......

RESMİ İLANLAR

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 235213

ZEKAT CİMRİLİKTEN, KÖTÜ AHLAKTAN TEMİZLER

Yazar : | Tarih : 6 ay, 3 hafta önce / | Görüntüleme : 365
 ZEKAT CİMRİLİKTEN, KÖTÜ AHLAKTAN TEMİZLERİslâm'ın şartlarından biri de malının zekâtını vermektir. Ticaret malları ile altın, gümüş ve nakit paraların kırkta biri zekât olarak verilir.

Zekât, hicretin ikinci senesi farz kılınmıştır. Fıtır sadakası ve bayram namazı da o sene emrolundu.

Zekât, temizlik ve üreyip çoğalmak manasınadır. Malın zekatını vermek kalan mala çok bereket getirir, zekat verenin malı gittikçe artar. Lâkin bu faydayı elde etmek için zekâtı gönül hoşluğu ile vermek lazımdır.

Allâhü Teâlâ, gönülden istemeyerek yapılan ameli kabul etmez ve ondan razı olmaz. Veli (Allah'ın sevgili bir kulu) olmak mal ve canı Allah yolunda feda etmeye bağlıdır. Cimri olan veli olamaz. Zekat, nefsi cimrilik gibi kötü ahlâktan temizler.

Allâhü Teâlâ güzel amel işleyenin ecir ve mükâfatını zayi etmez, mutlaka karşılığını verir. Malını onun rızası için verene ondan hayırlısını, canını ve fani vücudunu feda edene ondan hayırlı olan ebedi hayatı ve cennette cemalini görmeyi nasip eder. Kur'ân-ı Kerim'de -mealen-: “Allâhü Teâlâ'nın rızasına muvafık güzel ameller yapanlara ondan daha güzeli ve bir de ziyade var.” (Yunus Suresi, Ayet 26)” buyurulmuş-tur. Buradaki ziyade rü'yetullah (Allâh'ın cemalini görmek) olarak tefsir edilmiştir.

Yine Ayet-i celilede -mealen-: “...Hakkında sizi tasarrufa salahiyetli kıldığı şeylerden infak eyleyin.” (Hadid Suresi, Ayet 7) buyurulmuştur. Yani insanların ellerinde olan mallar hakikatte Allâhü Teâlâ'nındır, halka emanet olarak vermiştir. Nisaba malik olan herkesin o maldan zekat ve sadaka vermesi lâzımdır.

Fetva kitaplarında şöyle geçer: Okuma veya okutma ile meşgul ilim ehlinin zengin de olsa- zekât almaları caizdir. (Tenvirul-ebsar ve Tefsir-i Semerkandi) Hadis-i şerifte: “Kırk senelik nafakası da olsa ilim talebesine zekât verilir.” buyurulmuştur.

İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri diyor ki: “Burada ilimden maksat: Peygamberlerin ve evliyanın ilmi olan din ilimleridir. Yoksa yalnız felsefî ve aklî ilimleri tahsil edenler değildir. (Hadis-i Erbain terc. ve şerh, İ. Hakkı Bursevi)