......

PİYASALAR

altın fiyatları

Online Ziyaretçi

Günlük: 83
Haftalık: 849
Aylık: 4975
Toplam: 267775
YORUM MANŞET
Hatay Büyükşehir Başkan Adayı İbrahim Güler: SAVAŞ,3 HİLALDEN RAHATSIZ OLDU
Hatay Büyükşehir Başkan Adayı İbrahim Güler: SAVAŞ,3 HİLALDEN RAHATSIZ OLDU

Hatay Büyükşehir Başkan Adayı İbrahim Güler:  SAVAŞ,3 HİLALDEN RAHATSIZ OLDUReyhanlı'da büyük coşku ve sevgiyle karşılanan Hatay Büyükşehir Başkan Adayı İbrahim Güler, 'Rabbim 3 Hilalden rahatsız olan Ülkücüler'den etmesin' diyerek 3 Hilalli bayraktan rahatsız olan Lütfü Savaş'a tepki gösterdi.

Hatay'da gittiği her ilçede her mahallede değişim isteyen vatandaşların büyük desteği ve sevgisi ile karşılanan Güler, Hatay’a hizmet etmenin kendisi için bir onur olacağını söyleyerek" Vatan millet sevdalısı Reyhanlılı başına 52 füze yağarken bir an bile bu toprakları terketmeyi düşünmedi" ifadesinde bulundu.

Cumhur İttifakı HBB Adayı İbrahim Güler, beraberinde Hatay Milletvekilleri Hacı Bayram Türkoğlu ve Hüseyin Şanverdi, Reyhanlı Belediye Başkanı Mehmet Çüter, Reyhanlı Belediye Başkan Adayı Mehmet Hacıoğlu,  çok sayıda partili ile birlikte Reyhanlı Bağlar Mahallesi, Karacalar ailesi, Taıy aşireti, Hazırlar ailesi, Azezi Ailesi, Sasunlu, Ailesi, Dolgun Ailesi, Değirmenkaşı mahallelerini ziyaret ettiler.

REYHANLI HİZMETE DOYACAK

Güler, Reyhanlı halkının ‘’yolumuz bozuk, alt yapımız yok, kötü kokular var, Reyhanlı gölümüz bakımsız." şikâyetlerinin farkında olduklarını bu hizmetlerin tamamının Hatay Büyükşehire ait olduğunu altını çizerek bir kez daha vurgulayan Güler" Hani yaptırmıyorlar diyor ya ‘’ Yalan, yapmıyor, istemiyor, bütçeyi çarçur ediyor’’diyerek 1 Nisan itibariyle hizmetin nasıl yapılacağını göstereceklerini söyledi.

‘’Orası büyükşehir, burası küçük şehir, onlar oy vermedi hizmet yok, bunlar yalakalık yapmadı hizmet yok. Kazanmak uğruna, hangi kaba koysan, o rengi alan ittifaklar var. Hatay Büyükşehiri aile şirketine çevirdiler bunun hesabını verecekler’ ’diyen Güler, 'Hatay halkı duyarlıdır bu gerçeği göreceğinizden hiç kuşkum yok' dedi.

REYHANLI'YA KENT MEYDANI SÖZÜ

'Lütfü Savaş söz vermişti hatta Reyhanlı Kent meydanı söz verip de yapamadığı projelerinin arasında mevcuttur. Yaptı mı diye?' konuşan Güler, 'Tabii ki hayır. İşte şimdi sizlere ben söz veriyorum; Allah nasip ederse Reyhanlı kent meydanını biz yapacağız. Bahçelievler-Bağlar mahallesi arası yol düzenlemesi, okullar kavşak düzenlemesi, şehit Adnan Göçer bulvarı battı-çıktı projesi, kent meydanı ve battı-çıktı projesi, hastaneler çevresi/küme evler önü kent parkı, Yenişehir göleti rekreasyon projesi’inide biz yaparak Reyhanlı halkının hizmetine sunacağız' diyerek konuşmasına son verdi.

(Haber Merkezi)

EN ÇOK YATIRIM EĞİTİME
EN ÇOK YATIRIM EĞİTİME

EN ÇOK YATIRIM EĞİTİMEHatay Valisi Rahmi Doğan, Hatay’ın çalışan katma değer üreten bir olduğuna vurgu yaparak “Çocuklarımızı geleceğe iyi hazırlayabilmek için modern tekniklerle etmemiz gerekiyor. En çok yatırım Milli Eğitim'e yapıyoruz” dedi.

 Vali Doğan, Samandağ Mahalle Muhtarlarının katılımı ile gerçekleşen buluşma toplantısında muhtarların sorunlarını dinleyerek çözümü noktasında ilgili kurum müdürlerine talimatlar verdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Doğan,  ‘Göreve başladığım günden beri her fırsatta kamu kurum müdürlerimiz ile muhtarlarımızı bir araya getirip ilçemizin sorunlarını dinleyerek, çözüm önerilerini birlikte değerlendiriyoruz. Böylelikle sorunları yerinde görüp çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz.

Samandağ için çok ciddi yatırımlar yapmaya çalışıyoruz. Bu yatırımlarla Samandağ daha güzel olacak. Çevre yolu da 2019 yılı ekim ayı itibariyle tamamlanmış olacak. Aynı zamanda Samandağ- Arsuz yolu bitmiş olacak. Burada tarihi, kültürel varlıklarımız var. İnsanlar Samandağ’ı merak ediyorlar. 2020 yılının yazında turizmin burada daha farklı olmasını bekliyoruz.  Tarımla ilgili yapılan çalışmalar var. Burası gerçekten bir tarım kenti, çok verimli topraklara sahip. Sağlıkla ilgili olarak da 75 yataklı hastane yatırımımız devam ediyor. Milli eğitimle ilgili olarak da oldukça iyiyiz. Çocuklarımızı geleceğe iyi hazırlayabilmek için modern tekniklerle etmemiz gerekiyor. En çok yatırım Milli Eğitim'e yapıyoruz. Hatay olarak çalışan katma değer üreten bir iliz. Buraya tüm kamu kurum müdürlerimizle birlikte geldik. “ dedi

Konuşmaların ardından muhtarlarımız söz alarak mahallelerinin ihtiyaçlarını ve taleplerini Vali Doğan’a ilettiler. Vatandaşlarımızın kendisine ilettiği sorun ve talepleri dinleyen Vali Doğan, kısa sürede halledilebilecek sorunların çözümüne ilişkin ilgili kurum İl müdürlerine talimatlar verdi.

Toplantıya Hatay Valisi Rahmi Doğan’ın yanı sıra Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, Samandağ Kaymakamı Murat Kütük, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, kurum il müdürleri, ilgili kuruluşların üst düzey yetkilileri ve muhtarlar katıldı.

Toplantı sonrası Vali Doğan, beraberindeki heyet ile birlikte geçen hafta yapım sözleşmesi imzalanarak yer teslimi yapılan ve inşaat çalışmaları başlayan Samandağ- Arsuz yolu inşaatında incelemelerde bulundu.

(Haber Merkezi)

REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ
REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ

REİS, HATAY’DA ESTİ GÜRLEDİ
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart Mahallî İdareler Seçimleri kampanyası kapsamında İskenderun ilçesindeki mitinge katıldı. İskenderun Anıt Alanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç ve dış düşmanlara sert açıklamalar yaparak gözdağı verdi.

 Hatay ve İskenderunluları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir ayda ziyaret ettiği 37 il ve 12 ilçeden barış, esenlik, kardeşlik mesajları getirdiğini söyledi.

Reyhanlı’da 52 vatandaşı şehit eden katilleri de Suriye’de saklandıkları deliklerde bularak Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 tane ağacı bahane ederek hükûmeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmıyor.

Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ’cü alçakları da kaçtıkları yerde buluyor yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya’daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen koro hâlinde bize iftira atan Kandil’in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz. Suriye’den Irak’a kadar ülkemize yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız. Binlerce tır dolusu silahla donatılanları nasıl Afrin’de hezimete uğrattıysak, inşallah Münbiç’ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. YPG bize saldırmaz diyen CHP’nin başındaki gafile rağmen Suriye’nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz.” dedi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Taksim’de CHP ve HDP öncülüğünde bir araya gelen topluluğun ezan okunduğu sırada Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıkladıklarını anımsatarak, vatandaşlara bunun görüntüsünü izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan “Ezan-ı Muhammediye’yi ıslıklayan nursuzlara, Cuma salasıyla dalga geçen edepsizlere” sandıkta Osmanlı tokadı vurmalarını istedi.

TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRECEK TEK BİR PROJELERİ DAHİ YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin boş teneke misali çok çıkardığını ancak Türkiye’ye dair vizyon, plan ya da fikirleri olmadığını belirterek, “Türkiye’yi kaldıracak, yüceltecek ekonomik, siyasi, ticari, askerî olarak güçlendirecek tek bir projeleri dahi yok. Her kamera gördüklerinde, mikrofonu ellerine her aldıklarında koro hâlinde bize saldırıyorlar, hepsi birden bize iftira atıyorlar. Vizyon boşluğunu, ufuk yokluğunu hakaretle kapatmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin başını çektiği ittifakın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayının “oy varsa yol var, oy yoksa yol da yok” diyerek vatandaşı azarladığı görüntüleri de meydandakilere izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Hatay’da bu adama haddini bildirmek görevimiz değil mi? Öyleyse çok çalışacağız ama bunun genel başkanı da genel başkan değil ki. Genel başkan olsa kalkar der ki ‘ya sen böyle nasıl dersin, nasıl böyle konuşursun?’ İnanın benim bir belediye başkanım böyle bir yanlış yapsa kapıya koyarım. Çünkü benim vatandaşıma, benim halkıma belediye başkanı böyle bir hakarette bulunamaz.

Türkiye son 17 yılda hangi başarıya imza atmışsa HDP’ye, CHP’ye, marjinallere, CHP zihniyetindeki bürokratik vesayete rağmen başarmıştır. Şimdi bu kardeşiniz Cumhurbaşkanı olarak 4,5 yıl Türkiye’nin başında. Şimdi ben size ne diyorum biliyor musunuz? İşte Hatay’da İbrahim Güler kardeşimizi Büyükşehir’e Belediye Başkanı yapalım. Ve değerli kardeşlerim, Fatih Tosyalı kardeşimi İskenderun’a Belediye Başkanı yapalım. Ve böylece Cumhurbaşkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve İskenderun İlçe Belediye Başkanı üçlü olarak buralarda mevcut eksikleri gidererek yeni bir İskenderun, yeni bir Hatay inşa edelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 31 Mart seçimlerine az bir zaman kaldığına işaret ederek, vatandaşlardan Cumhur İttifakı’nın adaylarına destek istedi.

(Haber Merkezi)

Ergin Medya’yı ziyaret eden Saadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal YOLSUZLUK VE İSRAFA GEÇİT VERMEYECEĞİZ
Ergin Medya’yı ziyaret eden Saadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal YOLSUZLUK VE İSRAFA GEÇİT VERMEYECEĞİZ

Ergin Medya’yı ziyaret eden Saadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal  YOLSUZLUK VE İSRAFA GEÇİT VERMEYECEĞİZSaadet Partisi Antakya Belediye Başkan Adayı Fahri Serdar Özal, Antakya’nın hak ettiği hizmeti alamadığını belirterek kaynakları verimli kullanacaklarını, yolsuzluk ve israfa geçit vermeyeceklerini açıkladı.

Özal, Ergin Medya’yı ziyaret ederek yönetim kurulu başkanı Sadullah Ergin ile seçim sürecini ve memleket meselelerini konuştu.

Antakya Belediyesi’nin borç batağında ve icralık olduğuna dikkat çeken Özal, düşüncelerini şöyle anlattı: “Bu seçimin bir yerel seçim. Cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Beka sorunu varsa Antakya’mızda var. Antakya Belediyesi borç batağında ve icralık. Ben Antakyalı Hemşerilerime inanıyorum. Bu sefer hizmet erine, hizmet sevdalısına Antakya aşığına oy verecekler. Antakya Belediye Başkanlığına hizmet etmek için aday oldum. Antakyalı hizmet istiyor. Yerel seçimi genel seçim havasına sokmaya çalışanlara hemşerilerim gerekli cevabı verecek. Cumhurbaşkanı görevde ve hepimizin Cumhurbaşkanı. Bunu tartışan yok. Kendilerine oy alamadıkları için bu yola sokuyorlar. Ama bu sefer Antakyalı dürüst halkım kendisine hizmet yapan, güvendiği adaya oy verecek. Hayatımın her dönemi ve aldığım her görevde Dürüst Hizmet için aday oldum şimdide aynı ilke ve inançla Antakya Belediye Başkanlığına adayım. Antakyalım bilsin ki ‘Daima planlı ve programlı çalışacağız, işi ehline vereceğiz, yolsuzluk ve israfa geçit vermeyeceğiz, halkımın emanetine sahip çıkacağız, partizanlık ve ayrımcılık yapmayacağız, belediyede kapıları kaldıracağız ve gönlümüz her zaman ve herkese açık olacak, her işi hızlı doğru ve estetik biçimde yapacağız, hesap verilebilir ve şeffaf olacağız, halkımız ile bütünleşeceğiz, haksız rant sağlamayacağız.” dedi.

(Haber: A.Vahit Güraslan)

‘NE KADAR OY O KADAR HİZMET’ ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZ
‘NE KADAR OY O KADAR HİZMET’ ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZ

‘NE KADAR OY O KADAR HİZMET’  ANLAYIŞINA SON VERECEĞİZCumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler:

Cumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Güler, AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Kırıkhan Belediye Başkanı ve başkan adayı Ayhan Yavuz, MHP ve AK Parti Teşkilatları ile birlikte Amik Ovası Topboğazı mevkiinden başlayarak Kırıkhan’ın köy ve mahallerini gezdi.

Vatandaşla helalleşmeden anlaşma olmaz diyen Güler,  “Pazarlık yaparak olmaz, oy verin hizmet gelsin demekle olmaz. Bu sorunları çözmek bir belediyenin vaat değildir, asli görevi ve sorumluluğudur” sözü verdi.

Kırıkhan halkından büyük destek gören Cumhur İttifakı Adayı İbrahim Güler, özellikle vatandaşların Büyükşehirin sorumluluk alanında olan ‘’su sorunumuz var, yollarımız bozuk, alt yapımız yok” şikâyetlerini dinleyerek notlar aldı.

Cumhur İttifakı HBB adayı İbrahim Güler, yaptığı konuşmada ‘Yerel yönetimlerin yapacağı projelerle genel idarenin yapacağı projeleri bütünleştirdiğimiz zaman Hatay kazanacak. Biz buna inanıyoruz. Bunun için de tüm belediyeleri almamız lazım. Gündüz oturmayacağız, gece uyumayacağız, ev ev kapı kapı dolaşarak Cumhur İttifakının önemini anlatacağız. İnşallah 31 Mart'ta büyükşehir başta olmak üzere 15 ilçemizi alacağız" şeklinde konuştu.

Belediyecilik hizmetlerine değinen Güler, ‘Biliyorum ki burada uzun yıllardır söz verilmesine rağmen ihmal edildiniz. Hatay’ın 15 ilçesi kaderine terk edilmiş durumda. Belirsizlik tüm vatandaşlarımızı tedirgin ediyor. Dolayısıyla burada esas olan sağlam bir irade gerekiyor. O irade bizde, üretken gönüllü belediyecilikte var. Burada dikkat edeceğimiz husus şudur. Vatandaşla helalleşmeden anlaşma olmaz. Pazarlık yaparak olmaz, oy verin hizmet gelsin demekle olmaz. Bu sorunları çözmek bir belediyenin vaat değildir, asli görevi ve sorumluluğudur” sözü verdi.

Özellikle Kırıkhan kadınların ve gençlerin ilgi ve alakası ile karşılanan Cumhur İttifakı Heyetine kadınlar yaptıkları tatlı ikramlarında bulundular.

‘Herkesin oyuna talip olduğunu’ belirten Güler, milletin olan büyükşehir belediye kaynaklarını, devletin verdiği imkânları, Hatay’daki her mahalleye her vatandaşa adaletle ve eşitlikle ile sunacaklarını söyledi.

Kırıkhan programlarında ev sahipliği yapan MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, yaptığı konuşmada ‘‘Oyumuz HDP ile aynı sandığa girer mi? Aynı hanenin altına yazılır mı? Hısım akrabalık vatanın geleceği için hesaba bile alınmaz. İnanıyorum ki 31 Mart’ta sandıkları patlatarak Cumhur İttifakı’nın üstüne, ay yıldızlı bayrağımızı dikeceğiz’ ’diyerek konuşmasına son verdi.

(Haber Merkezi)

HATAY, FESTİVALE ONUR KONUĞU OLDU

İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle bu yıl 21’incisi düzenlenen Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali açılışında Hatay ili onur konuğu oldu.

Gerçekleştirilen açılışa, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Buğra Gökçe, Bayındır Belediye Başkanı Ufuk Sesli, İlçe Kaymakamı Mehmet Ali Öztürk, BAYÇİKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Ersoy Sümerkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve parti yöneticileri katılım gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla ulusal ve uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekmeyi başaran "Bayındır Uluslararası Çiçek Festivali" renkli görüntülerle başladı.

Hatay'ın  "Onur Konuğu İl", Tekirdağ Süleymanpaşa'nın ise "Onur Konuğu İlçe" olarak katıldığı festival, geleneksel kortej yürüyüşünün ardından Bayındır ile Tekirdağ Süleymanpaşa halk dansları topluluklarının gösterileri ile devam etti.

Sadece tarımda değil çiçekçilikte de her zaman üreticinin yanında yer aldıklarının altını çizen Başkan Savaş, Hatay’da 3 bine yakın çiçek çeşidi ile 850 civarında tıbbi aromatik bitkinin de bulunduğunu belirterek Hatay’da yeni bir kooperatifin kurulduğunu ve Avrupa ülkelerine de çiçek ihraç etmek istediklerini belirtti.

Ayrıca EXPO 2021'e ev sahipliği yapacak Hatay'ın tıbbi ve aromatik bitkileri ile çiçek çeşitlerini tanıtma fırsatı bulduklarını da vurgulayan Başkan Savaş,  organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.

(Haber Merkezi)


11 ay, 2 hafta önce / 04.05.2018 09:46:11   

Matkap'lı CHP en az 5 çıkarırdı

Yorum Gazetesinde çıkan bir haber üzerine Suzan Hisarlı adlı bir okuyucu, değerlendirmede bulunarak Nihat Matkap'ın içinde yer alacağı CHP listesinin en az 5 milletvekili çıkarabileceğini belirtti.

            Objektif gazetecilik açısından herkesin düşüncesine saygı gösteren Yorum Gazetesi olarak Suzan Hisarlı'nın değerlendirmesini sütunlarımızda yayınlıyoruz:

            “Yazılarınızı haberlerinizi takip eden bir okuyucunuz olarak şunu iletmek isterim. (O dönemde SHP İlçede görev yapan biri olarak)

            Sn. Nihat Matkap 2002 seçimlerine bağımsız değil o dönemde SHP adına girdi. (Yani CHP den istifa edip isyan çıkartmadı)

            Aldığı geçerli 17 bine yakın oyun yanında 20 bine yakın iptal oyu vardı. (o dönemde bağımsız oy pusulası ayrıca zarfa atılıyordu, 19-20 bin kişi zarfa hem boş birleşik oy pusulasını hem de Nihat beyin pusulasını atmış, o nedenle geçersiz sayıldı). Ayrıca oy kabininde bağımsız adaya ilişkin pusulalar alındığı için oy kullanamayanları saymıyorum.

            Toplam geçerli oyların %7 sini aldı ve SHP 4.parti konumuna geldi.

            Geçerli oy sayısının bu seçimde 847 bin olduğunu göz önünde bulundurursak bu rakam 2015 seçimleri için kabaca 60 bin oy demektir.

            Bazı web sitelerinde bu bilgiler yer almaktadır.

            Diğer yandan bu seçim sonucunu analiz etmek istersek bence CHP'nin listesinde Nihat Bey olsaydı Refik Bey aday çıkmayı tercih etmezdi. HDP de adayı değiştirmezdi ve bu oyu almazdı nihayetinde 5 vekil CHP”nin olurdu” dedi.

(Haber Merkezi)


4 yıl, 1 ay önce / 12.06.2015 11:07:20   

Öğrenciler, Hocaları için seslerini duyurdu

Hatay Erol Bilecik EML öğrencileri, Reyhanlı'ya gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptılar

            Hocalarını çok seven ve eğitimciliğinden memnun olan Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri, Reyhanlı ilçesine gönderilen öğretmenleri Halil Dönmez için önce yürüdüler ardından Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak seslerini duyurdular.

            Dün Vali Göbeği DSİ Parkında toplanan 50 kişilik öğrenci topluluğu, oradan yürüyerek Milli Eğitim Müdürlüğü önüne geldiler ve orada basın açıklaması yaptılar.

            Öğrenciler adına basın bildirisini okuyan Murat Sertkol, bu toplanmanın herhangi bir siyasi içerik taşımadığını, Halil Dönmez hocalarının eski görev yeri Hatay Erol Bilecik Endüstri Meslek Lisesine dönmesini sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

            “Bu toplantımız siyasi bir amaca yönelik olmamakla birlikte eğitim sistemine ve bu sistemin kurbanı olan Halil Dönmez hocamıza yapılan haksız uygulamaya yöneliktir. Hocamız öğrencilerini olumsuz yönden etkilemek suçundan Reyhanlı ilçemize sürgün edilmiştir.

            Eğitimin iyiden iyiye siyasallaştığı ve niteliğini kaybettiği şu dönemde eğitimin odak noktası olmasına rağmen biz öğrencilerin fikrine yeterince başvurulmamaktadır. Hepimiz maalesef tek hedef haline getirilip önümüze sürülen ve katıksız kabul etmemiz istenen bir eğitim sistemi ile karşı karşıyayız. İdarecilerimiz bir taraftan kendi iradeleri dışında bir muameleye tabi tutulurken aynı anlayış; faydasına, gerekliliğine kattıklarına ve en büyük var olma sebebi olan rehberliğine bakmadan öğretmenlerimizin yerlerini olumsuz etkilemek gibi gülünç bahanelerle değiştirmektedir. Her halükarda mağdur olan biz öğrencileriz.

            Bu çerçevede hiçbir karşılık beklemeden, amacı biz öğrencilere Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarından olan milli-manevi değerlerini benimseyen ve yücelten, Atatürk ilkelerini kendine rehber edinen, insan merkezli yaklaşımla, mesleki tecrübelerini kullanarak kariyer yollarını açan, doğru bilgiyi doğru kaynakla besleyen, hedefe odaklı çalışarak, anlamlı sınıf ortamında, nitelikli eğitim vererek, bu eğitimi gerçekçi rehberlikle süsleyen, özgür eğitim anlayışıyla özgür ifade yeteneği kazandıran, kişisel eğitim odaklı, eğitimci ve eğitimcilerimiz için buradayız. Halil Dönmez hocamızı geri istiyoruz.” dedi.

            Öğrenciler daha sonra İl Milli Eğitim ve ilçe milli eğitim yetkilileriyle görüşerek taleplerini ilettiler.

(Haber: S.Ergin-H.Kaya)


4 yıl, 7 ay önce / 25.12.2014 11:19:15   

HATAY`IN ŞAİR VE YAZARLARI

Eylül 2013 itibariyle yasal hale gelen derneğimizin adı; Hatay Şairler-Yazarlar Derneği.

Kısa adı HAŞYAD olan derneğimizin amaçlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz:

Türkçe`nin doğru ve yaygın kullanılması bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek amacı ile kurulmuştur. Dernek bu faaliyetleri kamu yararını gözeterek yapar.

Yaşayan kelimelerin korunmasından yana olduğu gibi Türkçe`de karşılığı olan kelimeler yerine yabancı kelimelerin kullanılmasına karşıdır.

İhtiyacı halinde alınan yabancı kökenli kelimelere kendi sesimizin verilmesinden yanadır.

Dili, bir milleti meydana getiren en önemli unsur olarak görür. Türkçe`nin yaygın kullanımı konusunda yapılan bütün çalışmaları destekler, imkânlar dâhilinde katılır.

İlimizin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkar ve dokusuna uygun tanıtımlara öncülük eder.

Kısaca; Hatay`a dair ne varsa bir hattat hassasiyetiyle mürekkebini yüreğiyle mayalar; Şairine ve yazarına destek olur.

Şair ve Yazar bakımından oldukça zengindir ilimiz.

Hayatta olmayan; Mehmet Güneş, Arif Coşkun, Kemal Karaömeroğlu,Kamil Sarıateş,Niyazi Börklü,Nazım Okşael,Rıza Polat Akkoyunlu ve varsa unuttuklarımıza rahmet dileyerek,dilimiz döndüğünce hatırımızda olan bu şehrin edebiyatını hakkıyla yapma uğraşında olan ve en az bir kitap neşretmiş şair ve yazarlarımızı sıralamaya çalışalım;

MEHMET TEKİN

ABDURRAHMAN YİĞİT

FUAT ODABAŞIOĞLU

HÜSEYİN GÜFTA

ADİL ÇETİN

ERDAL ALTUNLU

KADİR ARSLAN

EMİN CAN

NİZAMETTİN DURAN

BÜLENT NAKİP

MEHMET TURAN YARAR

BEKİR CİLA

ALİ PARLAK

ERDAL TÜRKOĞLU

YUSUF ŞERİFOĞLU

ÖMER SAYIL

MUSTAFA CENGİZ

BEKİR COŞKUN

EŞREF AZGIN

ÇETİN KALKAN

HASAN KONÇ

ZEYNEL ABİDİN PAYAS

ABDURRAHMAN KARA

M.FATİH BALTA

FEVZİ DÖNMEZ

SEVİL MISIRLIOĞLU

MEHMET KALKAN

5 yıl, 11 ay önce / 27.09.2013 11:11:57   

750 yataklı yeni devlet hastanesinin inşaatında son aşamaya gelindi:
BÖLGE HASTANESİ OLACAK




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı`nın ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar inşaatı tamamlanması beklenen 750 yataklı Yeni Devlet Hastanesi, bölge hastanesi olacak.

Edinilen bilgilere göre; devlet hastanesi inşaatını sürdüren TOKİ`nin Antakya`da ki hastaneyi 750 yataklı olarak inşaatını sürdürmesi hükümetin Hatay`a verdiği önem olarak değerlendiriliyor.

Başta Hatay olmak üzere çevre iller için de önem taşıyan hastane inşaatının 2015 yılı Temmuz-Ağustos ayına kadar bitirilmesi ve hizmet vermeye başlaması bekleniyor.

Hastanenin hizmet vermeye başlamasıyla birlikte bugün sağlık kurumlarında yaşanan yığılmalar, uzun kuyruklara son verilecek. TOKİ tarafından Antakya`da yaptırılan ve 11 bloktan oluşan 750 yataklı Antakya Devlet Hastanesi bölgenin en büyük hastanesi olacak.

750 yataklı hastane, yataklı tedavi kurumlarının hem kapasitesini artıracak hem de adeta bölge hastanesi gibi, 1,5 milyon nüfuslu ilin tamamına hizmet verecek.

Yaşanan söz konusu gelişmeden büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Antakyalılar ise hâlihazır hizmet veren sağlık kurumlarının artık Antakya`ya yetmediğine dikkat çekti. Bu nedenle söz konusu hastanenin ciddi bir açığı kapatacağına inandıklarını söyleyen Antakyalılar, ilgili birimlere ve hükümetin ilgili bakanlığına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyoruz dedi.

(Haber: Hasan KAYA)

4 yıl, 11 ay önce / 2.9.2014 10:35:16   

Şehit Özen Karakolu yeni hizmet binasında

Hatay İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği yeni hizmet binasına taşındı.

            Cumhuriyet Mahallesi M. Lütfi Rifaioğlu Caddesi, Antakya Anadolu Lisesi karşısında ve Hatay İl Müftülüğü yanında uzun yıllardır hizmet veren, Şehit Özen Polis Merkezi Amirliği, İskenderun yolu üzerinde bulunan Güzelburç Mahallesindeki yeni hizmet bina-sına taşınarak vatandaşın can ve mal güvenliği için çalışmalarına başladı.

            Hatay'ın Büyükşehir Belediyesi ve Antakya'nın yeni ilçe olmasının ardından, 483 bini aşkın nüfusu ile sınırlarının da genişlemesi sonucu vatandaşın güvenliği de ön planda tutuluyor.

            Hatay İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ’ın göreve geldiği günden itibaren vatandaşın huzuru, can ve mal güvenliği için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

(Haber&Fotoğraf: Hasan KAYA)


4 yıl, 5 ay önce / 12.02.2015 10:48:42   

RAMAZAN-I ŞERİF PAYLAŞMAKTIR

İçinde bulunduğumuz rahmet ve bereket ayı olan Ramazan-ı Şerif’in huzurunu yaşamaktayız.

Elbette bu ay sıradan bir ay değildir. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennemden azat müjdesi verilen Ramazan-ı Şerif, ibadet ayı olmakla birlikte sosyal yönden de toplumsal barış ve huzur için bir fırsattır.

Tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan ibadetler elbette önemlidir. Ancak bu özel ayın ulviyeti sadece ibadetlerle sınırlı değildir.

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisi ile Hz. Peygamber, bize önemli mesaj veriyor ve yol gösteriyor.

Ramazan-ı Şerif ibadet ayı olmakla birlikte aynı zamanda paylaşım ayıdır.

Fakir, fukara, gariban, yetim, öksüz, biçare insanlara bu ayda daha çok sahiplenmeli ve onlara maddi ve manevi destekle gönülleri alınmalıdır.

Yapılacak sadakalar, gıda yardımları, fitre ve zekatlarla sosyal dayanışma, toplumu daha da güçlendirmektedir.

Zenginler ve fakirler arasında bir gönül bağı oluşmakta. Zor durumda ki aileler, bir nebze de olsa rahat nefes alarak mutlu edilmektedir.

Oruçlu iken açlığın ne olduğunu daha farklı hissedebilen insan, fakirlerin durumunu daha iyi anlayabilmektedir.

Önce yakın akraba ve komşularımızdan başlayarak ihtiyaç sahibi insanlara elimizden geldiği kadar yardımcı olmak, hem dini hem de insani bir davranıştır.

Ramazan ayını fırsat bilerek toplumsal yardımlaşma ve dayanışma olgularımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Bir insana yardım etmenin alt ve üst sınırı yoktur. Bir hurmada olsa yardımda bulunmak dinimizde önemsenmektedir.

Ramazan-ı Şerif ibadettir, paylaşmaktır.

Çünkü mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.


1 yıl, 11 ay önce / 31.05.2017 09:11:21   

YALAN KONUŞMAK AİLE TEMELİNİ YIKAR

Yalan konuşmak, karşındaki kandırmak, aile ve toplumu temelinden sarsar. “Yalan konuşup, aldatan bizden değildir.” Buyuran Allah Resulü yalan üzere hiçbir şeyin bina edilmeyeceğini bize bildirmiştir.

Atalarımız “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” yalanla-dolanla bir yere varılamaz. İnsan arasında güven çok önemlidir. Yalana başvurmak gösterilen güveni yok eder. Güvenirliğin zedelenmesi ise kişinin şahsını onurunu kaybetmiş olur. Halk arasında onursuz yaşamak ölmekten beterdir.

Ölünceye kadar başı önüne eğik dolaşmakta işin cabasıdır. Zilletle yaşamaktansa ücra bir köşeye çekilmek daha şerefli olsa gerektir.

Allah Resulü efendimiz “Aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Efendimizin huzurundan dışlanmaktan daha erzel bir durum olabilir mi? Bilemiyorum. Yalancının ne Allah yanında ve ne de Resulullah huzurunda bir payesi yoktur. Kendi yalnızlığında gömülüp gitmiştir.

Yalanla yatıp kalkanların tek çıkar çaresi tevbe ve istiğfar etmesidir. Gözyaşı dökerek pişmanlık göstermesidir. Belki Cenab-ı Allah günahlarını bağışlar da affeder. Anasından yeni doğmuş gibi kendine döner. Çaresiz hiçbir dert yoktur. Mutlaka bir devası vardır. Yeter ki, nedamet duy.   


1 yıl, 11 ay önce / 08.06.2017 09:49:02   

Dile Dolanan, Sadece Akif mi? - 2

Kendine yer edinmek için akıl, mantık ve izan ölçülerini rafa kaldırarak önüne gelene saldırmanın bir manası var mı?

Temellendirilmiş bilgiler olmadan, duyguları istismar ederek tribünlere oynamak, ilim adamına (!) ne kadar yakışmaktadır? Bir kimse düşünün, 15 Temmuzdan önce suspus olacak, ama ondan sonra da yel değirmenlerine saldırmak için atına atlayacak! Ne ala, ne ala! Ayrıca, bu zatın diline dolamadığı kimse kaldı mı acaba? diye düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. “İhanetin analizi” makalesinde söylediklerine dikkat buyurun:  

“Fethullah Gülen (F.G.) 1980 öncesinin en ateşli vaizi idi. Nurcuların en kapalı gurubu olup özellikle Seyid Kutup gibi İslamcı denilen ihtilalci liderlerin tesiri altındaydı. Nitekim gençlik yıllarını Seyid Kutub’un eseri olan ‘Fizilali’l Kuran elimizden düşmezdi’, diyerek belirtecektir.”[1] iddiası da, iddiadan öte cehalet değilse tam bir komedidir. Bırakın Feto’yu, Nur cemaatinin büyük bir kesiminin, kolay kolay Said-i Nursi’nin kitapları dışında bir kitap okumadığı bilinir. Nerde kaldı ki Feto, Seyyid Kutub gibi bir şehidin kitabını okusun ve onu rehber ittihaz edinsin! Aslında tam da burada sorulması gereken soru şudur: “Sözüm ona, bu kadar aleyhine atıp tuttuğunuz Feto’nun beyanatı, ne zamandan beri sizin için geçer bilgi oldu?”

Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır Seyit Kutup şehit edilmeden önce kendisine şu teklifte bulunur: “Şimdiye kadarki söz ve hareketlerinde yanıldığını beyan ederek Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’dan özür dilediğin takdirde idam hükmünü bozacak ve seni serbest bırakacaktır.” Seyit Kutup bu teklif karşısında şu tarihi ve de destansı cevabı verir:

“Eğer idamı hak etmiş olarak, hakkın emri ile ipe çekiliyorsam, buna itiraz etmek haksızlıktır, eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam, batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam.” Dilini şehidin kanına pervasızca bulayanların, öncelikle Allah katında dişe dokunur hangi amellerinin olduğunu sorgulasınlar, sonra da dönüp, Allah’ın düşmanı karşısında, canı pahasına eğilmeyen ve şehadete koşan bu kahramanla, Amerika’yı mesken tutmuş ve onların kucağında mest olmuş ve vatanına ihanet etmiş bu melun yaratık arasında nasıl bir bağ, nasıl bir ilinti kurulduğunu ve hiç Allah’tan korkmadan o cümlelerin nasıl sarf edilebildiğini düşünsünler!   

Esasen dile sahip çıkmak, çok önemli bir meziyettir. Seyyid Kutup, Mehmet Akif ve daha nice değerler, egoların tatmini ve nefislerin putlaştırılması uğruna, itibar suikastına maruz tutulmuşlardır. Son zamanlarda bunlara bir de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez eklendi. Fetö’nün bile kendi adına “Fetullah” derken, ki nüfus cüzdanında öyledir. Malum Prof. tarafından ona “Fethullah” payesi verilerek ve hem de söyledikleri, Müslümanların aleyhine delil ittihaz edilerek kullanılırken, verdiği bilgilere şüpheyle bakılmadan kabul görmesi mümkün görünmemektedir.

Son bir söz: Hiçbir kul, hatadan hali değildir. Hal böyleyken, bir hatasından dolayı insanı külliyen reddetmek ve hatta onu ihanet çemberine sokmak da iyi niyetin göstergesi kabul edilemez. Ne ki, Akif merhum için de durum aynıdır. Akif, en fazla Abdülhamit cennetmekân konusunda yanılmıştır denilebilir, o kadar. Bu milletin evladı olarak bize düşen de her iki ecdada Fatihalar göndermektir. Değilse bu yapılanlar ve söylenenler, fitne ateşini harlamaktan başka bir manaya da gelmeyecektir!  



 


1 yıl, 11 ay önce / 13.06.2017 08:56:29   

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMELİ

Öz Büro İş Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Y.Üyesi Ahmet Hakkı Zeytineli tüm taşeron işçilere kadro verilmesi gerektiğini belirtti.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz diyen Zeytineli yapmış olduğu açıklamada,  "Kamu ve özel sektör işletme ve işyerlerinde üretim ve hizmet faaliyetlerine yardımcı olarak düşünülen ancak zamanla bir istismar mekanizmasına dönüşen taşeron uygulaması artık yüz kızartıcı bir hal almış bulunmaktadır. İlgili herkes çok iyi bilmektedir ki taşeron uygulamasının ne rasyonel işletme kriterleri ne etkin ve kaliteli çalışma ne kamu maliyetini azaltma ne iş gücüne nitelik kazandırma ve ne de endüstriyel demokrasiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.  İşçinin ücretini, kıdem tazminatını, yıllık iznini, işi ile ilgili tüm gereksinimlerini ve her türlü sosyal güvencesini üstlenen devletin taşerona neden ihtiyaç duyduğu ve niçin para verdiği büyük bir soru işaretidir. Taşeron firmalara akıtılan kaynağın bir bölümünün toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara verilmesi devlete de işçiye de ciddi anlamda ekonomik artı sağlayacak, iş ve hizmet kalitesi daha da artacak ve kurumlar şu an uğraşmak zorunda kaldıkları birçok ekstra yükten ve iş yoğunluğundan kurtulmuş olacaktır.

Özellikle hastanelerin işlev ve fonksiyonları dikkate alındığında, yani insan hayatı ve sağlığı bağlamı göz önünde bulundurulduğunda tüm hastane çalışanlarının genel tartışmaların dışında tutulması hem anayasal bir zorunluluk hem de insani bir sorumluluktur. Düşük ücret ve sürekli işten atılma korkusunun yol açtığı travma, ekonomik ezilmişlik ve değersiz addedilme psikolojisi üzerinden verimli bir çalışma beklentisi trajediden başka bir şey değildir. “İşçilere kadro verilirse çalışmazlar” iddiasının ne yönetim felsefesi ne yönetici sorumluluğu ne de işletme kültürü ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Öz Büro İş Sendikası olarak, kamuda çalışan tüm taşeron işçilerine kadro verilmesini hem işin bir gereği bir hak, hem de hükümetin sözü ve borcu olarak kabul etmekteyiz.

Yıllardır haklı olduğunuz halde haksız muamelesi gördünüz. Dertli olduğunuz halde dikkate dahi alınmadınız. Hatta alacaklı olduğunuz halde borçlu çıkarıldınız.

Yaşadığınız bunca haksızlığa rağmen, işinizi aksatmadan sabırla, umutla bu durumun düzeltilmesini beklediniz. Konfederasyonumuz HAK-İŞ bu süreçte hep sizinle oldu, verdiği olağan üstü mücadeleyle yasanın çıkmasını sağladı. Şimdi sizin adınıza hem toplu iş sözleşmesi imzalayacak hem de kadro konusunda sonuç alacak bir aşamaya geldi.

Hükümetin açıkladığı eylem planında 21 Mart 2016 tarihine kadar taşeron işçilerine kadro verileceği taahhüdünün gerçekleşeceğine olan yüksek inancımızı koruyoruz.

Yarım yüzyıla yakın tecrübesiyle Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamız Öz Büro iş ile birlikte; Emek ve emekçilerin her türlü sorunlarını bizatihi varlık nedenimiz bildik ve çözüme kilitlendik. Emeğin her zaman ‘yaşayan bir değer’ olduğu bilincini kaybetmeden emekçilerin umudu ve güven adası olmaya azamî gayret gösterdik.

“Birlikten Kuvvet doğar” ve “Sendika Seni Korur” düsturu ile hareket ederek, tüm işçi kardeşlerimi bir an önce Hak-iş Konfederasyonuna ait sendikalara üye olmaya davet ediyorum.”  dedi.

(Haber Merkezi)


3 yıl, 5 ay önce / 28.01.2016 10:27:08