......

SPOR HABERLERİ

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 298450
YORUM MANŞET
EXPO 2021 PROJELERİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR
EXPO 2021 PROJELERİ GÖZ KAMAŞTIRIYOR

EXPO 2021 PROJELERİ GÖZ KAMAŞTIRIYORHatay Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan-29 Ekim 2021 tarihleri arasında düzenlenecek EXPO 2021 Hatay’ın alan inşaatlarının tamamlanma sürecinde geri sayım başladı.

  Hatay’ın doğal zenginliklerini ve çok renkli yapısını yerinde görmesi için herkesi Hatay’a davet eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Expo 2021 projelerinin adeta göz kamaştırdığını söyledi.

‘Medeniyetler Bahçesi’ ana temasıyla Antakya ve İskenderun’da 300 dönümlük bir arazide gerçekleştirilecek ve 6 ay sürecek uluslararası organizasyonun inşaat çalışmalarının önümüzdeki kasım ve aralık aylarında tamamlanması planlanıyor.

EXPO alanlarında, Medeniyetler Bahçesi’nin yanı sıra, Türkiye ve dünyadaki kentlerin hortikültürel zenginliklerini sergileyecekleri Ulusal ve Uluslararası Şehir Bahçeleri, Hatay başta olmak üzere çeşitli bölgelerin mutfak kültürlerinin tanıtılacağı Gastronomi Köyü de yer alacak.

Meyve ağaçları ve süs bitkileriyle zenginleşecek bir Hortikültür Serası’nın da yer alacağı Antakya ve İskenderun EXPO alanları; Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi, çocuklar için özel olarak tasarlanan oyun alanı ve 5 bin kişilik amfi tiyatro gibi daha pek çok alanla da zenginleşecek.

Hatay’ın kültürel zenginliğinin, eşsiz doğal güzelliklerinin ve dünya otoritelerince tescillenmiş mutfak kültürünün tüm dünyaya tanıtılma fırsatının yakalanacağı EXPO ile şehrin uluslararası bir turizm ve cazibe merkezi haline gelmesi öngörülüyor.

Şehrin sosyal, kültürel zenginliklerini dünyayla paylaşarak şehre ekonomik değer kazandırmak isteyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatay’ın doğal zenginliklerini ve çok renkli yapısını yerinde görmesi için herkesi Hatay’a davet ediyor.

(Haber Merkezi)

HATAYLI FOTOĞRAFÇI, DÜNYA İKİNCİSİ
HATAYLI FOTOĞRAFÇI, DÜNYA İKİNCİSİ

  HATAYLI FOTOĞRAFÇI, DÜNYA İKİNCİSİAntakya’da Cumhuriyet Caddesi üzerinde faaliyet gösteren Ferhat Karagündüz adlı Hataylı fotoğrafçı, Düğün Fotoğrafı kategorisinde Dünyanın en iyi 100 fotoğrafçısı arasında ikinci sırada yer alarak kıl payı birinciliği kaçırdı.

Daha önce de çeşitli ödüller alan Ferhat Karagündüz, Fransa’da yapılan profesyonel Düğün Fotoğrafçılığı yarışmasında 5 tane Dünya İkinciliği kazandı. Birinciliği 1,5 puanla maalesef kaçırmış oldu.

Mesleğine 1973 yılında başlayan ve fotoğrafçılık sektöründe 47 yıl başarılı hizmet veren Ferhat Karagündüz, 50. Yılında meslek hayatına son noktayı koyacak.

50. yılında ödüllü fotoğraflarını sergilemeyi hedefleyen Ferhat Karagündüz, mesleğini birinci olarak altın bir ödülle taçlandırmak amacında.

(Yorum Haber Merkezi)

ATSO, HATAY’IN SORUNLARINI VE ÇÖZÜM ÖNERİNİ AKTARDI
ATSO, HATAY’IN SORUNLARINI VE ÇÖZÜM ÖNERİNİ AKTARDI

ATSO, HATAY’IN SORUNLARINI VE ÇÖZÜM ÖNERİNİ AKTARDIAntakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile zoom üzerinde bir araya gelerek Hatay’ın sorunlarını ve çözüm önerini aktardı.

 ATSO Başkanı Çinçin, Suudi Arabistan’ın Türk menşeli ürünlerin ithalatını durdurmak, Suriyeli vatandaşların kayıtsız olarak açmış oldukları yerlerin bakanlıkça denetimi ve gümrük kapılarının durumu hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.

ATSO Başkanı Çinçin, konu ile ilgili yaptığı açıklamada “Odamızın talebi doğrultusunda ilimizde bulunan Oda ve Borsa Başkanları, İl Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı ve İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı ile birlikte TOBB İletişim Başkanımız Rıfat Hisarcıklıoğlu ile zoom üzerinden bir araya gelerek Hatay’ın Sorunları ve çözüm önerilerimizi aktardık. Sayın Başkanımıza ilgi ve alakasından dolayı teşekkür ediyoruz.

AKTARDIĞIMIZ SORUNLAR;

1- Suudi Arabistan Türk Menşeli ürünlerin ithalatını engellemek amacıyla kendi vatandaşlarından bir daha Türk ürünlerinin ithalatını yapmayacaklarına dair taahhüt almaktadır. Bu durum Hataylı ihracatçıları ve Ülke ekonomisi acısından çözülmesi gereken bir sorundur.

2- Suriyeli vatandaşların kayıtsız olarak açmış̧ oldukları market ve bakkallarda Türk gıda kodeksine aykırı ürünlerin ve ülkemizde yasak olan et, balık tavuk gibi konserve ürünlerinin piyasaya sunulduğunu ve bu durumun ilgili Bakanlıklarca denetiminin yapılması üyelerimizin talebidir.

3- 2011 yılı Suriye iç karışıklığından itibaren Ortadoğu’ya açılan kapımız Yayladağı, Cilvegözü̈ ve Zeytindalı Gümrük kapıları maalesef Ticarete kapalı bu konuda yardım talep etmekteyiz.

4- Pandemi ile ilgili alınan tedbirler büyük oranda yürürlükten kaldırıldı. Fakat Halı saha işletmeleri için yasak hala kaldırılmadı. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması için yardım talep etmekteyiz.” Dedi.

(Haber Merkezi)

HATAYSPOR’A SÜPER KUPA
HATAYSPOR’A SÜPER KUPA

HATAYSPOR’A SÜPER KUPATFF 1. Ligi 2019-2020 sezonu şampiyonu Hatayspor’a kupası Antakya Atatürk stadında düzenlenen törenle teslim edildi.

  TFF Başkanı Nihat Özdemir ve yönetim kurulu üyeleri, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatayspor Kulübü Başkanı Nihat Tazearslan, Hatayspor Kulübü yöneticileri, teknik heyet ve futbolcuların katıldığı törenle şampiyonluk kupası Hatayspor’a teslim edildi.

Şampiyonluk kupasını teslim alan Hatayspor kaptanı Mesut Çaytemel, kupayı coşkuyla havaya kaldırdı. Büyük bir sevinç yaşayan Bordo-Beyazlılar ellerinde kupayla şampiyonluk pozu verdi.

Kupa törenine pandemi tedbirleri gereğince taraftarlar alınmazken, il protokolü ve futbolcuların aileleri törene katıldı.

Kupa töreninde konuşan TFF Başkanı Nihat Özdemir, şampiyon Hatayspor’u kutlayarak “Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından yapılan yeni stadı inceledik. Yüzde 95’i bitmiş durumda. Yeni sezon 11 Eylül’de başlayacak. Biz Hatayspor’un yeni stadının 20 Eylül gibi tamamlanmasını bekliyoruz.

Eğer seyircili başlayabilirsek, Hatayspor önümüzdeki sezon kendi saha ve seyircisi önünde maçlarını oynayabilecek” dedi.

(Haber Merkezi)

ŞAMPİYON HATAYSPOR SÜPER LİGDE
ŞAMPİYON HATAYSPOR SÜPER LİGDE

ŞAMPİYON HATAYSPOR SÜPER LİGDE
53 yıllık hasret ve özlem muhteşem vuslatla taçlandı. Süper ligi çok isteyen Hatayspor bu hedefine ulaşırken Bordo-Beyazlı taraftarlar, bayram coşkusu yaşadı

 1967 yılında kurulan ve 53 yıldır profesyonel liglerde yer alan Hatayspor, tarihinde ilk kez Süper lige yükslemenin sevinç ve mutluluğunu yaşıyor.

HBB Başkanı ve Hatayspor Onursal Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hatayspor Kurlübü Başkanı Nihat Tazearslan ve yönetim kurulunun çabaları sonucu Teknik Direktör Mehmet Altıparmak idaresinde Hatayspor takımı Adanaspor’u deplasmanda 2-1 yenere matematiksel olarak Süper Lige çıkmayı garantiledi.

Maçı gerek dev ekranlardan gerekse televizyonun başında izleyen Bordo-Beyazlı taraftarlar maçın zor da olsa kazanılıp Süper Lige çıkmanın garantilenmesinin ardından Hatay’ın ilçelerindeki caddeleri adeta karnavala çevirdi.

Caddelerde konvoylar oluşturan, ellerinde Hatayspor bayrağı ile yollara dökülen taraftarlar, bazı yerlerde müzik eşliğinde sevinç gösterisinde bulundu.

Bu arada Erzin, Dörtyol, Payas, İskenderun ve Belen ilçelerinde yollara dökülen Hataylılar, üstü açık otobüsle Antakya’ya gelmekte olan Hatayspor kafilesine büyük sevgi gösterinde bulundu.

2 saatlik Adan yolu 8 saatte aşılırken esas gösterinin Pazar günü Antakya’da yapılacağı öğrenildi.

(Yorum Haber Merkezi)

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


2 yıl, 5 ay önce / 04.05.2018 09:46:11   

“İKİ İYİ ÇOCUK” ÇOK İYİ

  Yakın dönemde konusu Antakya olan ya da Antakya’da çekilen çok sayıda dizi filmi izledik.  O filmlerden hiç birisi beni en son çekilen ve adı; “İki İyi Çocuk” olan sinema filmi kadar heyecanlandırmadı. Aksine o dizilerin çoğunda gerçek Antakya yoktu. İşlenmeye çalışılan hoşgörü teması bile oldukça yapay ve yavandı. Şehrin tarihi dokusunu, zengin kültürünü yansıtmaktan çok uzaktı o diziler. Hatta izlerken öfkelendiğimi z anlar dahi oluyordu. Yalan yanlış kurgularla; her türlü entrikanın kol gezdiği köhne bir kent tasviri yapılıyordu.

Yönetmenliğini hemşehrimiz Mehmet Demir Yılmaz’ın yaptığı ve Antakya’nın sevilen tiyatro sanatçısı Mesut Kurt’un da rol aldığı İki İyi Çocuk filmini yukarıda saydığım endişelerden dolayı daha çok merak ediyor ve bir an önce izlemek istiyordum.

Film gösterime gireli iki hafta olmuştu. Ha bugün ha yarın derken nihayet dün akşam izleme fırsatı buldum. Tek kelimeyle mükemmel bir filmdi. Hatta izlerken eleştirel gözle tüm ayrıntılara dikkat ederek acabalarla, kuşkularla izledim. Elbette bir sinema eleştirmeni değilim. Sadece izlerken bende uyandırdığı duygulardan hareketle; iyi, kötü ya da fena değil diyebilecek kadardır yapacağım değerlendirme. 

Sinemadan gelir gelmez, sıcağı sıcağına yazıyorum; baştan sona çok iyi bir filimdi. Konusu bizdik çünkü. Antakyalı komiser Murat’tı filmin kahramanı. O ki; bu şehrin gülü, her Antakyalının karşılıksız sevdiği iyi çocuk. Yaşı 40’a merdiven dayasa da o hala çocuk.

Ve Antekeli Mesut; içimizden biri, söylediklerine gülüp geçtiğimiz, gerçek değerini bilemediğimiz usta bir sanatçı. Umarım bu filmde gösterdiği performansın ardından değeri daha da iyi anlaşılır.

Şairimiz Ali Yüce ve bestekârımız Muhammet Hariri’nin hatırlanması da büyük bir vefa örneğiydi. Keşke Cemil Meriç’te olsaydı.

Özetle; İki İyi Çocuk,  çok iyiydi çook…


2 yıl, 1 ay önce / 14.09.2018 09:15:53   

11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes



Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakmak için başlatılan seferberlik kapsamında “11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes” kapsamında Hatay’ın genelinde binlerce kişinin katılımıyla fidan ekimleri gerçekleştirildi.
Ülke genelinde aynı gün ve saatte gerçekleştirilen etkinlikte gelecek nesillere daha yeşil bir ülke bırakmak için yürütülen kampanyada 11 milyon fidan toprakla buluştu.
11 milyon fidanın toprakla buluşması için Türkiye genelinde başlatılan ağaçlandırma seferberliğinde Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte daha yeşil bir Türkiye için fidanlar toprakla buluştu.
Dünyanın en büyük sorununun çevre sorunu olduğunu söyleyen Hatay Valisi Rahmi Doğan, yaptığı konuşmada, “Bugün çevre sorunlarıyla mücadele için milyonlarca dolar para harcayan ülkeler bu sorunu çözemiyor. Türkiye Cumhuriyeti bu açıdan gerekli çalışmaları yapmaktadır. Bugün dikeceğimiz fidanlarla geleceğe nefes olacağız. Ecdadın bize emanet olarak bırakmış olduğu bu toprakları gelecek nesillere, çocuklarımıza, evlatlarımıza temiz bir çevre olarak bırakabilmek adına bu çalışmaları yürütmek lazım. Dünyanın hiçbir tarafında bu tür etkinlikleri göremezsiniz. Aynı anda 11 milyon fidanı toprakla buluşturan ve bunu bir festival havasında yapan ülkeye de rast gelemesiniz ama en çok eleştiriyi de Türkiye Cumhuriyeti hükümeti alıyor. Sanki çevreyi bertaraf ediyormuşuz, tahrip ediyormuşuz, ağaçları söküyormuşuz, ağaçları yakıyormuşuz imasında bulunanlar bugün bu faaliyetin ne anlama geldiğini iyi idrak etmeleri lazım." dedi.
AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik de AK Parti hükümetleri olarak göreve geldikleri günden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, yeşile, doğaya, tarıma, insanlığa önem verdiklerini ve vermeye devam ettiklerini belirtti.
“Bugün Fidan Yarın Nefes” sloganıyla tüm Türkiye’de yürütülen Geleceğe Nefes kampanyasının Hatay’daki etkinliğine Hatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Antakya Kaymakamı Orhan Mardinli, milletvekilleri, eğitimciler, öğrenciler, gönüllüler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
(Haber Merkezi)

9 ay, 3 hafta önce / 12.11.2019 09:33:02   

Daha Ne İstiyorsunuz ?

 İslam adına yola çıkanlar geçmişte hayal ettikleri ne varsa hepsini elde ettiler.   Tek başına iktidar olma, Mecliste istediği yasayı çıkarma gücü, yargının kontrolü, KHK yetkisi, bürokratik güç, devlet bütçesi, uzun yıllar iktidarda kalma, medya desteği, ne istiyorlarsa 17 yıldır hepsini elde ettiler. Hatta Devlet Bahçeli de gelsin bizi desteklesin dediler. Devlet Bahçeli bile “Reis ne derse o olur” dedi. Büyük Birlik geldi teslim oldu. Soylu ve Kurtulmuş geldi, teslim oldu. Peki, bütün bunları elde ettiler de ne oldu? Her yaptıklarında bir hikmet aranarak yaptıkları her hata alkışlandı.

Elbette güzel gelişmelerden örnek verebileceğimiz mesela başörtüsü sorunu çözüldü. Okul müdürleri “bizden/yandaş” kişiler oldu. Banka müdürleri cumaya gidenlerden seçildi. Yol, köprü, tüneller, stadyumlar, müzeler, hastaneler, adalet sarayları yapıldı.

Konuşmaya gelince güzel hamaset nutukları, One Minuteler, Eyy! diye başlayan çıkışlar, okunan Kur’an-ı Kerimler hoşumuza gitti.

Elde edilen bütün yetkilere rağmen milli ve manevi değerlerimizi tahrip edecek ne varsa hayatımıza girdi. Aile kurum perişan oldu. Evlilikler bitmeye, boşanma oranları önüne geçilmez bir hale geldi. Dindarlar faize alıştırıldı. Faiz dünya gerçeği oldu. Borç kat kat arttı. Kredi kartı kullanımı arttı. Milyonlarca insan hacizle karşı karşıya kaldı. Yandaşlar ihaleleri paylaşarak zenginleşti. Mücahitler müteahhit oldu.

Eğitimde kadrolaşma ile her şeyi çözeceklerini zannettiler ama iş çığırından çıktı ve eğitim yap-boza döndü.  Ahlaksızlıklar kitaplarda yer almaya devam etti. Okullar filim sahnelerine döndü.

Dış politikada sorun yaşamadığımız ülke kalmadı. Avrupa Birliği uğruna ne taviz varsa verildi. İslam birliği gündeme dahi alınmadı. Birlik yapacak İslam ülkesi kalmadı, hepsiyle bozuşuldu. ABD ile iş tutuldu. İslam ülkeleri Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde parçalandı. Projeye destek olarak eş başkanı oldular. İncirlikle ve daha birçok üsten, limandan destek verdiler.

İsrail ile her türlü anlaşmalar yapıldı. Kudüs bölündü, Şimon Perez TBMM’de alkışlandı. Papa Saray’a davet edip karşısında el pençe divan duruldu. “Her konuda aynı düşünüyoruz” denildi. Mavi Marmara davası 20 milyon dolara anlaşıldı.

Ülkede ne kadar fabrika varsa satıldı. Varlık fonu kurulup “IMF’ye borcumuz yok” lafı herkese yutturuldu. Ama uçan kuşa olan borç söylenmedi.

Üretimden çok tüketim politikaları esas alındı. Ülke açık pazar haline getirildi. Kapitülasyonlardan beter olundu. İğneden ipliğe her şey ithal edilir duruma geldi.

Elektrik, doğalgaz faturaları kabardı. Domatesten zeytine, bilumum ürünlerde enflasyon yüzde 60’a dayandı. Ama memura zam vermemek için enflasyon rakamıyla oynandı.

Cari açık rekor seviyede arttı. Doğru rakamları açıklayan İstatistik Kurumu Başkanı görevden alındı.

Yem, yakıt gibi girdiler ithal edildiği için fiyatlar fahiş oranda arttı. Çiftçi ürününü ekemez duruma geldi. Üretimi teşvik etmek yerine canlı hayvan ve karkas et ithal edildi.

Ülkede ne adalet kaldı ne kalkınma. Adalet endeksinde dibe vuruldu.

Korku imparatorluğu hâkim oldu, kimse eleştiremez oldu. Eleştirenler susturuldu.

İşsizlik her geçen gün arttı.

Yolsuzluklar, adam kayırmacılığı, ihaleye fesat karıştırma gündemden düşmedi.

Haklı haksız bir birine karıştı.

Cinnetler, cinayetler, fuhuşlar, madde bağımlılıkları rekor kırdı.

Milli piyango başta olmak üzere iddia, kumar teşvik edildi, çeşitlendirildi. Kısa yoldan zengin olma hayalleri insanları tembelleştirdi.

İsraf olabildiğine arttı. Makam araçları şatafatlar aldı başını gitti. Milyonlarca ton gıda çöplere atılır oldu.

  Ülkede eş cinselliğin önü açıldı. Konu uzmanlar tarafından tartışılacağına siyasi malzeme haline getirildi.

TV dizileri tahrip eden yayınlar ile genç nesli bozdu. Sabah kuşakları, bilmem ne adası yarışmaları reyting rekorları kırdı. Gizli ve yasak cinsellik aşk diye pazarlandı.

Tek doğru bizim doğrumuz deyip medya susturuldu ve tekelleşti. Kişinin kaderi, ülkenin kaderiyle aynileştirildi.

Dün söylediklerinin bugün tam tersini söylediler. (Ergenekon, Suriye Barış Süreci, FETÖ)  Bütün bunlara rağmen kendilerini desteklemeyenleri hain ilan ettiler. İnsanları kutuplaştırdılar, böldüler, parçaladılar,  kardeşliği zedelediler. Şimdi de seçim kaybetme ihtimalini beka sorununa çevirdiler. Yerseniz!


1 yıl, 7 ay önce / 05.02.2019 14:18:06   

İNDİRİM KAMPANYALARI HEP ALDATICI

Tüketiciyi yanıltan alışveriş kampanyalarına karşı vatandaşları uyaran Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Yılın belli zamanlarında büyük firmalar tarafından başlatılan ve tüm dünyada hızla yayılan alışveriş çılgınlıklarına yönelik aldatıcı kampanyalar vatandaşlarımızı yanıltıyor dedi.
Stokları tüketmek için fırsat, indirim günü, kapatıyoruz gibi satış teknikleri uygulanıyor diyen TESK Başkanı Palandöken, önce zam yapıp sonra indirim adı altında pazarlama yapılıyor dedi.
Son zamanlarda moda haline gelen ve tüm dünyada alışveriş çılgınlığı yaşatan ‘Efsane Cuma, 11.11 ve 21.21’ gibi indirim kampanyalarına karşı vatandaşları uyaran TESK Başkanı Palandöken, “Bu tür alışveriş çılgınlıkları vatandaşlarımız için değil büyük firmalar için bir fırsat alışverişidir. Yüzde 90’lık rekabet piyasasında hiç kimse zararına satış yapmaz. Bir malın maliyeti ve satış fiyatı ortalama olarak bellidir. Ürünlere birkaç ay öncesinde 3-5 katı etiket yapıştırıp yılın belli günlerinde indirim diye pazarlamak haksız kazançtır. Bu tarz indirim kampanyalarına karşı vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı. Herkes alıyor ben de almalıyım düşüncesine kapılmamalı. İhtiyaç fazlası olan ürün ucuz bile olsa pahalıdır. Vatandaşlarımız yeni yıla kredi kartlarını doldurarak girmemeli” şeklinde konuştu.
TÜKETİCİLER PİYASALARI ÇOK İYİ KONTROL ETMELİ
Türkiye’de tüketiciler son 3 aydır efsane vurgun piyasalarında dedektife dönüştü. Hem etiket hem gramajlarda, hem de fiyatlarda büyük oyunlar oynanıyor. Bunu tüketiciler de, kamu otoritesi de fark etti. Bakanlık tarafından geçtiğimiz günlerde fırsatçıya ceza yağdı. Böyle ekonominin daraldığı ve insanların gelirlerinin azaldığı bir ortamda “Efsane” veyahut “Kara Cuma” denilerek stok eritme oyunlarına halkımız gelmemeli. Öncelikle indirimler gerçek olmalı. Gerçek olmayan indirimlerden uzak durulmalı. Fırsat, indirim günü, kapatıyoruz gibi satış teknikleri uygulanıyor. Vatandaş buna itibar etmemeli. Bu sadece satıcılar için fırsat oluyor. Bu tür kampanyaların sadece isimleri yeni, ancak yöntemleri hep aynı. Önce şişir sonra indir. Sadece değişen kampanyanın ismi. Ama sonuç hep aynı. Halkı kandırmaktan başka bir şey yapılmıyor” dedi.
(Haber Merkezi)

9 ay, 2 hafta önce / 19.11.2019 09:37:20   

ALKIŞLAR MUHTEŞEM İKİLİYE

Hatay ilinin zeytin diyarı Altınözü ilçesi son dönemlerde en şanslı günlerini yaşıyor. Uzun yıllar hizmete susayan ancak hakettiği hizmetleri alamayan Altınözü, özellikle son yıllarda devlet-millet desteğiyle yeni bir görünüme kavuştu.
 
Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur ve Altınözü Belediye Başkanı Rıfat Sarı’nın el-ele, omuz-omuza vererek kaymakamlığın ve belediyenin imkanlarını seferber ederek vatandaşa hizmet götürmesi, takdir ediliyor.
Önceden adeta bir köy görüntüsü içerinde olan Altınözü ilçesi, altyapı ve yolların imar edilmesi yanında yeşil alanlara ve parklara önem verilmesiyle adeta altın çağını yaşıyor.
Bu yıl üçüncüsü yapılan Altınözü Zeytin ve Zeytinyağı Festivaline katılan çok önemli konuklar yanında binlerce vatandaşın ilgi göstermesiyle Altınözü ilçesi hem Hatay’ın hem de Türkiye’nin gündemine bir kez daha oturdu.
Altınözülüler, ilçeye yaptıkları hizmet yanında tanıtımını en güzel şekilde gerçekleştiren Altınözü Kaymakamı Bülent Uygur ve Altınözü Belediye Başkanı Rıfat Sarı’ya teşekkür etti.
(Yorum Haber Merkezi)

10 ay, 3 gün önce / 05.11.2019 08:59:24   

KADINA ŞİDDETE KARŞI TURUNCU ÇİZGİ

AK Parti Hatay İl Kadın Kolları Başkanlığı ve AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanlığı ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uluslararası Dayanışma Günü’ nedeniyle yürüyüş düzenledi.
81 ilde olduğu gibi Hatay’da, AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök ve beraberindeki kadınlar ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Uluslararası Dayanışma Günü’ nedeniyle yürüyüş düzenledi. AK Parti Hatay İl Başkanlığı önüne kadar yürüyüş düzenleyen AK Partililer, burada kadına yönelik şiddetin her türlüsüne turuncu çizgi çektiler.
Kadınların bu etkinliğine AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik, Antakya Belediye Başkanı İzzettin Yılmaz’ın eşi Saadet Yılmaz, yakın zamanda ilimizde kadın cinayeti ile gündeme gelen Sibel Kaya’nın ailesi de eşlik etti.
Çağrımızı sadece kadınlara değil, insanlıktan bir nebze nasibini almış herkese yapmak üzere, 81 ilde eşzamanlı toplandıklarını belirten AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök: “Bizler AK Parti’nin 5 milyona yaklaşmış kadın üyesi adına, genel geçer cümleleri kurmak ve “dostlar alışverişte gözüksün” misali buluşmalar için toplanmadık. Dünyada “KADIN” ve “ŞİDDET” kelimelerini kullanarak oluşturulmuş cümleler ile, ülkemizde ya da yurtdışında siyasi istismar yapanlar gibi üstünlük taslamak için de toplanmadık. Sadece kendi rahatlığını ve konforunu düşünüp, her fırsatta sahte gözyaşları dökenler gibi olmak için de burada değiliz. 17 yılı aşkın iktidarımızda, her daim ortaya koyduğumuz samimiyet ve sorumluluk bilincimizle bu derinden kanayan yaraya derman olmaya çalıştık. “Kadınlara Karşı Ayrımcılık Irkçılıktan Beterdir” diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve değerli hanımefendinin, her platformda göstermiş oldukları samimi duyarlılıkları milletimizin malumlarıdır. Yıllardır sürdürdükleri kapsamlı mücadeleler ile kadına ve aslında insana yakışır hak ve adaletin tesisinde büyük kazanımlar elde edilmiştir. Bu dönem içinde gerek partimiz gerekse kurulan tüm hükümetlerimiz ve özellikle de kadından sorumlu bakanlarımızın tavizsiz mücadeleleri ve saygın çabaları apaçık ortadadır. Bugüne kadar kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili yapılmış yasal düzenlemelerle kadınlarımızın ekonomi, siyaset, bilim ve eğitimde güçlendirilmesine önemli katkılar sağlanmıştır.
Hal böyle iken her “kadın” konusu gündeme geldiğinde veya acı bir hadise yaşandığında devletimizle dayanışma yerine bir takım çevrelerin, bu meseleyi istismar etmeleri, kendi çirkin siyasetlerine malzeme yapmaları da bir başka hakikattir. Dolayısıyla biz bugün öncelikle herkesi genel geçer açıklamalar yapmak yerine samimiyete davet ediyoruz. Yaşanan acıların, ilkelliklerin, cehaletin yurdumuzda ve dünyanın her yerinde son bulması için kadınlar ve erkekler olarak, hep birlikte gerçek anlamda bir dayanışmaya davet ediyoruz. Laf ola beri gele türden açıklamalardan bıktık. Bir annenin, bir genç kızın ya da sadece bir insan olarak, yaşama savaşı veren mazlum bir kadının, köşesinde Allah’a yakarırken, bir başkasından yardım dahi alamadan can vermesi hiçbir siyasete malzeme yapılamaz. Söz konusu bir insanın yaşamı olduğunda, siyaset dahil her şey ayaklarımızın altındadır. Biz AK Parti’li kadınlar olarak önce İNSANIZ, sonra KADINIZ. Dünyadaki hiçbir kazanım, güç veya makam bir kadının yaşam hakkından daha değerli olamaz. Bugün gerçekten bir dayanışma günü ise, başta HDP Diyarbakır İl başkanlığı önünde yavrularına kavuşma acısıyla gözyaşı döken analarımızın haykırışlarına kulak verilmelidir. Her türlü terör örgütü lanetlenerek, annelerimizin taleplerinin karşılanması için dürüstçe somut adımların atılmalıdır.” Diye konuştu.
Şiddetin dini, inancı, kültürü veya milliyeti olmaz diyen AK Parti Kadın Kolları Hatay İl Başkanı Sara Gök: “Devlet olarak da, parti olarak da bizler ne kadar sorumluluklarımızın bilincinde olsak da; biliyoruz ki bu ahlaksız, acımasız ve aşağıların aşağısı konumdaki canavarların, zalimlerin ve katillerin bitmez tükenmez saplantıları, bozuk ruh ve karakterleri ve daha pek çok sapkın düşünceleri dünyada yayılarak artmaktadır. Geçen haftalarda da ilimizde yaşanan bu acı hadiseler karşısında ülkelerin, şehirlerin, mahallelerin veya apartmanların içine münferit olarak yayılmış, adeta birer virüs gibi sızmış bu hastalıklı hücreleri teker teker ayıklayıp bertaraf etmek için tüm tarafları dayanışmaya davet ediyoruz. AK Kadınlar, olarak bizler ilk günkü hassasiyetimiz ve titizlikle, bu konuda tavizsiz duruşumuzu göstermeye devam edeceğiz. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde, her türlü şiddete karşı turuncu çizgimizi çekiyoruz.  Aynı duyarlılığa sahip toplumumuzun tüm bireylerini de turuncu çizgilerini çekmeye davet ediyoruz.” dedi.
(Haber Merkezi)

9 ay, 1 hafta önce / 26.11.2019 12:36:03   

Hatay’ı Anlamak ve Anlatmak Meziyet İster!(II)

Hatay ve değerleri konusunda yanlış verildiğini düşündüğümüz bilgiler bir yana, Hatay güzellemesiyle yazısına başlayan Özdil’den, Hatay çerçevesinde bir yazı beklersiniz normal olarak, değil mi? Yani hiç bir politik yorum katmadan, siyasi ideolojisine Hatay’ı araçsallaştırmadan, sakız haline getirilen ve dillere pelesenk olan ifadeyle “siyasete alet etme”den güzel bir yazı

… Evet, bekledik ama yanıldık. Aslında niye beklediysek?! Belki de girişte Hatay’la ilgili güzel cümlelerinin samimiyetine kendimizi kaptırıp inanmışlığımızdan olsa gerek. O da bizi utandırdı sağ olsun: “Amacım Hatay’a dair turistik bir yazı kaleme almak değil” diyerek. Ne bilelim biz, Atatürk’ün bize emanet ettiği Hatay’ın tertemiz ve göründüğü gibi olan insanları, Habib Neccar’ın, Şeyh Ahmed Kuseyri’nin, Beyazid-i Bestami’nin ahfadı, Cemil Meriç’in kültürünün mirasçıları olarak inandık…

İnsanın, köklerinin olduğu kendi şehrine karşı olması gereken samimiyet ve vefasıyla ilgili buraya bir not düşmemiz gerekmektedir: Hataylılar, arz ettiğim derinlikli kültürle yoğrulmuş oldukları için aslın, yurdun, memleketin ne denli kıymetli değerler olduğunu bilirler ve hiç bir zaman başka yurtlar, ülkeler ve memleketlere yamanmaya çalışmazlar. Hiçbiri, memleketi olmayan bir yer için “Ben İzmirliyim, ben İstanbulluyum, ben Ankaralıyım…” demez, aksine gururla, şerefle Hataylı olmanın kıvancını taşır.

Özdil, İl’imizi överken ne oldu peki? Olan şu, huylu huyundan vaz geçmiyor. Hatay’ın güzelliklerini anlatmak adına, başladığı yazısına, Hatay’ı siyasetinin göbeğine oturtarak devam etti: (…) Suriye meselesini çözmek için, Moskova’ya yalvarıyorlar. Suriye meselesinin çözümü, Suriye topraklarında değil, Hatay’da! Suriye meselesini çözmek için, Moskova’ya yalvarıyorlar. Washington’a el açıyorlar. Brüksel’den medet umuyorlar. Halbuki, Suriye meselesinin çözümü için oralara gitmeye gerek yok. Çözüm Hatay’da… (…)Mermi bile sıkmadan Hatay’ı alan Mustafa Kemal dehasından nasibini almamışsın… Bari, Hatay’dan ibret al.”

Hataylıların siyaseti bilmediği zehabından hareketle onlara siyaset dersi vermeye yeltendi. Yeri miydi, değil miydi, artık onun için bir önemi yoktu. İnsan düşünmeden edemiyor, Hatay’a ve Hataylılara dair insan eksenli bu kadar övgüden, bu kadar methi senadan sonra onların birleştirici, hoşgörülü hallerini ifade etmesine rağmen, uzaklaştırıcı, ayrıştırıcı ve ideolojik cümleler nasıl kurabiliyor? Bu İl’in insanı tarafından, “Sen bizi övme arkadaş! Musevi’siyle, Hristiyan’ıyla, Müslüman olarak Sünni’siyle, Alevi’siyle ve Ermeni’siyle kardeşçe barış içerisinde yaşayan bu güzide halkın kendi ilini inkâr eden birinin övgüsüne ihtiyacı yoktur. Siyasi görüşleri ayrı da olsa, hükümetlerine, bu İl’i istismar ederek, bu İl üzerinden çakamazsınız! İflas etmiş ideolojinizi ve siyasetinizi bu İl üzerinden tezgâhlayamazsınız!” diye haykırası geliyor.

Daha dün denebilecek bir tarihte, Gezi olaylarında kendi yandaşları, onu “hain”, “satılmış kalem”, “yavşak” ilan ederek güvensizliklerini belirtmediler mi? İzinden döner dönmez de ilk iş olarak sitem dolu bir yazı kaleme almadı mı? “İzahat vermek... Bunca sene yazdıklarımız ortadayken, izahata mecbur kalmak bile utanç verici ama...” demedi mi? Vaziyet bu haldeyken Hatay’a ve Hataylılara ders vermek, bunun üzerinden Hükümete çakmak çok ahlaki durmuyor.

Bütün bunlara rağmen Hataylılar istedikleri kadar, “insanların dini, mezhebi, inancı, düşüncesi ne olursa olsun” diye başlasınlar söze, istedikleri kadar bunu içten, yürekten, en samimi duygularla ve karşılıksız olarak haykırmış olsunlar, işte birisi kalkıyor, ulusal yazar sıfatıyla bu memlekete geliyor ve bütün bu güzellikleri siyasetine alet edeceği bir köşe yazısı ile tersyüz etmeye çalışıyor!

Kendi memleketine sahip çıkmayan birinin, İlimizi takdir etmesini beklemiyoruz, istemiyoruz da. Esasen Hatay’ı neden takdir ettiğini, gündemi ve olayları takip eden herkes çok iyi biliyor ve niyeti fark ediyor. Bir iki yaldızlı cümleyle gerçeklerin üzeri örtülemez. Hele ki, işin içinde bu milletin ortak değerini istismar varsa. Siz matbuat dünyasını iyi bilirsiniz, çünkü siz aydın, münevver kimselersiniz

değerli Hataylılar. Size bu İl’i armağan eden bir büyüğümüze, içinizden biri, teşekkür babından bir kitap yazsa, o kitabı teşekkür kabilinden onun namına halka hediye etmez mi? Yahut da en azından maliyetine dağıtmaz mı? Piyasada en fazla 40-50 lira edebilecek bir kitabı, 2.500 Liraya sattıktan sonra kalkıp bu millete, Mustafa Kemal dehasından nasibini almamaktan dem vuracak son kişi o olsa gerektir. Hatay üzerinden Mustafa Kemal edebiyatı yapmanın ne manaya geldiği, sanırım anlaşılmıştır.

Hülasa şunu ifade edebiliriz: En iyisi, zati alileri gidip, kendi İl’leri olan Mardin’e övgüler dizsin. Haddi zatında Mardin de en az Hatay kadar övgüye layık bir İl’imizdir. Ancak edip etmeyeceğini tabii ki kendileri bilir ve bunun takdirini de şüphesiz Mardin halkı yapacaktır.

Bizim ona son sözümüz ise, “Gölge yapma başka ihsan istemez!” demektir.


4 ay, 3 hafta önce / 31.03.2020 11:38:54   

REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında İskenderun ilçesindeki mitinge katıldı. İskenderun Anıt Alanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç ve dış düşmanlara sert açıklamalar yaparak gözdağı verdi.

 Hatay ve İskenderunluları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda ziyaret ettiği 37 il ve 12 ilçeden barış, esenlik, kardeşlik mesajları getirdiğini söyledi.

Reyhanlı’da 52 vatandaşı şehit eden katilleri de Suriye’de saklandıkları deliklerde bularak Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 tane ağacı bahane ederek hükûmeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmıyor.

Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ’cü alçakları da kaçtıkları yerde buluyor yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya’daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen koro hâlinde bize iftira atan Kandil’in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz. Suriye’den Irak’a kadar ülkemize yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız. Binlerce tır dolusu silahla donatılanları nasıl Afrin’de hezimete uğrattıysak, inşallah Münbiç’ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. YPG bize saldırmaz diyen CHP’nin başındaki gafile rağmen Suriye’nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz.” dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim’de CHP ve HDP öncülüğünde bir araya gelen topluluğun ezan okunduğu sırada Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıkladıklarını anımsatarak, vatandaşlara bunun görüntüsünü izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan “Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıklayan nursuzlara, Cuma salasıyla dalga geçen edepsizlere” sandıkta Osmanlı tokadı vurmalarını istedi.

TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRECEK TEK BİR PROJELERİ DAHİ YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin boş teneke misali çok çıkardığını ancak Türkiye’ye dair vizyon, plan ya da fikirleri olmadığını belirterek, “Türkiye’yi kaldıracak, yüceltecek ekonomik, siyasi, ticari, askerî olarak güçlendirecek tek bir projeleri dahi yok. Her kamera gördüklerinde, mikrofonu ellerine her aldıklarında koro hâlinde bize saldırıyorlar, hepsi birden bize iftira atıyorlar. Vizyon boşluğunu, ufuk yokluğunu hakaretle kapatmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin başını çektiği ittifakın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının “oy varsa yol var, oy yoksa yol da yok” diyerek vatandaşı azarladığı görüntüleri de meydandakilere izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Hatay’da bu adama haddini bildirmek görevimiz değil mi? Öyleyse çok çalışacağız ama bunun genel başkanı da genel başkan değil ki. Genel başkan olsa kalkar der ki ‘ya sen böyle nasıl dersin, nasıl böyle konuşursun?’ İnanın benim bir belediye başkanım böyle bir yanlış yapsa kapıya koyarım. Çünkü benim vatandaşıma, benim halkıma belediye başkanı böyle bir hakarette bulunamaz.

Türkiye son 17 yılda hangi başarıya imza atmışsa HDP’ye, CHP’ye, marjinallere, CHP zihniyetindeki bürokratik vesayete rağmen başarmıştır. Şimdi bu kardeşiniz Cumhurbaşkanı olarak 4,5 yıl Türkiye’nin başında. Şimdi ben size ne diyorum biliyor musunuz? İşte Hatay’da İbrahim Güler kardeşimizi Büyükşehir’e Belediye Başkanı yapalım. Ve değerli kardeşlerim, Fatih Tosyalı kardeşimi İskenderun’a Belediye Başkanı yapalım. Ve böylece Cumhurbaşkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İskenderun İlçe Belediye Başkanı üçlü olarak buralarda mevcut eksikleri gidererek yeni bir İskenderun, yeni bir Hatay inşa edelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 31 Mart seçimlerine az bir zaman kaldığına işaret ederek, vatandaşlardan Cumhur İttifakı’nın adaylarına destek istedi.

(Haber Merkezi)


1 yıl, 6 ay önce / 12.03.2019 13:29:10   

BU GURUR BİZİM

Hatay Valisi Rahmi Doğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhuriyetin ilan edilişinin 96. yıl dönümünü kutlamanın gururu içeresindeyiz diyen Vali Doğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyet, bizim için sadece bir yönetim şekli değil, aynı zamanda tarihimizin en kapsamlı çağdaşlaşma hamlesi, toplumsal ve siyasal değişim projesidir. Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık ve hürriyetinden asla taviz vermeyeceğinin ifadesidir.
Malazgirt’ten başlayıp son bir asırdır Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, Dumlupınar’da, Kıbrıs’ta devam eden zaferlerimizden, Suriye’deki insani duruşumuza kadar her gelişme, milletimizin asil duruşunun bir sembolüdür.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin her alanda çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacıyla Cumhuriyetin ilelebet bağımsız yaşamasını istemiş ve “Cumhuriyet; fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister.” diyerek gelecek kuşaklara emanet etmiştir.
Dün olduğu gibi bugün de büyük devlet olmanın şuur ve haysiyetine sahip olan necip milletimiz; birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlerin, geleceğini karartmaya teşebbüs edenlerin hesaplarını daima hezimete uğratmıştır ve uğratacaktır. Zira İstiklal Harbimizi zafere taşıyan, Cumhuriyetimize hayat veren ruh, tıpkı 96 yıl önce olduğu gibi bugün de dipdiri yaşamaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün Hataylı hemşehrilerimin Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum." dedi.
ANITA ÇELENKLER SUNULDU
Dün Hatay Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunulması
Saygı Duruşu, İstiklal Marşı ile Bayrağın göndere çekilmesi ile başlayan kutlama programı, Vali Doğan tarafından Anıt Şeref Defteri’nin imzalanması ile devam etti.
29 Ekim kutlama programı Antakya Şehitliğinde devam etti. Antakya Şehitliğinde Saygı Duruşu, Saygı Atışı, İstiklal Marşı ve Bayrağın göndere çekilmesi, Şehitliğin gezilmesi ve dua okunması ile ilk günkü program sona erdi.
29 EKİM 2019 SALI GÜNÜ ETKİNLİKLERİ:
Hatay Valiliği makamında tebriklerin kabulü ile başlayacak program, Gündüz Caddesinde saat: 10.00’da geçit töreni ile devam edecek.
Gündüz Caddesi’nde yapılacak geçit töreninde sırasıyla törene katılanların ve halkın bayramının kutlanması, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı (Büyükşehir Belediye Bandosu Eşliğinde), günün anlam ve önemine ilişkin Vali, Rahmi Doğan’ın konuşması, Şiir okunması (Orta öğretim okulu öğrencisi)
Yerel Halk oyunları gösterileri, Şiir okunması (Lise öğrencisi), Zeybek Oyunu, Geçit töreni(Armutlu - Gündüz Caddesi - Cumhuriyet Alanı istikametinde) yapılacak
Havanın yağışlı olması halinde, Bayram Töreninin,  Geçit Töreni haricindeki kısımları saat 10.00’da Kapalı Spor Salonunda icra edilecek.
(Haber Merkezi)

10 ay, 1 hafta önce / 29.10.2019 09:24:50