hristiyanlık ilahi olma vasfını yitirmişlerdir. İçlerinde saçma sapan görüşler yazılmış hak olduğu iddia etmişlerdir. Beşeri görüşlerden pek çok görüşler doldurulmuştur.

Kur’an’ın ifadesine göre ne Hz. Musa (as) ve ne de Hz. İsa (as) “ben yahudiyim, ben hristiyanım dememişlerdir. Çünkü Hz. Ademle (as) İslam devam ede gelmiştir. Hatta İbrahim (as) için Kur’an’da “O ne Yahudi ve ne de Hiristiyandı ve ne de müşriklerdendi. Ancak o hanif ve müslümandır” şeklinde buyrulmuştur.

Özetlemek gerekirse hak din İslam’dır. Başka da hak din yoktur, kıyamete kadar da gelmeyecektir. Çünkü İslam dini son ilahi dindir.

Hak din İslam çok merhametli, şefkatli bir dindir. Rahmeti geniştir, gönlü açıktır, ufku geniştir. Kainatta var olan tüm insanları Allah yarattı ve rızıklandırdı. Gönül hepsinin hidayete erip Müslüman olmalarını ister. Hz. Muhammed (sav) “Ben Müslümanların çokluğu ile sevinirim” buyurur. İslam olanlara selam olsun. (AMİN)  



NEFİSLE MÜCADELE

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 5 ay önce / 11.08.2016 10:37:32 | Görüntüleme : 965
Eskiler pehlivan kimdir denildiğinde “Nefsini yenen, onu alt eden kimsedir demişlerdir ki doğrudur.” Dünya üzerinde çıkan huzursuzlukların çoğu insanların bencilliğinden ileri gelmektedir. Kontrol alınmadığında insanın başının belasıdır nefis. Aynı zamanda çok acımasızdır.

Kuranda mealen nefis hakkında Hz. Yusuf (as) ifadesiyle “Ben nefsimi temize çıkaramam çünkü o daima kötülüğü emreder” buyrulur. Hele nefis azgınlaşmaya başlamasın, onunla baş edilemez, aç gözlüdür doymak nedir bilmez. Atalarımızın ifadesiyle, “Onun aç gözünü ancak bir avuç kara toprak doyurur” dedikleri gibi kanattan yoksundur. İnsan için amansız bir düşmandır nefis. Nefisle ilgili, Allah Resulü (sav) sahabeye şöyle buyurmuştur, “Küçük savaştan büyük savaşa döndük dedi. Sebebi nedir? Diye sorulduğunda da, nefisle savaşmaktır” buyurdu. İnsanın en büyük düşmanı nefistir. Nefis; insanın en büyük düşmanıdır onu yenmesi zaferin en zorunu kazanmıştır. Nefis ölümden korkar fakat ondan kurtulmakta yoktur. Hâlbuki ölüm yok olmak değildir. Ebedi sonsuz bir hayatın başlangıcıdır. Allahın rızasına, cennete ve nimetlerine ölüm olmadan asla kavuşulmaz. Önce ölüm acısı tadılacak sonrada nimetlere kavuşulacaktır. Gerçek bir mümin için, sevdiklerine kavuşma müjdecisidir. Sevdiklerine kavuşmaktan daha mutlu ne olabilir ki? Kalınız sağlıklıca...



DUA ETMEK

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 5 ay önce / 28.07.2016 10:48:24 | Görüntüleme : 1079
İnsan kendi acizliğini anlayıp son çare olarak kuvvet ve kudret sahibi Allahtan isteklerini ister. Her şeyi yaratan Allah’tır. Kul ister, o yüce yaratır.

Hayrı da şeride yaratandır. Hayır ve iyilikleri seve, seve yaratır, kötülükleri ve şerleri istemeyerek yaratır. Allah tövbeyi sever, tövbe edenleri de sever. Allaha kul olabilmenin şartlarından biride maddi ve manevi ihtiyaçlarını Allahtan istemektir. Allahın hoşlanmadığından istemek doğru değildir. Misal olarak ölüm istemek dinimizde iyi görülmemiştir. Allahın bahsetmiş olduğu sağlığın değer ve kıymetini bilmeden öfkelenme neticesin de kendi ölümünü istemek isyankâr davranmak gibi abes (boş) şey yoktur. Aynı zamanda nankörlük etmektir, Allahın nimetine. Böyle hata işleyenlerin acilen yapacakları tek şey tövbe ve istiğfar etmeleridir. İnsan şaşırıp yanlış hareket ettiğinde üzerine düşün vazifesi, Allahtan af dilemesidir. İlahi adalette haksızlık yoktur. Burada affedilmeyen suçların cezası ahrette cehennemdir. Orası acıklı, azapla doludur. Birde beddua dediğimiz ister kendi canına olsun, isterse başkalarının canına olsun fark etmez. Kötülüğü isteyen dua etmek caiz ve hoş görülmemiştir. Tövbe en büyük ilaç deposudur. Hatadan sonra başvuracak tövbe kapısından başka kapıda yoktur. Allah hata işleyip tövbe eden, tövbesini bozup tekrar tövbe edenleri sevdiğini buyurmuştur. Kulun bu davranışların başındaki niyeti önemlidir. Niyet doğru ise işin akıbeti de düzgün olur. Çalışan müminde cenneti hak etmiş olur. Ey Müslüman dünya hayatı kısadır ahret hayatı ise sonsuzdur, yani ebedidir. Akıllı olan insan ebedi olanı fani olanla değişmez. Duamız mümin kazançlı çıkmasıdır. (hoşça kalın) 



DÜNYA NEDİR?

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 6 ay önce / 22.07.2016 11:00:35 | Görüntüleme : 1028
Allah’ın yarattığı, bütün mahlûkatın içinde barındığı, nesillerinin devamı için doğup büyüdükleri yeryüzünün mahiyetini hiç düşündün mü? Üzerinde dolaşan bunca sayısız canlının hizmetinde bulunan dünyada fânidir, sonradan yaratılmış, kıyametle yok olacak ve Yaradan’a oda hesap verecektir.

Kelime olarak Lügate baktığımızda (dün) alçak, sefil dünya, El âlem, yazılı olduğunu görürsünüz. Hadiste mealen “Dünya Ahretin tarlasıdır, burada ekilen burada biçilir” buyrulmuştur. Hayır ve şerden bütün amel dünyada iken işlenir. İnsan ölünce ameli kesilir. (Sadaka-i cariye olan hariç)

Üzerinde yaşayan ve dolaşan bunca canlıya hizmet veren kara veya denizden olana dünya adı verilmiştir. Günümüz dünyasında sert ve acımasız kurallar vardır. Kurallara uyanlar rahat ederler. Uymayanlar ise zorluk çekerler. Müslüman ahretin tarlası hizmeti veren dünyanın hizmetinden faydalanma yoluna gider ve değerlendirilir. Daha çok kulluk vazifesi yapabilmek için çalışmalarına hız verir. Dünya cadı kazanı, içindeki inanan, inanmayanlar karmakarışık ayakta kalmaya zorlanırlar. Hele mahşer gününde birbirlerinden kaçtıklarına kimse kimseyi ne görür ve nede yardım edebilirler. Herkes başının çaresine bakacaklardır. Ana ve babanın evladından, evladında ana-babasından kaçıştıkları günde kimse kimseden yardım göremezler. Unutulmasın ki, kimse kimseden yardım göremez yardımcı olamaz. Dünya Allah’ın ayetlerinden bir ayettir. Bakıp Müslüman’a ibret almak yakışır.



MÜSLÜMANIN VAZİFESİ:

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 6 ay önce / 14.07.2016 12:09:01 | Görüntüleme : 1071
İlk vazife Allah’ı sevmektir. Peygambere tabi olmadan Allah’ı sevmek zordur. Kuran da; “Allah’ı sevdiğini söyleyenler, peygambere tabi olsunlar ki, Allah’ta onları sevsin ve günahlarını affetsin” buyurmuştur.

Hâşâ Allah muhtaç değildir. Muhtaç olanlar kulların bizatihi kendileridir. İslam’ın beş şartına inanmak Müslüman’ın günlük vazifesidir. Allah’ın emir ve yasaklarından etkilenmelidir. Emrine koşarken Nehiylerinde uzaklaşmalıdır. Daha sonrada ana-babaya itaat etmek, onların kulluk vazifelerine özen göstermelidir. Ana-baba hakkı çoktur, ödenmesi zordur.

Allah Resulü efendimiz buyurmuştur ki; “Cennet anaların ayakları altındadır”. Gerçekten ana hakkı önemlidir. Ödenmesi zor bir haktır ki, helal ettirmeden cennete girmek zorlaşmaktadır. Nasılda çok olmasın ana hakkı 9 ay karnında taşıyacak, doğumu yapacak üstelik birde iki yıl en azından bakımını üstüne alacaksın. Uyumayacak uyutacak, doymayacak doyuracak, yerine göre hayatını tehlikeye sokacak fakat evladını koruyacaktır, ana denen varlık böyle bir şeydir. Ana ile çocuk arasındaki sevgi bağının ölçüsü yoktur. Rakamlarla ölçülmez, ancak yaşanarak bilinir bir duygudur. Tatmayan bilmez.

Yarabbi bize Müslümanlığı nasip ettin, Müslüman anadan babadan olduk, Müslüman yaşıyoruz, Müslüman olarak iman üzere ölmeyi nasip eyle. Müslüman olarak tekrar dirilt hesabı verip tekrar cennete girenlerden eyle Allah’ım...

Bize dünyada ve ahirette saadetler nasip eyle Rabbim. Hoşça kalınız...



KADİR GECESİ VE RAMAZAN BAYRAMI

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 6 ay önce / 30.06.2016 10:56:58 | Görüntüleme : 1056
Kuran-ı kerimde kadir suresi vardır. Mekke’de inmiş 5 ayetten oluşur.

Anlamı:1-O Kuran-ı kadir gecesinde indirdik.

2-Kadir gecesinde ne olduğunu sana kim bildirdi?

3-Kadir Gecesi” bin aydan daha hayırlıdır”.

4-Rabbin izniyle melekler ve ruh, Cebrail, o gecede her bir inişle inerler.

5-Tanyeri ağarıncaya kadar bir esenliktir.(Kadr suresi:1-5 ayet)

Aslında geceleri Allah eşit yaratmıştır. Aralarında fark yoktur. Ancak gecede ve gündüzde fevkalâde olaylar olmuşsa olaydan dolayı diğerlerinden kutsallığı ortaya çıkar. Kadir gecesi gibi… Allah kelamı Kuran inmeye başlıyor. Özellikle kadir suresi 3. ayette buyrulduğu gibi gecenin bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilmesi, 80 yıllık bir ömre bedel, bu ne demek düşünebildiniz mi hiç? Kadir gecesi bu açıdan özel bir gecedir. Melekler tan yerinin ağarıncaya kadar yok mudur? Tövbe edenin tövbesi istekte bulunanların istekleri bir, bir kabul edilecektir. Bundan daha kazançlı manevi bir ticaret olur mu? Bilmiyoruz. Rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bir gecedir kadir gecesi, kıymetini iyi bilelim.

Ramazan bayramını normalde kimler kutlamalıdır?

İlk akla gelen, oruç tutan, namaz kılan, zekât veren sadaka dağıtan, gönül kıran değil, gönülleri kazananların kutlamalarını düşünmek doğal geliyor insana. Dinimizin sosyal boyutu geniştir. Bütün insanlığı içine almıştır. İlahi rahmet kaplamıştır her yeri. Kucaklamıştır bütün insanları.

21. asırda manadan ziyade maddeye değer verildiğinden çok defa insan unsuru ikinci plana itilmiş oluyor, madde mananın önüne geçmiştir. Böyle düşünen insanların çoğunlukta olduğu bir ortamda nasıl bayram kutlanır. Söylenecek söz çok fakat dinleyen ve anlayan yoktur ne yapalım?

Not: Kadir geceniz ve Ramazan Bayramınız mübarek olsun daha nice bayramlara…



HACC SURESİ’NİN ÖNEMİ:

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 7 ay önce / 23.06.2016 10:41:51 | Görüntüleme : 954
(1-78 ayettir) Suresinin başında çok ürkütücü kıyamet sahnelerinden bahseder.

Okudukça insanın korkudan korkuya kapıldığı gözlenir. Bu dünyada yapılanların karşılığını insan görecektir. Süre başında topluma okkalı bir mesaj verilmek istenmiştir. Mesajın gayesi bütün insanlığı uyandırmak içindir.

O, gün için karşıda üç gurup insan bulunmaktadır:

1. Gurup; Şirk koşan müşrikler,

2.Gurup; Tam karar vermemiş, bilgisiz, beceriksiz kimselerden oluşmuştur,

3.Gurup: Gerçek müminlerdir.

BİRİNCİ GURUP (ŞİRK KOŞAN) MÜŞRİKLER

Bunların işleri güçleri sahte ilanlar edinerek Allah’a ortak koşmaları, Müslümanların ibadetlerine engel olabilme uğruna ellerinden gelenleri yaparlar. Müslüman ve Allah düşmanıdırlar. Allah’ın yardımı Müslümanlara ulaştı da, müşrikler nifak tohumu saçamadılar ve başarılı olamadılar.

Hep görüldüğü üzere hak galip geldi Müslümanlar kazandı.

İKİNCİ GURUP

Uygulamalarda tam karar alamadıklarından karar almaları ve karar vermeleri kolay olmayan bir kitledir.

Tek başlarına karar veremezler. Örf ve adetlere göre hayatlarını devam ettirirler kendilerine dahi faydaları dokunmaz bunların.

ÜÇÜNÇÜ GURUP

 Dört dörtlük İslam’ı yaşamaya çalışan gerçek müminlerdir. Esas konumuza başlayalım. İşe besmele ile başlıyoruz. Dünyada herkese, ahirette sadece müminlere olan (Bismillahirrahmanirrahim) Allah’ın adı ile başlarım.

KIYAMET SAATİ: Herkes için olduğu gibi Müslümanlar içinde kıyamet saati şiddetli geçecektir. Şiddetinden emzikli analar çocuklarını terk edeceklerdir. Pek çok insan içmeden sarhoş gibi dengesini kaybederek sağa-sola yalpalanacak.

Ne yapacağını bilemez bir halde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Şeytan-ı laâne de boş durmayacak Müslümanlarla olan savaşını sürdürecektir. Müslüman’ın önünden-ardından, yanından, sağından-solundan, alttan-üstten boş olduğu bir delikten sızacak ve vesvesesini verecektir. Şeytan acımasızdır. İnsanın canını acıtır ve yakar.

ÖLÜM VAKTİ: Allah’ın takdir ettiği mühlet gelmeden ölüm olmayacaktır. Hem Müslüman için ölüm yokluk değildir. (Fani&geçici) dünya hayatından edebi sonsuz ahretine geçiş yapmaktır. Fani dünya hayatı gitti yerine edebi hayat geldi demektir. İslam’ın beş şartı, hayatında noksansız hem inanmak hem de amelce tatbikatını yerine getirmektedir.

Bir Müslüman’a Allah’ın benim kulum demesinden daha sevimli ne olabilir ki, Müslüman demek teslim olmuş insan demektir.

HACCA DAVET: Müslüman doğup Müslüman yaşadığımızdan dolayı bizden daha üstün ve mübarek insan olmaz. Bu açıdan yaratan rabbimize binlerce hamdü senalar olsu. Hac ibadeti İslam’ın 5 temel farzından birisidir. Hem mali hem de bedeni ibadet sayılmıştır.

Allah’a hamd olsun ki, bizleri Müslüman bir ülkede Müslüman anadan-babadan dünyaya getirdi. İnşallah Müslüman öldürür ve diriltir Müslümanlardan sayılırız.

Allah’ım Müslüman olarak ölmeyi ve yine Müslümanlar arasında dirilmeyi nasip et Allah’ım.

Bize cenneti ve cemalimi göstermeni isterim.

 



KUR’ANLA BULUŞMAK

Yazar : Selim DEMİRLİ | Tarih : 1 yıl, 7 ay önce / 16.06.2016 10:36:15 | Görüntüleme : 977
KUR’AN-I KERİMİ; Müslüman çok okuyacak, Kur’an-ı anlamak için fazla kitap Kur’an-ı tilaveti için usulüne uygun okuyuşu öğrenir ve okumayı yapar. Fakat anlamada faydasını göremez.

KUR’ANDA ANLAMA EKSİĞİMİZ; Günümüzde bazı Müslüman kardeşlerimiz, dirilerden ziyade ölüler içim Kur’an-ı okurlar. Geçmişlerine okur veya okutur da kendisini unutur. Kur’an-ı ölüler için değil diriler için gönderilmiştir. O, hayatın nizam kitabıdır, İslam dinin anayasasıdır. Her türlü hukuk düzenini içine almıştır.

KUR’AN; Ne fala bakmak için, nede mezarlıkta okumak için gönderilmiştir. Ve nede; süslü ve işlemeli bezlerden yapılan kılıfa konup duvara asmak içinde gönderilmedi. Ancak mü’minlerin kalplerine yerleşmek için, vahiy yoluyla gönderilen Allah kelamıdır. Onun yeri gerçekten mü’minin kalbidir.

Çağımızdaki Müslüman meseleye nasıl bakıyor ve değerlendirmesini yapıyor. Çoğu Müslüman Kur’an’la araya mesafeler koymuşlar. Kur’an’ın sesine kulaklarını kapamışlar. Görmezler, işitmezler, anlamazları oynamaktalar. Pek çokları derin gaflet uykusunda uyumaktalar. Uyandıklarında geç kaldıklarını görecekler ama ellerine bir şey geçmeyecektir.

Her yönüyle Kur’an’ın dediklerini anlamadan kurtuluş yoktur. Öncelikle her mü’min itikadını düzeltmeli sonrada yeniden Müslüman olmuşçasına amellerine sarılmalıdır. İtikadı bozuk olanın amelide bozuktur.

Kur’an-ı en az bir defa okumamız lazımdır. Kul ile Kur’an arasındaki irtibat asla kesilmemelidir. Dur ve sıkıntılı günlerde düşünerek Kur’an okumalıyız. Fakat okumalarda bıktırmadan sevdirerek okutma şekline özen göstermeliyiz. Tek başına veya gurup halinde dersler yapılmalıdır, asla zorlama olmamalıdır. Çünkü dinimiz İslam’da zorlama ve güçlük yoktur. Bizde kolay olanı seçmemiz lazımdır, faydalı olması için Kur’an eğitimi evlerde devam edilmelidir. Ömrümüz sayılıdır, biter. Gelecek yakındır ecel yakalar, geçen geçmiştir, gelecekten bilgimiz yoktur. Ancak içinde bulunduğumuz hali değerlendirmeliyiz…Başkada çare yoktur zaten.

Ramazan ayındaki manevi atmosferden faydalanmalıyız. Hatim indirmeli, çokça Kur’an tilavetine önem vermeliyiz. Teşvik etmeye çok önem vermeliyiz ve dua ile dersleri sonlandırmalıyız.

DUAMIZ

Yarabbi..! Hizmetimizde bizi daim kıl, son nefesimizde kelime-i şehadetle çene kapamayı bizlere nasip eyle.Bizi azılı düşmanımız nefsimizle baş başa bırakma Allah’ım!!Şeytanın şerrinden, nefsin vesvesinden emin eyle, Allah’ım (Amin, amin,amin) ve selamün alel-mürselin velhadülillahi rabbil alemin (Tebekkalellahülazim Allah’u teale bereketini artırsın).