......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 259739
YORUM MANŞET
ANTAKYA’NIN GELECEĞİ “PARLAK”
ANTAKYA’NIN GELECEĞİ “PARLAK”

ANTAKYA’NIN GELECEĞİ “PARLAK”Uzun yıllar eğitim camiasına başarılı hizmetlerde bulunan Abdurrahman Parlak’ın AK Parti’den Antakya Belediye Başkan Aday Adaylığı şehrimizde ve siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.

   Geçtiğimiz günlerde dost ve sevenleriyle bir araya gelerek aday adaylığını açıklayan Parlak, dün AK Parti Antakya ilçe teşkilatını ziyaret ederek resmi belgeleri başkanvekili Av. Alper Neşeli’ye takdim etti.

“Milletin efendisi, milletine hizmet edendir” Düsturuyla çıkmış olduğumuz bu yolda “Halka hizmet Hakk’a hizmettir” duygusuna inandığını ifade eden Parlak, partililerle sohbet esnasında şu düşüncelerini paylaştı: “Medeniyetlerin beşiği, kültür mozaiği bu şehre şehr-ül emin olmak için, bugün itibariyle aday adaylığı müracaatımı yapmış bulunmaktayım.

Şehrimiz Antakya, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmanın zenginliğini bünyesinde bulunduran özel bir şehirdir. Bu özelliği ile de, farklı kültürlerin birlik ve beraberlik içinde yaşamalarına imkân sağlayan hoşgörüsüyle, vatandaşlarının huzurla yaşadığı ve mutluluk katsayısı yüksek bir şehirdir. Tarihi ve kültürel zenginliğinin yanında çok çeşitli ve güzel yemeklerimizi bünyesinde barındıran mutfağı ile de, övgüye mazhar olagelmiş bir şehirdir. Kısacası tüm bu zenginliklere sahip güzel şehrimizin, şehr-ül emini olup, inşallah bu zenginlikleri koruyup, var olan değerlerimizin üzerine koymak için aday adayı olmaya karar verdim.

Bu şehrin tekrar ayağa kalkıp, ülke ekonomisine sağladığı katma değeri ile mutlu ve müreffeh bir şehir haline gelmesi için aday adayıyım. Marka olmak için çırpınan, ancak bir türlü kabuğunu kıramayan kobilerimizin ve esnafımızın yanında olup, sıçramalarına omuz vermek için aday adayıyım. Spor yapmak için fırsat bekleyen öğrencilerimize ve gençlerimize imkân ve fırsat sağlamak için aday adayıyım. İstihdam sağlamak için yatırım yapan işletmecilere ve işverenlere önayak olmak için aday adayıyım. Belediyecilik hizmetlerinden hiç kimsenin mağdur edilmeyeceği bir beş yıl için aday adayıyım. Sosyal belediyeciliği, kimseyi ötekileştirmeden, hizmeti; adil ve eşit ulaştırmak için aday adayıyım. Tüm Türkiye’de kıskanılan bir şehre kavuşmak için aday adayıyım.

Daha temiz ve daha yeşil bir Antakya için aday adayıyım. Toplumun tüm dinamiklerinin samimi olarak dinlenileceği, oluşturmayı planladığımız istişare kurulu ile birlikte yönetmek için aday adayıyım. 29 yıllık idarecilik birikimimle öğrendiğim, mali ve idari disiplini sürdürülebilir bir şekilde uygulamak için aday adayıyım. Biraz iddialı olacak belki ama bu şehirde tarih yazmak için aday adayıyım.

Tüm bunların üstünde belediyeciliğini ve liderliğini kendime örnek aldığım, Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu görevi şahsıma tevdi ederlerse; Antakya Belediye Başkanlığı’nı, bu davanın lideri olan kendisini, partimi ve sizleri mahcup etmeyeceğime söz veriyorum.

Allah bu şerefli yolda bize destek verip teveccüh eden sizleri ve bizleri mahcup etmesin. Rabbim sizlere hizmet etmeyi nasip eylesin, yüzümüzü kızartmasın. Allah yar ve yardımcımız olsun.“ dedi.

PARLAK’TAN ERGİN MEDYA’YA ZİYARET

AK Parti Antakya Belediye Başkan aday adayı Abdurrahman Parlak dün Ergin Medya ofisini ziyaret ederek yönetim kurulu başkanı Sadullah Ergin ile siyaset ve memleket meseleleri konusunda bir süre görüşerek fikir alışverişinde bulundu.

Hizmet aşkıyla Antakya’ya farklı yenilikler katmak amacıyla aday olduğunu belirten Parlak, siyasetin halka hizmet için önemli bir araç olduğunu vurguladı.

Ergin’de Abdurrahman Parlak’ın yapmış olduğu ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek başarılar diledi.

(Haber: Naciye Çelik-Betül Kırmızıoğulları)

ORGANLARIMIZ, TOPRAK DEĞİL CAN OLSUN
ORGANLARIMIZ, TOPRAK DEĞİL CAN OLSUN

ORGANLARIMIZ, TOPRAK DEĞİL CAN OLSUNÖzel Defne Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ev sahipliğinde Hatay Diyaliz-Der tarafından içinde bulunduğumuz Organ Bağışı Haftası dolayısıyla farkındalık etkinliği başarıyla gerçekleşti.

   Dün Özel Defne Koleji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi konferans salonunda düzenlenen bu programda okul müdürü Hüseyin Celil, öğretmenler ve öğrenciler hazır bulundu.

Hatay Diyaliz Der Başkanı Hasan Kozkıran, beraberinde yönetim kurulu üyeleri Kadir Miskin ve M.Malik Arslan ile birlikte okulun bu etkinliğine katıldı.

3-9 Kasım tarihleri arasında yapılan Organ Bağışı Haftası’na farkındalık oluşturmak amacıyla programa katıldığını belirten Kozkıran, insan organının satılmaz olduğunu ancak bağış yoluyla iyilik yapıldığını dikkat çekerek şu açıklamada bulundu: “Türkiye’de organ nakli bekleyen 25 bin hasta bulunmaktadır. Gerçekleşen organ nakli oranı 4 bin 500 civarındadır. Oran itibariyle bu rakam yüzde 9 seviyesinde olması dolayısıyla çok düşük. Organ bekleyen hastalarımız, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer nakli beklemektedir. Her yıl 2 bin hastamız nakil olamadığı için ölmektedir.

Organ bağışı iyiliktir, herkese tavsiye ediyoruz. Organlarımız toprak olacağına can olsun. En güzel bağış organ bağışıdır. Ben 5 yıl önce annemden aldığım organla sağlıklı bir yaşama kavuştum. Organ bağışı bir insanlık görevidir. Tüm insanlara bol su içmelerini ve tuzu az kullanmalarını tavsiye ediyorum” dedi.

Özel Defne Koleji Müdürü Hüseyin Celil de organ bağışı konusunda önemli bilgiler veren, yardımlaşma duygusunun artması ve toplumu bilinçlendirme amaçlı yapılan bu güzel sunumu dolayısıyla Hatay Diyaliz Der Başkanı Hasan Kozkıran ve yönetim kurulunu teşekkür etti.

Program sonrası bir öğrenci tarafından okul adına sunumu gerçekleştiren Hasan Kozkıran’a çiçek takdim edildi.

(Haber: Betül Kırmızıoğulları)

ZİYARETÇİ REKORU
ZİYARETÇİ REKORU

ZİYARETÇİ REKORUBu yıl yedincisi düzenlenen Başkentte Hatay Tanıtım Günleri, başarılı bir organizasyonla gerçekleşirken fuar alanına gelen yüzbinlerce kişi ile ziyaretçi rekoru kırıldı.

31 Ekim- 4 Kasım tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Hatay Günlerine başta Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hatay Milletvekilleri Hacı Bayram Türkoğlu, Hüseyin Yayman, Abdulkadir Özel, Sabahat Özgürsoy Çelik, Mehmet Güzelmansur, Serkan Topal, Suzan Şahin, İsmet Tokdemir, Lütfi Kaşıkçı,  Vali Yardımcısı Erol Özkan, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve çok sayıda davetli katılarak etkinliğe destekte bulundu.

Hatay’ın eşsiz kültürü yanında mükemmel mutfağının yansıması olarak Gastronomisinin tanıtıldığı Başkentte Hatay Tanıtım Günlerine hemşerilerimiz yanında Ankaralılar ve çeşitli il mensubu vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği gözlendi.

Hafta içinde yüzbin civarında olan günlük katılım özelikle hafta sonu iki yüz bin ziyaretçi sayısına dayanarak tüm zamanların ziyaretçi rekorunun kırılmasını sağladı.

Fuar alanına geçmek için uzun kuyrukların oluştuğu etkinliğe gelen ziyaretçiler, Hatay Mutfağının lezzetini, yöremizin tatlısı künefenin tadını, Hatay ilinin kültürünü tanıyarak ilimize hayran kaldı.

Hatay Birlik Vakfı Başkanı İhsan Aydeğer ve yönetim kurulu yanında Elite Fuarcılık sahibi Kamile Yurtseven ve ekibi, gece-gündüz yoğun mesai harcayarak organizasyonun mükemmel şekilde gerçekleşmesini sağladı.

Fuarı gezen ziyaretçiler, Hatay Tanıtım Günlerinden memnuniyet duyguları ile ayrılırken çok merak ettikleri Hatay ilini yerinde görmek istediklerini belirtti.

(Haber: S.Ergin)

BAŞKENTTE “HATAY” COŞKUSU
BAŞKENTTE “HATAY” COŞKUSU

BAŞKENTTE “HATAY” COŞKUSUBu yıl yedincisi düzenlenen Başkentte Hatay Tanıtım Günleri, muhteşem açılış töreninin ardından büyük bir ziyaretçi ilgisiyle devam ediyor.

31 Ekim Çarşamba günü Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış törenine Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hatay Milletvekilleri Hacı Bayram Türkoğlu, Hüseyin Yayman, Abdulkadir Özel, Sabahat Özgürsoy Çelik, Mehmet Güzelmansur, Serkan Topal, Suzan Şahin, İsmet Tokdemir, Lütfi Kaşıkçı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve çok sayıda davetli katıldı.

Ankara Atatürk Kültür Merkezinde başlayan Hatay tanıtım günleri fuarı açılışında bir konuşma yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hatay’ın medeniyet ve kültürün beşiği olduğunu söyledi.

Hatay deyince akıllara lezzetlerin yanı sıra milli duruş geldiğini söyleyen Gül, şunları söyledi: “ Hatay deyince akla örnek il gelir, kardeşlik gelir, insanlık gelir, misafirperverlik gelir. Hatay’ın bu güzelliklerini hep beraber ileriye taşıyacağız. Hatay’a çok büyük yatırımlar yaptık. İlerleyen dönemlerde yapacağımız Amanos tüneli ile bölgeyi şaha kaldıracağız. Orayı yatırımcılar için çekim merkezi haline getireceğiz.” dedi.

Açılış programına katılım gösteren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da yaptığı kısa konuşmada, Hatay’ın diğer illere örnek bir kent olduğunu ve misafirperverliğinin takdire şayan olduğunu söyledi. Hatay’ın milli mücadeledeki ilk kurşunu atmasıyla milli bir duruş ortaya koyduğunu söyleyen Kurum, Hatay tanıtım günleri fuarında emeği geçen herkese teşekkür etti.

Törende ayrıca,  konuşma yapan MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur ve AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu da Hatay’ın güzelliklerinden bahsetti.

Lezzetlerinin yanı sıra Hatay’ın meşhur bir mermisi olduğunu söyleyen Kaşıkçı, “Hatay günlerinin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Bizim Hatay’ımızın lezzetlerinin yanında, meşhur olan bir mermimiz var. Türkiye Cumhuriyetinin varlığına karşı duran ilk kurşunumuz var. İlk kurşunun 100.yılında bu vatan ve bu memleket için can verenlere Allah rahmet, gazilerimize acil şifalar dileriz.” dedi.

Hatay’ın barış, hoşgörü ve medeniyet demek olduğunu aktaran Güzelmansur ise, Hatay’ın gastronomi unvanı aldığını hatırlatarak, fuarda emeği geçenlere teşekkür etti.

Hatay’ın tarihi, coğrafi ve turizm güzelliklerinin yanında gerek tarımda gerekse ticarette adından sıkça söz ettiren bil il olduğunu aktaran Türkoğlu ise, “Milli mücadele ilk kurşunun Hatay’ın Dörtyol ilçesinde atılmıştır. Bu güzel tarih bizim şerefimiz, onurumuzdur. Katılım gösteren herkese teşekkür ederiz.” dedi.

Törende ayrıca bir konuşma yapan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise,  Hatay’ın medeniyetin başkenti olduğunu söyleyerek, “Hatay, zarafetiyle, birlik ve beraberliği, sabrıyla ve sadakatiyle Türkiye’nin göz bebeği olmuştur.“ dedi.

Konuşmaların ardında, törene katılım gösteren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve beraberindeki Hatay milletvekilleri, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, ilçe belediye başkanları açılış kurdelesini kesti.

Künefelerin dağıtıldığı açılış töreninde daha sonra, protokol üyeleri tarafından stantlar gezildi.

Başkentte Hatay Günleri, 4 Kasım’a kadar açık kalacak.

(Haber Merkezi)

3. HATAY MOBİLYA FUARI BUGÜN AÇILIYOR
3. HATAY MOBİLYA FUARI BUGÜN AÇILIYOR

3. HATAY MOBİLYA FUARI BUGÜN AÇILIYOR

Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Hatay Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, Antakya Marangoz ve Hızarcılar Odası, Antakya Mobilya Sanayicileri İş Adamları Derneği, başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların destekleri ile hazırlanan 3.Hatay Mobilya Fuarı, 23 - 28 Ekim 2018 tarihleri arasında Elka Fuarcılık Limited Şirketi tarafından Çevre Yolu Otogar Yanı Antakya’da gerçekleşecek.

Elka Fuarcılık tarafından Hatay'da, üç yıldır başarı ile gerçekleştirilmekte olan Mobilya Fuarı, ilk iki yılında sektör ilgililerinden aldığı destek ve beğeni ile büyümeye devam ediyor. Bölge ekonomisine büyük katkılarda bulunan Fuar, sektörlerin yanı sıra Hatay'ın tanıtımında da önemli bir rol oynuyor.

Tanıtım broşürlerinde Fuar bilgileri ile birlikte, şehrin sosyal, kültürel ve tarihi yönlerini de ön plana çıkararak, fuar ticaretinin yanı sıra ziyaretçilere şehri de doğru tanıtmayı amaçlayan Elka Fuarcılık, organizasyonları sayesinde iki hafta içinde 40 farklı ilden elli bine yakın ziyaretçinin Hatay ile buluşmasını sağlıyor.

Elka Fuarcılık Genel Müdürü M. Bülent Yamaç;  ''Fuarlar beş duyumuza hitap eder, ürün ve hizmet alternatiflerini gözümüzle görür, dokunarak inceler ve katılımcılardan birebir duyarak bilgi alırken, gittiğimiz şehrin havasını, dokusunu, piyasalarını koklar ve yeni kültürler tanır, yeni mutfaklar tadar, hem ticaret hem ziyaretlerde bulunuruz'' dedi.

Hatay gibi tescilli bir gastronomi şehrinde Fuar düzenlemenin birçok artısı olduğunu ekleyen Yamaç   ''Hatay'da Ekim ve Kasım ayı içinde Mobilya Fuarını üçüncü kez düzenleyeceğiz. Hatay üretimi mobilya ve aksesuarların sergilendiği fuarın üç yılda gelmiş olduğu yerden son derece mutluyuz. Ekonomide yaşanan dalgalanmalara rağmen Hatay Esnafı kararlılığını bozmadan, üretimine duyduğu güven ile yoluna devam etti. Hatay Fuarlarının gücünü bir kez daha tüm yurda ve ilgili ülkelere gösterme şansı olacak '' dedi.

Yamaç; '' Tamamı Antakya'da üretilmekte olan 50'ye yakın firmanın ev sahipliği yaptığı, ev ve ofis üzerine her türlü mobilyanın sergilendiği Fuarda, Klasik, Modern, Avangart, Spor, Eskitme Mobilya Takımları ile birbirinden farklı tasarımlara sahip sehpalar, masalar, mutfak mobilyaları, aksesuarlar beğeniye sunulmakta. Tüm sektör profesyonellerinin yanı sıra halkımız ve ilgililer fuarımızda buluşmakta, yurtiçi ve yurt dışı elli binden fazla ziyaretçi gezerek ziyaret etmekte'' şeklinde bilgi verdi.

Hatay Mobilya Fuarı 23-28 Ekim, tarihlerinde saat 10.00-20.00 ziyarete açık olacak ve ücretsiz gezilebilecek.

(Yorum Haber Merkezi)

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 8 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 2 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

4 yıl, 6 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

HATAY`IN ŞAİR VE YAZARLARI

Eylül 2013 itibariyle yasal hale gelen derneğimizin adı; Hatay Şairler-Yazarlar Derneği.

Kısa adı HAŞYAD olan derneğimizin amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Türkçe`nin doğru ve yaygın kullanılması bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur. Dernek bu faaliyetleri kamu yararını gözeterek yapar.

Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçe`de karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına karşıdır.

İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.

Dili, bir milleti meydana getiren en önemli unsur olarak görür. Türkçe`nin yaygın kullanımı konusunda yapılan bütün çalışmaları destekler, imkânlar dâhilinde katılır.

İlimizin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkar ve dokusuna uygun tanıtımlara öncülük eder.

Kısaca; Hatay`a dair ne varsa bir hattat hassasiyetiyle mürekkebini yüreğiyle mayalar; Şairine ve yazarına destek olur.

Şair ve Yazar bakımından oldukça zengindir ilimiz.

Hayatta olmayan; Mehmet Güneş, Arif Coşkun, Kemal Karaömeroğlu,Kamil Sarıateş,Niyazi Börklü,Nazım Okşael,Rıza Polat Akkoyunlu ve varsa unuttuklarımıza rahmet dileyerek,dilimiz döndüğünce hatırımızda olan bu şehrin edebiyatını hakkıyla yapma uğraşında olan ve en az bir kitap neşretmiş şair ve yazarlarımızı sıralamaya çalışalım;

MEHMET TEKİN

ABDURRAHMAN YİĞİT

FUAT ODABAŞIOĞLU

HÜSEYİN GÜFTA

ADİL ÇETİN

ERDAL ALTUNLU

KADİR ARSLAN

EMİN CAN

NİZAMETTİN DURAN

BÜLENT NAKİP

MEHMET TURAN YARAR

BEKİR CİLA

ALİ PARLAK

ERDAL TÜRKOĞLU

YUSUF ŞERİFOĞLU

ÖMER SAYIL

MUSTAFA CENGİZ

BEKİR COŞKUN

EŞREF AZGIN

ÇETİN KALKAN

HASAN KONÇ

ZEYNEL ABİDİN PAYAS

ABDURRAHMAN KARA

M.FATİH BALTA

FEVZİ DÖNMEZ

SEVİL MISIRLIOĞLU

MEHMET KALKAN

5 yıl, 7 ay önce / 27.09.2013 11:11:57   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 1 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 2 hafta önce / 28.01.2016 10:27:08   

YAYLADAĞISPOR’A AĞA ARANIYOR

Geçtiğimiz yıl kıt imkânlarla 2.Amatör kümeden 1.Amatör kümeye yükselen ve bu yıl da Süper Amatör Ligi hedefleyen Yayladağı Spor, hedefine koşar adım yürümekte…

Bu başarıda şüphesiz en büyük pay sahibi, mevcut kulüp başkanı Muhammet Bilgili.

Yayladağı aşkı futbol aşkıyla birleşince inanılması güç başarı da kendiliğinden geliyor.

Şu ana kadar elde edilen başarının en güçlü mayası; memleket sevdası.

Ve bu başarı asla tesadüf değildir. En kestirme ifadeyle; İnancın zaferidir!

Yeterli maddi destek olmadan buraya kadar gelindi. Yani 2.Amatör kümeden 1.Amatör kümeye yükselen takım ortalama aynı ekip ve kadroyla 1.Amatör kümede de açık ara lider durumda ve Süper amatör ligin eşiğinde. Oysa beklenen kıt imkânlarla 1.Amatöre yükselen takımın burada tutunamayıp tekrar düşeceği yönündeydi. Beklenen olmadı.

Şimdi her Yayladağılı’nın taşın altına elini koyma vaktidir. Fakat görünen o ki; Spor meraklıları varlıklı değil, varlıklı olanlar da spora yabancı. Hele futbola daha da uzak. Gerçi pehlivan yatağı ilçede Aba Güreşi’ne de yeterli destek verilmiyor ya…

Her şeye rağmen Yayladağı’nda bolca güreş ağası var. Şimdi bir de futbol ağası aranıyor. Umarım gönüllü bir hatta birkaç ağa çıkar da, Yayladağı Spor’u iki, üç yıl sonra 3.ligde görmek nasip olur.

Yayladağı Spor ile ilgili son sözü başarıda en büyük pay sahibi olan Muhammet Bilgili’ye bırakıyor ve futbol ağasını arayan takıma başarılar diliyorum:

 “ 5 yıldır bu kulübün başkanlığını yürütüyorum. Göreve geldiğimiz günden bu yana her yıl 1. Amatör kümeye çıkmayı kıl payı kaçırdık. İki sezon evvel bir şey fark ettim, hedef küçük olunca inanç, istek, azim, çaba o ölçüde küçük oluyor. Hazırlığın küçük hedefini kazanmaya yetecek ölçüde olduğu için bir tık üst zorluk bizi mücadelemizde geride bırakıyordu. İki sezon evvel hedef güncellemesi yaptık ve Yayladağı sporu BAL ligine taşıma sözü verdik. Gerek transferlerimiz gerek sezon öncesi hazırlıklarımız gerek alt yapı çalışmalarımız BAL ligi hedefiyle yapıldı. Biz iki sene evvel süper amatörde kafaya oynayacak bir kadro ve ekip kurduk. Şimdi geriye dönüp baktığımda, iki sezonda yaptığımız 43 maçın sadece 2 sini kaybetmiş çok gol atıp az yiyen rakiplerimizde iki gömlek büyük bir takım görüyorum. Koyduğumuz hedef yönetici, futbolcu ve taraftar nezdinde kabul görmüş inanç kazanmış olmalı ki tırmanışımız sekteye uğramadan devam ediyor.


1 yıl, 11 ay önce / 20.01.2017 09:31:14   

BÜNYAMİN YILDIZ MKÜ`DE İSTENMİYOR..!



Bir süre Mustafa Kemal Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanlığı görevini yapan Prof. Dr. Bünyamin Yıldız`ın üniversiteden uzaklaştırılmasının ardından yeniden göreve geleceğine dair konuşmalar MKÜ`de huzursuzluğa yol açtı.

Hakkında çıkan iddialar üzerine 29 tane disiplin cezası alan ve MKÜ`den uzaklaştırılan Bünyamin Yıldız`ı yeniden üniversitede görmek istemediklerini belirten çok sayıda öğretim görevlisi ve MKÜ çalışanı, MKÜ Rektörü ve Senatosunun bu konuda duyarlı olacağına inandıklarını ifade ettiler.

Bu arada Bünyamin Yıldız`ın Bakan ve üst düzey kişilerin adını kullanarak MKÜ`ye dönüş için zemin hazırladığı iddialar arasında yer alıyor. Kabarık dosyası ve disiplin cezası alan Bünyamin Yıldız`ın MKÜ`ye geri dönüş yapıp yapmayacağı kamuoyunda merak ediliyor.

(Haber: S.Ergin)

4 yıl, 7 ay önce / 8.8.2014 11:06:50   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


1 yıl, 7 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


1 yıl, 6 ay önce / 08.06.2017 09:49:02