......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 263712
YORUM MANŞET
ATSO MESLEKİ YETERLİLİK EĞİTİMLERİNE HIZ VERDİ
ATSO MESLEKİ YETERLİLİK EĞİTİMLERİNE HIZ VERDİ

ATSO MESLEKİ YETERLİLİK EĞİTİMLERİNE HIZ VERDİ04 Eylül 2018 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği MEYBEM A.Ş., Antakya Ticaret ve Sanayi Odası ve Doğu Akdeniz ABİGEM A.Ş. arasında imzalanan Mesleki Yeterlilik Belgesi protokolü ilk meyvelerini verdi.

 ATSO tarafından 4 Eylül’den bu yana gerçekleştirilen sınavlarda başarılı olan ve mesleki yeterlilik belgesi almayı hak kazanan personellere belgeleri teslim edildi.

Mesleki Yeterlilik Belgesi alan tüm firmalarımıza ve çalışanlarına hayırlı olmasını diliyoruz diyen ATSO yönetimi, yaptığı açıklamada “İmzalanan protokol kapsamında tehlikeli ve çok tehlikeli meslek grupları arasında olan metal, asansör, makine, oto alım satım, inşaat sektörlerinde, 4 Eylül’den bu yana gerçekleştirdiğimiz sınavlarda başarılı olan ve mesleki yeterlilik belgesi almayı hak kazanan değerli personellere belgeleri teslim edilmek üzere bugün Antakya Mobilya Ortak Üretim Merkezi binası Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda, Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin, Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Ercan Yıldırım, Ticaret İl Müdürü Sayın Halit İmrek’in yanı sıra bölgenin öncü firmalarının kurucuları ve firma temsilcilerinin de katıldığı bir törenle gerçekleştirildi.

Odamıza bağlı Öziş Metal Bamak Metal, Savkar Asansör, Dapsan Asansör, Uzman Asansör, Yurtas Asansör firmalarının çalışanları Mesleki Yeterlilik Belgelerini Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin, Ticaret İl Müdürü Halit İmrek ve Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım’ın ellerinden aldılar. Hep birlikte daha iyisini yapmak ve firmalarımızı günümüzün şartlarına uygun hale getirmek için işbirliklerimiz devam edecek olup, Mesleki Yeterlilik Belgesi alan tüm firmalarımıza ve çalışanlarına hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi.

(Haber Merkezi)

YÖNETİCİLER YOLCU, GAZETECİLER HANCI
YÖNETİCİLER YOLCU, GAZETECİLER HANCI

YÖNETİCİLER YOLCU, GAZETECİLER HANCISaadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Doç. Dr. Necmettin Çalışkan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla Hatay Gazeteciler Cemiyeti’ni (HGC) ziyaret etti.

 Siyasetçiler, yöneticiler iktidarlar geçici ama gazeteciler her dönem ayaktadır diyen Çalışkan, gazetecilerin halkın eli, ayağı, gözü, kulağı konumunda olduğunu ifade ederek “Yöneticiler yolcu, gazeteciler hancıdır” dedi.

Hatay Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Yetişen ile görüşen Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, basın mensuplarının önemli bir mesleği icra ettiğini belirterek, “Bugün maalesef ülkemizde hem basın özgürlüğü hem de gazetecilerin çalışma şartları iyi bir noktada değil” dedi.

Çalışkan, konuşmasının devamında “10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü, basın özgürlüğü ve bayramı gibi kutlansa da son yıllarda basına uygulanan abluka ile gazetecilerin yıldırılma ve bir tarafa özgü yayın yapma projesiyle karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

Bendeniz de bir basın emekçisi olarak da şunu ifade etmeliyim ki bugün ülkenin kalkınması adına özgür medyaya ihtiyaç var. Basının özgür olmadığı yerde ülkenin özgür olduğunu söylemek mümkün değildir. Basın rahat konuşuyorsa o ülke özgürdür.

Siyasetçiler, yöneticiler iktidarlar geçici ama gazeteciler her dönem ayaktadır. Halkın eli, ayağı, gözü, kulağı konumundadır. Yöneticiler yolcu, gazeteciler hancıdır. Bu bilinçle hareket etmek durumundayız ve bu günün gerçek manada bir bayram olarak kutlanmasını arzu ediyoruz. Umarız, emeklerinin karşılığını aldığı ve saygınlıklarının tekrar kazanıldığı gün olsun.

Yerel basının da linçe maruz kalarak, basın ilanlarının kısıtlanması, matbaa/baskı anlamında son günlerde yaşanan ekonomik sıkıntılarla, matbaaların büyük mali sıkıntılar yaşadığını kâğıt dahi ithal edildiği için maliyetlerin pahalı durumda olduğunu görüyoruz.

Saadet partisi Hatay teşkilatı olarak geleneksel iftarla basın buluşmaları gibi etkinliklerimiz diğer siyasilere de örnek olduk. Bu tür çalışmaları sürdüreceğiz. Bugün de olacağı gibi bundan sonra da gerek belediye başkanlığı gerek iktidar gibi yönetimde olduğumuzda basına her türlü desteği vereceğimizi taahhüt ediyorum.

Bu günümüzün hayırlara vesile olmasını diliyor, tüm gazeteci meslektaşlarımızın vefat edenlerini de rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun, mekânları âli olsun” diye konuştu.

Doç. Dr. Necmettin Çalışkan’a Saadet Partisi Hatay İl Başkanı Mustafa Eğe, İl Başkan Yardımcısı F. Serdar Özal ve Defne İlçe Başkanı Mehmet Aydoğan eşlik etti.

(Haber Merkezi)

TARİHİMİZ IŞIĞINDA KUDÜS DAVAMIZ
TARİHİMİZ IŞIĞINDA KUDÜS DAVAMIZ

  TARİHİMİZ IŞIĞINDA KUDÜS DAVAMIZ
Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şubesi tarafından “Tarihimiz Işığında Kudüs Davamız“ konulu konferansı düzenlendi.

 

Hatay Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan ve TRT’de yayınlanan Payitaht Abdulhamit dizisinde Tahsin Paşa olarak oyunculuk yapan Araştırmacı –Yazar, Hukukçu Bahadır Yenişehirlioğlu katılırken, vatandaşlar programa yoğun katılım gösterdi.

Tarihimiz Işığında Kudüs Davamız Konferansına Hatay Vali Yardımcısı Salih Altun, İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, İl Kültür Müdürü Hüsnü Işıkgör, AK Parti Antakya İlçe Başkan Vekili Alper Neşeli, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Sara Gök, Memur Sen İl Temsilcisi Hasan Urhan, İlçe Milli Eğitim Müdürleri sendika üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Konferans öncesinde Eğitim Bir Sen Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar kısa bir konuşma yaparak “Mehmet Akif İNAN tarafından kurulmuş ve yoluna milletiyle barışık bir şekilde devam etmiş bir sendika olarak eğitimcilerin hak mücadelesini yaparken, bir taraftan da kültürel davamız konusunda yol almak istedik. Hem öğretmenlerimize hem velilerimize hem öğrencilerimize yardımcı olmak istedik. Bizim, bugünkü değerlerimizi yarınki kuşaklara anlatacak olan değerlerimizi doğru şekilde aktarmak için kültürel etkinlikler yapıyoruz. Bunların başında BİR BİLENLE BİLGE NESİL kitap dağıtımı ve ödüllendirmesi etkinliği yer almaktadır. Aynı zamanda biz bir iyilik hareketiyiz. Erdemliler hareketiyiz. Arakan’dan Doğu Türkistan’a nerede kanayan bir yara varsa Eğitim Bir Sen –Memur Sen orada olmaya devam etti” dedi.

Konferansa konferansa konuşmacı olarak katılan Bahadır Yenişehirlioğlu konuşmasından önce özçekim yaparak resmiyeti pek sevmediğini dile getirdi.

(Haber Merkezi)

Güler; öncelikli bu üç sorunu çözeceğini açıkladı ÇAMUR – ÇUKUR - ÇÖP
Güler; öncelikli bu üç sorunu çözeceğini açıkladı ÇAMUR – ÇUKUR - ÇÖP

  Güler; öncelikli bu üç sorunu çözeceğini açıkladı  ÇAMUR – ÇUKUR - ÇÖPAK Parti Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, Hatay Gazeteciler Cemiyeti’ni kalabalık bir heyetle ziyaret ederek basın mensuplarıyla bir araya geldi.

HGC Başkanı Ahmet Yetişen, yönetim kurulu üyeleri Sadullah Ergin, Sabriye Sönmez, Cahit Aşkar, Tuncay Damlar ve çok sayıda gazetecinin karşıladığı Güler ve AK Parti heyeti, uzun bir süre samimi sohbet toplantısında bulundu.

Hatay’ın tüm ilçelerinde projeler hazırladıklarını ve bahane üretmeden Hatay’ı hak ettiği yere taşıyacaklarının altını çizen Güler “Şu anda biz Hatay’ımız için 15 ilçe de projelerimizi hazırlıyoruz.” dedi.

Biz yapabileceklerimizi vatandaşlarımıza anlatacağız, bunları da 5 yıl içerisinde gerçekleştireceğiz diyen Güler, “Hatay’da çukur, çamur, çöp kalmayacak. Bizim ilk önceliğimiz budur. Vatandaşlarımız yürüyebilecekleri, araçlarını kullanabilecekleri yol istiyor. Vatandaşlarımız öncelikle bizden görevimizi yapmamızı istiyor. Bunu yaparken, millete ahkam kesip, bir lütuf ihsan ediyormuşuz gibi bir tavra girmemizi istemiyor. Biz vatandaşlarımız, STK’larımız ile birlikte, önce Hatay’ın ihtiyaçlarını belirleyip imar ve inşa edeceğiz. Bahane üretmeyeceğiz, birilerini suçlamayacağız, Hatay hak ettiği yere gelmek istiyor. Bunun yolu da toplumla hareket etmek. Projeler halkın talepleri doğrultusunda şekillenir. Hatay’da projeler yapılıyor, şehir yapılan projeye göre şekillendirilmeye çalışıyor.

5 yıldır Hatay’da Ulaştırma Master planı yapılmamış. Dolmuşçularımızın,  servisçilerimizin yaşadığı sıkıntıların sebebinde Büyükşehir’in Ulaştırma Master planını yapmamış olması yatıyor. Sebze halini görüyoruz, ilk icraatlarımızdan biri sebze halini yapmak. Yer tespiti ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor, esnafımızla da istişare edeceğiz. Trafik akışı ile alakalı çalışmalarımız devam ediyor. 45 gün, 60 gün gibi sürelerde Battı-çıktılar yapacağız. Bunları planlayıp trafik akışını rahatlatacağız.

Cumhur İttifakı ne AK Parti’nin ne de MHP’nin daha fazla belediye çıkarmak için yaptığı bir ittifak değil. Cumhur ittifakı 15 Temmuz gecesi kıyama kalkanların ittifakıdır. Partimiz de İlçe belediye başkan adayları da kısa süre içerisinde açıklanacak. CHP’nin adayı açıklandı, şu an saha da çalışıyor. AK Parti’de Büyükşehir Belediye Başkanı açıklandı, saha da çalışıyoruz. Antakya’da CHP’nin bir adayı çalışıyor, AK Parti’de 17 aday adayı da çalışıyor. Yarın bir aday açıklandıktan sonra da yine diğer aday adaylarımız adaymış gibi çalışacaklardır. Genel merkezimizden adayın açıklanması için bir tarih yok ama ben bu hafta içerisinde açıklanacağını düşünüyorum” dedi.

(Haber Merkezi)

SAADET’TEN COŞKULU KONGRE
SAADET’TEN COŞKULU KONGRE

SAADET’TEN COŞKULU KONGRESaadet Partisi, Hatay İl Kongresini Genel Başkan Karamollaoğlu’nun katılımıyla coşkulu bir ortamda gerçekleştirdi. Güven tazeleyen Mustafa Eğe, yeniden il başkanlığına seçildi.

  Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Hatay’da partisinin 6’ncı Olağan Kongresi’ne katılarak Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Karamollaoğlu’na, Saadet Partisi Genel Başkan yardımcıları Mesut Doğan, Şerafettin Kılıç ve GİK üyesi Doç. Dr. Necmettin Çalışkan eşlik etti.  

Antakya HATMEK Salonu'nda gerçekleşen kongrede konuşan Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, ülkede adalet, kalkınma, liyakat, ekonomi ve işsizlik sorunu olduğunu belirterek, “Adalet mülkün temelidir. Herkes bir adalet arayışı içerisinde. Adaletle oynanmaz, şahıstan şahısa değişmez. Adaleti adeta hapsettiler gibi geliyor. Bunu da görüyorlar mı görmüyorlar mı bilmiyorum. Bazılar bir öç alma vasıtası gibi kullanılmasını doğru bulabilir ama eğer adalet yerine gelmezse devlet zedelenir.

Biz geçmişte de ittifaklar yaptık, bu ittifaklardan dolayı da hiç pişmanlık duymadık. Çünkü biz Türkiye'deki kutuplaşmanın o ittifaklarla önünün kesildiğine inanıyoruz. Şimdi mahalli seçimlerinde hükümet yine kamplaştırma yolunda, cumhur ittifakı ‘vatan millet Sakarya’ geriye kalanla hain. İktidarda bulunanlar ve destekçileri kendileri gibi düşünmeyen insanlara hain diye itham ederse bu memlekette huzur olur mu? Allah yardımcımız olsun.

Biz yerel seçimlerde bütün partilerin ayrı ayrı girilmesinin daha doğru olacağı düşüncesiyle hareket ediyoruz. Burada da adaylarımız olacak. Her yerde en iyisini yapmak için gayret edeceğiz. Yeri geldiğinde dirsek temasında bulunuruz dedik. Bunu söylerken hep mahalli yönetimlere intizar ettirdik yani bu gelişmeleri oraya bıraktık. ” diye konuştu.

DİK DURMAYA DEVAM EDİN

Doç. Dr. Necmettin Çalışkan da konuşmasında; “Bugün ülkemizde istikamet, dava, ilke denildiği zaman Saadet Partililer akla gelir diyerek şunları söyledi; Ey Sadet Partililer! Dik durun, dik durmaya devam edin. Çünkü bu millet dik durmayı, omurgalı olmayı ilkeli davranmayı, dünya ve iktidar nimetlerini elinin tersiyle itmeyi sizden öğrendi.

Saadet Partililer dünyanın her hangi bir noktasındaki her hangi bir olaya karşı doğru, ferasetli bakış nedir? Denildiğinde ilk akla gelen topluluktur. FETÖ, Ergenekon, Suriye, Arap baharı denildiğinde nerde durulması gerekiyorsa orada durdunuz. İşte bu ilkeli duruş, merhum Erbakan hocamızla başlayan, bugün Muhterem Genel Başkanımız Temel Karamollaoğlu ile devam eden çizgidir.

Sayımıza aldırış etmeden herkes, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da bu konuda Saadet Partililer ne diyor? Saadetliler acaba ne yapacak, hangi olayı nasıl karşılayacak, hep bunun peşinde olacaklar. Ne mutlu sizlere ki bu görüşü bu duruşu sağlıyorsunuz. Bu duruşunuzla önümüzdeki seçimlerde başta Payas’ımız olmak üzere tüm Türkiye’de en hayırlı müjdeli sonuçları alacağımıza inanıyorum” dedi.

Konuşmaların ardından delegelerin oylarıyla mevcut başkan Mustafa Eğe güven tazeleyerek yeniden seçilirken yeni yönetim kadrosu da oluştu.

(Haber Merkezi)

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 11 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 5 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

4 yıl, 9 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

HATAY`IN ŞAİR VE YAZARLARI

Eylül 2013 itibariyle yasal hale gelen derneğimizin adı; Hatay Şairler-Yazarlar Derneği.

Kısa adı HAŞYAD olan derneğimizin amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Türkçe`nin doğru ve yaygın kullanılması bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur. Dernek bu faaliyetleri kamu yararını gözeterek yapar.

Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçe`de karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına karşıdır.

İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.

Dili, bir milleti meydana getiren en önemli unsur olarak görür. Türkçe`nin yaygın kullanımı konusunda yapılan bütün çalışmaları destekler, imkânlar dâhilinde katılır.

İlimizin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkar ve dokusuna uygun tanıtımlara öncülük eder.

Kısaca; Hatay`a dair ne varsa bir hattat hassasiyetiyle mürekkebini yüreğiyle mayalar; Şairine ve yazarına destek olur.

Şair ve Yazar bakımından oldukça zengindir ilimiz.

Hayatta olmayan; Mehmet Güneş, Arif Coşkun, Kemal Karaömeroğlu,Kamil Sarıateş,Niyazi Börklü,Nazım Okşael,Rıza Polat Akkoyunlu ve varsa unuttuklarımıza rahmet dileyerek,dilimiz döndüğünce hatırımızda olan bu şehrin edebiyatını hakkıyla yapma uğraşında olan ve en az bir kitap neşretmiş şair ve yazarlarımızı sıralamaya çalışalım;

MEHMET TEKİN

ABDURRAHMAN YİĞİT

FUAT ODABAŞIOĞLU

HÜSEYİN GÜFTA

ADİL ÇETİN

ERDAL ALTUNLU

KADİR ARSLAN

EMİN CAN

NİZAMETTİN DURAN

BÜLENT NAKİP

MEHMET TURAN YARAR

BEKİR CİLA

ALİ PARLAK

ERDAL TÜRKOĞLU

YUSUF ŞERİFOĞLU

ÖMER SAYIL

MUSTAFA CENGİZ

BEKİR COŞKUN

EŞREF AZGIN

ÇETİN KALKAN

HASAN KONÇ

ZEYNEL ABİDİN PAYAS

ABDURRAHMAN KARA

M.FATİH BALTA

FEVZİ DÖNMEZ

SEVİL MISIRLIOĞLU

MEHMET KALKAN

5 yıl, 9 ay önce / 27.09.2013 11:11:57   

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


9 ay, 1 hafta önce / 04.05.2018 09:46:11   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 3 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


1 yıl, 9 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


1 yıl, 9 ay önce / 08.06.2017 09:49:02   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 2 ay önce / 28.01.2016 10:27:08   

Dile Dolanan, Sadece Akif mi? - 2

Kendine yer edinmek için akıl, mantık ve izan ölçülerini rafa kaldırarak önüne gelene saldırmanın bir manası var mı?

Temellendirilmiş bilgiler olmadan, duyguları istismar ederek tribünlere oynamak, ilim adamına (!) ne kadar yakışmaktadır? Bir kimse düşünün, 15 Temmuzdan önce suspus olacak, ama ondan sonra da yel değirmenlerine saldırmak için atına atlayacak! Ne ala, ne ala! Ayrıca, bu zatın diline dolamadığı kimse kaldı mı acaba? diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. “İhanetin analizi” makalesinde söylediklerine dikkat buyurun:  

“Fethullah Gülen (F.G.) 1980 öncesinin en ateşli vaizi idi. Nurcuların en kapalı gurubu olup özellikle Seyid Kutup gibi İslamcı denilen ihtilalci liderlerin tesiri altındaydı. Nitekim gençlik yıllarını Seyid Kutub’un eseri olan ‘Fizilali’l Kuran elimizden düşmezdi’, diyerek belirtecektir.”[1] iddiası da, iddiadan öte cehalet değilse tam bir komedidir. Bırakın Feto’yu, Nur cemaatinin büyük bir kesiminin, kolay kolay Said-i Nursi’nin kitapları dışında bir kitap okumadığı bilinir. Nerde kaldı ki Feto, Seyyid Kutub gibi bir şehidin kitabını okusun ve onu rehber ittihaz edinsin! Aslında tam da burada sorulması gereken soru şudur: “Sözüm ona, bu kadar aleyhine atıp tuttuğunuz Feto’nun beyanatı, ne zamandan beri sizin için geçer bilgi oldu?”

Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır Seyit Kutup şehit edilmeden önce kendisine şu teklifte bulunur: “Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinde yanıldığını beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’dan özür dilediğin takdirde idam hükmünü bozacak ve seni serbest bırakacaktır.” Seyit Kutup bu teklif karşısında şu tarihi ve de destansı cevabı verir:

“Eğer idamı hak etmiş olarak, hakkın emri ile ipe çekiliyorsam, buna itiraz etmek haksızlıktır, eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam.” Dilini şehidin kanına pervasızca bulayanların, öncelikle Allah katında dişe dokunur hangi amellerinin olduğunu sorgulasınlar, sonra da dönüp, Allah’ın düşmanı karşısında, canı pahasına eğilmeyen ve şehadete koşan bu kahramanla, Amerika’yı mesken tutmuş ve onların kucağında mest olmuş ve vatanına ihanet etmiş bu melun yaratık arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilinti kurulduğunu ve hiç Allah’tan korkmadan o cümlelerin nasıl sarf edilebildiğini düşünsünler!   

Esasen dile sahip çıkmak, çok önemli bir meziyettir. Seyyid Kutup, Mehmet Akif ve daha nice değerler, egoların tatmini ve nefislerin putlaştırılması uğruna, itibar suikastına maruz tutulmuşlardır. Son zamanlarda bunlara bir de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez eklendi. Fetö’nün bile kendi adına “Fetullah” derken, ki nüfus cüzdanında öyledir. Malum Prof. tarafından ona “Fethullah” payesi verilerek ve hem de söyledikleri, Müslümanların aleyhine delil ittihaz edilerek kullanılırken, verdiği bilgilere şüpheyle bakılmadan kabul görmesi mümkün görünmemektedir.

Son bir söz: Hiçbir kul, hatadan hali değildir. Hal böyleyken, bir hatasından dolayı insanı külliyen reddetmek ve hatta onu ihanet çemberine sokmak da iyi niyetin göstergesi kabul edilemez. Ne ki, Akif merhum için de durum aynıdır. Akif, en fazla Abdülhamit cennetmekân konusunda yanılmıştır denilebilir, o kadar. Bu milletin evladı olarak bize düşen de her iki ecdada Fatihalar göndermektir. Değilse bu yapılanlar ve söylenenler, fitne ateşini harlamaktan başka bir manaya da gelmeyecektir!  



 


1 yıl, 8 ay önce / 13.06.2017 08:56:29