......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 265564
YORUM MANŞET
EN HAYIRLI KAMPANYA
EN HAYIRLI KAMPANYA

EN HAYIRLI KAMPANYAHatay Eczacı Odası ve Hatay Kızılay Şubesi’nin ortaklığında yapılan kan ve kök hücre kan bağışı kampanyası hayırsever vatandaşlardan ilgi gördü

Kan ve kök hücre bağışını arttırmak ve bu konuda toplumsal bilinci oluşturmak amacıyla Türk Eczacıları Birliği 28.Bölge Hatay Eczacı Odası ve Türk Kızılayı Hatay Şubesi ortaklığında dün yapılan bağış kampanyası ilgiyle gerçekleşti.

Hatay Eczacı Odası Başkanı Sedat Aközcan, Hatay Kızılay Şubesi Başkanı Ş. Kudret Özbakış, yönetim kurulu üyeleri, işadamı Necmettin Çalışkan, Umut Damlaları Özel Eğitim Okulu öğrencileri ile çok sayıda hayırsever vatandaş “Yardımseverlik kanımızda var” sloganı doğrultusunda bu kampanyada hazır bulundu.

28.Bölge Hatay Eczacı Odası yönetim kurulu kan ve kök hücre bağış kampanyası ile ilgili şu açıklamada bulundu: “Kök Hücre Nakli başta kan kanserleri (lösemiler, lenfomalar) olmak üzere kemik iliği yetersizlikleri, metabolik hastalıklar, bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve diğer kanserler gibi çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir.

Kök hücreler, yaşam boyu kendi kendini yenileyerek olgun hücrelere dönüşebilme kapasitesine sahip hücrelerdir. Gerek olduğu zaman kendilerinden sonraki hücrelere farklılaşarak, hücrelerin gelişimini, olgunlaşmasını ve çoğalmasını sağlarlar. Bağışçı olmak isteyen bir kişi 28 ile 50 yaş aralığında olmalıdır.
Kök hücre bağışçısı olmak için; Başvuru sonrası bir bilgilendirme görüşmesi yapılır. Eğer kişi bağışı kabul ederse, Gönüllü Kök Hücre Bağışçısı Bilgilendirme ve Onam Formunu doldurup imzalayarak bu bağışı resmi olarak onaylaması istenir ve ardından üç tüp kan örneği alınır. Türk Kızılayı tarafından kan örnekleri alınır ve eğer enfeksiyöz hastalıklar açısından test sonucu negatif ise kan örneği doku tipinin belirlenmesi için TÜRKÖK (Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi) Laboratuvarı’na gönderilir ve test sonuçları Kemik İliği Bankası’na aktarılır. Kök hücre nakline ihtiyaç duyan hastaların doku örneklerinin uyuşması ile yeni hayatlar canlanır.” dedi.

(Haber: S.Ergin)

Kültür, Turizm ve Medyanın kalbi HATAY’DA ATTI
Kültür, Turizm ve Medyanın kalbi HATAY’DA ATTI

  Kültür, Turizm ve Medyanın kalbi  HATAY’DA ATTIKültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayelerinde, Hatay Valiliği koordinasyon ve desteği ile Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası Kültür Turizm ve Medya Kurultayı Hatay’da gerçekleştirildi.

Kurultaya, AK Parti Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Hatay Valisi Rahmi Doğan Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman, Hacı Bayram Türkoğlu, Abdülkadir Özel, Hüseyin Şanverdi, Sabahat Özgürsoy Çelik, MKÜ rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, HESOB Başkanı Abdülkadir Teksöz, Kurum İl Müdürleri, medya ve basın dünyasının yakından tanıdığı çok sayıda gazeteci, köşe yazarı, basın mensubu, protokol mensupları, belediye başkanları, Türkiye’nin değişik illerinden gelen yerel yayın kuruluşu temsilcisi ve akademisyen katıldı.

Cumartesi günü Anemon Otel’de gerçekleştirilen ‘Uluslararası Kültür Turizm ve Medya Kurultayı, Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan’ın açış konuşması ile başladı.

Konuşmasında AYD Başkanı Burhan “Bu etkinliği, Kadim medeniyetin barış ve kardeşliğin şehri Hatay’da yapmaktan çok mutluyuz.  Bu vesileyle Kurultayımıza teşriflerinden dolayı Başta Sayın Kurtulmuş’a desteklerinden ve ev sahipliğinden ötürü Hatay Valimiz Rahmi Doğan’a ve katılım göstererek bizleri kırmayan değerli gazeteci arkadaşlarımıza teşekkür ederiz’ dedi.

Kurultay’da kısa bir değerlendirme yapan Hatay Valisi Rahmi Doğan ‘Uluslararası Kültür Turizm ve Medya Kurultayı’nın ilimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olması dileğiyle hepinize hoş geldiniz. Hatay, son dönemde ulusal ve uluslararası medyada Suriye krizi ile göçmenlerle ve sınır ötesi operasyonlarla anılan bir şehir oldu. Bugün burada yapılacak olan Kültür, Turizm ve Medya Kurultayıyla yapılacak olan çalışmaların, tartışmaların, fikir ve önerilerin ilimiz yöneticilerine için yol gösterici olacaktır. Hatay medeniyetler şehri, farklı kültürlerin buluştuğu, insanların bir arada kardeşçe yaşama kültürünü en zirvede yaşayan bir şehir.’ dedi

Hatay Kültür Turizm ve Medya Kurultayı açılış bölümünde bir konuşma yapan AK Parti Genel Başkan Vekili  Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ise Hatay’ın  Anadolu'nun kilit taşı olan önemli bir şehir olduğunu belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.

Açılış konuşmalarının ardından, birinci oturumda İnternet Haber Yayın Koordinatörü Hadi Özışık moderatörlüğünde “ Bir Kardeşlik Modeli Olarak Hatay” başlığında Akşam Gazetesi köşe yazarı Emin Pazarcı, Karar Gazetesi köşe yazarı Yusuf Ziya Cömert, Kanal 7 İskele Sancak Programı sunucusu Mehmet Acet ve Kanal 24’ten Melih Yiğitel tebliğlerini paylaştı.

İkinci oturumda araştırmacı-yazar Mustafa Şen moderatörlüğünde “ Küresel Barış ve Hatay” başlığında Ülke Tv Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk, Milat Gazetesi’nden Serdar Arseven, Daily Sabah yazarı Nur Özkan, Rus-Tur Derneğinden İvan Staradupsev tebliğlerini izleyicilerle paylaştı.

Üçüncü ve son oturumda ise Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman moderatörlüğünde “ Medyanın Turizm Katkısı Ve Hatay” başlığında ise Habertürk Gazetesinden Sevilay Yılman, Sözcü Gazetesinden Deniz Zeyrek, Akit Gazetesinden Hacı Yakışıklı ve Habertürk Kanalından Bülent Aydemir tebliğlerini paylaştı.

Kurultay çalışmaları sonrasında Habib-i Neccar Camiini ziyaret eden Kurtulmuş ve beraberindeki heyet çıkışta uzun çarşı esnafıyla selamlaştı ve daha sonra Hatay’ın eşsiz lezzetlerinden oluşan öğle yemeği ve künefe ikram edildi.

(Yorum Haber Merkezi)

İZZETTİN YILMAZ İLGİ ODAĞI
İZZETTİN YILMAZ İLGİ ODAĞI

İZZETTİN YILMAZ İLGİ ODAĞIAK Parti Antakya Belediye Başkan adayı İzzettin Yılmaz, adaylığının açıklanmasının ardından yapmış olduğu ziyaretlerde hemşehrilerinin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

  Hatay Milletvekilliği, HESOB Başkanlığı ve Antakya Şoförler Odası başkanlığı gibi yapmış olduğu önemli görevler esnasında Hatay halkı ile bütünleşen İzzettin Yılmaz’ın bu defa Antakya Belediye Başkan adaylığında da teveccüh görmesi dikkat çekiyor.

Hafta içinde yapılan Cumhur İttifakı Antakya Seçim Bürosu açılışında kalabalık bir topluluğa hitap eden İzzettin Yılmaz, şahsına gösterilen ilgi ve desteğe teşekkür etti.

Bu arada seçim çalışmaları doğrultusunda mahalle mahalle, ev ev ziyaretlerini sürdüren Yılmaz, hastaları da unutmayarak onlara geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Ziyaret esnasında hastalara karanfil takdim eden Yılmaz, “Hatay Devlet Hastanesinde yatan hasta ve yakınlarıyla buluştuk. Ziyaretlerimiz esnasında kardeşlerimizle bolca sohbet etme fırsatımız oldu.

Hatay’ın sağlık üssü olan bölge hastanemizde yatan hastalarımıza Yüce Allah’tan şifalar dilerim.

Antakya Huzurevine ziyarette bulunarak büyüklerimizin hayır duasını aldık. Birinci tercihimiz herkesin, yaşını almış büyüklerimizin ailesinin yanında, çocuklarının ve torunlarının yanında olması ve onlarla vakit geçirmesidir. Ancak büyüklerimizin daha konforlu olarak yaşamını sürdürmesi için ilçemizde yapılan yeni huzurevi inşaatı devam etmektedir.” dedi.

(Yorum Haber Merkezi)

AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler;
AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler;

AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler;DEVLETİMİZİN İMKÂNLARINI, MİLLETİMİZLE BULUŞTURACAĞIZ

 Cumhur ittifakının ete kemiğe büründüğü Belen’de düzenlenen seçim bürosunun açılış töreni görkemli bir şekilde gerçekleşti.

Hatay’ın imkânlarını devletin imkânlarıyla buluşturmak için çalıştıklarını belirten AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, nasıl ki Konya denilince akla Mevlana geliyorsa, Beyazıt Bestami, Habib Neccar, Hızır Ali denilince de akla Hatay’ın geleceği günler için, Hatay Büyükşehri yöneteceklerini belirtti.

Belen seçim Bürosunun açılışında konuşan AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, Hatay Büyükşehir Belediyesinin Hatay’ın tüm ilçelerine hizmet götüremediğini belirterek, Belen Belediyesinin de beş yılda belediyecilik hizmetlerinin gereğini, Hatay Büyükşehir Belediyesinden alamadığını belirtti.

Cumhur ittifakı olarak 15 ilçe belediyesinin bütçesinin Hatay Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü kadar etmediğini belirten AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, “10 metrenin üstündeki tüm yollar, tüm altyapı, mezbahane, mezarlıklar, sebze hali, otogar, ulaşım, dolmuş, halk otobüsleri, içme suyu, tüm bunlar büyükşehirin hizmet alanındadır.

Cumhur ittifakı beladan bekaya gidilen yolda devletimizin bekası ve milletimizin birliğine göz dikenlere karşı ülkemizin üstünde dolaşan kara bulutlara karşın pusuda bekleyenlere karşı sıkılmış bir yumruk, bir Rabia, bir bozkurttur. Cumhur ittifakı bu toprakların bize vatan kılındığı dönemden beri hep vardı. İki yıl önce de 15 Temmuz'da bu birliktelik gün yüzüne çıktı. Cumhur ittifakı vatanın tehlikeye girdiği her dönemde vardı. Birliği ve beraberliği yıkmak ve göbeklerinde küresel güçlerin elleri bulunan ittifaklar kuruluyor. Bakıyorlar Cumhur İttifakının özünü görmeye çalışıyorlar. Çözmeye, görmeye ve kopyalamaya çalışıyorlar. Anlayamıyorlar. Çünkü Cumhur ittifakı bugün kurulmadı… Cumhur ittifakı Bugün kurulmadığı biz Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte birçok kez seçimlerde karşı karşıya geldik. Ama Cumhur ittifakının temeli bugün değil tarihte de vardı.

Cumhur ittifakları hep bu şurada çalıştı. Toplum içerisinde dik duruşumuzu temelinde yatan da budur inşallah nasip ederse Belen’de İbrahim Gül kardeşimiz, bu fakire de Rabbim Büyükşehir Belediye Başkanı olmayı nasip ederse bu şuurla bu duygularla çalışacak ve çarçur edilen Büyükşehir bütçesini muhafaza edeceğiz. Devletimizin milletimize hizmet olarak gönderdiği bütçe Millete hizmet, icraat, yol, köprü, asfalt, altyapı ve park olarak dönecektir. Bundan kimsenin endişesi olmasın.

Belen Belediyesi ilçe belediyesi olarak kıt imkânlarla bir şeyler yapmanın mücadelesini veriyor. Büyükşehir ile birlikte 31 Mart'tan sonra İbrahim Gül kardeşimiz ile birlikte Belen'i ve Hatay’ı imar edeceğiz, İhya edeceğiz, inşa edeceğiz inşallah, bunda hiç bir tereddüdünüz olmasın” diye konuştu.

(Haber Merkezi)

GÖNÜLLER YAPMAK İÇİN GELİYORUZ
GÖNÜLLER YAPMAK İÇİN GELİYORUZ

GÖNÜLLER YAPMAK İÇİN GELİYORUZ Cumhur İttifakı adayları seçim çalışmaları kapsamında Antakya Uzunçarşı esnafını ziyaret etti.

Çarşı esnafı Cumhur İttifakı heyetini Mehteran Takımı ile karşıladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı adayı İbrahim Güler, AK Parti Antakya Belediye Başkan adayı İzzettin Yılmaz, yerel seçim çalışmaları kapsamında Antakya'da çarşı esnafını ziyaret etti.

Birlikteliğimizin Hatay'ın mutluluk ve refah seviyesini sürekli olarak artıracağına inanıyor, Hatay için her zaman daha iyisini yapacağımıza söz veriyorum diyen AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı İbrahim Güler “Devletin kaynaklarını milletle buluşturmak ve gönüller yapmak için geliyoruz” dedi.

Tarihi Uzunçarşı’da esnafı ziyaret eden Cumhur İttifakı heyeti, esnafın sorunlarını dinleyerek sorunların çözümü için destek istedi.

Gerek milli duruş noktasında gerekse memlekete hizmet noktasındaki doğru adresi cumhur ittifakıdır diyen MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, "Cumhur İttifakı genelde, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve genel başkanımız Devlet Bahçeli'nin önderliğinde hak ettiği noktaya gelmiştir. Bizde onların izinde yol alarak bu ittifakın Hatay'da şahlanması için çaba göstereceğiz. Gerek milli duruş noktasında gerekse memlekete hizmet noktasındaki doğru adresi cumhur ittifakıdır." dedi.

AK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı İbrahim Güler de, Hatay'ın önceliklerini belirleyerek bir hizmet haritası ortaya çıkaracaklarını ve her aşamada istişare anlayışı ile hareket edeceklerini belirterek “Har vurup harman savuran değil, akılcı bir anlayışla kalıcı hizmetler yapacağız. Devletin kaynaklarını milletle buluşturmak ve gönüller yapmak için geliyoruz. Cumhur İttifakı, ilimizin kurtuluşu, refahı ve hizmete doyacağının adıdır." diye konuştu.

AK Parti Antakya Belediye Başkan adayı İzzettin Yılmaz da, çarşı esnafının sorunlarını dinleyerek, tek tek not aldı ve çözüm konusunda istişarelerde bulundu.

(Haber Merkezi)

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


10 ay, 1 hafta önce / 04.05.2018 09:46:11   

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


4 yıl, 3 gün önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 6 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

4 yıl, 10 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

HATAY`IN ŞAİR VE YAZARLARI

Eylül 2013 itibariyle yasal hale gelen derneğimizin adı; Hatay Şairler-Yazarlar Derneği.

Kısa adı HAŞYAD olan derneğimizin amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Türkçe`nin doğru ve yaygın kullanılması bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur. Dernek bu faaliyetleri kamu yararını gözeterek yapar.

Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçe`de karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına karşıdır.

İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.

Dili, bir milleti meydana getiren en önemli unsur olarak görür. Türkçe`nin yaygın kullanımı konusunda yapılan bütün çalışmaları destekler, imkânlar dâhilinde katılır.

İlimizin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkar ve dokusuna uygun tanıtımlara öncülük eder.

Kısaca; Hatay`a dair ne varsa bir hattat hassasiyetiyle mürekkebini yüreğiyle mayalar; Şairine ve yazarına destek olur.

Şair ve Yazar bakımından oldukça zengindir ilimiz.

Hayatta olmayan; Mehmet Güneş, Arif Coşkun, Kemal Karaömeroğlu,Kamil Sarıateş,Niyazi Börklü,Nazım Okşael,Rıza Polat Akkoyunlu ve varsa unuttuklarımıza rahmet dileyerek,dilimiz döndüğünce hatırımızda olan bu şehrin edebiyatını hakkıyla yapma uğraşında olan ve en az bir kitap neşretmiş şair ve yazarlarımızı sıralamaya çalışalım;

MEHMET TEKİN

ABDURRAHMAN YİĞİT

FUAT ODABAŞIOĞLU

HÜSEYİN GÜFTA

ADİL ÇETİN

ERDAL ALTUNLU

KADİR ARSLAN

EMİN CAN

NİZAMETTİN DURAN

BÜLENT NAKİP

MEHMET TURAN YARAR

BEKİR CİLA

ALİ PARLAK

ERDAL TÜRKOĞLU

YUSUF ŞERİFOĞLU

ÖMER SAYIL

MUSTAFA CENGİZ

BEKİR COŞKUN

EŞREF AZGIN

ÇETİN KALKAN

HASAN KONÇ

ZEYNEL ABİDİN PAYAS

ABDURRAHMAN KARA

M.FATİH BALTA

FEVZİ DÖNMEZ

SEVİL MISIRLIOĞLU

MEHMET KALKAN

5 yıl, 10 ay önce / 27.09.2013 11:11:57   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 4 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


1 yıl, 10 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


1 yıl, 10 ay önce / 08.06.2017 09:49:02   

Dile Dolanan, Sadece Akif mi? - 2

Kendine yer edinmek için akıl, mantık ve izan ölçülerini rafa kaldırarak önüne gelene saldırmanın bir manası var mı?

Temellendirilmiş bilgiler olmadan, duyguları istismar ederek tribünlere oynamak, ilim adamına (!) ne kadar yakışmaktadır? Bir kimse düşünün, 15 Temmuzdan önce suspus olacak, ama ondan sonra da yel değirmenlerine saldırmak için atına atlayacak! Ne ala, ne ala! Ayrıca, bu zatın diline dolamadığı kimse kaldı mı acaba? diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. “İhanetin analizi” makalesinde söylediklerine dikkat buyurun:  

“Fethullah Gülen (F.G.) 1980 öncesinin en ateşli vaizi idi. Nurcuların en kapalı gurubu olup özellikle Seyid Kutup gibi İslamcı denilen ihtilalci liderlerin tesiri altındaydı. Nitekim gençlik yıllarını Seyid Kutub’un eseri olan ‘Fizilali’l Kuran elimizden düşmezdi’, diyerek belirtecektir.”[1] iddiası da, iddiadan öte cehalet değilse tam bir komedidir. Bırakın Feto’yu, Nur cemaatinin büyük bir kesiminin, kolay kolay Said-i Nursi’nin kitapları dışında bir kitap okumadığı bilinir. Nerde kaldı ki Feto, Seyyid Kutub gibi bir şehidin kitabını okusun ve onu rehber ittihaz edinsin! Aslında tam da burada sorulması gereken soru şudur: “Sözüm ona, bu kadar aleyhine atıp tuttuğunuz Feto’nun beyanatı, ne zamandan beri sizin için geçer bilgi oldu?”

Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır Seyit Kutup şehit edilmeden önce kendisine şu teklifte bulunur: “Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinde yanıldığını beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’dan özür dilediğin takdirde idam hükmünü bozacak ve seni serbest bırakacaktır.” Seyit Kutup bu teklif karşısında şu tarihi ve de destansı cevabı verir:

“Eğer idamı hak etmiş olarak, hakkın emri ile ipe çekiliyorsam, buna itiraz etmek haksızlıktır, eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam.” Dilini şehidin kanına pervasızca bulayanların, öncelikle Allah katında dişe dokunur hangi amellerinin olduğunu sorgulasınlar, sonra da dönüp, Allah’ın düşmanı karşısında, canı pahasına eğilmeyen ve şehadete koşan bu kahramanla, Amerika’yı mesken tutmuş ve onların kucağında mest olmuş ve vatanına ihanet etmiş bu melun yaratık arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilinti kurulduğunu ve hiç Allah’tan korkmadan o cümlelerin nasıl sarf edilebildiğini düşünsünler!   

Esasen dile sahip çıkmak, çok önemli bir meziyettir. Seyyid Kutup, Mehmet Akif ve daha nice değerler, egoların tatmini ve nefislerin putlaştırılması uğruna, itibar suikastına maruz tutulmuşlardır. Son zamanlarda bunlara bir de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez eklendi. Fetö’nün bile kendi adına “Fetullah” derken, ki nüfus cüzdanında öyledir. Malum Prof. tarafından ona “Fethullah” payesi verilerek ve hem de söyledikleri, Müslümanların aleyhine delil ittihaz edilerek kullanılırken, verdiği bilgilere şüpheyle bakılmadan kabul görmesi mümkün görünmemektedir.

Son bir söz: Hiçbir kul, hatadan hali değildir. Hal böyleyken, bir hatasından dolayı insanı külliyen reddetmek ve hatta onu ihanet çemberine sokmak da iyi niyetin göstergesi kabul edilemez. Ne ki, Akif merhum için de durum aynıdır. Akif, en fazla Abdülhamit cennetmekân konusunda yanılmıştır denilebilir, o kadar. Bu milletin evladı olarak bize düşen de her iki ecdada Fatihalar göndermektir. Değilse bu yapılanlar ve söylenenler, fitne ateşini harlamaktan başka bir manaya da gelmeyecektir!  



 


1 yıl, 9 ay önce / 13.06.2017 08:56:29   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 3 ay önce / 28.01.2016 10:27:08