......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 261177

ALLAH’A GÜVENİP DAYANMAK

Yazar : | Tarih : 4 ay, 1 hafta önce / | Görüntüleme : 87
ALLAH’A GÜVENİP DAYANMAKİnsan ruhu, yardıma-desteğe-Yüce bir varlığa sığınmaya muhtaçtır. İnsan, kendisini en güçlü hissettiği zamanlarda dahi, kendisiyle baş başa kaldığında belirli zaafları, zayıflıkları, korku ve tedirginlikleri olduğunu hisseder. Bunlar dünyevî hayatla ilgili kaygılar da olabilir, uhrevî hayatla ilgili korkular da olabilir. Bu nedenle, insanoğlunun, Yüce bir Varlığa güvenip, sığınıp, dayanabileceğini hissetmesi-inanması zorunludur. İşte bu Yüce Varlık Cenab-ı Allah’tır. Yüce Allah’ın yerine, maddi veya manevî hiçbir güç, hiçbir varlık ikâme edilemez. Allah Tealâ, “…Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”(Mâide,5/11); “… Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır.”(Hacc,22/78) buyruklarıyla kendisine güvenip dayanmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır.

Bu sebeple inançlı kişiler, daha mütevekkil olurlar, kendilerini daima daha güçlü hissederler; ruhen daha sağlam ve dengeli olurlar; depresyona-bunalıma daha az düşerler; böyle bir durum hâsıl olursa da Yüce Rabbimizin er-geç mutlaka yardıma koşacağına inandıkları-güvendikleri için düzlüğe daha çabuk çıkarlar.

Aksine, Allah inancı-güvenci zayıf olanlar veya inancı hiç olmayanlar, maalesef korku, endişe ve panik hallerinde sığınacak manevî bir güç bulamadıkları için depresyona düşerler, alkole veya daha kötüsü uyuşturucu maddeye sarılırlar; şayet zor da olsa tüm iradelerini toplayıp bu fâsit daireden çıkamazlarsa maalesef depresyon daha da derinleşir, hayatları mahfolur!

Allah Tealâ’ya daima inanmalı, güvenmeli, sığınmalı ve yakarmalıyız. Her an yanımızda olduğunu, bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna (Kâf, 50/16), bir bunalıma, bir sıkıntıya düştüğümüzde elimizden tutup düzlüğe çıkaracağını bilmeliyiz!

RUH KİMDİR?

Bu dünyaya neden geldik?

Sebebini bilemedik!

Ah ! Veda etmeden önce,

Günahları silemedik!

 

Sen ey ruh ! Sen kimsin, nesin?

Neden hiç çıkmıyor sesin?

Belki de cılız-pısırık,

Belki de muhkem kalesin!

 

Misler gibi anber misin?

Arzu’ya ol Kamber misin?

Rahmeten lil âlemin’ce,

Has Yüce peygamber misin?

 

Tûr Dağında Musa’mısın?

İlâhî güç, Âsâ mısın?

Yoksa hep içimi yakan,

Yüreğimde tasa mısın?

 

Belkıs’ın yüzündeki kaş?

Kâbe duvarında bir taş?

Öz Yusuf’unu yitiren,

Yakup’un gözündeki yaş?

 

İnsan için ilâh mısın?

Kutsal Kâbetullah mısın?

Ateşin yakamadığı,

Büyük Halilullah mısın?

 

Kör kuyulara atılan,

Köle olarak satılan,

Ay parçası Yusuf musun?

Ar-iffet timsali olan!

 

OYTAN, sorular güzelden,

Yanıt yoktur ta ezelden!

Gerçek kişiler bilsinler,

Hiç umut yoktur tüzelden!