......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 300785

SADAKA-İ CARİYE

Yazar : | Tarih : 9 ay, 1 hafta önce / | Görüntüleme : 672
SADAKA-İ CARİYE Cenab-ı Allah’ın biz insanlar için yarattığı nimetleri saymak mümkün değildir. Bu eşşiz ve sayısız nimetleri O’nun rızası doğrultusunda kullanmak; nankörlük etmemek, ısraf etmemek ve muhtaç olanlarla paylaşmak mümin olmanın ve takva bilincine sahip bulunmanın ılk şartıdır. Nitekim Cenab-ı Allah: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir” buyurmaktadır(Âl-i İmrân,3/92)

 

                Hiç şüphesiz yaşadığımız sürece Hak Tealâ’nın bize bahşedip verdiği nimetleri sadece kendimiz için harcayıp tüketmek yerine, toplumun faydası için de kullanma erdemini göstermemiz de son derecede önemlidir. Çünkü bu davranış, geçici dünya nimetlerini, ebedi hayatı kazanmak için bir vesile kılmak olacaktır. Hz. Peygamber Efendimizin şu hadisi buna işaret etmektedir: “İnsan ölünce üç şey dışında ameli kesilir. ‘Sadaka-i cariye yani faydası kesintisiz devam eden hayır, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat!”  (Müslim,Vasiyye,14.) Faydası kesintisiz olarak devam eden sadaka-i cariyelere örnek vermek gerekirse, ecdadımızın çokca yaptırdıkları camiler, mescitler, çeşmeler, hastaneler, kütüphaneler, okullar, köprüler, parklar, bu gibi hayır yerlerinin bakım ve onarımları; iyileştirilmeleri sayılabilir.

                Sadaka-i cariyeler yaptırmak ve insanlığa faydalı ilim üretmek ve bunu yaymak-yayınlamak; iyiliğimizin, infakımızın ve yardımlarımızın kalıcı olmasını, bizler öldükten sonra da sevaplarının sürekli hale gelmesini sağlamaktır. Cenab-ı Hakk kabul buyursun inşallah !

ALLAH AŞKI

Yer yüzü sessiz, gök yüzü şaşkın!

Bu nasıl bir duygu seli böyle?

Kalpleri silme doldurdu aşkın,

Söyle Yâ Râb, dermanımı söyle!

 

Düş bahçemde daim bahar oluyor,

Çiçekler yalnız senin için açar!

Rabbanî kokusun sendan alıyor!

Kuşlar senin sevincinle uçar!

 

Seni anlatmaya övgüler yetmez!

Akıl, Ekber’liğe şahitlik eder!

Kalbimize hoş geldi, asla gitmez!

Yok olsun artık ruhta, hüzün-keder!

 

Doğanın duvağında hüzün saklı,

Ruh, ateşin alazında yanıyor!

Yitirmiş bilinci, kaybetmiş aklı,

Kendini Ahret-alemde sanıyor!

 

Oytan, saf bir aşk seline kapılmış,

Barış rüzgârı engeli aşıyor!

Ferman, büyük Hükümdarca yapılmış!

Sevgi gönüllerden dolup taşıyor!