......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 250193
YORUM MANŞET
15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ DÜZENLENİYOR
15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ DÜZENLENİYOR

 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ DÜZENLENİYORHatay Valiliği koordinasyonunda, ilimiz milletvekilleri, siyasi parti il başkanları, sivil toplum kuruluşlarının katılımı, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin desteği ile 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programı gerçekleştirilecek.

  15 Temmuz 2018 Pazar günü saat 20.00’de Antakya Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayarak DSİ parkına kadar yapılacak olan yürüyüşe vatandaşların Türk Bayrakları ile katılması istendi.

Hatay Valiliği’nden yapılan açıklamada “Tüm vatandaşlarımızı; 15 Temmuz 2018 Pazar günü saat 20.00’de Antakya Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayarak DSİ parkına kadar yapılacak olan yürüyüş ile akabinde ülkemize, devletimize ve demokrasimize yönelen tüm tehditlere karşı birlik ve beraberliğimizi bir kez daha göstermek amacıyla düzenlenecek etkinliğe Türk Bayrakları ile katılmaya davet ediyoruz.” denildi.

PROGRAM ŞÖYLE

15 Temmuz 2018 Pazar Saat: 11.00: Şehitlik Ziyareti (Antakya Şehitliği)

Saat: 12.00: Mevlid-i Şerif Programı (Habib-i Neccar Camii)

Saat: 20.00: Anıt Alanında Toplanma ve Milli Birlik Yürüyüşü (Köprübaşı - DSİ Parkı)

Saat: 20.05: 15 Temmuz Etkinlikleri (DSİ Parkı)

Saat: 00.13: Tüm Camilerimizde Selalar Okunması

Sn. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Konuşması

(Haber Merkezi)

Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci: 11 MİLYON TL’LİK ALACAĞIMIZI İSTİYORUZ
Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci: 11 MİLYON TL’LİK ALACAĞIMIZI İSTİYORUZ

  Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci:  11 MİLYON TL’LİK ALACAĞIMIZI İSTİYORUZAntakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci, Hatay Büyükşehir Belediyesi’nden 11 Milyon TL olan alacaklarının bir an önce ödenmesini beklediklerini ifade etti.

Başkan Kimyeci; Biz bugüne kadar yasal kesinti payı olarak Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne 195 Milyon TL, eski parayla 195 trilyon para ödediklerini, ancak Hatay Büyükşehir’in Antakya Belediyesi’ne olan 11 Milyon TL yani 11 trilyon olan alacağını ödemediğini belirtti.

Başkan Kimyeci açıklamasında şu sözlere yer verdi; “Tüm Büyükşehirlere ve ilçe belediyelerine İller Bankası’ndan nüfus sayısı oranına göre para kaynağı aktarılıyor. Bir yandan bu gelirleri alırken bir yandan da 15 İlçe Belediyesi’nin de Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne yasal açıdan yatırmak zorunda olduğu bir meblağ var. Antakya Belediyesi olarak biz bugüne kadar Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne yaklaşık 195 Milyon TL kaynak aktardık. Bir yandan bu miktarları aktarıp bir yandan da hizmetleri aksatmadan sürdürdük. Ancak Hatay Büyükşehir Belediyesi ve HATSU kurumumuza olan 11 Milyon TL’lik borcunu ödemediği gibi, Antakya’ya da hizmet yapmıyor. Yolların hali ortada, delik deşik. Asi Nehri içler acısı durumda. Biz bıraktıktan sonra Antakya sivrisinek ve haşereden geçilmiyor. İlçe Belediyeleri olarak HATSU’nun yapmış olduğu kazılara ilişkin alacaklarımızı alamıyoruz. Biz ilçe belediyesi olarak yapmak zorunda olduğumuz ödenekleri aktarıyoruz ama örneğin Antakya’da bulunan 600 sokakta yapılan kazıya ilişkin ödemesi gereken 11 Milyon TL ödeneği Antakya Belediyesi’ne ödemiyor. Bu 600 sokağın 400’ünü düzensiz bir şekilde yapıldığı için abone hattı olmadığı için tekrar kazacak.

Tüm bu konuların çözülmesi ve 11 Milyon TL kurum alacağımızın bir an önce ödenmesi için Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni göreve davet ediyorum.” dedi.

(Haber Merkezi)

VİCDAN İFLAS EDİYOR, ÇOCUKLAR KATLEDİLİYOR
VİCDAN İFLAS EDİYOR, ÇOCUKLAR KATLEDİLİYOR

  VİCDAN İFLAS EDİYOR, ÇOCUKLAR KATLEDİLİYOR

 

Eğitimciler Birliği Sendikası Hatay 1 Nolu Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, son günlerde yaşanan çocuk kaçırma, istismar gibi olaylar nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı.

Kayıp çocuk vakaları artıyor, çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor sosyal medya tepkisinin dışında hiçbir adım atılmıyor diyen Bayrakdar, “Bu olaylar bizi bir gerçeği bir daha düşünmeye davet ediyor ve geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı behemehal vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor.” dedi.

Bir çocuğun katledilmesi, bir insanın yaşam hakkının ihlal edilmesinin çok ötesinde insanlığın tükendiğini, vicdan ve merhametin iflas ettiğini gösteren ve zerre insanlık nasibi olanı bile yaralayan bir durumdur diyen Bayrakdar, açıklamasına şöyle devam etti: “İki masum evladımızın art arda gelen ölüm haberlerinin tüm ülkede, toplumun her kesiminde yarattığı üzüntü ve öfke hepimize bazı gerçekleri çok çıplak bir şekilde gösterdi. Savunmasız masum çocuklara dönük her türlü şiddet, istismar ve katledilme olaylarının toplumda yarattığı sorgulamanın temelinde, yitirdiğimiz bu evlatlarımızla birlikte toplumdan iyilik, merhamet ve vicdanın da eksildiği gerçeğidir. Nitekim katledilen sadece çocuklar değil, masumiyet, insani ilişkiler ve toplumsal güven zeminidir.

Bu menfur olaylar ile yeniden çocukların korunması için acil yasal düzenlemeler yapılması üzerine birçok tartışma yapılıyor. İlk olarak adi ve vahşi katillere hak ettikleri ceza verilmeli. Sonrasında mesele sadece ceza boyutuyla bırakılmadan bu tür vahşetleri ortaya çıkaran etmenler hassas bir şekilde analiz edilmeli, caydırıcı cezaların yanında önleyici tedbirler alınmalı, çocukları koruma konusunda bütünlük arz eden bir tarzda eğitim, hukuk ve sosyal boyutlarıyla konu bütüncül bir şekilde ele alınmalıdır.

Çocukların korunmasında bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesi; Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan, Basın Medya Enformasyon’a kadar ilgili tüm kamu kurumlarının, bu konuda çalışmalar yürüten STK’lar ve akademinin işbirliği içerisinde ortak adımlar atması ile mümkün olabilir.

Bu tarz olaylarda medyaya da büyük görevler düşmektedir. Toplumun dikkatini çeken bu olayları bir reyting malzemesi olarak görmekten imtina ederek, haber dilinin hem maktulün ailesini incitmeyecek hem de diğer ailelerde güvenlik paranoyasına neden olmayacak şekilde kurulması konusunda hassasiyet gösterilmelidir. Bu süreçlerde, toplumun bilinçlendirilmesi için önemli bir araç olduğu gerçeği dikkate alınarak medyanın haber içeriklerinde uzman pedagogların görüşlerine daha fazla zaman ayırması beklenen bir tutumdur.

Canımızı ne kadar yakarsa yaksın bu olayların faillerine “cani, hasta ruhlu” diyerek işin içerisinden çıkma kolaycılığına düşmemeliyiz. Bu faillerin hangi koşullarda nasıl bir eğitim ve yetiştirilme tazının ürünü olduklarına dair ayrıntılı çalışmalar ortaya koymak durumundayız.

İnsani hasletleri yozlaştıran etmenlerin, insani değerleri ayakta tutma dirayetinden daha hızlı yayıldığı her koşulda maalesef bu gibi menfur olayların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır.

Eğitim-Bir-Sen olarak yarınımıza umut olan çocuklarımızın korunması için her türlü çabanın bir parçası olduğumuzu bir kez daha deklare ediyor ve bu olayların bir daha yaşanmaması için önleyici tedbirlerin kamu STK işbirliği ile etkin bir şekilde geliştirileceğine inanıyoruz. Bu vesile ile bu menfur olayı kınıyor, evlatlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyor, ayrıca yargı ve yasal düzenleme süreçlerinin yakın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.” dedi.

(Haber Merkezi)

TÜM HATAY HALKINA TEŞEKKÜR
TÜM HATAY HALKINA TEŞEKKÜR

TÜM HATAY HALKINA TEŞEKKÜRSeçimden sonra teker teker ilçeleri gezen AK Parti Hatay Milletvekilleri tüm Hatay halkına teşekkür etti.

  Dün Hatay Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eden AK Parti Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman ve Sabahat Özgürsoy Çelik ve Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ile birlikte HGC Başkanı Ahmet Yetişen ve basın mensupları ile bir araya geldi.

Seçim sonuçlarını değerlendiren Hatay Milletvekilleri Yayman ve Çelik, artık hizmet vaktinin geldiğini ve çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Seçim sonuçları Hatay’ımıza hayırlı uğurlu olsun diyen AK Parti Milletvekili Yayman, açıklamasına şöyle devam etti: Artık hizmet vakti, icraat vakti, taş üstüne taş koyma zamanı bu bilinç ve şuurla önce Hatay diyoruz beş milletvekilimizle daha çok çalışacağız bunu sivil toplumumuzla, meslek odalarımızla, gazeteciler cemiyetimizle ve Hatay halkımızla beraber yapacağız.

Biz hizmet partisiyiz, biz AK Partiyiz büyük projelerimiz var ama şimdi bu dostlar arasında bir buluşma bize verdiğiniz destekler için teşekkür buluşması, bize oy verse de, vermese de tüm Hatay halkına teşekkür ediyoruz, bu demokratik olgunlukla önümüzdeki dönem de de çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Hatay halkına bizim sözümüz şudur kucağımız kollarımız açık, cep telefonlarımız açık, kapılarımız sonuna kadar açık, asıl önemlisi kalbimiz yüreğimiz Hatay’ımıza açık bu bilinçle çalışmalarımız devam edecek bizi tekrar misafir ettiğiniz gazeteciler cemiyetine teşekkür ediyoruz” dedi.

Teşekkür mahiyetinde bir ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydeden milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik; ise “AK Parti olarak uzun ve meşakkatli bir yoldan geldik. AK Parti olarak alnımızın akıyla seçimlerden çıktık. Bundan sonra çalışmalarımız Hatay için olacaktır” dedi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren HGC Başkanı Ahmet Yetişen, Hatay Milletvekillerine ziyaretten dolayı teşekkür ederek başarılar diledi.

(Haber Merkezi)

AZİZ FATİH YILMAZ BİR KEZ DAHA GURURUMUZ
AZİZ FATİH YILMAZ BİR KEZ DAHA GURURUMUZ

AZİZ FATİH YILMAZ  BİR KEZ DAHA GURURUMUZHatay Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Aziz Fatih Yılmaz, önceki gün Ankara’da yapılan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu kongresinde yönetim kuruluna yeniden seçilerek ilimizi gururlandırdı.

  Hatay Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Yılmaz, yönetime yeniden seçilmesinden dolayı memnuniyetini dile getirerek “Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun Bugün yapılan Olağan Genel Kurulunda Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmemden dolayı başta TŞOF Genel Başkanım Fevzi Apaydın’a, desteklerini şahsımdan esirgemeyen HESOB Başkanım Abdulkadir Teksöz’e, Hatay’daki bütün Şoförler Odası Başkan ve yönetim kurulu üye abilerime, genel kurul delegelerimize teşekkür ederim.” dedi.

Yeniden Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) başkanlığına seçilen Fevzi Apaydın yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Ali Ateş (Kayseri), Celil Anık (İzmir), Hasan Topçu (Bursa), Mehmet Ali Alkan (Antalya), Halit Yılmaz (İstanbul), Seyfi Çalışkan (Aydın), Mehmet Yiğiner (Ankara), Ünal Akdoğan (Gaziantep, Veysel Sarı (Mersin), İbrahim Yılmaz (İstanbul), Aziz Fatih Yılmaz (Hatay) ve Ali Fuat Şeker (Kırklareli) ‘den oluştu. Denetim kurulu üyelerine ise Oktay Nuhoğlu (İstanbul), Mehmet Tiryakioğlu (Kastamonu) ve Heşar Haşimoğlu (Şırnak) ‘ndan oluştu.

(Haber Merkezi)

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 4 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


3 yıl, 10 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

4 yıl, 2 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

HATAY`IN ŞAİR VE YAZARLARI

Eylül 2013 itibariyle yasal hale gelen derneğimizin adı; Hatay Şairler-Yazarlar Derneği.

Kısa adı HAŞYAD olan derneğimizin amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Türkçe`nin doğru ve yaygın kullanılması bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur. Dernek bu faaliyetleri kamu yararını gözeterek yapar.

Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçe`de karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına karşıdır.

İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.

Dili, bir milleti meydana getiren en önemli unsur olarak görür. Türkçe`nin yaygın kullanımı konusunda yapılan bütün çalışmaları destekler, imkânlar dâhilinde katılır.

İlimizin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkar ve dokusuna uygun tanıtımlara öncülük eder.

Kısaca; Hatay`a dair ne varsa bir hattat hassasiyetiyle mürekkebini yüreğiyle mayalar; Şairine ve yazarına destek olur.

Şair ve Yazar bakımından oldukça zengindir ilimiz.

Hayatta olmayan; Mehmet Güneş, Arif Coşkun, Kemal Karaömeroğlu,Kamil Sarıateş,Niyazi Börklü,Nazım Okşael,Rıza Polat Akkoyunlu ve varsa unuttuklarımıza rahmet dileyerek,dilimiz döndüğünce hatırımızda olan bu şehrin edebiyatını hakkıyla yapma uğraşında olan ve en az bir kitap neşretmiş şair ve yazarlarımızı sıralamaya çalışalım;

MEHMET TEKİN

ABDURRAHMAN YİĞİT

FUAT ODABAŞIOĞLU

HÜSEYİN GÜFTA

ADİL ÇETİN

ERDAL ALTUNLU

KADİR ARSLAN

EMİN CAN

NİZAMETTİN DURAN

BÜLENT NAKİP

MEHMET TURAN YARAR

BEKİR CİLA

ALİ PARLAK

ERDAL TÜRKOĞLU

YUSUF ŞERİFOĞLU

ÖMER SAYIL

MUSTAFA CENGİZ

BEKİR COŞKUN

EŞREF AZGIN

ÇETİN KALKAN

HASAN KONÇ

ZEYNEL ABİDİN PAYAS

ABDURRAHMAN KARA

M.FATİH BALTA

FEVZİ DÖNMEZ

SEVİL MISIRLIOĞLU

MEHMET KALKAN

5 yıl, 2 ay önce / 27.09.2013 11:11:57   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


3 yıl, 8 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


2 yıl, 8 ay önce / 28.01.2016 10:27:08   

BÜNYAMİN YILDIZ MKÜ`DE İSTENMİYOR..!



Bir süre Mustafa Kemal Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanlığı görevini yapan Prof. Dr. Bünyamin Yıldız`ın üniversiteden uzaklaştırılmasının ardından yeniden göreve geleceğine dair konuşmalar MKÜ`de huzursuzluğa yol açtı.

Hakkında çıkan iddialar üzerine 29 tane disiplin cezası alan ve MKÜ`den uzaklaştırılan Bünyamin Yıldız`ı yeniden üniversitede görmek istemediklerini belirten çok sayıda öğretim görevlisi ve MKÜ çalışanı, MKÜ Rektörü ve Senatosunun bu konuda duyarlı olacağına inandıklarını ifade ettiler.

Bu arada Bünyamin Yıldız`ın Bakan ve üst düzey kişilerin adını kullanarak MKÜ`ye dönüş için zemin hazırladığı iddialar arasında yer alıyor. Kabarık dosyası ve disiplin cezası alan Bünyamin Yıldız`ın MKÜ`ye geri dönüş yapıp yapmayacağı kamuoyunda merak ediliyor.

(Haber: S.Ergin)

4 yıl, 3 ay önce / 8.8.2014 11:06:50   

Düğün fotoğrafçılığında Defne Fotoğrafçılık farkı



Antakya'da fotoğrafçılık sektöründe yaptığı atılım ve kalite ile adından söz ettiren Defne Fotoğrafçılık, düğün fotoğrafçılığında da farkını ortaya koyuyor.

Gökhan Sönmez ve Meryem Sürmeli idaresinde fotoğrafçılıkta yeni bir çığır açan Defne Fotoğrafçılık, düğün dış çekimlerinde Antakya yanında diğer illere de giderek sanatlarını icra ediyor.

Antakya'nın eski fotoğrafçılarından M.Fatih Sönmez'in oğlu Gökhan Sönmez, baba mesleğini daha da geliştirerek aranılan objektif ustası oldu. Gündüz Caddesi Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü karşısında ki Bostan Sokak Mısırlı Apartmanında faaliyet gösteren Defne Fotoğrafçılık'ın bu sektörde her geçen gün yıldızı parlıyor.

Özel mekanlarda özel çekimlerle düğünleri fotoğraflarda ölümsüzleştiren Defne Fotoğrafçılık, Hataylı hemşerilerine hizmet vermekten mutluluk duyuyor.

(Haber&Fotoğraf: Sadullah Ergin)

4 yıl, 1 ay önce / 17.09.2014 10:30:51   

NÖBETÇİ ECZANEYE SOYGUN ŞOKU!

Antakya’da Esenlik Mahallesinde bulunan bir nöbetçi eczanede sabaha karşı yaşanan soygun, şok etkisine yol açtı.

Adnan Menderes Caddesi üzerinde bulunan E. Eczanesinin nöbet yaptığı Cumayı Cumartesiye bağlayan 1 Ekim tarihinde saat:04.00 sıralarında eczaneye gelen yüzü maskeli soyguncu, bıçak tehdidiyle eczane görevlisini tehdit ederek kasada bulunan paraları alarak kaçtı.

Ani gelişen olay sonrası şok yaşayan eczane görevlisi, polisi arayarak olayı bildirdi. Emniyet Müdürlüğü görevlileri soygun yapılan eczanede araştırma yaparak delil toplamaya çalıştı. Bir araçla gelen ve en az iki kişi olduğu tahmin edilen soygun olayıyla ilgili soruşturma başladı.

Bu arada telefonla bağlantı kurarak görüşlerini aldığımız eczane sahibi, olaydan dolayı üzgün olduğunu belirterek suçluların yakalanmasını talep etti.

(Yorum Haber Merkezi)


1 yıl, 11 ay önce / 03.10.2016 10:36:40   

YAYLADAĞISPOR’A AĞA ARANIYOR

Geçtiğimiz yıl kıt imkânlarla 2.Amatör kümeden 1.Amatör kümeye yükselen ve bu yıl da Süper Amatör Ligi hedefleyen Yayladağı Spor, hedefine koşar adım yürümekte…

Bu başarıda şüphesiz en büyük pay sahibi, mevcut kulüp başkanı Muhammet Bilgili.

Yayladağı aşkı futbol aşkıyla birleşince inanılması güç başarı da kendiliğinden geliyor.

Şu ana kadar elde edilen başarının en güçlü mayası; memleket sevdası.

Ve bu başarı asla tesadüf değildir. En kestirme ifadeyle; İnancın zaferidir!

Yeterli maddi destek olmadan buraya kadar gelindi. Yani 2.Amatör kümeden 1.Amatör kümeye yükselen takım ortalama aynı ekip ve kadroyla 1.Amatör kümede de açık ara lider durumda ve Süper amatör ligin eşiğinde. Oysa beklenen kıt imkânlarla 1.Amatöre yükselen takımın burada tutunamayıp tekrar düşeceği yönündeydi. Beklenen olmadı.

Şimdi her Yayladağılı’nın taşın altına elini koyma vaktidir. Fakat görünen o ki; Spor meraklıları varlıklı değil, varlıklı olanlar da spora yabancı. Hele futbola daha da uzak. Gerçi pehlivan yatağı ilçede Aba Güreşi’ne de yeterli destek verilmiyor ya…

Her şeye rağmen Yayladağı’nda bolca güreş ağası var. Şimdi bir de futbol ağası aranıyor. Umarım gönüllü bir hatta birkaç ağa çıkar da, Yayladağı Spor’u iki, üç yıl sonra 3.ligde görmek nasip olur.

Yayladağı Spor ile ilgili son sözü başarıda en büyük pay sahibi olan Muhammet Bilgili’ye bırakıyor ve futbol ağasını arayan takıma başarılar diliyorum:

 “ 5 yıldır bu kulübün başkanlığını yürütüyorum. Göreve geldiğimiz günden bu yana her yıl 1. Amatör kümeye çıkmayı kıl payı kaçırdık. İki sezon evvel bir şey fark ettim, hedef küçük olunca inanç, istek, azim, çaba o ölçüde küçük oluyor. Hazırlığın küçük hedefini kazanmaya yetecek ölçüde olduğu için bir tık üst zorluk bizi mücadelemizde geride bırakıyordu. İki sezon evvel hedef güncellemesi yaptık ve Yayladağı sporu BAL ligine taşıma sözü verdik. Gerek transferlerimiz gerek sezon öncesi hazırlıklarımız gerek alt yapı çalışmalarımız BAL ligi hedefiyle yapıldı. Biz iki sene evvel süper amatörde kafaya oynayacak bir kadro ve ekip kurduk. Şimdi geriye dönüp baktığımda, iki sezonda yaptığımız 43 maçın sadece 2 sini kaybetmiş çok gol atıp az yiyen rakiplerimizde iki gömlek büyük bir takım görüyorum. Koyduğumuz hedef yönetici, futbolcu ve taraftar nezdinde kabul görmüş inanç kazanmış olmalı ki tırmanışımız sekteye uğramadan devam ediyor.


1 yıl, 7 ay önce / 20.01.2017 09:31:14