......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 248650

NİYET VE AMEL

Yazar : | Tarih : 1 ay, 1 hafta önce / | Görüntüleme : 159
  NİYET VE AMELNiyet, en kısa ifadesiyle iç yönelişi demektir; hareketlerin temelinde yatan plân ve projedir. Allah katında dış görüntü hiç önemli değildir; kalplerdeki yönelişler değerlidir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Herkes şakilesi uyarınca amel eder.”(İsrâ,84)

Hasan-ı Basrî, bu ayette geçen “şakile” kelimesinin “niyet” anlamına geldiğini ve buna göre amelin sıhhatinin niyete bağlı olduğunu belirtmiştir.

Nitekim Peygamber Efendimiz de şöyle buyurmuştur: “Müminin niyeti amelinden daha hayırlıdır.”

Bazı hadis bilginleri, yukarıdaki hadisin gerekçesini açıklarken, “Çünkü, insan bazen amele dönüşmeyen iyi niyetinden dolayı sevap kazanır; ama hiçbir zaman niyetsiz amelden dolayı sevap kazanamaz” diyorlar. Başka hadis bilginleri de: “Müminin niyetinin amelinden üstün olması şu yüzdendir: Niyet kalbin amelidir ve kalp marifet kaynağıdır. Marifetten kaynaklanan amel de tabii ki, diğer amellerden üstün olur” diyorlar. (Ebûl-Leys Semerkandî, Sohbetler,s.446)

“Niyet Hadisi” diye meşhur olan bir hadisi şerifin vûrûd sebebi olan olay niyetin ne kadar önem taşıdığına ışık tutmaktadır: Sahabeden biri, Ummu Kays adındaki bir  kadınla evlenmek ister. Kadın, Medine’ye göç etmesi halinde kendisiyle evlenebileceğini söyler. Adam da hicret eden Müslümanlarla beraber Medine’ye göç eder. Durumu öğrenen Müslüman muhacirler, bu adamla kendileri arasında amel bakımından fark olup olmadığını merak ederler ve Sevgili Peygamberimize sorarlar. Efendimiz de: “amellerin değer ölçüsü, niyetlerdir…” buyurarak işin farkını ve temel prensibini açıklar. Müslümanlar, sözünü ettiğimiz sahabeye, zaman zaman, “Ummu Kays’ın muhaciri” diye takılmışlardır.(İsmail Lütfi Çakan, İyi Müslüman, s.15)

NAMAZ

Gökte masmavi sema,

Mescid kubbesi gibi,

Namazı kıl daima,

Resûl cübbesi gibi

 

Seccadedir altımda,

Yeşil doğa örtüsü,

Günah yüklü zatımda,

Kalpte derin korkusu!

 

Ruhum huşu içinde,

Secdelere kapanır!

Namaz vakti geçince,

Üzülür ve utanır!

 

Havanda döve döve

Nefsimi uslandırdım,

Rabbimi öve öve

İçimi hislendirdim!

 

OYTAN’ım her namazı,

Son vakit sanarak kıl!

Yaptığın her niyazı,

Rabbini anarak kıl!